ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Terörsüz Türkiye süreci! AK Parti Sözcüsü Çelik: En önemli aşamaya gelinmiş durumda

AA - | Son Güncelleme Tarihi:
Terörsüz Türkiye süreci! AK Parti Sözcüsü Çelik: En önemli aşamaya gelinmiş durumda

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MKYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye süreci hakkında önemli mesajlar veren Çelik, "Yasa teklifinin verilmiş olmasıyla birlikte 2 yıllık sürecin en önemli aşamasına gelinmiş oldu" dedi.

Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.

MKYK toplantısında Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan ve TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in sunumlarının olacağını belirten Çelik, partinin 14 Ağustos'ta kutlanacak 25. kuruluş yıl dönümü hazırlıklarını da Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar'ın koordinasyonunda güçlü şekilde sürdürdüklerini ifade etti.

Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarının alındığını anımsatan Çelik, bugüne kadar görev yapan ve görevden ayrılan bütün askerlere, komutanlara teşekkür etti, yeni göreve gelenleri ve yeni rütbe alanları da tebrik etti.

Çelik, YAŞ kararlarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki kadın general sayısının artmasının "sevindirici" olduğunu belirterek, "Bütün kuvvetlerimizde kadın general sayısının artmasının, Türk ordusunun niteliğini göstermesi ve kadınlarımızın da yüksek rütbelerde bulunmasının Cumhuriyet'in bir kazanımı olarak değerlendirilmesi bakımından son derece önemli olduğunun altını çizmek isterim. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne her zamanki gibi başarılar diliyoruz." dedi.

"SÜRECİ BAŞARIYA ULAŞTIRMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLERLE İLGİLİ TALİMATLAR VERDİ"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın MKYK toplantısının açılışındaki konuşmasında, "Terörsüz Türkiye" konusuna değindiğini aktaran Çelik, "Şimdiye kadar yaptığımız çalışmaların bugün geldiği nokta ve bundan sonrasında da inşallah bütün bu süreci başarıya ulaştırmak için yapılması gerekenler, ortaya koyulması gereken tavırlar, kullanılması gereken üslup, Cumhur İttifakı'nın birlik ve dirliği açısından ilgili talimatları verdiler. Aynı şekilde bu konuyla ilgili devlet kurumlarının koordinasyonu bakımından talimatlarını tekrar hatırlattılar. Bugün yasa teklifinin verilmiş olmasıyla birlikte 2 yıllık bir sürecin en önemli aşamasına gelinmiş oldu." diye konuştu.

Çelik, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın son derece büyük riskler ve tehditlerle dolu olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

"Tüm bunların arkasında birtakım siyasi projeler de var, ülkemizi yolundan çevirmeye çalışan, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kastetmeye çalışan. Bütün bunlar karşısında şimdiye kadar Türkiye Cumhuriyeti, bütün unsurlarıyla beraber milletimizin desteğiyle en güçlü mücadeleyi verdi. Her türlü darbe girişiminden tutun, birtakım emperyalist ve siyonist projelerin ülkemize musallat olan kötü niyetlerine kadar her şey, kahraman şehitlerimizin ve gazilerimizin büyük fedakarlıklarıyla engellendi."

Şehitlere Allah'tan rahmet dileyip gazilere hürmetlerini sunan Çelik, "Onları her zaman hatırımızda tuttuğumuzu, her zaman gündemimizde olduklarını ifade etmek isterim." şeklinde konuştu.

"KURALLI DÜNYA DÜZENİ SONA ERMİŞ, KURALSIZ DÜNYA DÜZENİNE GEÇİLMİŞTİR"

"Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge" süreci için çok emek sarf edildiğini, pek çok çalışma yapıldığını dile getiren Çelik, şöyle devam etti:

"Esasında 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' hedefi, etrafımızdaki gelişmeleri çok iyi izlediğimizde, yakın bölgemizde emperyalistlerin, siyonistlerin hangi kirli planları, bölgeyi parçalamaya, bölge insanlarını birbirine düşürmeye dönük hangi şer şebekelerini devreye soktuğunu düşündüğümüzde, Türkiye Cumhuriyeti'nin köklü devlet aklının, siyasette, Meclis'te ve diğer alanlarda tecelli eden siyaset aklının, milletimizin değerlerinin, irfanının, basiretinin bir neticesi olarak ortaya çıktı. Bölgemizdeki bütün bu gelişmeleri birlikte değerlendirdiğimizde, özellikle son 10 yıla odaklandığımızda, göreceğimiz şey şudur, kurallı bir dünya düzeni sona ermiştir, kuralsız bir dünya düzenine geçilmiştir. Kaotik bir şekilde ortaya çıkan bu tablo neticesinde dünyanın bütün dikişleri sökülmektedir."

