Sumud kahramanı 24'te! Hüseyin Oral İsrail işkencesini anlattı: Hiç acı hissetmedim

Küresel Sumud Filosu'nda işgalci İsrail askerleri tarafından baskın sonucu işkencelere maruz aktivist Hüseyin Oral, 24 TV'de Moderatör Gece'ye yaşadıklarını anlattı. Siyonist zulmüne direnen Oral, İsrail'in gemi hapishanesinde darp edildiğini söyledi. Yaşananları duygu dolu sözlerle anlatan Oral, "Hiç acı hissetmedim" ifadelerini kullandı.
Soykırımcı İsrail'in Gazze'ye yönelik uyguladığı ambargoyu kırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na aktivist olarak katılan Hüseyin Oral, soykırımcı İsrail'in uluslararası sularda hukuksuz şekilde yapılan müdahalesinin ardından işkence gördüğünü ifade etti.
Soykırımcı İsrail'in işkencesine uğrayan aktivist Oral, 24 TV'de yaşadıklarını anlattı.
Aktivist Hüseyin Oral'ın açıklamalarından satır başları;
Pek çok aktivistin açıklamalarından anladığımız kadarıyla bir İsrail müdahalesi bekleniyordu aslında ama bu kadar erken beklenmiyordu. Yunanistan açıklarında katil İsrail ordusuyla karşılaşma umulmadık bir durumdu.
HÜSEYİN ORAL İSRAİL İŞKENCESİNİ ANLATIYOR#CANLI Sumud aktivisti Hüseyin Oral
— 24 TV (@yirmidorttv) May 5, 2026
"Orada Avrupa sularında, uluslararası sularda kesinlikle beklemediğimiz bir müdahalenin normal şartlarda olması mümkün değil. Biz Gazze'ye yaklaşınca o müdahaleyi bekliyorduk. Hiçbir ülkenin müdahale... pic.twitter.com/yEaBCU5E3N
NELER YAŞADINIZ BİR GİRİŞ YAPMAK GEREKİRSE NELER OLUR İLK SÖZLERİNİZ?
Yani doğrusu biz de şok olduk. Yani orada kesinlikle beklemediğimiz Avrupa surlarında, uluslararası surlarında böyle bir müdahalenin olmasının normal şartlarda imkanı yok. Yani biz daha çok düşündük. Gazze'ye yaklaşınca o müdahaleyi bekliyorduk ama oradan onun olması ve hiçbir ülkenin müdahale etmemesi anlayamadık. Hiçbir Avrupa ülkesinin sesi çıkmadı. Yunan ülkesi bizi Yunanlar bizi teslim aldığında yani anlaşmışlar çok güzel anlaşmışlar. O da belli zaten konuşmalarından birbirlerine bizi teslim ederken birbirlerine gülüşlerinden yani önce de planlanmış programlanmış ama biz de dediğimiz gibi kesinlikle orada öyle bir müdahale beklemiyorduk. Arkadaşlarla gemide beklerken üç gün güzel bir yolculuk yaptık. Çok güzel bir yolculuk. Üçüncü gün akşamı işte yavaş yavaş geminin internetleri kesilmeye başladı. Arkadaşlar şüphelendi ya dedi bir sıkıntılı bir durum var sanki uzaktan üzerimize ışıklı gemilerin geldiğini gördü. Tecrübeli arkadaş da var Şuayip kardeşimiz Şuayip Ordu. Arkadaşlar hazırlıklı olalım dedi her an bir şey olabilir. Ondan sonra yavaş yavaş hazırlıklar yaptık. Baktık gemiler gittikçe yaklaşıyor. Tamam dedi bunlar bize basacak. Bunlar büyük ihtimal İsrail askerleri.
