ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Bakan Uraloğlu: Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir. Veri artık yalnızca arşivlenen bir yığın değil; üretimin hammaddesi, güvenliğin kalkanı, ekonominin motoru ve egemenliğin temelidir." dedi. Bakan Uraloğlu, siber güvenlik ve teknolojik bağımsızlığa ilişkin, "Veriyi kendi topraklarımızda tutmak, işlemek ve korumak; siber bağımsızlığımızın ve teknolojik egemenliğimizin en somut ifadesidir" dedi.

AA - | Son Güncelleme Tarihi:
Bakan Uraloğlu: Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 19. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı"na katıldı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nda (BTK) gerçekleştirilen konferansta konuşan Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin siber güvenlik kapasitesi, haberleşme altyapısına yönelik güvenlik tedbirleri ve çocukların dijital ortamda korunmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

"YENİ ÇAĞIN EN STRATEJİK KAYNAĞI VERİDİR, YANİ BİLGİDİR"

Bilgi, çağının en değerli hazinesi; siber güvenlik yazılım ve teknolojileri olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, "Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir. Veri artık yalnızca arşivlenen bir yığın değil; üretimin hammaddesi, güvenliğin kalkanı, ekonominin motoru ve egemenliğin temelidir. Yapay zeka, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve yüksek performanslı hesaplama çağında bir ülkenin gücü; veriyi üretebilme, kendi topraklarında tutabilme, işleyebilme, koruyabilme ve değere dönüştürebilme kabiliyetiyle ölçülüyor. Bu verinin nerede barındırıldığı, hangi standartlarda işlendiği ve kimlerin kontrolünde olduğu meselesi artık yalnızca teknolojik değil; aynı zamanda stratejik, ekonomik ve milli bir meseledir ve hiç şüphesiz, verinin egemenliğini tesis eden ülkeler yarının kazananı olacaktır" açıklamasında bulundu.

"TÜRKSAT VERİ MERKEZİ, 35 BİN 300 METREKARELİK DEV ALANIYLA TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK VERİ MERKEZLERİNDEN BİRİ OLACAKTIR"

Uraloğlu, siber güvenlik konusunun hem Türkiye hem de uluslararası toplum açısından kritik önem taşıdığını söyleyerek, "Kamu ve özel sektör eliyle yükselttiğimiz veri merkezlerini Türkiye'nin yeni dijital kaleleri olarak görüyoruz. Temmuz ayında Ankara Gölbaşı'nda temelini attığımız TÜRKSAT Veri Merkezi, 35 bin 300 metrekarelik dev alanıyla Türkiye'nin en büyük veri merkezlerinden biri olacaktır. Mevcut kapasitemizi ilk fazda 3 kat, ikinci fazda 8 katın üzerine çıkaracak bu tesis; e-Devlet başta olmak üzere kritik kamu verilerini yerli yazılımlarla, uluslararası standartlarda ve en üst düzey güvenlikle koruyacaktır" ifadelerine yer verdi.

"VERİYİ KENDİ TOPRAKLARIMIZDA TUTMAK, SİBER BAĞIMSIZLIĞIMIZIN VE TEKNOLOJİK EGEMENLİĞİMİZİN EN SOMUT İFADESİDİR"

Veri merkezlerinin dijital güvenlik ve teknolojik bağımsızlık açısından önemine dikkat çeken Uraloğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Eylül ayında hizmete aldığımız Vodafone İzmir Veri Merkezi de Ege Bölgesi'nin en büyük veri merkezi olarak bu dijital kaleler zincirine önemli bir halka eklemiştir. Böylece Türkiye'nin dijital güvenlik haritasını adım adım genişletiyoruz. Kriptoloji açısından veri merkezleri, dijital varlıklarımızın uzun vadeli güvenliğinin teminatıdır. Veriyi kendi topraklarımızda tutmak, işlemek ve korumak; siber bağımsızlığımızın ve teknolojik egemenliğimizin en somut ifadesidir."

