ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

ABD ve Çin, İspanya'daki yapay zeka deklarasyonunu neden imzalamadı?

Tayfun Demirel - | Son Güncelleme Tarihi:
ABD ve Çin, İspanya'daki yapay zeka deklarasyonunu neden imzalamadı?

İspanya'nın ev sahipliğinde düzenlenen yapay zeka zirvesinde, ABD ve Çin askeri yapay zeka kullanımına yönelik deklarasyonu imzalamadı. Bu gelişme, uluslararası arenada dikkat çekici bir tartışma başlattı.

Kapat

HABERİN DEVAMI

İspanya'nın başkentinde gerçekleştirilen ve yapay zekanın askeri amaçlarla kullanımı üzerine odaklanan uluslararası zirvede, ABD ve Çin'in deklarasyonu imzalamayı reddetmesi, küresel güvenlik ve teknoloji politikaları açısından önemli bir gündem oluşturdu. Zirvede, askeri yapay zeka teknolojilerinin sorumlu ve denetimli şekilde kullanılmasını öngören bir deklarasyon hazırlanırken, dünyanın en büyük iki ekonomisinin bu belgeye imza atmaması, diğer katılımcı ülkeler arasında da çeşitli tartışmalara yol açtı.

Zirvede kimler imza attı, kimler çekimser kaldı?

İspanya'nın ev sahipliğinde düzenlenen bu önemli zirveye 85 ülke davet edildi. Ancak, askeri yapay zeka kullanımına ilişkin hazırlanan deklarasyon yalnızca 35 ülke tarafından imzalandı. İmzacı ülkeler arasında Kanada, Almanya, Fransa, Birleşik Krallık, Hollanda, Güney Kore ve Ukrayna gibi Batılı ve Asya'nın önde gelen devletleri yer aldı. Buna karşılık, ABD ve Çin gibi küresel güçlerin imza atmaması, deklarasyonun etkisini sınırladı. Katılımcı ülkeler, yapay zeka destekli askeri sistemlerde insan sorumluluğunun altını çizerken, komuta zincirlerinin netleştirilmesi ve ulusal denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde ortak görüş bildirdi. Ayrıca, askeri yapay zeka sistemlerinde görev alacak personelin risk değerlendirmesi, kapsamlı testler ve eğitimlerle yetkinliğinin artırılması gerektiği vurgulandı.

ABD ve Çin'in çekimserliği: Nedenleri ve yankıları

ABD ve Çin'in deklarasyonu imzalamama kararı, uluslararası ilişkilerde yeni bir tartışma başlattı. Özellikle ABD'nin Avrupa müttefikleriyle ilişkilerindeki belirsizlikler ve transatlantik işbirliğinin geleceğine dair soru işaretleri, bazı ülkelerin ortak adımlarda temkinli davranmasına neden oldu. Batılı ülkeler arasında, yapay zekanın askeri alanda hızla gelişmesinin mevcut düzenlemeleri yetersiz bırakabileceği ve bu durumun kazalara, yanlış hesaplamalara veya istenmeyen askeri tırmanmalara yol açabileceği yönünde endişeler öne çıktı. Hollanda Savunma Bakanı Ruben Brekelmans, hükümetlerin sorumlu kısıtlamalar getirme ihtiyacı ile rakip ülkeler karşısında kendilerini sınırlama isteksizliği arasında bir ikilem yaşadığını belirtti. Brekelmans, Rusya ve Çin'in askeri yapay zeka alanında hızlı ilerlemesinin, diğer ülkelerde de bu alanda daha hızlı hareket etme baskısı yarattığını ifade etti. Yine de, sorumlu ve denetimli kullanımın önemini vurguladı.

Bağlayıcılık ve önceki zirvelerin etkisi

2023 ve 2024 yıllarında Lahey ve Seul'de düzenlenen benzer askeri yapay zeka zirvelerinde, Çin hariç yaklaşık 60 ülke ABD'nin de dahil olduğu bağlayıcı olmayan eylem planlarını kabul etmişti. Bu yılki deklarasyonun da yasal olarak bağlayıcı bir niteliği bulunmuyor. Birleşmiş Milletler Silahsızlanma Araştırmaları Enstitüsü'nden Yasmin Afina, bu durumun bazı ülkelerde daha somut ve bağlayıcı adımlar atılması fikrine karşı bir çekince oluşturduğunu belirtti. Katılımcıların bir kısmı, askeri yapay zeka kullanımını düzenleyecek daha spesifik politika önlemlerinin gerekliliği konusunda farklı görüşler dile getirdi. Ancak, ABD ve Çin gibi büyük aktörlerin sürece dahil olmaması, uluslararası alanda yapay zeka teknolojilerinin askeri kullanımının denetlenmesi konusunda önemli bir boşluk oluşturdu.

Sonuç olarak, İspanya'daki zirvede askeri yapay zeka kullanımına ilişkin hazırlanan deklarasyon, bazı ülkeler arasında iş birliği ve sorumluluk bilincini artırsa da, ABD ve Çin'in çekimser tavrı, küresel düzeyde ortak bir yaklaşımın oluşmasını şimdilik engelledi. Yapay zeka teknolojilerinin askeri alanda hızla yaygınlaşması, önümüzdeki dönemde uluslararası güvenlik politikalarında yeni tartışmalara ve düzenleme arayışlarına zemin hazırlayacak gibi görünüyor.


Etiketler:
yapay zeka askeri teknoloji uluslararası ilişkiler abd çin