Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Devlet ve millet aynı yöne bakmıyorsa o ülkenin kalkınması mümkün değildir

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz "Devlet ve millet aynı yöne bakmıyorsa o ülkenin kalkınması mümkün değildir. Ana çerçevede devletin temel bakışıyla, değerleriyle, medeniyet birikimiyle milletinki örtüşecek ki o ülke başarılı olsun" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli Güvenlik Kurulu Hizmet Binası'nda, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliği tarafından her yıl düzenlenecek olan, iç-dış güvenlik ve tematik güvenlik alanlarının değerlendirildiği "Milli Güvenlik Konferansları" kapsamındaki oturumların ilkine katıldı.
Burada sunum eşliğinde yaptığı konuşmada Yılmaz, "2003-2025 dönemi Türkiye ve Dünya ekonomisindeki gelişmeler, doğum oranları, turizm, eğitim, sağlık, aile ve sosyal hizmetler, gençlik ve spor, nüfus oranları, ulaştırma ve habercilik, tarım ve ormancılık, sanayi ve teknoloji, savunma ve enerji, temel hak ve özgürlükler, Orta Vadeli Program, yapısal reform, bölgesel işbirlikleri, Terörsüz Türkiye, kamu yönetim sisteminin etkinleştirilmesi ve Türkiye Yüzyılı hedefleri" başlıklarını ele aldı.
Yılmaz, "Dünya bir geçiş sürecinde. Bu dönemler en tehlikeli zamanlar. Bu dönemlerde yapılan hataların bedeli diğer dönemlere göre daha ağır oluyor ama bu dönemler aynı zamanda doğru konumlanan iyi stratejiler izleyen ülkeler için bir fırsat. Bu dönemde doğru yapanlar da diğer dönemlerde başaramadıkları kadar hızlı ilerleme kaydediyorlar. Bu dönemde istikrarını koruyan, öngörülebilir politikalar üreten, doğru bir çerçevede hareket eden ülkeler kendilerini pozitif ayrıştırmış olurlar." diye konuştu.

"NİTELİKLİ İSTİHDAM, KATMA DEĞER, İHRACAT ÜRETİYORSUNUZ"
Cevdet Yılmaz, bütün toplumu kapsayan, insan odaklı bir kalkınma anlayışıyla hareket ettiklerinin altını çizerek, izledikleri politikalarda ve çeşitli istatistiklerde bunun yansımalarını gördüklerini söyledi.
Nüfus artış hızındaki düşüşün tehlikelerine dikkati çeken Yılmaz, sunumunda bunu önlemeye yönelik hükümetin politika ve çalışmalarını anlattı.
Yılmaz, savunma sanayinin güvenliğin yanı sıra, ekonomik kalkınma ve sosyal refahla ilişkili olduğunu dile getirerek, "Savunma sanayisinde nitelikli istihdam, katma değer, ihracat üretiyorsunuz. Ayrıca burada elde ettiğiniz yetkinlikleri, teknolojik gelişmeleri sivil endüstrilere yayarak ekonominin topyekun teknolojik seviyesini yükseltmiş oluyorsunuz." ifadelerini kullandı.

Temel hak ve özgürlüklerde son 23 yılda elde edilen kazanımlara değinen Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Devlet ve millet aynı yöne bakmıyorsa o ülkenin kalkınması mümkün değildir. Milletiyle aynı yöne bakmayan devletler kendi içinde enerjisini yok eder. Devletin temel bakışı, milletin değerleriyle örtüşmek durumundadır. Ana çerçevede devletin temel bakışıyla, değerleriyle, medeniyet birikimiyle milletinki örtüşecek ki o ülke başarılı olsun. Aksi takdirde milletle devlet kavga ediyor gibi bir görüntü ortaya çıkar. Bu da bir ülkenin ayağına vurulabilecek en büyük prangadır bana göre."
Yılmaz, hükümetin ekonomideki önceliklerini; makroekonomik ve finansal istikrarın kalıcı kılınması, AR-GE ve yenilikçiliğin artırılması, yeşil ve dijital dönüşüm odaklı teknolojik gelişimin desteklenmesi olarak sıraladı.
Beşeri sermaye ile iş gücü verimliliğinin güçlendirilmesine, iş gücü piyasasının etkinleştirilmesine ve yatırım ortamının iyileştirilmesine vurgu yapan Yılmaz, kamu mali çerçevesinin güçlendirilmesi ve kayıt dışı ekonominin azaltılmasının da temel hedefler arasında yer aldığını kaydetti.

