ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

İşlenmiş et tüketimi ağız kanseri riskini artırıyor! Uzmanlar kritik uyarı

Mehmet Can Çoban - | Son Güncelleme Tarihi:
İşlenmiş et tüketimi ağız kanseri riskini artırıyor! Uzmanlar kritik uyarı

Ağız kanseri, dünya genelinde yeni teşhis edilen kanser vakalarının yaklaşık yüzde 3'ünü oluştururken, uzmanlar işlenmiş et tüketiminin bu riski belirgin şekilde yükselttiğine dikkat çekiyor. Maryland Üniversitesi ve Herbert Wertheim Kanser Enstitüsü'nden bilim insanları, özellikle domuz pastırması, sosis ve şarküteri ürünlerinin ağızda kanser oluşumunu tetikleyebileceğini vurguluyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Ağız kanseri vakalarında son yıllarda gözle görülür bir artış yaşanırken, uzmanlar işlenmiş et tüketiminin bu hastalık üzerindeki etkisine karşı toplumu uyarıyor. Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Güney Florida'daki Herbert Wertheim Kanser Enstitüsü'nden bilim insanları, domuz pastırması, jambon, sosis ve şarküteri etleri gibi işlenmiş gıdaların ağız kanseri riskini kayda değer oranda yükselttiğini belirtiyor. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı'nın işlenmiş eti, insanlar için kanserojen olarak sınıflandırması, bu uyarıların ciddiyetini artırıyor. Uzmanlar, işlenmiş etlerin içerdiği nitrat ve nitrit gibi kimyasal koruyucuların, ağızda ve üst solunum yollarında kansere yol açabilen N-nitroso bileşenleri oluşturduğunu aktarıyor. Ayrıca, yüksek sıcaklıkta pişirilen etlerde ortaya çıkan zararlı kimyasalların hücresel DNA'ya doğrudan zarar vererek kanser gelişimini hızlandırabileceği vurgulanıyor.

Prof. Dr. Moyer: 'İşlenmiş et, ağızda kanser için uygun ortam yaratıyor'

Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden kulak burun boğaz uzmanı Prof. Dr. Kelly F. Moyer, işlenmiş etlerin ağızda iltihabı artırdığını ve bu durumun kanser gelişimi için elverişli bir zemin hazırladığını belirtiyor. Moyer, işlenmiş etlerin düzenli tüketiminin ağızda kronik iltihaplanmaya yol açabileceğini ve vücudun hasar gören hücreleri onarma kapasitesini azaltabileceğini ifade ediyor. Ayrıca, işlenmiş kırmızı ette bulunan hem demirinin de kanser oluşumuna katkı sağladığına dikkat çekiyor. Uzmanlar, ağız mikrobiyomunun dengesinin bozulmasının, koruyucu bakterilerin azalmasına ve iltihaplanmanın kronikleşmesine neden olarak ağız kanseri riskini daha da artırdığını aktarıyor. Söz konusu mikrobiyal dengenin bozulması, ağızda ve vücutta hastalığa yatkınlığı artıran önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

İşlenmiş etin pişirme yöntemi de kanser riskini yükseltiyor

Uzmanlar, işlenmiş etlerin sadece içeriğiyle değil, aynı zamanda nasıl pişirildiğiyle de ağız kanseri riskini etkilediğini belirtiyor. Yüksek sıcaklıkta pişirme, özellikle ızgara, tütsüleme veya kızartma işlemleri sırasında etlerde poli aromatik hidrokarbonlar (PAH) ve heterosiklik aromatik aminler (HAA) gibi zararlı kimyasallar oluşabiliyor. Bu maddelerin, hücresel DNA üzerinde hasar yaratarak kanser oluşumunu tetiklediği, yapılan araştırmalarla ortaya kondu. Maryland Üniversitesi'nden Prof. Dr. Moyer, bu pişirme yöntemlerinin ağız kanseri riskini yalnızca artırmakla kalmadığını, aynı zamanda vücudun genel savunma sistemini de zayıflattığını vurguluyor. Ayrıca, işlenmiş etlerin içerdiği nitrat ve nitritlerin, ağız ortamında kanserojen bileşiklere dönüşerek hücresel düzeyde kalıcı zararlara yol açabileceği bildiriliyor.

Uzmanlardan ağız kanseri riskini azaltmak için öneriler

Sağlık otoriteleri, ağız kanseri riskini azaltmak için işlenmiş et tüketiminden kaçınmanın yanı sıra, bazı önemli yaşam tarzı değişikliklerini de öneriyor. Tütün ürünlerinden uzak durmak, alkol tüketimini sınırlamak, dengeli ve bol sebze-meyve içeren bir diyet uygulamak, ağız hijyenine özen göstermek ve düzenli diş hekimi kontrollerini ihmal etmemek, ağız kanseriyle mücadelede öne çıkan başlıca önlemler arasında yer alıyor. Maryland Üniversitesi'nden Prof. Dr. Moyer, sigara kullanan bireylerin, sigara içmeyenlere göre ağız kanserinden ölüm riskinin 10 katına kadar çıkabileceğini belirtiyor. Ayrıca, HPV (insan papillomavirüsü) enfeksiyonunun da ağız kanserlerinin başlıca nedenlerinden biri olduğu ve genç yetişkinlerin HPV aşısı yaptırmasının önem taşıdığı vurgulanıyor. Uzmanlar, günlük diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve düzenli diş temizliğiyle ağız sağlığının korunabileceğini, bunun da kanser riskini azaltmada etkili olduğunu belirtiyor.

Ağız kanseri belirtileri ve erken teşhisin önemi

Barbara Ann Karmanos Kanser Enstitüsü'nden baş ve boyun onkoloğu Dr. Ammar Sukari, ağız kanserinin çoğu zaman sinsi ilerlediğini ve belirtilerinin kolayca gözden kaçabileceğini söylüyor. İki ila üç hafta içinde iyileşmeyen ağız yaraları, dilde veya diş etlerinde ortaya çıkan renk değişiklikleri, açıklanamayan diş kaybı, dudaklarda veya çene altında oluşan şişlikler, ağrı ya da uyuşma gibi belirtiler, ağız kanserinin habercisi olabiliyor. Uzmanlar, bu tür semptomlarla karşılaşan bireylerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmasını öneriyor. Erken teşhisin, tedavi başarısını ve yaşam kalitesini artırdığı, geç kalınan durumlarda ise hastalığın hızla ilerleyebileceği vurgulanıyor.

İşlenmiş et tüketiminin sınırlandırılması ağız kanseriyle mücadelede kilit rol oynuyor

Sonuç olarak, ağız kanseri vakalarının artışında işlenmiş et tüketiminin önemli bir payı olduğu bilimsel verilerle ortaya kondu. Uluslararası otoriteler ve uzmanlar, işlenmiş etlerin hem içerdiği kimyasal katkı maddeleriyle hem de pişirme yöntemleriyle ağızda kanser gelişimine zemin hazırladığını belirtiyor. Toplumun bilinçlenmesi ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaştırılması, ağız kanseriyle mücadelede büyük önem taşıyor. Uzmanlar, işlenmiş et tüketiminin sınırlandırılması, tütün ve alkol kullanımından uzak durulması, düzenli ağız hijyeni ve diş hekimi kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini tekrarlıyor. Bu önlemler, ağız kanseri riskinin azaltılmasında ve genel ağız sağlığının korunmasında etkili bir yol haritası sunuyor.


Etiketler:
ağız kanseri işlenmiş et kanser riski beslenme uzman uyarısı