Çelik, Sykes-Picot Anlaşması rejiminin bölgede değişmesi gerektiğine dair tartışmaların, Batılı bazı odaklar, düşünce kuruluşları tarafından başlatıldığını anımsatarak, şöyle konuştu:

"O zaman bakıldı ki aslında Sykes-Picot'un bölgeye getirdiği yanlışlıkların ve zararların giderilmesini amaçlayan bir yaklaşım değil bu. Tam tersine daha çok bölünmüş, parçalanmış, etnik ve dini temelde birbiriyle daha kavgalı hale gelmiş bir bölgenin ortaya çıkmasını istiyorlar. Bununla ilgili olarak birçok diplomasi yürütüldü. Arap Baharı'ndan başlayarak Türkiye, bu dalgaların geldiğini görerek, çok büyük çalışmalar yaptı. Mesela Arap Baharı zamanında da bazı ülkelerdeki halkların meşru tepkilerini, o devletlerin kurumlarını, devlet kapasitesini yok edecek şekilde yönlendirdiler. O zaman da uyarımızı yapmıştık ve bölgede buna karşı yeni bir kardeşlik siyaseti atağı başlatmıştık. Onun sabote edilmesi için de çeşitli büyük güçler devreye girmişti, birtakım istihbarat örgütleri doğrudan vekalet savaşlarını terör örgütleri yoluyla devreye sokmuştu."

"MESELENİN SAHİBİ 86 MİLYON VATANDAŞIMIZDIR"

Son 3-5 yıla bakıldığında çok daha sert bir dalganın, kötü bir planın devreye sokulduğunu gördüklerini hatırlatan Çelik, şunları kaydetti:

"Ama günün sonunda şu oldu, yine terör örgütleri üzerinden yükseltilen bütün bu dalgalar, bölge halklarının daha çok acı çekmesine yol açtı. Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Ezidi, Keldani acı çekti. Tüm bunların içerisinde aslında bölge, kendi iradesini özgün şartlarıyla ortaya koyamamanın büyük bedellerini ödedi. Türkiye'nin, bizim, 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' diyerek ortaya koyduğumuz bu irade, bölgemize dönük kötü niyet besleyen emperyalist ve siyonist saldırganlığa verilmiş en büyük cevaplardan bir tanesidir. Burada devletimizin binlerce yıllık tecrübesi, milletimizin binlerce yıllık tarihin içinden süzülerek gelen kardeşliği ve basireti, esasında bütün bu politikaların ana dinamiğini oluşturmuştur. Dolayısıyla 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' nedir?' diye bir cümleyle tanımlayacak olsak, bölgemizde herkes için, Türk, Kürt, Arap, Sünni, Alevi ve Şii için kötü niyet besleyenlere, bu kötü niyetlerine geçit vermeyecek şekilde verilen bir cevaptır, diyebiliriz. Bugüne kadar da bununla ilgili gerçekten çok hassas çalışmalar yürütüldü. Ama günün sonunda meselenin sahibi 86 milyon vatandaşımızdır."

Emperyalist ve siyonist projelerin Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın, Sünni'nin, Alevi'nin, Şii'nin, Nusayri'nin, Dürzi'nin, Keldani'nin, Ezidi'nin birbiriyle yumruklarıyla konuşmasını istediğini belirten Çelik, "Dini ve etnik temelde bölünmüş birtakım parçacıklar, birtakım cemaatçikler haline gelmesini ve birbirlerine yumruklarıyla hitap etmelerini istiyor. İşte bizim yürüttüğümüz bütün bu süreç, esasında birilerinin terör örgütlerini kendileri için vekalet unsuru olarak kullanmalarını devreden çıkararak, yumruk yumruğa gelmemizi isteyenlere karşı bütün bu bahsettiğim Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi, Nusayri, Dürzi, Ezidi, Keldani bütün yakın bölgemizdeki halkların yumruk yumruğa değil, kol kola yürüyeceği bir tarihi ve geleceği inşa etmektir." ifadelerini kullandı.

