Ergani'de Down Sendromlu çocuk davası: Aile 81 milyon lira tazminat kazandı

Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde yaşayan Kızmaz ailesi, hamilelik döneminde doktor tarafından tarama testi yapılmadığı ve bilgilendirilmediği gerekçesiyle açtığı davada mahkemeden haklı çıktı. Mahkeme, doktoru 43 milyon lira tazminat ödemeye mahkum etti; yasal faiz ve yargılama masraflarıyla birlikte bu tutar 81 milyon liraya yükseldi.
Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde yaşayan bir aile, hamilelik döneminde doktor tarafından Down Sendromu taraması yapılmadığı ve gerekli bilgilendirilme sağlanmadığı için açtıkları davada mahkemeden haklı çıktı. Mahkeme, doktoru 43 milyon lira tazminat ödemeye mahkum ederken, yasal faiz ve yargılama masraflarıyla birlikte bu tutar 81 milyon liraya ulaştı. Hastane kararına itiraz ederek durumu üst mahkemeye taşıdı.

Hamilelik kontrolünde gözden kaçan Down Sendromu
Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde yaşayan Kızmaz ailesi, gebelik sürecinde 2021 yılında Diyarbakır merkezde bulunan özel bir hastaneye başvurdu. Hamilelik süreci içerisinde aynı doktora muayene olan aile 3 Temmuz 2021'de Ergani Devlet Hastanesinde çocuklarını kucaklarına aldı. Çocuklarının Down Sendromlu olduğunu hemşireden öğrenen aile, mutluluk ve hüznü bir arada yaşadı. Doktorların hamilelik sürecinde kendilerine bilgi vermediğini ve teste almadığını iddia eden aile, Diyarbakır'daki özel hastane ve doktordan şikayetçi oldu. Avukat Ferhat Yiğit'e giden aile dava açılması için işlemlerin başlatılmasını istedi. Arabuluculuk sistemi üzerinden iletişime geçilen hastaneden 700 bin lira talep eden ailenin isteği reddedilince Ergani 1'inci Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldı. Dava geçtiğimiz aralık ayında karara bağlandı. Mahkeme, aileyi haklı bularak doktoru 43 milyon lira tazminat ödemeye mahkum etti. Geçen süre göz önüne alınarak yasal faiz ve yargılama ücreti ile birlikte bu rakam 81 milyon liraya yükseldi. Hastane, karara itiraz ederek durumu üst mahkemeye taşıdı.

Avukat Ferhat Yiğit'in açıklamaları: Doktor tarama testi yapmamış
Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan ailenin avukatı Ferhat Yiğit, iki haftadan bu yana gündemi meşgul eden Down Sendromlu çocuk davası olarak yanlış bilinenleri açıklamak istediğini söyledi. Yiğit, ''İki hafta önce, davamız karara çıktıktan sonra, bazı hekim sendikaları davamızla alakalı toplumu, kamuoyunu yanlış bilgilendirecek düzeyde bilgiler paylaştılar. Bu paylaşımlar içerisinde özellikle mağdur ailemizi rencide edecek karikatürlerden de bahsettiler, paylaşım yaptılar. Biz de buna ilişkin sosyal medyada gerekli cevapları verdik. Akabinde kendileri ulusal basını da kullanarak vermiş oldukları yanlış bilgileri tekrarlamaya çalıştılar. Bize de cevap hakkı doğdu. Bu davamızı 2021 yılının 10'uncu ayında açtık. Dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sisteminden kaynaklı olarak taraflara ulaştım, 700 bin liralık bir teklifle gittik kendilerine. Taraftar bu teklifimizi kabul etmedi, davamız 2021 yılının 10'uncu ayında açıldı, 2025 yılının 12'nci ayında da karara çıktı. Hekimin aydınlatma yükümlülüğü ihlal ettiği yönünde karar çıktı. Hekim muayeneye giden aileye hiçbir suretle tarama testi önermedi, yazılı bir onama almadı, aydınlatma hükümlülüğünü ihlal ettiği için de gebe müvekkilimize gebeliğin sonlandırma seçeneği hakkı tanımadı. Bundan kaynaklı da ailemiz çocuklarının sağlıklı olduğunu düşünerek doğumu gerçekleştirdi. Doğum esnasında çocukların Down Sendromlu olduğunu öğrendiler. Biz de hastanede ilgili raporlarını aldık, incelediğimizde tarama testi verilmemişti, davamız bu şekilde görüldü, bu şekilde karara çıktı. Miktarı basında 77 milyon lira olarak geçti lakin şöyle bir durum var, dava 43 milyon lira üzerinden karar çıktı. Bunun dışında 26 milyon lira bir faiz işlemiş, faizi vardı, birkaç yargılama masrafı, icra harçları ve vekalet ücretleri dahil edildiğinde şu an güncel borç miktarı 81 milyon liradır. Dava üst mahkeme aşamasında, davamız devam ediyor. Biz bağımsız yargının vereceği her karara saygı duyacağız, hiçbir şekilde toplumu yanlış bilgilendirmedik bilgilendirilmesini de istemiyoruz aile hakkında bizim hakkımızda davanın hakimi hakkında çirkin ithamlardan bulunan herkese karşı da zaten suç duyurusunda bulunduk bulunmaya da devam ediyoruz bu dosya emsal nitelikte bir dosyadır o yüzden üst mahkemenin vereceği kararı biz de merakla bekliyoruz'' dedi.

