ANASAYFA
RAMAZAN
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

11 ayın sultanı Ramazan çocuklara nasıl anlatılmalı? Aileler, Ramazan'ı çocuklara nasıl doğru anlatır?

Kahraman Poyrazoğlu - | Son Güncelleme Tarihi:
11 ayın sultanı Ramazan çocuklara nasıl anlatılmalı? Aileler, Ramazan'ı çocuklara nasıl doğru anlatır?

24 TV Moderatör hafta sonu programına konuk olan Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün, Ramazan ayında çocuklara oruç ve manevi değerlerin nasıl aktarılması gerektiğini detaylı şekilde anlattı. Düzgün, özellikle ailelerin ve okulların Ramazan'ın kültürel ve dini atmosferini çocuklara yaşatmasının önemine dikkat çekti.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Ramazan ayının başlamasıyla birlikte, çocuklara oruç ve manevi değerlerin nasıl anlatılması gerektiği ailelerin ve eğitimcilerin gündeminde önemli bir yer tutuyor. 24 TV Moderatör hafta sonu programına konuk olan Akademisyen-Yazar Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün, Ramazan'ın çocuklara aktarılması konusunda ailelere ve öğretmenlere yol gösterici açıklamalar yaptı.

Düzgün, Ramazan'ın sadece dini bir ibadet değil, aynı zamanda kültürel ve toplumsal bir birliktelik anlamı taşıdığını vurguladı. Çocukların bu özel dönemi aile ortamında sahura kalkarak, cami ziyaretlerine katılarak ve toplu etkinliklerde bulunarak deneyimlemelerinin onların manevi gelişimine büyük katkı sağladığını belirtti. Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullarda Ramazan'a yönelik uygulamalarını olumlu bulduğunu ifade eden Düzgün, çocukların bu atmosferi teneffüs etmesinin empati, paylaşım ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini söyledi. Ramazan'ın çocuklara anlatılırken, oruç ibadetinin sadece fiziksel bir fedakârlık değil, aynı zamanda kolektif bir bilinç ve disiplin eğitimi olduğunun altını çizdi.

PROF. DR. ŞABAN ALİ DÜZGÜN: 'ÇOCUKLARA RAMAZAN'IN RUHU YAŞATILMALI'

Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün, Ramazan ayının çocuklar için sadece bir ibadet dönemi olmadığını, aynı zamanda toplumsal değerlerin ve kültürel birlikteliğin de yoğun şekilde yaşandığı bir zaman dilimi olduğunu belirtti. Çocukların aile ortamında sahura kalkmaları, birlikte camiye gitmeleri ve Ramazan'a özgü etkinliklere katılmalarının, onların manevi dünyasında derin izler bıraktığını ifade etti. Düzgün, Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullarda Ramazan'a dair uygulamalarını önemli bulduğunu, çocukların bu kültürel atmosferi öğretmenlerinden ve arkadaşlarından dinleyerek, birebir yaşayarak öğrenmelerinin empati ve paylaşım duygularını güçlendirdiğini söyledi. Ayrıca, Ramazan'ın sadece dini bir ritüel olarak değil, toplumsal bir dayanışma ve birliktelik vesilesi olarak da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Düzgün, "Ramazan'ın ruhunu çocuklara yaşatmak, onları bu manevi havanın bir parçası haline getirmek, toplumsal dokunun güçlenmesine katkı sağlar" dedi. Çocukların Ramazan'a katılımının, onların ilerleyen yaşlarda da bu değerleri içselleştirmelerine yardımcı olacağını belirtti.

AİLELERE VE EĞİTİMCİLERE ORUÇ ANLATIMI İÇİN ÖNERİLER

Düzgün, çocuklara oruç kavramının aktarılmasında ailelerin ve eğitimcilerin dikkatli ve bilinçli davranması gerektiğini söyledi. Oruç ibadetinin çocuklara dayatılmaması gerektiğini, bunun yerine onların isteğiyle ve merakıyla bu deneyime katılmalarının teşvik edilmesinin daha doğru olduğunu ifade etti. Çocukların sahura kalkmak istemelerinin, büyüklerin yaşadığı bu sıra dışı tecrübeye ortak olma arzusundan kaynaklandığını belirten Düzgün, ailelerin çocukları bir iki gece sahura kaldırmasının ve bu deneyimi yaşamalarına imkân tanımasının faydalı olacağını söyledi. Özellikle hafta sonları, çocukların okul yükümlülükleri olmadığı zamanlarda sahura kalkmalarının uygun olacağını dile getirdi. Ayrıca, çocukların oruç tutmaya hevesli olduklarında tekne orucu gibi kısa süreli uygulamalarla bu ibadeti deneyimleyebileceklerini vurguladı. Düzgün, "Çocuklar ailede gördükleri davranışları örnek alır. Onların Ramazan'a katılımı, dikte edilen bir görevden ziyade, doğal bir kültürel aktarım sürecidir" ifadelerini kullandı.

