Gazze'de krizin yıl dönümünde sağlık mücadelesi sürüyor
7 Ekim 2023'te başlayan saldırıların ardından Gazze'de derinleşen insani kriz, sağlık hizmetlerine, gıdaya, temiz suya ve temel ihtiyaçlara erişimi her geçen gün daha da zorlaştırırken Yeryüzü Doktorları bölgedeki sağlık ve insani yardım çalışmalarını sürdürüyor. Yeryüzü Doktorları personeli eczacı Rima Garip'in savaş sırasında yaşadıkları ve “Biz hala buradayız” sözleri, Gazze'de tüm zorluklara hayata tutunma çabasını gözler önüne seriyor.


ELLERİNİN ULAŞTIĞI HER NOKTADA DESTEK SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORLAR
Gazze'de geçmiş yıllardan bugüne devam eden ablukaların ve saldırıların en sonuncusu olan 7 Ekim saldırıları, insanlığı en ağır sınavıyla karşı karşıya bıraktı. Gazze'de devam eden açlık krizi karşısında sıcak yemek, bebek maması ve gıda kolisi desteği sağlayan Yeryüzü Doktorları, Kuzey Gazze'de yeniden faaliyete geçirdiği Yeryüzü Mutfağı ile günlük 500 kişiye sıcak yemek ulaştırıyor. Daha önce saldırı nedeniyle kullanılamaz hale gelen mutfağın yenilenmesinin ardından 237 binden fazla ihtiyaç sahibine destek sağladı. Altyapının ve şebeke su sisteminin büyük ölçüde çöktüğü Gazze'de ise dernek, kuzey ve güney bölgelerinde 86 bin ihtiyaç sahibine temiz su ulaştırdı. Yeryüzü Doktorları, Gazze'de krizin başladığı ilk günden bu yana olduğu gibi bugün de sağlık, gıda ve temiz su başta olmak üzere temel ihtiyaçlara erişmekte zorlanan insanların yanında olmaya devam ediyor.
BİR SAĞLIK ÇALIŞANININ GÖZÜNDEN GAZZE
Yeryüzü Doktorları personeli eczacı Rima Garip, savaş sırasında çocuklarıyla birlikte Gazze'nin kuzeyinden güneyine kadar göç etmek zorunda kaldı. Savaş ve yerinden edilmenin ortasında oğlu Mahmud'u bir çadırda dünyaya getiren Garip daha sonra ailesinin bombalanan evine rağmen Gazze'nin kuzeyine dönerek Yermuk Kliniği'nde çalışmaya devam etti. Yerinden edilme sürecinde küçük kızı Hazar'ın da yaşının üzerinde sorumluluklar üstlendiğini anlatan Garip, "Artık çocukluğunu yaşayan küçük bir kız değildi savaşın dayattığı günlük yaşamın ağır yükleriyle annesine yardım eden bir çocuğa dönüşmüştü" dedi. Yaşadığı zorlu hikayesini ise şu cümlelerle ifade etti.
Yerinden edilmenin zorlu koşulları çocuklarımın sağlığını da etkiledi. Tüm bunlara rağmen elimden geldiğince işimi sürdürmeye, ilaçların teslim alınması gibi dernek tarafından verilen görevleri yerine getirmeye devam ettim.

Çünkü en zor koşullarda bile mesleki sorumluluğumdan vazgeçemeyeceğimi hissediyordum. Sonrasında hayatımın en zor anlarından biri geldi; oğlum Mahmud'u savaşın ve yerinden edilmenin ortasında bir çadırda dünyaya getirdim. Güvenli bir doğum odası, bir ev ya da bir annenin doğum sırasında hak ettiği koşullar yoktu. Buna rağmen çocuğumu hayata ve umuda karşılamaya çalıştım.
Daha sonra Gazze'nin kuzeyindeki evimize geri döndüm. Ailemin evi bombalanmıştı ve artık bildiğim ev güvenli değildi. Buna rağmen çalışmaya devam ettim ve Yermuk Kliniği'nde görev aldım. Bir yandan anne, diğer yandan eczacı ve ailemin sorumluluğunu taşıyan bir kadın olarak tüm rollerimi dengelemeye çalışıyordum. Kıtlık ve gıda eksikliği de hayatımızı ağırlaştırdı. Mahmud henüz bir bebekti ve onun için süt ve bez bulmakta büyük zorluk çekiyordum. Bir bebeğin en temel ihtiyaçlarını karşılamak bile neredeyse imkânsız hale gelmişti. Kardeşim de savaş sırasında yaralandı ve ampute oldu. Böylece ailemin her bir ferdi için duyduğum korku hayatımın sürekli bir parçası haline geldi. Yermuk Kliniği'nde çalışırken komşu evin bombalandığı haberini aldığım anı unutamıyorum. O anda artık eczacı ya da çalışan değildim; çocuklarının iyi olup olmadığını bilmeyen bir anneydim. Onlara duyduğum korku her şeyden büyüktü. Bugün iyileşmeye çalışıyoruz ancak iyileşmek hızlı gerçekleşen bir süreç değil. Evler yeniden inşa edilebilir, ancak korkunun, anıların ve savaşın bıraktığı izlerin iyileşmesi zaman alıyor. Yaşadığım deneyime yalnızca bir acı hikâyesi olarak bakmıyorum. Bu, çocuklarını korumaya çalışan bir annenin, yerinden edilmeye, açlığa ve korkuya rağmen mesleğini sürdüren bir eczacının hikâyesi. Yaşadıklarımız kolay kolay silinmeyecek. Ancak biz hâlâ buradayız. Çok yavaş da olsa iyileşmeye çalışıyor, umuda tutunuyor ve çocuklarımızın bu savaş sırasında yaşadıklarından çok daha iyi bir hayat sürmeye hakkı olduğuna inanıyoruz.
- Popüler Haberler -
Gazze'de yerinden edilen eczacı anneden umut çağrısı
Girne açıklarındaki gemi faciasında can kaybı 25'e yükseldi, 3 kişi halen kayıp!
45 suç kaydı vardı! Firari Yunanistan'a kaçarken yakalandı
Yılın ilk 9 ayında acı bilanço! Bin 628 can kaybı, 311 bin yaralı
Boğaz'da gezi teknesi Derin Mermerci'nin yalısına çarptı
Adıyaman'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi



