Göbeklitepe nedir? Tarihi, yaşı, keşfi ve neden önemli olduğu... Soru ve cevaplarla Göbeklitepe
Şanlıurfa yakınlarında bulunan Göbeklitepe, yaklaşık 12 bin yıl öncesine uzanan tarihi, anıtsal taş yapıları ve üzerlerindeki hayvan figürleriyle insanlık tarihinin en dikkat çekici arkeolojik alanlarından biri.

Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem'e tarihlenen alan, avcı-toplayıcı toplulukların böylesine büyük ve karmaşık yapılar inşa edebildiğini göstermesi açısından Neolitik döneme ilişkin uzun süredir kabul edilen bazı görüşlerin yeniden değerlendirilmesine katkı sağladı. Peki Göbeklitepe nerede, kaç yıllık, ne zaman keşfedildi? Buradaki T biçimli taşlar ne anlatıyor ve Göbeklitepe neden bu kadar önemli? İşte önce bir makale, ardından soru ve cevaplarla Göbeklitepe:

Göbeklitepe'den Karahantepe'ye, Sayburç'tan Sefertepe'ye uzanan geniş coğrafyada yapılan kazılarda 3 boyutlu insan heykelleri de bulundu.
Göbeklitepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, Eylül ayında AA'ya verdiği bir röportajda Göbeklitepe'de 1995'te başlayan kazılarla Göbeklitepe'nin neolitik çağın anıtsal yapılarını barındırdığının öğrenildiğini belirtmişti.
Karul'un verdiği bilgiler özetle şöyleydi:
-Kazılarda, M.Ö. 9600'lü yıllar ile 8200'lü yıllar arasına tarihlenen yaklaşık 1500 yıllık süreci yansıtan yerleşim katmanları çıkarıldı.
-Göbeklitepe'nin içerisinde insanların günlük hayatlarını sürdürdükleri konutların da olduğu kamusal yapıların olması, dolayısıyla buraların insanların bir araya geldikleri inançlarla ilgili bir yer olmasından öte bir yerleşim yeri olarak kullanıldığı anlaşıldı.
-Göbeklitepe'nin en önemli farkı, bu döneme ilişkin sonraki süreçteki araştırmaları tetikleyen bir yönü oldu. Bunun da başında özellikle buradaki anıtsal yapıların, onlar içerisindeki T biçimi dikili taşlar ve daha da önemlisi T biçimdeki taşların üzerindeki sembollerin varlığı... Bütün bunları bir araya getirdiğimiz zaman bize 12 bin yıl önceki insanın mimarlıkta, teknolojide, sanatta ne kadar ileri toplumlar olduğunu gösterdi diyebiliriz.
TARIM VE HAYVANCILIK YERLEŞİKLİĞİN NEDENİ DEĞİL SONUCU
Karul, Taş Tepeler Projesi kapsamında Göbeklitepe ve çağdaş alanlarda yürütülen çalışmalarda elde edilen bilgilerle, o dönemdeki yaşama ilişkin önceki düşüncelerin aksine sonuçlara ulaştıklarını, avcı-toplayıcı bir yaşam süren toplulukların yerleşik yaşamı benimsediklerini gördüklerini anlattı. Yerleşik hayata geçilmesine rağmen bu toplulukların henüz tarım ve hayvancılığı bilmediğinin anlaşıldığını vurgulayan Karul, Göbeklitepe'de yerleşiklikle beraber çevredeki kaynakların daha etkin bir şekilde değerlendirildiğinin görüldüğüne işaret ediyor.
Dönemin ileri aşamalarında bitki yetiştiriciliği ve hayvan evcilleştirme denemeleriyle karşılaştıklarına dikkati çeken Karul, sözlerini şöyle sürdürüyor:
"Yerleşikliğin hemen ardından bitkileri tarıma aldıklarını ve hayvanları evcilleştirdiklerini görüyoruz. Dolayısıyla Göbeklitepe ve benzeri yerlerde yerleşiklikle başlayan süreç, bugünkü toplumsal düzenin temelindeki en önemli girdi olan üretici yaşamın da başlangıcını gördüğümüz bir yer olarak arkeoloji tarihçesinde önemli bir yer tuttu.

Göbeklitepe ve Karahantepe'deki kazılarda binlerce yıl önce yapılmış heykellere ulaşıldı.
GÖBEKLİTEPE'Yİ BU KADAR ÖNEMLİ YAPAN NE?
Karul'un o röportajda paylaştığı diğer bilgiler şöyleydi:
-Göbeklitepe'yi bu kadar önemli yapan, toplumun büyük bir kısmının ilgisini çeken, dünya ölçeğinde ilgisini çeken şey, bizim geçmişe bakış açımızın, algımızın ne kadar yanlış olduğunu adeta gözler önüne sermesi. Başka bir ifadeyle de yüzümüze vurması oldu.
-Göbeklitepe gibi yerlerin özellikle geçmişteki toplumların ilkel, az gelişmiş toplumlar olduğu algısını köklü bir şekilde değiştirdiğini anlıyoruz.
-Göbeklitepe bize 12 bin yıl önce burada yaşayan insanların anıtsal mimariler yapabilen, bir araya gelip bu yapıların içerisinde meclisler kuran ve o dikili taşları, onların üzerindeki ağırlıklı hayvan betimleriyle oluşturdukları sahneleri işleyebilen ve bunlarla birtakım mitolojik hikayeleri yaşamlarının bir parçası haline getiren topluluklar olduğunu gösterdi.

-12 bin yıl önce Göbeklitepe'deki insanın bugünkü toplumdan hiç de geri kalmayacak yönlerinin, sanatçılarının, hikaye anlatıcılarının olduğunu, o hikayeleri bu dikili taşların üzerine işleyebilecek sanatkarların, bu binaları yapan, tasarlayan o dönemin mimarları ve ustaları olduğunu gösterdi. Bizim bugünkü bakış açımızın geçmişi ne kadar küçümseyici olduğunu da yüzümüze vurmuş oldu diyebiliriz."

TARİHİ YAZIMINI DEĞİŞTİRDİ
-Özellikle yerleşikliğin nedeninin tarım ve hayvancılık olduğu düşünülürken Göbeklitepe ve çağdaşı yerler, yerleşikliğin nedeninin tarım ve hayvancılık değil, tarım ve hayvancılığın yerleşiminin bir sonucu olduğunu gösteren yerlerin başında geliyor.
-Yine okul kitaplarında geçmiş dönemdeki, 12 bin yıl önceki insanların yaşam mücadelesi vermekle sınırlı bir hayat sürdürdükleri algısı var. İnsanların mağaralarda yaşadığı ve zorluklar içerisinde yaşadığı gibi bir algı vardı. Göbeklitepe'de bunun ne kadar gerçek dışı olduğunu, 12 bin yıl önceki insanların becerilerinin, başarılarının her anlamda, teknolojide, mimarlıkta ne kadar üst düzeyde olduğunu gösterdiğini de rahatlıkla söyleyebiliyoruz.
SORU VE CEVAPLARLA GÖBEKLİTEPE
Göbeklitepe nerede?
Göbeklitepe, Şanlıurfa kent merkezinin yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda, Örencik Köyü yakınlarında bulunuyor. Arkeolojik alan, Germuş Dağları'ndaki kireçtaşı bir plato üzerinde yer alıyor. Göbeklitepe'nin bulunduğu bölge, Neolitik dönemde önemli değişimlerin yaşandığı Yukarı Mezopotamya'nın bir parçası. UNESCO'ya göre bölge, dünyanın en eski tarım topluluklarının ortaya çıktığı coğrafyalardan biri olarak öne çıkıyor.

Kazılarda neolitik döneme ait, boyları 3 ila 6 metre, ağırlıkları 40 ila 60 ton olan, yabani hayvan figürlü "T" biçimli dikili taşlar bulundu. Ayrıca 8 ila 30 metre çapında dairesel ve dikdörtgen şekilli, dünyanın en eski tapınak kalıntıları ve yaklaşık 12 bin yıl öncesine ait olduğu belirtilen 65 santimetre uzunluğunda insan heykeli gibi çeşitli eserler gün yüzüne çıkarıldı.
Göbeklitepe kaç yıllık?
Göbeklitepe yaklaşık 12 bin yıl öncesine uzanıyor. UNESCO Dünya Mirası Merkezi, alandaki anıtsal yapıların MÖ 9600 ile MÖ 8200 yılları arasında Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem'de avcı-toplayıcı gruplar tarafından inşa edildiğini belirtiyor.
Alan tek bir tarihte kurulmuş tek bir yapıdan oluşmuyor. Farklı dönemlere ait yapılar ve kullanım evreleri bulunuyor.
Göbeklitepe nasıl bulundu?
Alan, ilk olarak 1963 yılında İstanbul ve Chicago üniversitelerinin ortaklaşa yürüttüğü Güneydoğu Anadolu Bölgesi araştırmaları kapsamında yapılan yüzey araştırmalarında tespit edildi ve "V52 Neolitik Yerleşimi" adıyla kayıtlara geçti. Ancak Göbeklitepe'nin arkeolojik önemi o dönemde tam olarak anlaşılamadı.
1986 yılında çiftçi Şavak Yıldız, tarlasını sürerken bir heykel buldu. Anadolu Ajansının aktardığı bilgilere göre bu buluntu, Göbeklitepe'ye yönelik araştırmaların gelişmesinde önemli rol oynadı. Daha sonra bölgeyi inceleyen Alman arkeolog Klaus Schmidt, 1994 yılında Göbeklitepe'yi ziyaret etti. Şanlıurfa Müzesi ile Alman Arkeoloji Enstitüsünün iş birliğinde 1995 yılında kazı çalışmaları başladı.

Alman arkeolog Klaus Schmidt
Kazılarda, T biçimli dikili taşlara ve hayvan kabartmalarına sahip anıtsal yapılar ortaya çıkarıldı. Yaklaşık 12 bin yıl öncesine tarihlenen bu yapılar, Göbeklitepe'yi Neolitik dönemin anlaşılması açısından önemli arkeolojik alanlardan biri hâline getirdi. Göbeklitepe, 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kaydedildi.
T SUTUNLAR NE ANLAMA GELİYOR?
Göbeklitepe'nin tarihi Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem'e kadar uzanıyor. Alanın en dikkat çekici unsurlarını yuvarlak, oval ve dikdörtgen biçimli anıtsal yapılar ile bu yapıların içinde kullanılan T biçimli kireçtaşı sütunlar oluşturuyor.
UNESCO'ya göre bazı T biçimli sütunlar 5,50 metreye kadar ulaşabiliyor. İnsan biçiminin soyut bir tasviri olarak değerlendirilen sütunların bazıları üzerinde yabani hayvan kabartmaları bulunuyor.
Alanın yakınlarında daha küçük ve anıtsal olmayan yapıların da tespit edilmesi, Göbeklitepe'nin yalnızca anıtsal yapılardan ibaret olmadığına ilişkin yeni veriler ortaya koydu. UNESCO, bu yapıların muhtemel konut yapıları olarak değerlendirildiğini belirtiyor.
Göbeklitepe bize ne anlatıyor?

