Evinizi misafirler için soğuk gösteren 6 dekorasyon tercihi
Tasarım uzmanları, dar girişlerden soğuk renk paletlerine ve sert aydınlatmadan televizyon odaklı yerleşimlere kadar bazı dekorasyon tercihlerinin evleri misafirler için daha az davetkâr gösterebileceğini belirtiyor.

Ev, öncelikle yaşayanların kendini iyi hissettiği bir yer olmalı. Ancak misafirler için sıcak ve davetkâr bir atmosfer oluşturmak da önem taşıyor. Bunun ne zaman başarıldığını anlamak her zaman kolay olmasa da bazı dekorasyon tercihleri evin genel havasını doğrudan etkileyebiliyor.
Tasarım uzmanları Amanda Bell ve Kallie Thompson, bir evin misafirperver olmayan bir mesaj vermesine yol açan unsurları paylaştı.
Zorlayıcı bir giriş evin havasını etkiliyor
Dar, dağınık veya kullanışsız bir giriş, eve adım atıldığı anda genel atmosferi olumsuz etkileyebiliyor. Profesyonel tasarımcı Amanda Bell, misafirlere içeri girerken sakinleşebilecekleri bir an sunulmamasının bu etkiyi güçlendirdiğini söylüyor.
Bell'e göre özenle düzenlenmiş ve dağınıklıktan uzak bir giriş, misafirlere içeri girmelerinin ve bir süre kalmalarının istendiği mesajını veriyor. İlk birkaç adım kaotik ve sıkışık değil, sakin ve düzenli hissettirdiğinde evin tamamı daha davetkâr görünüyor.
Tasarımcı, misafirlerin çantalarını bırakabilecekleri ve paltolarını asabilecekleri bir alan oluşturulmasını öneriyor. Bell, misafirperver bir evin "Buyurun, içeri gelin; sizi bekliyorduk" mesajı veren basit bir bırakma alanıyla başladığını belirtiyor.
Soğuk renkler sıcaklığı azaltıyor
Soğuk griler ve bembeyaz renk paletleri bazı alanlarda kullanılabilse de ev dekorasyonu uzmanı Kallie Thompson, bu renklerin sıcak ve davetkâr bir ev için nadiren uygun olduğunu söylüyor.
Thompson, rengin mekân üzerindeki etkisinin büyük olduğunu ve genellikle sıcak tonlara ya da doğada bulunan renklere yöneldiğini belirtiyor. Daha nötr bir palet tercih edenlere ise çok soğuk tonlardan uzak durmalarını öneriyor.
Uzman, daha sıcak alt tonlara sahip bir beyaz seçmenin bile mekânın havasında önemli bir fark yaratabileceğini ifade ediyor.
Sert aydınlatma misafirleri tedirgin edebilir
İyi hazırlanmış bir aydınlatma planı, mekânın havasını değiştirdiği gibi misafirlerin rahatlık düzeyini de belirleyebiliyor.
Amanda Bell, soğuk renk sıcaklığına sahip tavan aydınlatmalarının anında steril bir his yarattığını söylüyor. Oturma odası muayene odasını andırıyorsa misafirlerin doğal olarak tedirgin olabileceğini belirtiyor.
Bunun yerine daha sıcak tonlu ampuller kullanılabilir, dimmer anahtarları eklenebilir veya daha davetkâr bir atmosfer oluşturmak için odaya daha fazla lamba yerleştirilebilir.
Televizyon odaklı oturma düzeni sohbeti engelliyor
Kallie Thompson, evin temel buluşma alanı oturma odasıysa tüm mekânı televizyonun etrafında tasarlamanın doğru olmadığını söylüyor.
Her koltuk ekrana dönük olduğunda sohbetin teşvik edilmediğini belirten Thompson, oturma düzeninin insanların birbirine bakabileceği şekilde kurulmasını öneriyor. Bu değişikliğin odadaki enerjiyi doğal biçimde dönüştürebileceğini ifade ediyor.
Aynı durum, oturma odasını dokunulamayacak kadar değerli görünen eşyalarla doldurmak için de geçerli. Thompson, eşyalara dokunulamayacağı veya üzerlerine oturulamayacağı hissinin doğal olarak gerginlik yarattığını söylüyor. Misafirlerin rahatlayabilmesi için dinlenebilecekleri alanlara ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.
Dar ve kafa karıştırıcı yerleşimler huzursuzluk yaratıyor
Bir evin büyük, aydınlık ve ferah olması şart değil. Ancak karanlık ve dar bir yerleşimin kafa karıştırıcı ya da kullanışsız olması, misafirlerin huzursuz hissetmesine yol açabiliyor.
Amanda Bell, buluşma alanlarının görsel olarak birbirine bağlanmadığı kapalı planların ev sahipleriyle misafirlerin birbirinden ayrı hissetmesine neden olduğunu söylüyor.
Bu sorun yapısal özelliklerden kaynaklanabileceği gibi mobilyaların kullanışsız biçimde yerleştirilmesinden de doğabiliyor. Bell, yetersiz geçiş alanlarının insanları garip ve dolambaçlı yollara zorladığını, bunun da rahatlık hissini azalttığını belirtiyor.
İçinde yaşanmıyormuş gibi görünen evler sıcaklığını kaybediyor
Bir ev doğrudan dergiden çıkmış gibi görünüyorsa misafirler tasarım tercihlerini beğenebilir. Ancak bu görünüm, onların evde rahatlayabileceklerini hissetmelerini zorlaştırabilir.
Bell, her şeyin kusursuz veya kırılgan göründüğü evlerin sıcaklığını kaybettiğini söylüyor. Ona göre en sevdiği evler, içinde yaşandığı belli olan ve kişisel dokunuşlar taşıyan evler.
Thompson da aynı görüşü paylaşıyor ancak bunun dağınık ya da karmakarışık bir ev anlamına gelmediğini vurguluyor. Daha rahat bir his yaratmak için kullanılabilecek eşyalar ve aksesuarlar bulunuyor.
Uzman, yumuşak dokularla doğal malzemeleri katmanlı biçimde kullanmanın rahatlık hissi verdiğini ve misafirleri gevşemeye davet ettiğini belirtiyor.
- Popüler Haberler -
Yeni Parti'den Meclis'te ''fon'' provokasyonu
Bahçelievler'de inşaatta toprak kayması: Göçük altında kalan işçiler var
Sultangazi'de bahçe duvarı çöktü: Apartman sakinleri deprem oldu sandı
İstanbul'da yasa dışı bahis operasyonu: 6 tutuklama
Fırınınız neden geç ısınıyor? İşte yavaş ısınan fırın sorunları ve çözümleri
Kampüste iki halk otobüsü çarpıştı: 18 yaralı



