ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Bilim dünyasında devrim! Yeni mikroskop görüntüleme sınır aştı

Hüseyin Cihad Önal - | Son Güncelleme Tarihi:
Bilim dünyasında devrim! Yeni mikroskop görüntüleme sınır aştı

Columbia Üniversitesi'nde geliştirilen HySIL teknolojisi, 3D doku görüntülemede yüksek çözünürlük ve düşük maliyet avantajını bir araya getiriyor. Araştırmacılar, HySIL'in biyoloji ve tıp alanında yeni nesil yapay zeka modellerinin gelişimine katkı sağlayacağını vurguluyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Columbia Üniversitesi'nden Prof. Dr. Raju Tomer ve ekibi, 2024 yılında Nature Biotechnology dergisinde yayımlanan çalışmalarıyla, 3D doku görüntülemesinde devrim yaratacak yeni bir mikroskop teknolojisine imza attı. HySIL adı verilen bu yenilikçi optik sistem, yüksek çözünürlüklü doku görüntülerini düşük maliyetle sunarak, biyoloji ve tıp alanında araştırmacıların karşılaştığı teknik ve ekonomik engelleri ortadan kaldırıyor. HySIL'in geliştirilmesiyle, sinir biliminden kanser araştırmalarına kadar birçok disiplinde, sağlam dokuların üç boyutlu ve detaylı incelenmesi artık daha erişilebilir hale geldi. Columbia Üniversitesi'nin patent başvurusu yaptığı bu teknoloji, laboratuvarlarda ve klinik ortamlarda yaygın olarak kullanılabilecek kapasitede tasarlandı.

Prof. Dr. Raju Tomer: HySIL ile performans ve erişilebilirlik bir arada

HySIL teknolojisinin en dikkat çekici özelliği, basit kavisli bir katı lens ile hassas şekilde eşleştirilen bir immersion sıvısının birleşimiyle oluşturulan hibrit optik sistem. Prof. Dr. Raju Tomer, "Mikroskopide performans ve erişilebilirlik arasında uzun süredir var olan bir tavizi kırdık" diyerek, HySIL'in pahalı immersion lenslerin sunduğu yüksek çözünürlüğü, uygun fiyatlı ve kompakt ekipmanlarla mümkün kıldığını belirtiyor. Bu gelişme, yalnızca üst düzey araştırma laboratuvarlarının değil, aynı zamanda eğitim kurumlarının ve kaynakları sınırlı kliniklerin de yüksek kalitede 3D doku görüntülemesine ulaşmasını sağlıyor. HySIL, mevcut mikroskop sistemlerine kolayca entegre edilebilmesiyle de öne çıkıyor. Araştırma ekibi, HySIL tabanlı SCOPE cihazını mevcut ışık tabakası mikroskoplarına eklenebilen modüler bir çözüm olarak geliştirdi. Ayrıca, daha yüksek çözünürlük sunan Super-SCOPE prototipi de bilim dünyasının dikkatini çekti.

HySIL ile 3D doku görüntülemede maliyet ve karmaşıklık azaldı

Geleneksel mikroskop sistemlerinde, yüksek çözünürlüklü 3D görüntüler elde etmek için genellikle pahalı immersion lensler veya karmaşık hazırlık süreçleri gerekiyor. Ancak HySIL, hem maliyetleri ciddi şekilde düşürüyor hem de kullanıcı dostu yapısıyla öne çıkıyor. Araştırma ekibi, HySIL'in ucuz hava lenslerinin santimetre ölçeğindeki dokularda yüksek çözünürlüklü görüntüler sunmasını sağladığını ve neredeyse tüm yaygın örnek hazırlama yöntemleriyle donanım değişikliği gerektirmeden uyumlu çalıştığını vurguluyor. Bu sayede, laboratuvarlar ve klinikler, doku örneklerini kolayca üç boyutlu olarak inceleyebiliyor. HySIL'in modüler yapısı, farklı mikroskop türlerine de entegre edilebilmesini mümkün kılıyor. Konfokal, iki fotonlu ve diğer 3D görüntüleme modlarıyla birlikte kullanılabilen HySIL, esnekliğiyle de dikkat çekiyor. Ayrıca, pLSM-SCOPE ve ticari olarak sunulan SLICE gibi cihazlarla birleştirilerek, geniş bir uygulama yelpazesi sunuyor.