ORUÇ KAVRAMI VE ÇOCUKLARA DOĞRU ANLATIMIN ÖNEMİ

Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün, çocuklara oruç kavramının anlatılmasında, ibadetin sadece beden sağlığına olan etkilerine odaklanılmasının yeterli olmadığını belirtti. Oruç tutmanın vücuda sağladığı detoks etkisinin ve organların dinlenmesinin önemli olduğunu, ancak asıl amacın manevi disiplin ve kolektif bilinç kazandırmak olduğunu vurguladı. Kur'an-ı Kerim'de oruç ibadetinin tamamlanmasının özellikle vurgulandığını, hastalık veya sağlık sorunları olanların ise bu ibadetten muaf tutulduğunu hatırlattı. Sağlıklı bireylerin oruç tutmasının, empati kurma, başkalarının halini anlama ve toplumsal dayanışma duygusunu geliştirme açısından önemli olduğunu ifade etti. Düzgün, "Oruç, aynı anda yüz milyonlarca insanın sahura kalkması ve birlikte aynı dakikada yeme içmeyi bırakmasıyla kolektif bir bilinç oluşturur. Bu, çocuklara sabır ve irade eğitimi kazandırır" dedi. Oruç ibadetinin, çocuklara bir ruhsal arınma ve disiplin eğitimi olarak anlatılması gerektiğini, böylece onların ileride karşılaşacakları zorluklara karşı daha dirençli ve kararlı bireyler olabileceğini söyledi.

RAMAZAN'IN MANEVİ ATMOSFERİ VE TOPLUMSAL ETKİLERİ

Ramazan ayının toplumsal etkilerine de değinen Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün, bu dönemin sadece bireysel ibadetlerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve birlikteliğin güçlendiği bir zaman dilimi olduğunu belirtti. Binlerce insanın aynı anda camilerde saf tutmasının, birlikte teravihe gitmenin ve toplu iftar sofralarında buluşmanın, toplumun manevi dokusunu güçlendirdiğini söyledi. Düzgün, "Ramazan, insana sabır, paylaşma ve başkalarının ihtiyaçlarına duyarlılık kazandırır. Çocuklara bu değerlerin aktarılması, onların topluma faydalı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlar" diye konuştu. Ayrıca, Ramazan'ın bir ruhsal eğitim süreci olduğunu, insanın hayatın diğer alanlarındaki taleplere de daha hazırlıklı ve dirençli olmasını sağladığını vurguladı.

ÇOCUKLARA ORUÇ ANLATIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Düzgün, çocuklara oruç anlatılırken, onların yaşına ve anlayış seviyesine uygun bir dil kullanılmasının önemine dikkat çekti. Oruç ibadetinin neden tutulduğunun, sadece aç kalmak veya bedensel faydalar sağlamak için değil, aynı zamanda ilahi iradeye uyum, sabır ve toplumsal empati geliştirmek için olduğu açıklanmalı. Çocuklara, oruç tutmanın bir disiplin ve irade eğitimi olduğu, bu ibadetin onların karakter gelişimine olumlu katkı sağlayacağı anlatılmalı. Ayrıca, oruç tutamayacak sağlıkta olan çocukların zorlanmaması, onların da Ramazan'ın manevi atmosferine farklı şekillerde katılımının teşvik edilmesi gerektiği vurgulandı. Düzgün, "Çocuklar için oruç, bir kültürün ve inancın parçası olma duygusunu kazandırır. Bu, onların manevi gelişimini destekleyen önemli bir adımdır" dedi.

Ramazan ayında çocuklara oruç ve manevi değerlerin aktarılmasında ailelerin ve eğitimcilerin bilinçli ve özenli davranmasının gerekliliğini ortaya koyuyor. Ramazan'ın toplumsal ve bireysel anlamda çocuklara kazandırdığı empati, sabır, paylaşım ve disiplin duygularının, onların ileride karşılaşacakları zorluklara karşı daha güçlü bireyler olmalarına katkı sağladığı vurgulanıyor. Çocukların Ramazan'ın manevi atmosferini aileleriyle ve toplumla birlikte yaşayarak öğrenmeleri, bu değerlerin kalıcı hale gelmesinde büyük rol oynuyor.


Etiketler:
Ramazan çocuklara manevi değerler