"TÜRKİYE'NİN TÜM ALANLARDA TAM PUAN ALARAK 'SEVİYE 1: ROL MODEL ÜLKE' KATEGORİSİNDE YER ALMASI, BU ALANDAKİ KURUMSAL KAPASİTEMİZİN ULUSLARARASI DÜZEYDE TESCİLİ NİTELİĞİNDEDİR"

Uraloğlu, Türkiye'nin siber güvenlik alanındaki kurumsal kapasitesini ve uluslararası alandaki başarısını vurgulayarak, "Siber Güvenlik Başkanlığı'nın kuruluşu, ülkemizin siber dünyadaki milli çıkarlarını koruma iradesinin somut bir tezahürüdür. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin 2024 Küresel Siber Güvenlik Endeksi'nde Türkiye'nin tüm alanlarda tam puan alarak 'Seviye 1: Rol Model Ülke' kategorisinde yer alması, bu alandaki kurumsal kapasitemizin uluslararası düzeyde tescili niteliğindedir" ifadelerini kullandı.

"TÜM İŞLETMECİLERİN İLAVE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİ ALMAKLA YÜKÜMLÜ KILINMASI, SİBER DAYANIKLILIĞININ ARTIRILMASI AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR ADIMDIR"

BTK'nın elektronik haberleşme, posta ve elektronik güven hizmetleri sektörlerinde düzenleme, gözetim ve denetim faaliyetlerini titizlikle sürdürdüğünü hatırlatan Uraloğlu, "Bu yıl alınan Kurul Kararıyla, yetkilendirilen tüm işletmecilerin ekonomik büyüklüklerine bakılmaksızın ilave güvenlik tedbirlerini almakla yükümlü kılınması, sektörel güvenlik seviyesinin yükseltilmesi ve altyapılarımızın siber dayanıklılığının artırılması açısından önemli bir adımdır" değerlendirmesinde bulundu.

"DİJİTAL DÜNYADA EN ÇOK KORUMAMIZ GEREKENLER ÇOCUKLARIMIZDIR"

Çocukların dijital ortamın risklerinden korunması amacıyla 15 yaş altına sosyal ağ hizmeti sunulmasının sınırlandırılması ve yaş doğrulama sisteminin uygulanması gibi tedbirlerin hayata geçirildiğini belirten Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Dijital dünyada en çok korumamız gerekenler çocuklarımızdır. Siber Güvenlik Başkanlığımızca hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulması sınırlandırılmıştır. Yaş doğrulamasının e-Devlet üzerinden yapılması, 15-18 yaş grubu için özel koruma tedbirleri uygulanması ve ebeveyn kontrol araçlarının zorunlu kılınması; çocuklarımızın dijital ortamın risklerinden korunması yönündeki kararlılığımızın açık göstergesidir. Çocuklarımızın sağlıklı gelişimini ön planda tutmak, ailelerimizin yanında olmak ve platformların daha fazla sorumluluk üstlenmesini sağlamak, milli güvenlik anlayışımızın ayrılmaz bir parçasıdır."

"OLAĞANÜSTÜ DURUMLAR İÇİN İŞLETMECİLERİMİZ BEŞ YILIN SONUNDA UYDU BAĞLANTISIYLA ÇALIŞABİLEN 450 MOBİL BAZ İSTASYONUNU HAZIR TUTMAKLA YÜKÜMLÜDÜR"

Haberleşme altyapısının güvenliği ve afet anlarında iletişimin sürdürülmesine yönelik tedbirleri aktaran BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, "Haberleşme altyapımızı güvenle büyütmek için Mart ayında aldığımız Kurul Kararıyla, ilave güvenlik tedbirlerini net satış tutarlarına bakılmaksızın tüm işletmecilerimiz için zorunlu hale getirdik. 6 Şubat depremlerinin tecrübesinden hareketle 5G yetkilendirmesinde işletmecilerimize afet anında sahaya hızla ulaşabilecek bir haberleşme gücünü hazır tutma yükümlülüğü getirdik. Bunun yanı sıra, olağanüstü durumlar için de işletmecilerimiz beş yılın sonunda uydu bağlantısıyla çalışabilen 450 mobil baz istasyonunu hazır tutmakla yükümlüdür" diye konuştu.

