ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Bu araştırma oyuncuları şoke etti! Duygusal çöküş yaşıyorlar

Eren Çoşkundili - | Son Güncelleme Tarihi:
Bu araştırma oyuncuları şoke etti! Duygusal çöküş yaşıyorlar

SWPS Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, video oyunu bitirdikten sonra hissedilen 'oyun sonrası depresyon'un, oyuncular arasında yaygın ve ölçülebilir bir duygu olduğunu ortaya koydu. Polonya merkezli bu çalışma, özellikle rol yapma oyunları oynayanlarda boşluk ve üzüntü hissinin daha yoğun yaşandığını gösteriyor. Araştırmacılar, video oyunlarının duygusal sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

SWPS Üniversitesi Kişilik Gelişimi Araştırma Merkezi'nden psikolog Kamil Janowicz ve Orion Belt Games'ten Piotr Klimczyk'in liderliğinde gerçekleştirilen yeni bir araştırma, video oyunlarını tamamlayan birçok oyuncunun 'oyun sonrası depresyon' olarak adlandırılan belirgin bir boşluk ve üzüntü hissi yaşadığını ortaya koydu. Current Psychology dergisinde yayımlanan bu çalışma, oyun sonrası depresyonun genel depresif semptomlar ve duyguları işleme zorlukları ile yakından ilişkili olduğunu gösteriyor. Araştırma kapsamında geliştirilen yeni psikolojik ölçek, video oyunlarının duygusal sağlık üzerindeki etkilerini daha iyi anlamayı hedefliyor. Özellikle rol yapma oyunları (RPG) gibi derin anlatı ve karakter bağı sunan oyunları bitiren oyuncuların, bu duygusal çöküşü daha yoğun yaşadıkları vurgulanıyor. Araştırmacılar, video oyunlarının modern toplumda en popüler üçüncü boş zaman etkinliği olması nedeniyle, bu fenomenin yaygınlığının ve etkisinin göz ardı edilemeyeceğini belirtiyor.

Kamil Janowicz ve Piotr Klimczyk: Oyun sonrası depresyon ölçüldü

SWPS Üniversitesi'nden Kamil Janowicz ve Orion Belt Games'ten Piotr Klimczyk, video oyunu oyuncularının sosyal medya ve forumlarda sıkça dile getirdiği 'oyun sonrası depresyon' olgusunu bilimsel olarak incelemek için yola çıktı. Araştırmacılar, bu fenomeni ölçmek amacıyla ilk nicel psikolojik aracı geliştirdi. Çalışmanın ilk aşamasında, sosyal medya, Reddit ve Discord gibi platformlardan toplanan 210 yetişkin oyuncu, yeni geliştirilmiş 20 maddelik anketin taslak versiyonunu doldurdu. Katılımcıların çoğu, her gün veya neredeyse her gün oyun oynadıklarını belirtirken, ortalama yaş 28 olarak kaydedildi. Bu ankette, oyun sonrası depresyonun farklı yönleri, genel depresif semptomlar ve duyguları işleme biçimleri detaylı şekilde sorgulandı. Ayrıca, ruminasyon ve yansıma gibi psikolojik süreçler ile oyun türleri de analiz edildi. Araştırmacılar, elde ettikleri yanıtları dört ana kategoriye ayırdı: oyunla ilgili ruminasyon, deneyimin sona ermesinden kaynaklanan üzüntü, oyunu tekrar oynama isteği ve medya anhedonisi. Özellikle oyunla ilgili ruminasyonlar, oyuncuların oyuna dair müdahaleci düşünceler yaşama sıklığını ölçerken; medya anhedonisi, oyuncunun başka oyunlardan ya da medyadan keyif alamamasını tanımlıyor. Sonuçlar, RPG oynayanların oyun sonrası depresyonu daha yoğun yaşadığını ve duyguları işleme konusunda zorluk çekenlerin bu duruma daha yatkın olduğunu gösterdi.