Hekimin aydınlatma yükümlülüğü ihlal ettiği yönündeki mahkeme kararı, Down Sendromlu çocuk davası olarak bilinen bu olayın temel dayanağını oluşturmaktadır. Avukat Yiğit'in açıklamalarına göre, doktor muayeneye gelen aileye hiçbir şekilde tarama testi önerisinde bulunmamış ve yazılı onay almamıştır. Bu ihmal nedeniyle gebe müvekkilin gebeliği sonlandırma seçeneği hakkından mahrum bırakıldığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, aile çocuklarının sağlıklı olduğunu düşünerek doğuma karar vermiş ve ancak doğum sırasında Down Sendromu tanısı konmuştur.
Yiğit, medyada 77 milyon lira olarak geçen tutarın gerçek rakamdan farklı olduğunu belirtmiştir. Mahkemenin 43 milyon lira üzerinden verdiği karar, 26 milyon lira faiz, yargılama masrafları, icra harçları ve vekalet ücretleri eklenerek 81 milyon liraya ulaşmıştır. Avukat, davanın üst mahkeme aşamasında devam ettiğini ve bağımsız yargının vereceği her karara saygı duyacaklarını ifade etmiştir.
Baba Hüseyin Kızmaz'ın tanıklığı: Doktor sağlıklı olduğunu söyledi
Down Sendromlu olarak dünyaya gelen M.K.'nin babası Hüseyin Kızmaz da ''Daha önce kontrole götürdüğümüzde bize çocuğumuzun sağlıklı olduğunu söyledi doktor. Her şeyin yolunda olduğunu, herhangi bir sorun olmadığını söyledi kendisi. Daha sonra doğum gerçekleşti Diyarbakır Ergani Devlet Hastanesinde. Hemşire tarafından ben çağrıldım, çocuğun babası sen misin dedi, evet dedim. Senin çocuğun Down Sendromlu diye söyledi. Ben de nasıl böyle bir şey olur dedim, daha önce biz kontrole götürdük, doktor bize sağlıklı olduğunu, her şeyin yolunda olduğunu söylemişti. Demek ki hiç bakmamış, hiç incelememiş. Şikayetçiyim kendisinden çünkü böyle bir dünyaya ben özürlü çocuğu getirmek istemezdim. Bize söz hakkı tanısaydı, biz de doktorun yanına tam yok deme zamanında gitmişiz. Yani bir gebeliğe son verebilirdik bizi bilgilendirseydi, istemiyoruz diyebilirdik. Bize sağlamdır dedi, her şey yolundadır dediği için biz bir seferde bunu öğrendik. Bu davayı açmamızın amacı da bizim gibi diğer aileler doğumhanenin önünde mağdur olmasın. Daha önceden bilgi sahibi olsunlar. Doktorlar da kendi işini dürüst bir şekilde yapsın, sonuçta burada bir çocuğun hayatı söz konusu. Kimsenin bizim yerimizde olmasını, bizim gibi mağdur olmasını istemiyoruz. Sosyal medyadaki haberlerin tamamı yanlış doktor diyor ben imzalı kağıt vermişim, üç sefer söylemişim, Allah'tan geleni kabul ederiz demiş. Bunların hepsi yalan, elinde zaten öyle bir evrak olmuş olsaydı mahkeme bu kararı vermezdi'' diye konuştu.
- Popüler Haberler -
Sarımsak özütü ağız gargarasında klorheksidine rakip olabilir
Evden adeta cephanelik çıktı: Şüpheliler cezaevinde
Mutfakta gizli tehlike! Kirli bulaşıklar kaç saatte mikrop üretiyor
Diyetisyenler uyarıyor! Yumurtayı yanlış pişiriyorsunuz
Faydası şaşırtıyor, sadece bir avuç yetiyor! Leblebi tüketene gün doğdu
Üç aylık eleman kasayı soydu: Kuyumcu hırsızı tutuklandı



