ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

WiFi ile gizli insan takibi! Bilim dünyasından endişe verici uyarı

Tunahan Köpüklü - | Son Güncelleme Tarihi:
WiFi ile gizli insan takibi! Bilim dünyasından endişe verici uyarı

Almanya'da yapılan araştırma, sıradan WiFi yönlendiricilerinin insanları neredeyse mükemmel doğrulukla tanıyabildiğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu teknolojinin gizlilik ve temel haklar açısından ciddi riskler barındırdığı konusunda uyarıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Almanya'da gerçekleştirilen yeni bir bilimsel çalışma, sıradan WiFi yönlendiricilerinin, insanları neredeyse kusursuz bir doğrulukla tanıyıp takip edebildiğini gözler önüne serdi. KASTEL - KIT Bilgi Güvenliği ve Güvenilirlik Enstitüsü'nden bir ekip, kablosuz ağların radyo dalgalarını analiz ederek, bireylerin herhangi bir cihaz taşımadığı veya akıllı telefonlarının kapalı olduğu durumlarda dahi kimliklerini belirleyebildiğini duyurdu. Araştırmacılar, bu teknolojinin, özellikle kamuya açık alanlarda ve evlerde yaygın olarak bulunan WiFi ağları üzerinden, görünmez ve sessiz bir gözetim riskini artırdığına dikkat çekiyor.

Prof. Strufe: 'WiFi sinyalleriyle bireyler görünmez şekilde izleniyor'

KASTEL Enstitüsü'nden Profesör Thorsten Strufe, WiFi sinyallerinin yayılımını izleyerek, bir odada bulunan kişilerin ve ortamın adeta bir görüntüsünü oluşturabildiklerini vurguluyor. Strufe, "Bu yöntem, klasik kameraların ışık dalgalarını kullanmasına benzer şekilde çalışıyor; ancak burada radyo dalgaları devreye giriyor. Bu sayede, yanınızda herhangi bir WiFi cihazı bulundurmasanız dahi, ortamda bulunan diğer bağlı cihazlar üzerinden tespit edilmeniz mümkün" diyor. Araştırmacılar, sıradan WiFi yönlendiricilerinin bu teknolojiyle sessiz ve gözle görülmeyen gözetim araçlarına dönüşebileceğini belirtiyor. Özellikle halka açık alanlarda, örneğin kafelerde veya ofislerde, kullanıcıların farkında olmadan izlenebileceği ve bu verilerin şirketler ya da kamu otoriteleri tarafından kullanılabileceği uyarısı yapılıyor. Strufe, teknolojinin gücüne dikkat çekerken, aynı zamanda temel haklar ve gizlilik açısından doğurabileceği tehlikeler konusunda toplumu bilgilendirme gerekliliğinin altını çiziyor.

Yapay zeka destekli WiFi gözetimi: 197 kişi üzerinde %100'e yakın doğruluk

Alman araştırmacılar, geliştirdikleri sistemin, yapay zeka ve makine öğrenimi algoritmaları sayesinde, 197 katılımcı üzerinde yapılan testlerde bireyleri neredeyse %100 doğruluk oranıyla tanıdığını açıkladı. Bu başarı, katılımcıların yürüyüş şekilleri veya bulundukları açılar değişse bile devam etti. Yeni yöntemin en dikkat çekici yönü, herhangi bir özel donanım gerektirmemesi. Daha önceki sistemler pahalı sensörlere ve karmaşık ekipmanlara ihtiyaç duyarken, bu çalışma yalnızca standart WiFi yönlendiricileriyle gerçekleştirildi. Araştırmacılar, kablosuz ağlarda cihazların yönlendiriciye gönderdiği ve şifrelenmeden iletilen beamforming geri bildirim bilgisi (BFI) üzerinden, bir kişinin çoklu "görünümünü" oluşturabildiklerini ifade ediyor. Bu sayede, yapay zeka modelleri kısa sürede bireylerin kimliğini öğrenip tanıyabiliyor. Sistemin, radyo sinyallerinin duvarlardan, mobilyalardan ve insan vücudundan sekip değişmesiyle oluşan sinyal yansımalarını analiz ederek, ortamda bulunan kişilerin hareketlerini ve kimliklerini ayırt edebildiği belirtiliyor.

Kablosuz ağlar her yerde: Gizlilik endişeleri büyüyor

WiFi gözetimi teknolojisinin potansiyel tehlikesi, kablosuz ağların günümüzde evlerden ofislere, restoranlardan havaalanlarına kadar neredeyse her yerde bulunmasından kaynaklanıyor. KASTEL ekibinden Julian Todt, "Bu teknoloji, her yönlendiriciyi potansiyel bir gözetim aracı haline getiriyor" diyerek, bireylerin günlük yaşamda hiç farkında olmadan izlenebileceğini belirtiyor. Özellikle otoriter rejimlerde, protestocuların veya sıradan vatandaşların, bilgileri dışında takip edilme riski ciddi bir endişe kaynağı olarak öne çıkıyor. Araştırmacı Felix Morsbach ise, siber suçluların veya istihbarat servislerinin halihazırda güvenlik kameraları ya da internet bağlantılı kapı zilleri gibi yöntemlerle insanları izleyebildiğini, ancak WiFi ağlarının görünmez ve şüphe uyandırmayan yapısı nedeniyle çok daha büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade ediyor. Kablosuz ağların sağladığı neredeyse sınırsız erişim, bu teknolojinin gözetim altyapısı olarak kullanılmasını kolaylaştırıyor.

Yeni WiFi standardı için gizlilik ve güvenlik çağrısı

Bilim insanları, WiFi gözetimi teknolojisinin hızla yaygınlaşması ve sıradan donanımlarla kolayca uygulanabilmesi nedeniyle, uluslararası standartların acilen gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor. Araştırmacılar, yaklaşan IEEE 802.11bf WiFi standardında daha güçlü gizlilik korumaları ve güvenlik önlemlerinin yer alması için çağrıda bulunuyor. Özellikle şifrelenmemiş sinyal verilerinin, kötü niyetli kişiler veya kurumlar tarafından istismar edilebileceği vurgulanıyor. Bilim insanları, toplumun bilinçlendirilmesi ve yasal düzenlemelerle kişisel verilerin korunmasının hayati önem taşıdığını belirtiyor. WiFi ağlarının, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte, kullanıcıların gizlilik haklarının korunması için daha etkin önlemler alınması gerektiği belirtiliyor.

Sonuç olarak, Almanya'da yapılan bu araştırma, WiFi gözetimi konusunda küresel ölçekte yeni bir tartışmanın kapılarını aralıyor. Sıradan kablosuz ağların, teknolojik gelişmelerle birlikte, bireylerin mahremiyetini tehdit eden güçlü bir gözetim aracına dönüşebileceği gerçeği, gizlilik ve insan hakları açısından önümüzdeki dönemde ciddi tartışmalara yol açacak gibi görünüyor. Bilim insanları, toplumun bilinçlenmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi için yetkililere ve teknoloji geliştiricilerine sorumluluk düştüğünü vurguluyor.


Etiketler:
WiFi gözetimi kablosuz ağlar gizlilik yapay zeka Almanya araştırması