HySIL, sinir biliminden patolojiye geniş kullanım alanı sağlıyor

HySIL'in bilimsel araştırmalarda sağladığı avantajlar, özellikle sinir bilimi, gelişim biyolojisi ve patoloji alanlarında öne çıkıyor. Araştırmacılar, pLSM-SCOPE sistemini kullanarak, bütün fare, semender ve mağara balığı beyinlerinde sinir devrelerini haritalamayı başardı. Ayrıca, laboratuvar ortamında yetiştirilen minyatür insan beyin dokularında gelişim ve hastalık süreçleri detaylı biçimde incelendi. HySIL teknolojisi, sağlam insan kanser biyopsilerinin üç boyutlu görüntülenmesinde de önemli rol oynadı. Bu çalışmalar, yeni nesil yapay zeka modellerinin eğitilmesi ve hastalıkların tanı ve prognoz süreçlerinin iyileştirilmesi için büyük veri setleri oluşturulmasına katkı sağladı. Columbia Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hanina Hibshoosh, "Doku görüntülerinin 3D olarak incelenmesi, yalnızca patolojinin geleneksel olarak sınırlı olduğu kesitleri değil, tüm doku mimarisini görmenizi sağlıyor" diyerek, HySIL'in patoloji alanındaki önemine dikkat çekti. Bu teknoloji sayesinde, cam lam üzerine yerleştirilen iki boyutlu doku dilimlerine bağımlılık azalırken, biyolojik ve hastalık özelliklerinin üç boyutlu olarak daha iyi analiz edilmesi mümkün hale geldi.

MBF Bioscience iş birliğiyle HySIL laboratuvarlarda yaygınlaşıyor

HySIL teknolojisinin laboratuvarlarda uygulanabilirliğini artırmak için Columbia Üniversitesi ekibi, endüstri ortağı MBF Bioscience ile yakın iş birliği yürüttü. MBF Bioscience'in kurucu ortağı ve CEO'su Jack Glaser, "HySIL'in sağladığı düşük maliyet ve yüksek performans kombinasyonu, laboratuvarların güvenle kullanabileceği sağlam bir çözüm sunuyor" ifadelerini kullandı. HySIL'in modüler yapısı, mevcut ışık tabakası sistemlerine kolayca entegre edilmesini sağlarken, araştırmacıların sinir bilimi, kanser araştırmaları, gelişim biyolojisi ve patoloji gibi farklı alanlarda güvenilir sonuçlar elde etmesine olanak tanıyor. Columbia Üniversitesi, HySIL ve ilgili teknolojiler için patent başvurularını tamamladı. Ayrıca, HySIL'in ticari olarak SLICE adıyla piyasaya sunulması, teknolojinin kısa sürede uluslararası laboratuvarlar ve klinikler tarafından benimsenmesini hızlandırdı.

Yapay zeka ve tanı süreçlerinde HySIL'in dönüştürücü etkisi

HySIL ve entegre edildiği pLSM-SCOPE gibi sistemler, yalnızca yüksek çözünürlüklü 3D doku görüntüleri sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda yapay zekanın tanı ve prognoz için ihtiyaç duyduğu büyük veri setlerinin oluşturulmasını da kolaylaştırıyor. Prof. Dr. Raju Tomer, "3D görüntülemeyi çok daha kolay ölçeklenebilir hale getirerek, bu çalışma hastalık tespiti, derecelendirme ve prognoz için yeni nesil yapay zeka modellerini beslemeye yardımcı olabilir" sözleriyle, HySIL'in biyomedikal araştırmalara katkısını özetliyor. Araştırma ekibinin oluşturduğu geniş akademik işbirliği ağı, sinir bilimi, gelişim biyolojisi ve patoloji alanlarında HySIL'in etkinliğini gösteren çok sayıda uygulama gerçekleştirdi. Bu gelişmeler, biyoloji ve tıbbın giderek daha fazla yüksek hacimli, üç boyutlu görüntü veri setlerine bağımlı hale geldiği günümüzde, HySIL'in vazgeçilmez bir araç olacağını gösteriyor.

Sonuç olarak, HySIL teknolojisi, Columbia Üniversitesi'nin liderliğinde biyomedikal görüntülemede yeni bir çağ başlatıyor. Yüksek çözünürlük, düşük maliyet ve geniş uygulama alanı ile HySIL, hem araştırmacıların hem de klinik uzmanların ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Yapay zeka destekli tanı ve tedavi süreçlerinin gelişmesinde kilit rol oynayan bu teknoloji, önümüzdeki yıllarda biyoloji ve tıp dünyasında standart haline gelmeye aday görünüyor.


Etiketler:
HySIL 3D mikroskop Columbia Üniversitesi biyomedikal görüntüleme yapay zeka