ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Kuantumda zamanın sırrı! İsviçreli bilim insanlarından şaşırtan buluş

Cihat Çelik - | Son Güncelleme Tarihi:
Kuantumda zamanın sırrı! İsviçreli bilim insanlarından şaşırtan buluş

İsviçre'deki EPFL'den araştırmacılar, kuantum olaylarında zamanı dış bir saat kullanmadan ölçmeyi başardı. Bu gelişme, kuantum zamanı kavramına dair önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

İsviçre'nin önde gelen bilim merkezlerinden EPFL'de görev yapan fizikçiler, kuantum olaylarının zamanlamasını dış bir saat veya referans olmaksızın ölçebilen yeni bir yöntem geliştirdi. Araştırmacılar, bu yenilikçi teknik sayesinde, kuantum geçişlerinin süresini doğrudan ve sistemin doğal işleyişini bozmadan belirleyebildiklerini açıkladı. Kuantum zamanı kavramı, yüzyıllardır hem filozofların hem de fizikçilerin tartıştığı bir konu olmayı sürdürürken, bu çalışma ile zamanın kuantum mekaniğindeki rolüne dair yeni bir bakış açısı sunulmuş oldu.

Kuantum zamanı: Ölçümdeki temel zorluklar ve yeni yaklaşım

Kuantum ölçeğinde gerçekleşen olaylar, alışılmış zaman kavrayışımızın çok ötesinde, neredeyse hayal edilemeyecek kadar kısa sürelerde meydana geliyor. Örneğin, bir elektronun ışık emdikten sonra yeni bir enerji seviyesine geçişi ya da tünelleme gibi süreçler, sadece birkaç on attosaniye (10^-18 saniye) gibi olağanüstü kısa zaman dilimlerinde gerçekleşiyor. Bu denli kısa süreleri ölçmek, bilim dünyası için uzun yıllardır büyük bir engel teşkil ediyordu. Çünkü herhangi bir dış zamanlayıcı veya ölçüm cihazı, hassas kuantum süreçlerine müdahale ederek sonuçları değiştirme riski taşıyor. EPFL'den Profesör Hugo Dil, bu zorluğun üstesinden gelmek için kuantum girişim yöntemlerine başvurduklarını ve zaman ile birikmiş faz arasındaki ilişkiyi kullanarak çözüm geliştirdiklerini belirtti.

2023 Nobel Fizik Ödülü'nün de işaret ettiği gibi, attosaniye düzeyinde zamanlara erişmek artık mümkün olsa da, dış referansların kullanılması sistemde yapay etkiler oluşturabiliyor. Bu nedenle, kuantum zamanı ölçümü için dış bir saate ihtiyaç duymayan, doğrudan sistemin kendi dinamiklerini temel alan yöntemler büyük önem taşıyor. EPFL ekibinin geliştirdiği teknik, bu alanda atılmış önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Deneysel yöntem: Spin tabanlı kuantum zamanı ölçümü

Profesör Dil ve ekibi, kuantum geçişlerinin süresini belirlemek için elektronların spin özelliklerinden yararlandı. Elektronlar bir fotonu emip bir materyalden yayıldıklarında, spinlerinde geçişin ayrıntılarını yansıtan ince değişiklikler meydana geliyor. Araştırmacılar, bu spin değişimlerini detaylı biçimde analiz ederek, geçişin ne kadar sürdüğünü hesapladı. Çalışmanın başyazarı Fei Guo, bu deneylerin herhangi bir dış referansa ya da saate ihtiyaç duymadan, elektronun dalga fonksiyonunun foton emilimi sırasında başlangıçtan daha yüksek enerjiye geçiş süresini ortaya koyduğunu ifade etti.

Kuantum girişim prensibi sayesinde, ışık bir elektronu uyardığında tek bir yol izlenmiyor; aynı anda birden fazla kuantum yolu mümkün oluyor. Bu yolların birbirleriyle girişimi, yayılan elektronun spininde kendine özgü bir iz bırakıyor. Araştırmacılar, spin deseninin elektronun enerjisine göre nasıl değiştiğini takip ederek, geçiş süresini doğrudan belirleyebildi. Bu yaklaşım, kuantum zamanı ölçümü için yeni bir pencere açtı.

