ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, dünyada bir ağırlık ve itibar kazandı

AA - | Son Güncelleme Tarihi:
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, dünyada bir ağırlık ve itibar kazandı

AK Parti Grup Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır." dedi.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

- "PARTİMİZİ YENİ KATILIMLARLA BÜYÜTMEYE DEVAM EDECEĞİZ"

Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

- "CESUR VE KARARLI ADIMLARLA HEDEFLERİMİZE İLERLEYECEĞİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, Türkiye siyasetine kazandırdıkları seviyenin böyle zamanlarda kendini daha fazla hissettirdiğini dile getirdi.

İç politikadan dış politikaya her alanda partileri ve ittifakları ile muhalefet arasındaki ufuk ve anlayış farkının giderek daha fazla berraklaştığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Muhalefet cephesinde kaos ve kargaşa hakimken, biz uyum içinde ittifak olarak dayanışma içinde 86 milyonun birlik ve dirliği için çalışıyoruz. Dikkat ederseniz, gereksiz polemiklerin içine girmiyoruz. Tahriklere rağmen muhalefetin içinde debelendiği çamur güreşine bizi de çekmesine müsaade etmiyoruz. Vakar içinde, nezaket içinde, demokratik bir olgunluk içinde, millete hizmet yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. Hangi siyasi görüşten, kökenden olursa olsun, 86 milyonun mesuliyetini yüreğinde hisseden, bu ülkenin bütün vatandaşlarını samimiyetle bağrına basan bir tasavvurla yolumuza devam ediyoruz. Bunu da dostlar alışverişte görsün anlayışıyla değil, tüm kalbimizle, buna yüreğimizi koyduğumuz için yapıyoruz. Engellere takılmadan, zorluklar karşısında pes etmeden, çirkin oyunlara, kirli senaryolara boyun eğmeden, cesur ve kararlı adımlarla belirlediğimiz hedeflerimize doğru inşallah hep birlikte ilerleyeceğiz."

- "BU KUTLU HAREKET, YILMADAN, SARSILMADAN YOLUNA DEVAM EDECEKTİR"

İstiklal Marşı Şairi merhum Mehmet Akif'in "Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz. Bu yol ki hakk yoludur, dönme bilmeyiz yürürüz. Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz. Cihan yıkılsa emin ol, bu cephe sarsılmaz." dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Evet, ilhamını mazimizden, enerjisini istikbalimizden alan bu kutlu hareket, Allah'ın izniyle yılmadan, yıkılmadan, sarsılmadan yoluna devam edecektir. Cumhur İttifakı, büyük ve güçlü Türkiye'yi, çocuklarımızın kıvanç duyduğu, geleceğine umutla, heyecanla baktığı müreffeh Türkiye'yi, aziz milletimizin de desteğiyle inşallah kısa zamanda inşa edecektir. Rabb'im dayanışmamızı daim eylesin, son nefesimize kadar bizi bu aziz millete hizmetkarlık yapmaktan alıkoymasın, diyorum."

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP'de yaşananlara ilişkin, "Paralel yönetim modeli sadece ana muhalefet partisinin kendisini değil, Türkiye siyasetini de paralize ediyor." dedi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, İstiklal Harbi'ni sevk ve idare eden Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, "millete hizmet mücadelesinin kurmay aklı, merkez üssü, lokomotifi" şeklinde nitelendirdi.

TBMM'nin, bu misyonunu etkin yerine getirdiğinde bunun kazananının, sorunlarına çözüm bekleyen 86 milyon ve halkın umut kapısı siyaset kurumu olacağını ifade eden Erdoğan, bu mesuliyet bilinciyle parlamento çatısı altındaki yasama görevlerini en iyi şekilde ifa etmenin çabası içerisinde bulunduklarını vurguladı.

Erdoğan, yakın dönemde şikayetlere konu fahiş site aidatlarından, Türkiye'nin yatırım cazibesini artıracak çeşitli teşviklere, tarım arazilerinin korunmasından, iklim kriziyle mücadeleye kadar farklı başlıklarda çok sayıda düzenlemeyi hayata geçirdiklerini aktardı.

Milletvekillerini fedakar gayretlerinden dolayı tebrik eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"12. Yargı Paketimizin yasalaşması sürecinde de sizlerden aynı kararlı tutumu sürdürmenizi bekliyorum. Hatırlatmak isterim ki Meclis tatile girmeden önce yapacak çok işimiz var. Her bir milletvekilimizin enerjisine, çalışkanlığına, üretkenliğine ihtiyacımız var. Hep birlikte çok sıkı çalışacak, milletimizin umutla beklediği düzenlemeleri hayata geçirmenin gayretinde olacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete karşı görevlerini yerine getirmek için samimiyetle çalışırken muhalefetin Meclis çalışmalarını tıkamaktan vazgeçmediğini söyledi.

