ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Bugün Kerbela Gazze'dir, Gazze'de yaşananlardır

AA - | Son Güncelleme Tarihi:
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Bugün Kerbela Gazze'dir, Gazze'de yaşananlardır

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz "Bugün Kerbela Gazze'dir, Gazze'de yaşananlardır. Bugünün Yezid'i de Netanyahu hükümeti ve destekçileridir. Dünyanın gözleri önünde bir soykırım işlendi ve maalesef bu soykırıma birçok çevre sessiz kaldı." dedi.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Caferilik İnancını Tanıtma, Araştırma ve Eğitim Derneği (CAFERİDER) tarafından Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi'nde düzenlenen "Evrensel Aşura Matem Merasimi" programındaki konuşmasında, Hazreti Hüseyin'in şahadetinin 1387. yılında gerçekleştirilen buluşmanın, uğruna can verdiği hakikat, adalet ve izzet davasının nesiller boyunca taşınan gücünü ortaya koyduğunu ifade etti.

Hazreti Hüseyin'in Kerbela'da şehadetinin İslam tarihinin en derin acılarından biri olarak asırlardır gönüllerde yaşamaya devam ettiğini dile getiren Yılmaz, "Peygamber Efendimizin sevgili torununun ve Ehlibeyt mensuplarının maruz kaldığı bu elim hadise bıraktığı hüzün kadar, temsil ettiği değerlerle de Müslümanların ortak hafızasında derin bir iz bırakmıştır. Kerbela, hak ile batılın, adalet ile zulmün, izzet ile zilletin karşı karşıya geldiği büyük bir insanlık imtihanı olarak hafızalara kazınmıştır. Hazreti Hüseyin Efendimizin, karşı karşıya kaldığı bütün baskılara rağmen hak bildiği yoldan ayrılmaması, adalet, hakkaniyet ve insan onurunu esas alan bir duruş sergileyerek, insanlığın vicdanında derin izler bırakması hepimiz için en kıymetli mirastır." ifadelerini kullandı.

Yılmaz, Ehlibeyt mensuplarının susuzluğa mahkum edildiğini, kadınlar ile çocukların tarifsiz sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını ve insanlığın ortak vicdanını yaralayan hadiseler yaşandığını kaydederek, Kerbela'nın ardından hafızalarda yer eden şeyin zulmün kudreti değil, Hazreti Hüseyin'in hakikat karşısındaki sarsılmaz bağlılığı ve izzetli duruşu olduğunu söyledi.

Bugün de dünyanın böyle bir imtihandan geçtiğini, "Güçlüyüm, istediğim her şeyi yaparım." diyenlerin olduğunu aktaran Yılmaz, bunu kabul etmelerinin mümkün olmadığını vurguladı.

"Güçlüysem haklıyım, her şeye hakkım var." diyen bir zihniyetin dünyaya hiçbir şey kazandırmayacağını belirten Yılmaz, "Adaletten, merhametten, hukuktan bağımsız bir gücün hiçbir kıymeti yoktur, sürekliliği de yoktur. Kısa bir süre bu anlayış etkili olabilir ama insanlık tarihinden de biliyoruz ki meşruiyetten kopuk bir güç sürdürülemez. O yüzden Türkiye Cumhuriyeti olarak dünyanın bu zor zamanlarında belirsizliğin arttığı, çatışmaların yoğunlaştığı bu dönemde şunu söylüyoruz. Hem haklı olacağız hem de güçlü olacağız. İkisini aynı anda başaracağız. İnsanlığın da buna ihtiyacı var diye inanıyoruz." diye konuştu.

"FARKLILIKLARIMIZ KADAR ORTAKLIKLARIMIZI DA VURGULAYARAK BİRLİKTE YAŞAYACAĞIZ"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Kerbela'nın, asırladır İslam dünyasını tefrikaya düşürmek isteyenlere karşı kenetlenmelerine, vahdetlerini tahkim etmelerine güçlü bir inanç arzı vazifesi gördüğünü dile getirerek, "Allah'ımız bir, Kitab'ımız bir, Peygamber'imiz bir, Ehlibeyt sevgimiz bir. Varsın bazı konularda farklı olalım, bu birliği, beraberliği bizim her fırsatta vurgulamamız lazım." dedi.

Emperyalistler bölgede uzun zamandır etnik kimlikler, mezhebi farklılıklar üzerinden insanları birbirine düşürdüğüne ve bölgenin kaynaklarını sömürdüğüne işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti:

"Bu kimlikleri, farklılıkları çatışma konusu değil, birbirimizi tamamlama, zenginleştirme olarak görmediğimiz sürece başkalarına hizmet etmeye devam ederiz. Bunlara karşı çok uyanık olmamız lazım. Son dönemde bölgemizde yaşanan çatışmalarda da aynı imtihandan geçtiğimizi ifade edebilirim. Çok şükür bu tuzaklara düşülmedi. Mezhep farklılıklarını çok aşırı noktalara taşıyıp, birbirimize karşı farklı bir duruş içine girmemiz sadece başkalarını sevindirir. Hepimiz bir diğerinin kimliğine saygı duyarak, zorla hiç kimseyi değiştirmeye, dönüştürmeye çalışmayarak, kendimiz olarak, kendimizi ifade ederek, farklılıklarımız kadar ortaklıklarımızı da vurgulayarak birlikte yaşayacağız. İri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız ve hep birlikte bu sınavları geçmeye devam edeceğiz."