Çelik, bölgedeki halkların geçmişte el ele ve kol kola medeniyetin en güzel örneklerini verdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bundan sonrasında da bizi yumruk yumruğa, karşı karşıya getirmek isteyen emperyalist ve siyonist projelere karşı, kol kola yürüyen, geleceğe el ele tutuşarak, kol kola girerek hep beraber yön vermeye çalışan bir iradeyi inşa etme olarak düşünmemiz lazım. Yani meseleye geniş bir kadrajdan, çok daha yüksek bir perspektiften, biraz daha yukarıdan baktığımızda meselenin esasında çok daha büyük ufuklara ulaşacağını hep beraber çok rahatlıkla görebiliriz. Bizi yumruk yumruğa, karşı karşıya getirmeye, karşı kol kola yürüme irademizi, el ele yürüme irademizi, omuz omuza kendi geleceğimizi inşa etme irademizi bir kere daha ortaya koymuş oluyoruz."

"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin çalışmalara da değinen Çelik, şöyle devam etti:

"Bütün bu çalışmalar yapılırken esas mesele silahlı tehdidin ve terör örgütünün gündemden çıkmasıdır. Türkiye çok uzun zamandır silahlı terör örgütünün tehdidiyle karşı karşıyadır. Buna karşı mücadele etmiştir. Kahraman şehitlerimizin ve gazilerimizin eşsiz fedakarlıklarıyla bu terörün ve terörün arkasındaki siyasi projelerin hedefine ulaşması engellenmiştir. Bugün gelinen noktada yapılan yasal düzenleme PKK/KCK terör örgütünün, Türkiye'deki, Suriye'deki, Irak'taki, İran'daki, Avrupa'daki legal ve illegal bütün unsur şube ve uzantılarıyla gündemden çıkmasını ve sona ermesini hedeflemektedir. Bu son derece açık bir şekilde şimdiye kadar ifade edilmiştir. Bundan sonrasında da takip edilecek husus budur."

"GÜVENİ VE GÜVENCEYİ BİR ARADA GÖSTEREN BİR ÇERÇEVE YASA ORTAYA ÇIKMIŞTIR"

Çelik, terörün gündemden çıkmasına ilişkin sürecin, devletin nitelikleri ve milletin değerleri çerçevesinde ortaya koyduğu seçenekler sayesinde gerçekleştirildiğini söyledi.

Bütün devletlerin kendilerine dönük tehditler karşısında, "hard power" ve "soft power" olarak adlandırılan sert ve yumuşak güçlerle mücadele yöntemleri olduğunu belirten Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geçmişte AK Parti'den önce de Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tavsiyeleriyle bunlar gündeme getirilmiştir. Terör örgütünden ayrılmak isteyenlerin ve bir zemin oluşturulması için... Bugün gelinen noktada ise bütün bu tecrübelerden yola çıkarak, son derece güvence veren, güveni ve güvenceyi bir arada gösteren bir çerçeve yasa ortaya çıkmıştır. Tabii PKK/KCK terör örgütünün Türkiye, Irak, İran, Suriye bütün Avrupa'daki illegal ve legal unsurlarıyla sona ermesi, silahlı terör unsurunu demokrasimiz üzerinde bir yük olmaktan çıkaracaktır. Türkiye, bu silahsızlanmayla birlikte bu tehdidin sona erdiğini, bu süreç başarıya ulaşırsa ki başarıya ulaşması için hepimiz gayret etmeye devam edeceğiz, hep beraber görecektir."

Çelik, silahlı terör örgütlerinin bütün demokrasilerin üzerinde bir yük olduğunu belirterek, bütün bir siyaset iklimini ve devlet hayatının ritmini etkilediğini ifade etti.