"AB HEDEFİ STRATEJİK ÖNCELİK"
Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik hedefinin stratejik bir öncelik olduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin Avrupa ile pozitif bir gündem oluşturma yönünde gayret ettiğini, Avrupa'nın da hem güvenlik hem de rekabet açısından Türkiye'ye olan ihtiyacının daha belirgin hale geldiğini kaydetti.
Türk Devletleri Teşkilatı'nın güçlenmesinden memnuniyet duyduklarını dile getiren Yılmaz, Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Hicaz Demir Yolu'nun, AB ile ekonomik entegrasyonun yanı sıra tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve güvenliğin artırılması açısından daha önemli hale geleceğine işaret etti.
"Terörsüz Türkiye" sürecine değinen Yılmaz, terörün doğrudan ve dolaylı maliyetinin 2 trilyon doların üzerinde olduğunu aktararak, "Terörsüz Türkiye" ile ülkenin orta ve uzun vadede sosyal ve ekonomik açıdan kalkınacağını ifade etti.

"GELECEK PROJEKSİYONLARI YAPACAĞIZ"
MGK Genel Sekreteri Vali Okay Memiş de uluslararası güvenlik ortamını sarsan savaşlar, çatışmalar ve krizlerle, dünyanın, öngörülmesi zor dinamiklerin hakim olacağı yeni bir istikrarsızlık dönemine girdiğini belirterek, şöyle konuştu:
"Yaklaşık bir asırdır sessizliği koruyan fay hatlarının harekete geçtiği bu dönemde, medeniyetler, milletler ve devletler arasındaki hak ve menfaat mücadelesinin her zamankinden daha çetin olacağı izahtan varestedir. Jeopolitik zeminin mütemadiyen sarsıldığı bu ortamda milli güvenliğimize ilişkin meselelere çözüm ararken, tespit, analiz, muhakeme, karar ve icra için kullanabileceğimiz süreler süratle azalmakta, hatalı kararların maliyeti ise artmaktadır. Bununla birlikte, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın riyasetinde ve devlet büyüklerimizin engin tecrübesinden istifadeyle, her türlü meseleye en uygun çözümleri üretebilecek kadrolara sahibiz. Bu kadroların milli güvenlik meselelerine ilişkin birikimlerinin daha da artırılması ve işbirliği zeminlerinin genişletilmesi için yeni yöntemler üzerine çalışmayı sürdüreceğiz."

Programın sonunda, Vali Okay Memiş tarafından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a günün anısına hediye takdim edildi.
22 hafta boyunca MGK Genel Sekreterliğinde, üst düzey yöneticilerin katılımıyla gerçekleştirilecek programda, askeri doktrinlerden dış politikaya; tabii afetlerden demografiye kadar pek çok konu ele alınacak. Dünyada ve yakın coğrafyada yaşanan gelişmelerin yanı sıra çeşitlenen risk ve tehditlerin ele alınacağı oturumlarda, devletin tüm faaliyetlerinde milli güvenlik mefhumuna ilişkin farkındalığın artırılması hedefleniyor.
Açılışı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilen Milli Güvenlik Konferansları'na, kamu kurum ve kuruluşlarından kurum başkanı, genel müdür, genel müdür yardımcısı ve daire başkanı seviyesinde görev yapan 200'den fazla üst düzey yöneticinin katılması bekleniyor.
- Popüler Haberler -
İstanbul'da sağlam metrobüs kalmadı! Avcılar durağında bir araç daha yandı
Çocuğa nitelikli istismarda hesap günü: Savcı acımadı, ağır ceza istedi
Dubai ve KKTC bağlantılı çıktı! 1 milyar liralık bahis ağına dev operasyon
Hava savunmasında kritik "ittifak": İtalyan SAMP-T sistemi Konya'ya geliyor!
Adalet Bakanı Gürlek'ten "e-Avukat" uygulamasına ilişkin paylaşım
"Akdeniz'de İlham Veren Kadınlar" programı kamu ve iş dünyasını bir araya getirdi