Yılmaz, Kerbela'yı doğru okumanın, haksızlık karşısında sessiz kalmamayı, mazlumun yanında durmayı ve adaleti her şart altında savunmayı da beraberinde getirdiğini söyledi.

Zalimlerin en çok hakikatin aydınlığından korktuğunu, hakikati olduğu gibi ifade etmenin de zalimlere karşı verilecek en güzel cevaplar arasında yer aldığını ifade eden Yılmaz, "Biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyadaki mazlumlarla ilgili net, hakikati en yalın, gür şekilde ifade eden duruşumuzu her zaman ortaya koyduk. Bundan sonra da ortaya koymaya devam edeceğiz. Kim rahatsız olursa olsun, kimin zoruna giderse gitsin, hakkı, hakikati söylemeye, mazlumun yanında durmaya devam edeceğiz." dedi.

Yılmaz, Kerbela'nın kendilerine bıraktığı en önemli derslerden birinin şartlar ne olursa olsun hakkın ve adaletin yanında yer alma sorumluluğu olduğunu aktararak, bu yönüyle Kerbela'nın mesajının belirli bir döneme veya coğrafyaya ait olmadığını kaydetti.

Hazreti Hüseyin'in uğruna mücadele ettiği değerlerin bugün de tüm insanlığa yol gösterdiğini dile getiren Yılmaz, "Dünyanın neresinde bir mazlum varsa Kerbela'nın vicdanlara yüklediği sorumluluk orada başlamaktadır. Haksızlığa uğrayanın inancı, mezhebi veya kökeni ne olursa olsun, adaleti savunmak, mazlumun yanında durmak ve insan onurunu korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Dinine, mezhebine, etnik kimliğine, rengine, cinsiyetine bakamayız." diye konuştu.

"FİLİSTİN DAVASININ YANINDA YER ALMAYA, SONUNA KADAR DEVAM EDECEĞİZ"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, insanlığı, bu yaşanan karanlık dönemde, insanlık değerlerinin ayaklar altına alındığı hadiselerde bir araya getirmenin yollarını, yöntemlerini hep birlikte bulmak durumunda olduklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün Kerbela Gazze'dir, Gazze'de yaşananlardır. Bugünün Yezid'i de Netanyahu hükümeti ve onun destekçileridir. Dünyanın gözleri önünde bir soykırım işlendi ve maalesef bu soykırıma birçok çevre sessiz kaldı. İşte bunun karşısında insanlığın vicdanını harekete geçirmemiz lazım. Ben buradan, bu Muharrem ayında, dini, milliyeti ne olursa olsun, dünyanın farklı bölgelerinde vicdanlı, erdemli insanlar olarak Gazze'de yaşananlara tepki gösteren tüm insanlığı selamlıyorum, şükranlarımı iletiyorum. İnşallah bir gün Filistin'deki kurtuluşu da göreceğiz, buna da yürekten inanıyoruz. Başkenti Doğu Kudüs olan, kendi ayakları üzerinde durabilen bir Filistin oluşuncaya kadar da Filistin davasının yanında yer almaya sonuna kadar devam edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin Filistin halkının haklı davasını kararlılıkla savunduğunu, Gazze'de akan kanın durması, insani yardımların ulaştırılması ve adil bir barışın tesisi için yoğun çaba gösterdiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin Filistin meselesinde olduğu gibi dünyanın farklı bölgelerinde mağduriyet yaşayan tüm mazlumların sesi olmaya, adaleti ve hakkaniyeti savunmaya devam edeceğini söyledi.

Yılmaz, Netanyahu yönetiminin kışkırtmalarıyla başlayan İsrail-ABD ve İran Savaşı'nın herkesi derinden üzdüğünü, büyük insani, ekonomik ve çevresel maliyetlere yol açtığına, sadece bölgenin istikrarını değil, küresel istikrarı da tehdit ettiğine dikkati çekti.

Bu savaşta son günlerde ulaşılan mutabakatı Türkiye olarak memnuniyetle karşıladıklarını, mutabakatın provokasyonlarla, sabotajlarla engellenmemesini ve kalıcı bir barışa dönüşmesini temenni ettiklerini dile getiren Yılmaz, kardeş İran halkının yanında olduklarını sözlerine ekledi.


Etiketler:
cumhurbaşkanı yardımcısı cevdet yılmaz kerbela gazze yezid netanyahu netanyahu hükümeti soykırım filistin