Gelecek nesil plajlara gitmeyebilir! Erozyon tehdidi büyüyor

Dünya genelinde kumlu plajlar ciddi bir tehdit altında bulunuyor. Erozyon, deniz seviyesinin yükselmesi ve kentleşme nedeniyle plajların yaklaşık yarısının 2100 yılına kadar ortadan kaybolabileceği uyarısı yapılıyor.
Kumlu plajlar, insanlık için sadece tatil ve eğlence alanları değil, aynı zamanda karmaşık bir ekosistem barındıran hayati önem taşıyan doğal yapılar. Ancak günümüzde bu değerli kıyı alanları, çeşitli insan faaliyetleri ve doğal faktörlerin birleşimiyle ciddi bir tehdit altında bulunuyor. Araştırmacılar, mevcut eğilimler devam ederse, dünya genelindeki kumlu plajların yaklaşık yarısının bu yüzyılın sonuna kadar tamamen yok olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Bu durum, gelecek nesillerin plajlara erişimini sınırlandıracak ve kıyı ekosistemlerinde geri dönülemez hasarlar yaratabilir.
Plaj erozyonu: Küresel bir kriz haline dönüşüyor
Uruguay'daki Cumhuriyet Üniversitesi'nde görev yapan profesör Omar Defeo, plajların erozyonunun artık sadece yerel bir sorun değil, küresel ölçekte acil bir kriz olduğunu vurguluyor. Brezilya'da düzenlenen FAPESP Günü etkinliğinde yaptığı sunumda, Defeo, mevcut trendlerin değişmemesi halinde 2100 yılına kadar dünyadaki kumlu plajların yaklaşık yüzde ellisinin kaybolabileceğini belirtmiştir. Bu tahmin, sadece teorik bir endişe değil, somut veriler ve bilimsel araştırmalara dayanan bir uyarıdır.
Defeo ile Brezilyalı araştırmacı Guilherme Corte tarafından 2022 yılında gerçekleştirilen kapsamlı bir çalışma, São Paulo'nun kuzey kıyısında yer alan otuz plajda doksan farklı alanı detaylı biçimde incelemiştir. Bu araştırmanın bulguları oldukça dikkat çekicidir: insan faaliyetleri, özellikle de plajları ziyaret eden turist ve yerli halk sayısı, bu alanların biyoçeşitliliği ve biyokütlesi üzerinde doğrudan ve olumsuz bir etki yaratmaktadır. Ziyaretçi sayısı arttıkça, plajda yaşayan canlı türlerinin çeşitliliği azalmakta, organik madde miktarı düşmekte ve su altında kalan bölgelerdeki yaşam da benzer şekilde etkilenmektedir.
Nature Climate Change dergisinde 2020 yılında yayınlanan ve küresel ölçekte yapılan bir analiz, bu bulguları doğrulamakta ve daha da detaylandırmaktadır. O araştırmaya göre, kumlu plajların yüzde on üçü ile on beşi arasında kalan kısmı 2050 yılına kadar ciddi erozyon tehdidiyle karşı karşıya kalabilir. Daha endişe verici olan ise, yüksek sera gazı emisyon senaryolarında bu oranın yüzyılın sonuna kadar yüzde elliye çıkabileceği tahmindir. Avustralya, Arjantin, Kanada, Çin, Meksika ve Amerika Birleşik Devletleri gibi gelişmiş ülkeler kadar, turizme ekonomik olarak bağımlı olan Gambiya ve Surinam gibi ülkeler de bu krizden ciddi biçimde etkilenecektir.
Kumlu plajlar neden bu kadar önemli?
Kumlu plajlar, yüzeysel bakışta sadece insanların denize girmek ve güneşlenmek için gittikleri rekreasyon alanları gibi görünse de, gerçekte çok daha karmaşık ve hayati bir rol oynamaktadır. Kum tepeleri, plajlar ve dalga kırılma bölgeleri birlikte dinamik bir ekosistem oluştururlar. Bu sistem içerisinde kum, kara ile deniz arasında doğal bir döngü içinde hareket ederek, erozyon ve birikim arasında hassas bir denge sağlamaktadır. Kum tepeleri, fırtınalar sırasında kıyı alanlarına karşı doğal bir koruma bariyeri işlevi görmekte, plaj ve dalga kırılma bölgesi ise balıklar, kıyı kuşları, deniz kaplumbağaları ve daha birçok türe yaşam alanı sunmaktadır.
Araştırmacı Guilherme Corte'nin açıklamasına göre, bu plajların biyoçeşitliliği, kıyı ekosistemlerinin düzgün ve sağlıklı biçimde işlemesi için vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Su arıtılması, besin döngüsünün devamı ve yerel türlerin beslenme zinciri, tamamı bu dinamik sistemin parçasıdır. Kum tepeleri ve plaj arkasındaki bitki örtüsü, inşaat faaliyetleri veya insan müdahaleleri nedeniyle yok edildiğinde, bu hassas doğal denge bozulmakta, plajların erozyonu hızlanmakta ve kıyı alanlarının fırtınalara ve deniz seviyesi yükselmesine karşı dayanıklılığı ciddi biçimde zayıflamaktadır.
Yapay çözümler yerine doğal koruma gerekli
Erozyon sorunuyla karşı karşıya kalan bazı ülkeler, kıyılarını restore etmek amacıyla kum pompalayarak plajları yapay olarak doldurmaya başlamışlardır. Ancak bu yöntem, hem ekonomik açıdan oldukça maliyetli olmakta hem de ekolojik açıdan çoğu zaman etkisiz kalmaktadır. Özellikle başka bölgelerden ithal edilen kum, doğal özellikleri bakımından orijinal kumdan farklı olduğunda, yerli organizmalar bu yeni ortamda hayatta kalmakta zorlanmakta ve kıyı şeridi kırılgan bir durumda kalmaya devam etmektedir.
Bilim insanları, bu soruna kalıcı bir çözüm bulabilmek için, kum tepeleri, plaj ve dalga kırılma bölgesini kapsayan aktif kıyı bölgesinin bütünüyle korunması gerektiğini vurgulamaktadırlar. Eğer bu bölgeler inşaat ve kentleşme faaliyetlerinden uzak tutulursa, plajlar deniz seviyesinin yükselmesini doğal biçimde telafi etmek için kara tarafına doğru göç edebilir ve aynı zamanda ekolojik işlevlerini sürdürebilir. Açık bir ifadeyle, doğayı korumak ve müdahale etmemek, herhangi bir yapay müdahaleden çok daha etkili ve sürdürülebilir bir çözümdür. Bugün alınan her karar, gelecek nesillerin plajlara erişebilmesi ve bu ekosistemlerden yararlanabilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
- Popüler Haberler -
Denemeyen bin pişman! Pekmeze iki damla limon sıkarsanız…
Tansiyonu kontrol etmek için duş rutininizi değiştirmeniz gerekebilir
Yaşlanan eklemleri geri kazanmak mümkün mü? Bilim cevap veriyor
Vücut saatinin bozulması demans riskini artırıyor
Sağlık uzmanlarının önerdiği doğal ateş düşürücü yöntemler
Muz suyu içmek potasyum ve elektrolit seviyelerinizi nasıl etkiliyor?