"YEPYENİ BİR İKLİM DOĞACAK"

Demokratik ülkelerin uyması gereken kurallar ve hukuk ilkeleri olduğunu belirten Çelik, "Terörün gündemden çıkmasıyla birlikte yepyeni bir iklim doğacaktır. Bu yepyeni iklim, demokrasimizin üstündeki yükün kalkması, demokrasimizin üzerindeki bu stresin kalkmasıyla birlikte aslında demokrasimizin ölçeğini büyütecek. Demokrasimizin derinleşmesine daha çok imkan verecek. Demokratik birtakım adımların atılması için daha güçlü bir siyasi ve demokratik iklimin ortaya çıkmasını sağlayacaktır." şeklinde konuştu.

Çelik, PKK/KCK terör örgütünün sona ermesi ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla bunun tespit edilmesinden sonra demokrasinin silahlı tehdit yükünden kurtulacağını söyledi.

Türkiye'nin terör örgütü yükünden kurtulmasının aynı zamanda demokrasisinin ölçeğini de büyüteceğine ve siyasi iklimin daha çok oksijene kavuşacağına dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti:

"Siyasi iklimin daha çok oksijene kavuşması demek, Türkiye'nin, Türkiye Yüzyılı hedeflerine giderken, bölge barışına ve küresel barışa katkı yaparken çok daha yüksek bir performans ortaya koyması demektir. Tabii bütün bu tartışmalar esasında birtakım dış güçler tarafından da kullanılmıştır. Kardeşliğimize halel getirmeye çalışan, kardeşliğimizi zarara uğratmaya çalışan pek çok provokasyonla karşı karşıya kalınmıştır. O sebeple de her zaman şunu söyledik. Burada dünyadaki birtakım örneklere bakarak mukayese etmeyin. Çünkü dünyadaki örneklerin çoğunda iç savaşlar, etnik kavgalar, dini kavgalar, ciddi ayrışmışlıkların neticesinde ortaya çıkan bölünmüş parçalanmış toplum yapıları vardı. Fakat bütün bu olayların en şiddetli zamanında en stresli zamanında bile Türk'üyle, Kürt'üyle ve Sünni'siyle, Alevi'siyle ve diğer bütün unsurlarıyla milletimiz, tek millet olma vasfını hiçbir zaman kaybetmemiştir. Sokaktaki hiçbir vatandaşımız kendi komşusuna, kendi mahallelisine, kendi iş arkadaşına yan gözle bakmamıştır. Türkiye'nin en büyük gücü budur. O sebeple baştan beri dedik ki biz bütün bu süreci yürütürken devletimizin nitelikleri ve milletimizin değerleri çerçevesinde bütün bu süreci yürütüyoruz."

"ATILAN ADIM ESASINDA BİR BAŞLANGICI OLUŞTURACAK"

Çelik, silahların bırakılması sürecinin tamamlanması yani silahlı terör örgütünün gündemden çıkmasıyla yepyeni bir sayfanın açılmasına imkan doğacağını belirterek, "Bölgede terör örgütleri üzerinden vekalet savaşları yoluyla birbirine düşürülmeye çalışılan kardeş halklar arasına giren diğer terör örgütlerinin de ortadan kalkması için yeni bir dalga, yeni bir iklim oluşacaktır. Bugün bu yasal çerçeveyle atılan adım esasında bu açıdan bakarsanız bir başlangıcı oluşturacaktır. Terör yükünün ortadan kalkması, demokrasimiz üzerindeki terör stresinin ve terör tehdidinin ortadan kalkmasıyla birlikte terör gündemden çıkınca demokrasimizin ölçeğini çok daha büyütecek, bir siyasi iklim herkesi, 86 milyonu saracak sarmalayacaktır." şeklinde konuştu.

Terörün Türkiye gündeminden çıkmasıyla oluşacak demokrasi ikliminin her kesime pozitif etkileri olacağına dikkati çeken Çelik, "Bunun Meclisimize, ekonomimize yansıması, bunun sivil toplum hayatımıza yansıması, bunun bugün aralarında birtakım mesafe olduğunu düşünen toplumsal kesimlere yansıması çok büyük, çok pozitif ve çok değerli olacaktır. Onun için her birimizin burada bahsettiğim çerçevede bu sürecin başarıyla tamamlanması ve bu silahlı tehdidin gündemden çıkması, terör örgütünün gündemden çıkması bütün bu sürecin başarıyla sonuçlanması için katkısı, esasında Türkiye'nin geleceğine atılmış bir imza olarak düşünülebilir." ifadelerini kullandı.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
AK Parti MKYK Ömer Çelik