ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Benzer kilodaki kahve tüketicilerinde daha düşük yağ oranı görüldü

Finlandiya'da gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırmada, düzenli kahve tüketiminin vücut kompozisyonu üzerinde dikkat çekici etkiler yaratabileceği tespit edildi. Uzmanlar, kahvenin yağ oranı ve kas kütlesiyle olan ilişkisini ortaya koyarken, elde edilen bulguların kesin sonuçlar için yeterli olmadığını vurguladı.

Neslişah Yumak - | Son Güncelleme Tarihi:
Benzer kilodaki kahve tüketicilerinde daha düşük yağ oranı görüldü

Finli bilim insanları, Kuzey Finlandiya'da yürüttükleri geniş çaplı bir araştırmada, kahve tüketimi ile vücut kompozisyonu arasındaki ilişkiyi mercek altına aldı. 1966 doğumlu 2264 katılımcının verileri üzerinden yapılan incelemede, düzenli olarak daha fazla kahve içen bireylerin toplam yağ oranı ve iç organların çevresindeki visseral yağ miktarının, benzer vücut kitle indeksine sahip kişilere kıyasla daha düşük olduğu belirlendi. Araştırmanın sonuçları, aynı zamanda bu kişilerin iskelet kası kütlesinin daha yüksek olduğunu da gösterdi. Katılımcıların tümü 46 yaşında olup, yağ ve kas dokusu içerikleri bioimpedans yöntemiyle ölçüldü. Kahve tüketimi ile vücut kompozisyonu arasında gözlenen bu farklılıklar, bilim dünyasında dikkat çekici bir tartışma başlattı.

Finli araştırmacılardan kahve ve metabolizma ilişkisine dair önemli tespitler

Araştırmacılar, kahve tüketiminin yalnızca yağ ve kas oranlarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda metabolizma üzerinde de etkili olabileceğini ortaya koydu. Katılımcıların kan değerlerinde yapılan analizlerde, kahve tüketimi arttıkça dallı zincirli amino asitlerin ortalama konsantrasyonlarının düştüğü gözlemlendi. Bu amino asitlerin yüksek seviyeleri insülin direnciyle ilişkilendirildiğinden, araştırma bu alanda da yeni soruları gündeme getirdi. Özellikle erkeklerde, kahve tüketiminin glukoz metabolizmasıyla daha belirgin bir bağlantı gösterdiği tespit edildi. En fazla kahve içen erkeklerde açlık insülin seviyeleri ve glukoz yüklemesi sonrası insülin değerlerinin daha düşük olduğu raporlandı. Bu bulgular, kahve ve metabolizma arasındaki ilişkinin cinsiyete göre değişkenlik gösterebileceğine işaret ediyor.

Kahve tüketimi hormon seviyelerini de etkiliyor

Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu ise kahve tüketiminin cinsiyet hormonları üzerindeki etkisi oldu. Erkeklerde daha fazla kahve tüketimi, toplam ve biyoyararlanabilir testosteron ile cinsiyet hormonlarını bağlayan globulin seviyelerinin yükselmesiyle ilişkilendirildi. Buna karşılık, serbest testosteron ve serbest androjen seviyelerinde düşüş kaydedildi. Kadın katılımcılarda ise, globulin seviyesindeki artış ve serbest androjen seviyesindeki azalma en belirgin değişiklikler arasında yer aldı. Tüm bu veriler, kahve tüketiminin hormon dengesi üzerinde farklı cinsiyetlerde çeşitli etkiler yaratabileceğini gösteriyor. Ancak araştırmacılar, elde edilen ilişkilerin kahvenin doğrudan faydası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, sonuçların sadece bir dönemlik gözlemlere dayandığını belirtti.

Kahve tüketimi ve vücut kompozisyonu arasındaki bağlantının kesinleşmesi için daha uzun süreli ve kontrollü çalışmaların yapılması gerektiği vurgulandı. Araştırmacılar, katılımcıların kahve tüketim miktarını kendi beyanlarına göre bildirdiğini, fincan hacmi, kahve türü, kavrulma derecesi ve hazırlama yöntemleri gibi faktörlerin ise net olarak belirlenemediğini ifade etti. Ayrıca, hormon seviyeleri yalnızca tek bir ölçümle değerlendirildi ve bu değerlerin doğal olarak zaman içinde değişebileceği hatırlatıldı. Sonuç olarak, yağ oranını azaltmak, kas kütlesini artırmak ya da hormon seviyelerini değiştirmek amacıyla kahve tüketimini artırmak için henüz yeterli bilimsel kanıt bulunmuyor. Uzmanlar, kahve ve vücut kompozisyonu ilişkisiyle ilgili kesin sonuçlara ulaşmak için uzun vadeli ve kapsamlı araştırmalara ihtiyaç olduğunu belirtti.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
kahve vücut kompozisyonu Finlandiya kas kütlesi yağ oranı