ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Yapay zeka korkusu çalışanların ruh sağlığını tehdit ediyor

Ada Kahriman - | Son Güncelleme Tarihi:
Yapay zeka korkusu çalışanların ruh sağlığını tehdit ediyor

Yapay zeka teknolojilerinin iş dünyasında yaygınlaşması, çalışanlar arasında 'Ayapay zekâ yerine geçme işlev bozukluğu' adı verilen yeni bir psikolojik kaygı türünün ortaya çıkmasına yol açtı. Türkiye'deki çalışanlar da dahil olmak üzere, birçok kişi işlerini kaybetme korkusuyla karşı karşıya.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Yapay zeka teknolojilerinin iş hayatında giderek daha fazla yer bulması, çalışanlar üzerinde ciddi psikolojik etkiler yaratmaya başladı. Son dönemde yapılan araştırmalar, 'yapay zekâ yerine geçme işlev bozukluğu' (AIRD) adı verilen yeni bir kaygı türünün ortaya çıktığını gösteriyor. Bu durum, çalışanların işlerini kaybetme korkusu nedeniyle yaşadıkları stres, kaygı ve kimlik bunalımı gibi sorunlarla kendini gösteriyor. Özellikle Türkiye'deki çalışanlar, yapay zekanın iş dünyasında yaygınlaşmasının ardından benzer endişelerle karşı karşıya kalıyor.

yapay zekâ yerine geçme işlev bozukluğu nedir?

Son dönemde bilim dünyasında dikkat çeken 'yapay zekâ yerine geçme işlev bozukluğu', çalışanların yapay zeka nedeniyle işlerini kaybetme korkusundan kaynaklanan psikolojik sıkıntılarını tanımlamak için kullanılan yeni bir terim olarak öne çıkıyor. Araştırmacılar, bu kavramı, yapay zekanın iş gücünde yarattığı tehdit ya da gerçek iş kaybı durumunda ortaya çıkan kaygı, depresyon, uykusuzluk ve kimlik karmaşası gibi semptomlarla ilişkilendiriyor. AIRD, bireylerin mesleki kimliklerinde sarsıntı, gelecekteki istihdam olanaklarına dair belirsizlik ve ilişkilerinde sorunlar yaşamasına neden olabiliyor. Ayrıca, bu psikolojik baskı, bazı çalışanlarda psikiyatrik rahatsızlıklar veya madde bağımlılığı gibi ek sorunlara da yol açabiliyor. Özellikle giriş seviyesi pozisyonlarda çalışan gençler, iş bulmakta daha fazla zorlanırken, şirketlerin bu tür pozisyonları yapay zekaya devretme eğilimi de AIRD'nin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.

İstatistikler çalışanların kaygısını doğruluyor

Yapay zeka kaynaklı iş kaybı endişesi, uluslararası araştırmalarla da destekleniyor. Reuters/Ipsos tarafından gerçekleştirilen bir ankete göre, katılımcıların yüzde 71'i yapay zekanın çok sayıda insanı kalıcı olarak işsiz bırakacağı konusunda endişe taşıyor. Pew Araştırma Merkezi'nin bulguları ise, Amerikalıların yarısından fazlasının iş yerinde yapay zekanın etkilerinden kaygı duyduğunu ortaya koyuyor. Özellikle alt ve orta gelir grubundaki bireyler, yapay zekanın gelecekteki iş olanaklarını olumsuz etkileyeceğine inanıyor. Otomasyona daha açık sektörlerde çalışanlar ise, diğerlerine kıyasla daha yüksek düzeyde stres ve olumsuz duygular yaşıyor. Türkiye'de de benzer bir tablo gözleniyor; çalışanlar, yapay zekanın iş gücünde yaratacağı değişimlere karşı tedirginlik hissediyor ve bu durum, AIRD'nin yaygınlaşmasına zemin hazırlıyor.

Yapay zekanın iş gücüne etkisi ve psikolojik sonuçları

Her ne kadar doğrudan yapay zekadan kaynaklanan işten çıkarmaların sayısı şu an için sınırlı olsa da, birçok şirketin işten çıkarmalar sırasında yapay zekayı gerekçe olarak kullandığı biliniyor. Özellikle erken kariyer aşamasındaki çalışanlar, iş bulmakta daha fazla zorluk yaşarken, şirketlerin bu pozisyonları yapay zekaya devretme eğilimi dikkat çekiyor. Ekonomik koşulların da olumsuz seyretmesi, çalışanların iş güvencesine dair kaygılarını artırıyor. Yapay zeka geliştiren şirketler ise, modellerinin insan seviyesinde iş yapabilme kapasitesini vurgulayarak, bu endişeleri daha da körüklüyor. Sonuç olarak, yapay zekanın iş dünyasında yaygınlaşması, AIRD'nin ortaya çıkmasına ve çalışanların ruh sağlığında önemli sorunlara yol açıyor.

AIRD ile başa çıkma yolları ve öneriler

Henüz klinik olarak tanımlanmış bir rahatsızlık olmasa da, AIRD'nin semptomlarını belirlemeye yönelik çeşitli tarama anketleri ve değerlendirme yöntemleri geliştiriliyor. Uzmanlar, bu tür kaygıların üstesinden gelmek için Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT) ve bilişsel yeniden yapılandırma tekniklerinin etkili olabileceğini belirtiyor. Bu yöntemler, çalışanların psikolojik dayanıklılık kazanmalarına ve benlik duygularını yeniden inşa etmelerine yardımcı olabiliyor. Ayrıca, iş yerlerinde psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, çalışanların yapay zeka kaynaklı iş kaybı endişesiyle başa çıkmalarını kolaylaştırabilir. Türkiye'de de işverenlerin ve insan kaynakları uzmanlarının, AIRD'nin etkilerini göz önünde bulundurarak çalışanlarına destek olmaları büyük önem taşıyor.

Sonuç olarak, yapay zekanın iş dünyasında hızla yaygınlaşması, çalışanlar arasında 'yapay zekâ yerine geçme işlev bozukluğu' gibi yeni psikolojik sorunların ortaya çıkmasına yol açıyor. Bu durumun hem bireysel hem de toplumsal düzeyde ele alınması ve çalışanların ruh sağlığının korunması için gerekli önlemlerin hayata geçirilmesi gerekiyor.


Etiketler:
yapay zeka iş kaybı AIRD psikoloji çalışanlar