Rol yapma oyunları ve duygusal etki: RPG'ler öne çıkıyor

Araştırmada, özellikle rol yapma oyunlarının (RPG) oyuncular üzerinde belirgin bir etki yarattığı tespit edildi. RPG'ler, oyunculara derin anlatılar, karakter gelişimi ve karmaşık seçimler sunarak, oyuncuların sanal dünyada güçlü bağlar kurmasına yol açıyor. Çalışmada, RPG oynayanların oyun sonrası depresyonu daha yoğun yaşadığı ve bu oyunların, oyuncuların duygusal dünyasında kalıcı bir iz bıraktığı vurgulandı. Klimczyk, RPG'lerin bu alanda öne çıkmasının şaşırtıcı olmadığını, ancak eski tarz anlatı oyunlarının da benzer etkiler yaratabileceğini belirtti. Araştırmacılar, bu bulguların gelecekte daha geniş katılımcı gruplarında test edilmesi gerektiğini düşünüyor. Ayrıca, oyun sonrası depresyonun yalnızca RPG'lerle sınırlı kalmayabileceği, farklı oyun türlerinin de benzer duygusal etkiler oluşturabileceği ifade edildi. Katılımcıların, oyun bittikten sonra hissettikleri boşluk ve kayıp duygusunun, oyun deneyiminin yoğunluğu ve anlatı derinliğiyle doğru orantılı olduğu gözlemlendi. Bilim insanları, bu fenomenin yalnızca bireysel bir duygu olmadığını, toplu bir deneyim haline geldiğini ve oyuncu topluluklarında sıkça dile getirildiğini vurguladı.

Oyun sonrası depresyon ölçeği: Bilimsel geçerlilik ve yeni bulgular

Araştırmacılar, ilk çalışmadan sonra geliştirdikleri 17 maddelik oyun sonrası depresyon ölçeğinin geçerliliğini ve güvenilirliğini test etmek için ikinci bir çalışma daha yürüttü. Bu aşamada, yine çevrimiçi platformlar üzerinden 163 yetişkin oyuncudan oluşan yeni bir örneklem oluşturuldu. İkinci grubun ortalama yaşı yaklaşık 30 olarak belirlendi. Katılımcılar, oyun sonrası depresyon ölçeğini ve genel depresif semptomları ölçen anketleri doldurdu. Ayrıca, günlük yaşamda duygusal zorluklarla başa çıkma biçimleri de analiz edildi. Özellikle olumsuz duyguları bastırma ya da kaçınma eğilimi olan katılımcıların, oyun sonrası depresyonu daha yoğun yaşadığı saptandı. İkinci çalışma, geliştirilen ölçeğin bu fenomeni tutarlı ve geçerli şekilde ölçebildiğini ortaya koydu. Oyunla ilgili ruminasyonlar en sık bildirilen semptom olurken, medya anhedonisi en az yoğunlukta yaşandı. Araştırma, RPG hayranlarının bu duygusal boşluk hissine en yatkın grup olduğunu doğruladı. Bilim insanları, oyun sonrası depresyonun klinik depresyon ile karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekti. Ancak, düşük zihinsel sağlık düzeyine sahip oyuncularda bu duygunun daha yoğun yaşandığı belirtildi.

Uzun vadeli etkiler ve yeni araştırma alanları: Bilim insanlarından çağrı

Çalışmanın yazarları, oyun sonrası depresyonun nedenleri ve sonuçları hakkında daha fazla bilgi edinmek için uzunlamasına araştırmalar yapılması gerektiğini düşünüyor. Şu ana kadar yapılan çalışmalar, yalnızca kesitsel anketlere dayandığı için, bu fenomenin zihinsel sağlık üzerindeki etkileri hakkında kesin neden-sonuç ilişkileri kurulamıyor. Janowicz, gelecekte aynı bireyleri uzun süre boyunca takip ederek, oyun sonrası depresyonun öncüllerini ve sonuçlarını daha net ortaya koyabileceklerini belirtti. Ayrıca, farklı ülkelerden oyuncuların karşılaştırılması da bu alanda yeni perspektifler sunabilir. Araştırma, oyun topluluğunda büyük ilgi uyandırdı ve birçok oyuncu, bu bulguların kendi deneyimlerini tanımladığını ifade etti. Yazarlar, geliştirdikleri ölçeğin diğer araştırmacılar tarafından farklı dillerde kullanılmasını ve bu alandaki bilimsel bilginin genişletilmesini teşvik ediyor. Janowicz, oyun sonrası depresyonun, video oyunlarının yalnızca eğlence aracı olmadığını, aynı zamanda karmaşık ve duygusal deneyimlerin kaynağı olabileceğini gösterdiğini vurguladı. Araştırmacılar, etkileşimli medyanın insan psikolojisi üzerindeki etkilerinin daha iyi anlaşılması için yeni çalışmaların gerekliliğine dikkat çekiyor.

Sonuç olarak, SWPS Üniversitesi'nin öncülüğünde yürütülen bu araştırma, oyun sonrası depresyonun oyuncular arasında yaygın ve ölçülebilir bir duygu olduğunu bilimsel olarak ortaya koydu. Özellikle rol yapma oyunları gibi derin anlatı sunan oyunlarda bu fenomenin daha sık yaşandığı tespit edildi. Araştırmacılar, video oyunlarının duygusal sağlık üzerindeki etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, bu alanda daha fazla bilimsel çalışma yapılması çağrısında bulundu.


Etiketler:
oyun sonrası depresyon video oyunları psikoloji SWPS Üniversitesi Kamil Janowicz