- "YÜCE MECLİS, HAK ETMEDİĞİ GÖRÜNTÜLERLE GÜNDEME GELMEYE BAŞLAMIŞTIR"

"İş yapmak, milletin derdine derman olmak varken, ellerinde telefonlarla şov peşinde koşanları artık hepimiz tanıyoruz." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Üzülerek görüyoruz ki şimdi bunlara bir de şahsi kavgalarını Gazi Meclis'e taşıyanlar eklenmiştir. Yüce Meclis, siyaseti kariyer ve kazanç kapısı olarak görenlerin sorumsuz eylemleri sebebiyle son günlerde hiç hak etmediği görüntülerle gündeme gelmeye başlamıştır. Ne yarım asırlık siyasi hayatımızda ne de 23 yıllık iktidarlarımız boyunca tanık olmadığımız hadiselerle karşılaşıyoruz. Sabahın 9'unda gelip salon işgal edeni mi ararsın, birbirlerine çelme takmak için türlü oyunlar çevirenleri mi ararsın, dün avuçları çatlayıncaya kadar alkışladıklarına bugün duvar olanları mı ararsın, dün 'halkın kahramanı' ilan edip adına şarkı bestelediklerini bugün 'halk düşmanı' diyerek linç etmeye çalışanları mı ararsın, tekmili birden mevcut. Çerçici dükkanı gibi yok yok. Entrika, skandal, ayak oyunu, ihanet, ne ararsan hepsi var. İzahı olmayan şeyin mizahı olurmuş. Karşımızdaki manzara tam olarak bu."

Erdoğan, her siyasi partinin kendisinden sorumlu olduğunu, başka siyasi partilerin ne yaptığıyla, neleri tartıştığıyla ilgilenmediklerini ifade etti.

Rakiplerinin kendi içinde ne yaptıklarının, birbirlerine ne dediklerinin, partilerini neye çevirdiklerinin, kendilerini alakadar etmediğine dikkati çeken Erdoğan, "Tartışmayı sokaklara ve Meclis koridorlarına taşımadıkları sürece biz, bu yaşananları sadece üzüntüyle izlemekle yetiniriz." değerlendirmesinde bulundu.

Bir partinin iç meselesinin, TBMM çatısının ve demokrasinin meselesi haline getirilmeye çalışıldığında buna kayıtsız kalamayacaklarını belirten Erdoğan, şunları ifade etti:

"Ana muhalefet partisi içindeki tartışmalar son günlerde aynen buna evrilmiş. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin saygınlığına gölge düşürülmekte, siyaset kurumu yıpratılmaktadır. Lafa gelince 'Cumhuriyet'i biz kurduk', Atatürk'ün partisi olmakla övünen bir siyasi oluşumun böyle bir noktaya savrulması kaygı vericidir. Paralel yönetim modeli sadece ana muhalefet partisinin kendisini değil, Türkiye siyasetini de paralize ediyor. Çok başlılık, muhalefetle birlikte demokratik siyasete de zarar veriyor. Açık söyleyeyim, biz, bu durumun sürdürebilir olmadığına inanıyoruz. Bizim duruşumuz ilk günden beri bellidir, iktidarı denetleme görevini layıkıyla ifa eden güçlü bir muhalefet, güçlü bir demokrasinin mütemmim cüzüdür."

Vesayet altındaki bir muhalefet, demokrasi için ne kadar tehlikeliyse toplumdan kopuk, tamamen kendi iç gündemine sıkışmış, politika ve değer üretemeyen bir muhalefetin de aynı ölçüde riskli olduğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin selameti açısından muhalefetin de iktidar kadar dinamik, hızlı, üretken, çalışkan olması gerektiğini dile getirdi.

- "MECLİS'İ ÇALIŞTIRMA GÖREVİ ÖNCELİKLE BİZİM OMUZLARIMIZDADIR"

"Ülke meselelerinin çözümü noktasında muhalefet de iktidar kadar yapıcı davranmalı, yasama süreçlerine olumlu katkıda bulunmalıdır." ifadesini kullanan Erdoğan, Türkiye siyasetinde yıkıcı rekabet yerine eserlerin, fikirlerin, hizmetlerin yarıştığı yeni bir iklimin hakim olmasını istediklerini söyledi.

Erdoğan, muhalefet partilerinin özellikle gelecekteki 1,5-2 senelik zaman diliminde Meclis gündemine gelen konularda çözümsüzlüğü savunmak yerine, Türkiye'nin ve Türk milletinin menfaatlerini önceleyen bir tavır sergilemesi gerektiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Sırf iktidara yarayacak diye ülkenin hayrına olacak işlere takoz koymak doğru bir yöntem olmaz. Şunu ifade etmek isterim ki, ister iktidar ister muhalefet sıralarında olalım, hepimiz, ifadesini ve iradesini temsil ettiğimiz milletimize karşı sorumluluk taşıyoruz. Hepimiz, milletin vazife yüklediği, milletin emanetini omuzlamış insanlarız. Birinci görevimiz, ülkeye ve millete hizmettir. Hiçbirimizin bundan daha büyük bir işi yoktur ve olamaz. İktidar partisi olarak şüphesiz bizim sorumluluğumuz daha fazladır. Meclis'i çalıştırma görevi öncelikle bizim omuzlarımızdadır. Meclis'in mesaisinin biraz daha artacağı önümüzdeki dönemde sizlerden bu yüce çatı altında milletin dertlerinin, ihtiyaçlarının, umutlarının ve hayallerinin çözüm adresi olma noktasında daha fazla gayret bekliyorum. Bir sonraki sandık imtihanımıza kadar tek bir dakikamızı dahi heba etme lüksümüzün olmadığını, bugün bir kez daha dikkatinize getiriyorum."