Her türlü hazır olun. O an tedbirlerini artık almaya başladı herkes. Evet. Yani yavaş yavaş gemiler yaklaştı. Yaklaşınca zaten önceden aldığımız eğitimde... yani müdahale etmeyeceğiz sadece elleri kaldıracağız, diz çökeceğiz, bekleyeceğiz. Yoksa suçlu duruma düşeriz. Ondan dolayı baktık, gemiler yaklaştı. Işıklar iyice üzerimize tutuldu. Silahlı askerler üzerimize lazerli silahları tuttu. Oradan yani İsrail askerleri olduklarını söylediler. Megafonlarla ilan yaptılar. Biz de o anda diz çöktük, ellerimizi havaya kaldırdık. O şekilde gemimize giriş yaptılar. Bizi ters kelepçeler bağladılar ellerimizi. Üzerimizi çıkardılar. Kazakları, montları çıkardılar. Ön tarafa götürdüler. Ön tarafta tek tek isim sordular. Ondan sonra da bizi kendi gemilerine götürdüler. Yani kendi askeri bir gemi, konteyner gemisi karışımı böyle. Ortasını resmen bir hapishaneye çevirmişler. Dört tane konteynerden oluşuyor. Üçünü bizim kalmamız için... Yani 180 kişiydik toplamda oraya giden. 180 kişinin oraya sığmanın imkanı yok. Zaten sığmadık. Bir konteynere taş çatlasın 20 kişi sığacak. Ama toplamda 60 kişi, 180 kişi. Üç katı insan var orada. Konteynerlerin içlerine süngerler koymuşlar yerlere. Tabii gün içinde güneş olduğu için sıkıntı çekmedik. Ama gece buz. Hava çok soğuk. Nemli. Rüzgar bir yandan. Üzerimizde de tişört var. Kazaklarımızı vermediler. Montlarımızı vermediler. Sabaha kadar kemiklerimize kadar sızladık. Yani o şekilde bir yolculuk yaptık. Üç güne yakın. Yani iki gece yattık. İkinci gün sanırım kardeşimizden birisini dışarı çıkardılar. Seyfi kardeşimiz, o Filistinli. Bir yabancı vatandaşlığı da var aynı anda. Önce onu çıkardılar. Sonra biz de protesto ettik. Oturma eylemi yaptık. Kimi arkadaşlar açlık grevi yaptı. Ondan sonra konteynerleri dövdük. Yarım saat, bir saat kadar ses, gürültü yaptık. Ama nafile. Hiçbir şekilde yardımcı olmadılar.
Şimdi bu işkencede aslında sizin dünyaya baktığınızda mesajınızı aslında Sumut Filosu'na katılarak İsrail zulmüne karşı bir dik duruş gösterdiniz, en iyi şekilde gösterdiniz. Bundan sonrası için mesajınız ne olur, neler söylersiniz?
İsrail'in bu kötülük ittifakına karşı, dünya saflarını sıklaştıran bir iyilik ittifakı aslında kurulmadıkça dünya, İslam coğrafyası, Müslümanlar rahat bir nefes alamayacak. Yani uyanmamız gerekiyor, gerçekten uyanmamız gerekiyor. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" şeklinde yaşarsak bu bize dokunacak, er geç gelecek dokunacak ki dokunmasa bile insanlık görevi olarak veya Müslüman olarak zaten biz müdahale etmemiz gerekiyor. Yani "komşusu aç iken tok yatan bizden değildir" diyor efendimiz aleyhisselam. Şimdi orada insanlar aç iken biz burada tok yatmamız doğru değil. Ondan dolayı en azından ondan dolayı zaten biz yardımımızı yapmamız gerekiyor ve dünyanın gerçekten uyanması gerekiyor. Çünkü gittikçe vahşileşiyorlar, yani bunu uluslararası sularında bunu yapabilmek... Artık kimseye tınlamıyoruz, kimse umurumuzda değil, dünyanın devi biziz, biz istediğimizi yaparız. Siz kim oluyorsunuz ona getiriyorlar.