"5G'DE YERLİ MALI ORANININ KADEMELİ OLARAK YÜZDE 60'A, MİLLİ HABERLEŞME ÜRÜNÜ ORANININ YÜZDE 15'E ÇIKMASINI ŞART KOŞTUK"

Koçyiğit, 5G'de yerli malı ve Milli Haberleşme Ürünü kullanımına yönelik oranları artırıldığını altını çizerek, "Şebekemizde hangi cihazın çalıştığı da artık bir egemenlik meselesi. Bu nedenle 5G'de yerli malı oranının kademeli olarak yüzde 60'a, Milli Haberleşme Ürünü oranının yüzde 15'e çıkmasını şart koştuk. Eylül ayında aldığımız Kurul Kararıyla da nüfusu 5 binin altındaki yerleşim yerleri ile otoyol, hızlı tren hattı ve tünel gibi güzergahlarda yeni kurulacak baz istasyonlarının Milli Haberleşme Ürünü tanımına uygun ürünlerden temin edilmesine karar verdik" dedi.

"BİLİMSEL BİRİKİMİMİZİ KORUMAK TÜRKİYE'NİN ÜRETİMİ VE KENDİ GELECEĞİ HAKKINDA KARAR VERME GÜCÜNÜ KORUMAKTIR"

Bilimsel birikim, nitelikli insan kaynağı ve yerli teknoloji geliştirme kapasitesinin Türkiye'nin geleceği açısından taşıdığı öneme değinen ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, "Bilimsel birikimimizi, kritik altyapılarımızı ve savunma sistemlerimizi korumak Türkiye'nin üretimi ve kendi geleceği hakkında karar verme gücünü korumaktır. Bu alanda güçlü olmamız çok kritik. Biz bilimsel yetkinlik, nitelikli insan kaynağı ve kendi teknolojilerimizi geliştirme kapasitemizi bu alanda mutlaka kullanmalıyız. Biz Orta Doğu Teknik Üniversitesi olarak çalışmalarımızı bu sorumlulukla yürütüyoruz" şeklinde konuştu.

"MUHTEMEL BİR TEHDİT KARŞISINDA SİBER DAYANIKLILIĞIMIZI VE SİBER EGEMENLİĞİMİZİ SAĞLAYACAK ÇALIŞMALARA BAŞLAMAMIZ GEREKİYOR"

Siber dayanıklılık ve egemenliğin güçlendirilmesine yönelik kurumlar arası ortak çalışma başlatılması gerektiğini söyleyen Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alkan, "Siber bağımsızlığımızı, dayanıklılığımızı ve dijital direncimizi nasıl artırmamız gerektiği noktasında bugün bir merkez yok. Bütün kurum ve kuruluşlarımızla birlikte ciddi bir proje başlatmamız ülkemizin ulusal güvenliği açısından son derece önem arz ediyor. O açıdan hazır bütün kurum ve kuruluşlarımız ve yöneticilerimiz önümüzdeki süreç içerisinde muhtemel bir tehdit karşısında siber dayanıklılığımızı ve siber egemenliğimizi sağlayacak çalışmalara başlamamız gerekiyor. Biz Bilgi Güvenliği Derneği olarak 20 yıldır yaptığımız gibi bunun sürekli gündemde olması, canlı tutulması, ulusal güvenliğimiz, milli güvenliğimiz açısından siber güvenliğin önemini ve ehemmiyetini her ortamda, her platformda gündeme getirme çabası gayreti içerisinde olacağız" ifadelerinde bulundu.

Konferansa, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, BTK Başkanı Mehmet Koçyiğit, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alkan ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
ulaştırma ve altyapı bakanı abdulkadir uraloğlu bilgi güvenliği ve kriptoloji konferansı bilgi teknolojileri ve ilişitim kurumu bilgi veri siber güvenlik yazılım teknoloji