Göbeklitepe'de yürütülen kazılarda geçen yıl bir duvarın içerisine sırtüstü yerleştirilmiş ve adak olduğu düşünülen insan heykeli gün yüzüne çıkarılmıştı.
Göbeklitepe kazılarında en fazla dikkat çeken buluntular, T biçimli büyük kireçtaşı sütunlar oldu. Bu sütunların üzerinde tilki, yaban domuzu, yılan, akbaba ve başka yabani hayvanlara ait kabartmalar bulunuyor.
UNESCO, bu tasvirlerin binlerce yıl önce Yukarı Mezopotamya'da yaşayan insanların yaşam biçimleri ve inanç dünyaları hakkında önemli bilgiler sunduğunu belirtiyor.
Sütunların bazıları insan formunu soyutlayan bir tasarıma sahip. Üzerlerinde kol, el, kemer ve giysi gibi insan bedenine ilişkin ayrıntıların bulunması, bu yapıların yalnızca basit taş bloklar olmadığını gösteren önemli unsurlardan biri.
Göbeklitepe'de kimler yaşadı?
Göbeklitepe'nin inşa edildiği dönemde bölgede yaşayan topluluklar, avcı-toplayıcı yaşam biçimine sahipti.
Bu nokta Göbeklitepe'nin önemini anlamak açısından kritik. Çünkü geçmişte anıtsal mimarinin ancak yerleşik, tarım yapan ve büyük nüfuslara sahip toplumların ortaya çıkmasından sonra geliştiği düşünülüyordu.
Göbeklitepe'deki yapılar ise avcı-toplayıcı toplulukların da çok büyük organizasyonlar gerçekleştirebildiğini, taş işçiliği ve mimari konusunda gelişmiş teknikler kullanabildiğini ortaya koydu. UNESCO da alanı, avcı-toplayıcı yaşam biçiminden ilk tarım topluluklarına geçişin yaşandığı önemli tarihsel dönemin kanıtlarından biri olarak değerlendiriyor.

Göbeklitepe'de 2023 yılında bulunan domuz heykeli
Göbeklitepe neden önemli?
Göbeklitepe'nin önemi yalnızca çok eski olmasından kaynaklanmıyor. Asıl önemi, yaklaşık 12 bin yıl önce yaşayan insanların toplumsal örgütlenmesi, mimari becerileri ve inanç dünyası hakkında ortaya koyduğu yeni bilgilerde yatıyor.
Göbeklitepe'deki anıtsal yapılar, avcı-toplayıcı toplulukların büyük taş blokları çıkarıp işlemesini, bunları belirli bir mimari düzen içerisinde kullanmasını ve büyük ölçekli yapılar oluşturmasını gerektiriyordu.
UNESCO, Göbeklitepe'yi insanlığın erken dönem anıtsal mimarisinin ilk örneklerinden biri olarak değerlendiriyor. T biçimli sütunların çıkarılması, taşınması ve yapıların oluşturulması, dönemin mimari ve mühendislik kapasitesine ilişkin önemli veriler sağlıyor.
Daha da önemlisi, Göbeklitepe avcı-toplayıcı yaşam ile ilk tarım topluluklarının ortaya çıkışı arasındaki büyük dönüşümün yaşandığı döneme ışık tutuyor.
Bu nedenle Göbeklitepe, "12 bin yıl önce insanlar ne yapıyordu?" sorusunun ötesine geçiyor. Alan, insanların nasıl örgütlendiğini, hangi amaçlarla bir araya geldiğini, inançlarının nasıl şekillendiğini ve büyük ölçekli yapıları hangi toplumsal koşullarda inşa edebildiğini anlamak için önemli bir arkeolojik kaynak oluşturuyor.
- Popüler Haberler -
Çimpe Kalesi burada mıydı? Yeni bulgular var
Traklardan Osmanlı'ya farklı medeniyetlerin izini taşıyan şehir: Filibe
Burası Türkiye'de: Büyük İskender'in ele geçiremediği gizli kartal yuvası
Beçin'deki 700 yıllık Kızılhan yeniden hayat buluyor
2300 yıllık kale: Tarihi sırları gün yüzüne çıkıyor
İstanbul'un tarihi kapısındaki bu gürz hiç dikkatinizi çekti mi? İşte anlamı



