Eğitimin asli işlevi dünya barışı!

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel'in de aralarında bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitimin asli işlevinin dünyada barış içinde yaşamak olduğunu belirterek, “Çocuklarımızın diğerinin hakkına, hukukuna riayet edecek biçimde yetişmesi, bizim asli işlevimiz olmalı” dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullardaki şiddeti önlemek için 3 ayaklı plan hazırladıklarını söyledi ve "Eğitimin asli işlevi dünyaya barış, insan hakları yani dünyada barış içerisinde yaşamamızı temin etmek olmayacak mı? Zorunlu eğitim çağında en azından çocuklara insan hakları, barış, demokrasi, hukuk gibi şeyleri vermeye odaklansaydık; Filistin'de, Gazze'de bu dram yaşanır mıydı" dedi.
'BİLİM, BARIŞA HİZMET ETMELİ'
Tekin, Rusya'nın St.Petersburg şehrinde düzenlemen "Gelin Hazineleri" sergisi dönüşünde gazetecilere gündeme dair açıklamalar yaptı. Eğitim süreçleri üzerinde dünyada çeşitli tartışmalar olduğuna dikkati çeken Tekin, özetle şunları söyledi: "Bakan olduğum günden beri bunu katıldığım yayınlarda, uluslararası toplantılarda anlatıyorum ve şunu soruyorum: Eğitimin asli işlevi dünyada barış içinde yaşamamızı temin etmek değil mi? Bilim buna hizmet etmeyecek mi? Dünyada savaşlar, insan hakları ihlalleri bu kadar yaygınlaşıyorsa niye eğitimciler olarak oturup bunu tartışmıyoruz? Buraya odaklanmak lazım. Milli ve manevi değerler derken, aslında vurguladığım yer burasıydı. Çocuklarımızın diğerinin hakkına, hukukuna riayet edecek bir biçimde yetişmesi, bizim asli işlevimiz olmalı. O yüzden biz başladığımız günden beri bu konuya çok ayrı bir önem verdik."
'GÜVENLİK ÇÖZÜM DEĞİL'
'Her okulda silahlı bir güvenlik olsun, o kişi güvenliği temin etsin' görüşüne katılmadığını vurgulayan Tekin, "Bu varsayım doğru olsaydı, Çekmeköy'deki okulumuzda polis vardı, orada Fatma Nur Öğretmenimizin başına bu elim olay gelmezdi. Ya da Siverek'te jandarma karakolunun bitişiğindeki okulumuzda böyle bir hadise olmazdı" dedi. Tekin, bu noktadan hareketle, çalışmalarını üç ayak üzerine kurduklarını da söyledi:
"Birincisi, eğitimin kendi doğal yapısı içindeki önleyici tedbirler. Şiddeti, baskıyı, çocukların şiddete eğilimini önleyecek tedbirler. Bunun içinde psikolojik destek ünitelerinin artırılmasından, çocukların dijital bağımlılığının azaltılmasına kadar bir sürü parametre var. İkincisi, inşaatlarımızla ilgili eksikliklerimiz olan okulları tespit ediyoruz. Güvenlik kamerası eksiği olan okul var mı? İstinat duvarı, bahçe kapısının girişi vesaire, sorunu olanlar var mı? Üçüncüsü de, her yarıyılın başında; coğrafi alanın sosyoekonomik göstergeleri ve diğer parametrelere bakarak bazı öncelikli okulları tespit ediyoruz. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırıları konusu çok ciddi ele alınıyor. Çocukların sosyal medya, oyun siteleri üzerinden yönlendirilmesi... Onlar tamam ama sonuçta bu işin fitilini ateşleyen bir mekanizma var."
'ÖĞRETMENLERE HAKSIZLIK'
Tekin, öğretmenlerden beklentiler konusunda da yanlış bir algı bulunduğuna dikkati çekti: "Bir öğretmenden, toplumsal hayattaki bütün rolleri yüklenmesini bekliyoruz. Bir değil, 20-25 çocuğa aynı hassasiyetle davranmasını bekliyoruz. Bizim bir çocuğa yapamadığımızı, belki 5-6 farklı toplumsal rolün hepsini öğretmenden bekliyoruz. Burada bir yanlışlık var."
TATİLLER DAHA AZ OLMAYACAK
Bakan Tekin, ara tatillerin kaldırılmasına ilişkin bir soruya da şu yanıtı verdi: "Süreci sabote etmek isteyenler yalan yanlış şeylerle anlatıyorlar. Biz çocuklarımızın tatillerini kısmıyoruz. Tam tersine, yaz tatilinin daha kesintisiz ve uzun devam etmesini sağlayacağız. O ara tatilleri kaldırdığımızda eylül ayındaki başlangıcı biraz daha geç, haziran ayındakini biraz daha erkene almış olacağız. Böylece öğrencilerimiz daha uzun tatil yapmış olacaklar."

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel'in de aralarında bulunduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı.

ZORUNLU EĞİTİM KISALTILMALI
Zorunlu eğitim süresinin kısaltılmasına dair bir plan bulunmadığını kaydeden Tekin şöyle konuştu: "Sadece dünyada eğitim öğretim, istihdama ve öğretime katılma yaşı, toplumla entegre olma düzeyleri açısından bakıldığında, bizdeki 12 yıllık zorunlu eğitimin sonu ortalama 18.9 yaşa tekabül ediyor. Ortalama istihdama ve topluma katılma yaşının 28'lere, 27'lere çıktığı bir noktada bunun biraz daha erkene çekilmesi, dünyanın her tarafında tartışılıyor."
- Popüler Haberler -
3.8 milyar liralık yasadışı bahis ağı çökertildi: 22 tutuklama
İsrail'in alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu aktivistleri yaşadıklarını anlattı
İçişleri Bakanlığı: İstanbul'da kanuna aykırı eylem girişiminde bulunan 575 şahıs hakkında işlemler yürütülmektedir
Bakan Göktaş: Nüfus politikalarımızı uzun vadeli bir vizyonla ele alan güçlü bir yol haritası ortaya koyuyoruz
Türkiye genelinde kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı: Çığ tehlikesi de var!
Niğde'de feci çarpışma: 2'si ağır 4 yaralı