SİYONİST ZULMÜNE DİRENEN HÜSEYİN ORAL 24'TE#CANLI Sumud aktivisti Hüseyin Oral
— 24 TV (@yirmidorttv) May 5, 2026
"Başka ülkeler kendi vatandaşlarına sahip çıkmazken, Türkiye yalnızca kendi vatandaşlarına değil, diğer ülkelerin vatandaşlarına da sahip çıktı. Devletimizin yanımızda olduğunu her zaman hissettik.... pic.twitter.com/DpOYZFYoIB
"ARKAMIZDA KOCA DEVLETİMİZ VAR"
Başka ülkeler kendi vatandaşına sahip çıkmazken Türkiye kendi vatandaşını bırak tüm ülke vatandaşlarını Türkiye'ye getirmesi oradan kurtarması Türkiye'nin ne kadar büyük bir devlet olduğunu gösterdi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere aslında tüm yetkililer seferber oldu bu yaşanan vahim durum üzerine. Zaten baştan beri o bilgiler verdiler bize. Hazırlıklar yaparken devlet her türlü arkanızda. Yani bunu orada hissetmeye başladık. Oraya gemileri götürdüğümüzde orada hissetmeye başladık ve en son bu son olayda artık neden yerine gitmeyelim? Gitmemek için bir sebebimiz yok. Arkada koca devletimiz var. Ondan dolayı içimiz ondan çok rahat yani. Devletimize büyük bir teşekkür ediyorum. Allah razı olsun.
Şükürler olsun ki Türkiye Cumhuriyeti bu tür konularda her türlü desteği sağlıyor ve her zaman da altı çiziliyor aslında. Tekrar olsa tekrar gitmek ister misiniz?
Şimdi yeni bir filo hazırlanıyor Marmaris'te. O hazırlık aşamaları, eğitim süreçleri başladı ve devam ediyor aslında. Türk tekneleri de Sumud filosuna dahil olacak. 15 geminin filoya katılması bekleniyor.
24 EKİBİNDEN MUHABİRİMİZ DENİZ ZEYBEK DE ASLINDA O TEKNELERDEN BİRİNDE EĞİTİM SÜRECİNDE ŞU AN HAZIRLIKLARINI DEVAM ETTİRİYOR. TÜRKİYE'DEN BÖYLE BİR KATILIM SİZE NE İFADE EDİYOR?
Çok güzel bir şey. Mükemmel bir şey. Dediğim gibi şu an bana imkan verseler hiç durmadan beraber katılırız. Çok da sevinirim. Çok da memnun olurum. Ama dediğim gibi belli bir kapasite var. Sizden de katılmaları o da çok güzel bir şey. İnşallah katılabiliriz. Yani umudumuz her zaman aslında her o filo yola çıktığında gerçekten umuda varan yolculuk yerini bulsa keşke. Temennimiz bu yönde. Umutlarımız bu yönde aslında. Biraz olsun yol katılabilmek. Ancak ne yazık ki katil İsrail buna müsaade etmiyor. Ama inşallah ulaşacak bir gün.
Yani buna inanıyor olmak da tabii bir umudun yarısı demek aslında. Yani zaten inanmazsak bu yolu da devam ettirmeyiz. Ona bir inancımız olmasa kesinlikle bu kadar masraf yapıp bu kadar zamanımızı harcayıp ailemizi bırakıp, çoluk çocuğumuzu işimizi, gücümüzü bırakıp bunlar kolay şeyler değil. Oradaki arkadaşların, Şuayip kardeşimiz, Sümeyra kardeşimiz bunlar Almanya'da her şeyini kaybetti. Şu an evi gitti, ehliyetini alamadı. Biraz para biriktirmişti. O gitti. Yani hiçbir şey kalmadı. Ama maşallah o yoldan kesinlikle yüzde yüz eminiz diyor abi. Ulaşacağız diyor. İnşallah da ulaşacağız.
- Popüler Haberler -
Kabineden SAHA 2026 mesajları: "Türkiye savunma sanayiinde yön veren ülke" vurgusu
Kartal'da 4 araçlı feci kaza: Çok sayıda yaralı var
SİHA devriminden sonra daha büyüğü! Yeni nesil savaşın üçlüsü tanıtıldı
Modern savaşın yönü değişiyor! Haluk Bayraktar'tan yüzde yüz yerli üretim vurgusu
e-imza ile sahte belge soruşturmasında ağır mütalaa: 120 yıla kadar hapis talebi
Türkiye-İtalya akademik köprüsü: Ankara Üniversitesi'nden çifte imza