Gelişmiş spektroskopi ve atomik yapıların etkisi

EPFL ekibi, ölçümlerini gerçekleştirmek için "spin ve açıya bağlı fotoelektron spektroskopisi" (SARPES) adı verilen ileri düzey bir teknik kullandı. Bu yöntemde, güçlü senkrotron ışığı bir materyale yönlendirilerek, elektronların daha yüksek enerji seviyelerine çıkması ve materyalden dışarı atılması sağlanıyor. Bilim insanları, kaçan elektronların enerjisini, yönünü ve spinini ölçerek kuantum geçişlerinin zamanlamasına dair ayrıntılı veriler elde etti.

Araştırmada, farklı atomik düzenlemelere sahip materyaller incelendi. Tamamen üç boyutlu yapıya sahip bakır, katmanlı ve düz tabakalar oluşturan titanyum diselenid (TiSe2) ve titanyum ditelürid (TiTe2) ile zincir benzeri yapısıyla öne çıkan bakır telürid (CuTe) karşılaştırıldı. Bu çeşitlilik, atomik geometrinin kuantum geçişlerinin zamanlamasını nasıl etkilediğini test etme imkânı sundu. Elde edilen bulgular, bir materyalin atomik ölçekli yapısının, kuantum zamanı üzerinde belirleyici bir rol oynadığını gösterdi.

Attosaniye düzeyinde belirgin desenler ve sonuçlar

Yapılan ölçümler, atomik yapı ile kuantum zamanı arasında çarpıcı bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Üç boyutlu bakırda kuantum geçişi son derece hızlı gerçekleşirken, yaklaşık 26 attosaniye sürdü. Katmanlı yapıya sahip TiSe2 ve TiTe2'de ise aynı süreç 140-175 attosaniyeye kadar yavaşladı. Zincir benzeri CuTe'de ise geçiş süresi 200 attosaniyeyi aştı. Bu sonuçlar, daha az simetrik ve sade atomik yapılarda kuantum geçişlerinin daha uzun sürdüğünü, karmaşık yapılı materyallerde ise bu sürenin kısaldığını gösterdi. Kuantum zamanı kavramı, bu tür deneysel verilerle daha somut biçimde anlaşılır hale gelmeye başladı.

Bu bulgular, kuantum zamanı ölçümünde sadece temel bilim açısından değil, aynı zamanda gelecekteki teknolojik uygulamalar için de büyük önem taşıyor. Özellikle kuantum durumlarının hassas kontrolüne dayanan yeni nesil teknolojiler için, bir kuantum geçişinin ne kadar sürdüğünü bilmek kritik bir avantaj sağlıyor. Araştırmacılar, bu yöntem sayesinde karmaşık materyallerde elektron davranışlarını daha iyi anlamanın ve belirli kuantum özelliklerine sahip materyalleri özelleştirmenin mümkün olacağını vurguladı.

Kuantum zamanı araştırmalarının geleceği

EPFL ekibinin geliştirdiği bu yöntem, kuantum zamanı kavramının daha derinlemesine anlaşılmasına katkı sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda kuantum mekaniğinde zamanın rolüne dair yeni soruların da önünü açıyor. Profesör Hugo Dil, fotoelektron yayılımında zaman gecikmesini belirleyen faktörlerin anlaşılmasının temel bilim için kritik olduğunu, elde edilen deneysel sonuçların ise kuantum düzeyinde zamanı etkileyen unsurlar hakkında daha fazla içgörü sunduğunu belirtti. Araştırmanın, kuantum geçişlerinin ne ölçüde anlık olarak değerlendirilebileceği ve zamanın kuantum mekaniğindeki yeri konusunda yeni bir yol haritası oluşturacağı ifade edildi.

Sonuç olarak, İsviçre'deki EPFL'den bilim insanlarının geliştirdiği bu yenilikçi yaklaşım, kuantum zamanı ölçümünde bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Hem temel bilimsel bilgiye hem de gelecekteki kuantum teknolojilerine yön verebilecek bu çalışma, kuantum mekaniğinin en karmaşık sorularından birine ışık tutmaya devam ediyor.


Etiketler:
kuantum zamanı kuantum geçişi EPFL fizik bilim haberi