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır." dedi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümünü, 103 yıllık Cumhuriyet tarihinde ve 76 yıllık demokrasi mücadelesinde taşıdığı öneme en uygun şekilde kutlamak amacıyla çalışmaları yoğun bir şekilde sürdürdüklerini söyledi.

"İnşallah 25. yılımızı hem kendi tarihimize hem de Türk siyasi tarihine geçecek zengin bir içerikle idrak edeceğiz." diyen Erdoğan, AK Parti'yle özdeşleşen İstişare ve Değerlendirme Toplantılarından 33'üncüsünü Sakarya'nın Sapanca ilçesinde yapılacağını anımsattı.

Erdoğan, "Kampımızda, bir taraftan son bir yılın muhasebesini yaparken, diğer taraftan da gelecek seneye ilişkin yol haritamıza şekil vereceğiz. Ardından 15 Temmuz ihanetinin 10. yıl dönümünde hem şehitlerimizi şükranla yad edecek, hem de milli irade destanımızı hatırlayacağız." ifadelerini kullandı.

AK Parti'yi tanımlayan en iyi kavramlardan birinin "mücadele" olduğunu vurgulayan Erdoğan, partinin kuruluşundan itibaren hep bir mücadele içinde olduklarını kaydetti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Anti-demokratik güç odaklarıyla mücadele ettik. Bize siyasi ömür biçen manşetlerle mücadele ettik. DEAŞ'ından FETÖ'süne eli kanlı terör örgütleriyle mücadele ettik. Kendini devletin sahibi zanneden bürokratik oligarşiyle mücadele ettik. Kızlarımızın baş örtüsünden, çocuklarımızın hafızlığından, dinlediğimiz Mehter Marşından rahatsız olan yobaz anlayışla mücadele ettik. Milletin kesesinden beslenen hortumcularla, halkın malını ganimet bilen yağmacılarla mücadele ettik. Eser ve hizmet namına ne yapılırsa, engellemeyi marifet zanneden 'takoz zihniyetle' mücadele ettik. AK Parti için mücadele kavramı hiçbir zaman koltuk kapmak, kişisel ikbal kazanmak, iktidara gelerek birilerine imtiyaz dağıtmak anlamı taşımadı. İktidara gelmeyi tek başına bir hedef olarak değil, ülkeye hizmet etmek, milletin dertlerine derman olmak için bir fırsat olarak gördük."

- "VERDİĞİMİZ MÜCADELENİN, ÇEKTİĞİMİZ ÇİLENİN, ÖDEDİĞİMİZ BEDELİN KARŞILIĞINI ALMAYA BAŞLADIĞIMIZ BİR DÖNEMDEYİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Şimdi isterseniz kimlerle hangi mücadeleleri vererek bugünlere geldiğimizi şöyle bir hatırlayalım" sözlerinin ardından Grup Toplantısı Salonu'nda video izletildi.

Videonun ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, 86 milyonun mesuliyetini yüreğinde hisseden, bu vatanın istisnasız bütün evlatlarını kucaklayan bir kadro olduklarını, bu şekilde de yola devam ettiklerini söyledi.

Sadece AK Parti'ye oy verenlerin değil, her vatandaşın yüzünü güldürmek, refahını artırmak için çalıştıklarını, bugün de aynı halisane niyetlerle çalıştıklarının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şunu tüm samimiyetimle dile getirmek arzusundayım, verdiğimiz mücadelenin, çektiğimiz çilenin, ödediğimiz bedelin karşılığını almaya başladığımız bir dönemdeyiz. Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır. Türkiye, küresel sistemde meydana gelen değişimleri en doğru okuyan, rasyonel politikalar geliştirerek, bu süreci en iyi yöneten ülkelerden biridir. İmkanlarımızın olduğu kadar potansiyelimizin de farkındayız. En son İran krizinde, Türkiye'nin ve Türk dış politikasının ulaştığı yüksek kapasiteyi tekrar görme imkanı elde ettik. Aklıselimi, sağduyuyu, hakkaniyeti merkeze alan siyasetimizle ülkemizi bu ateş çemberinden uzakta tuttuk. Türlü kışkırtmalara rağmen tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına izin vermedik. İsrail'in bölgemizde yeni fitne kazanları kaynatmayı amaçlayan oyunlarına eyvallah etmedik. Şu bir gerçek ki, İran krizi sürecinde yaşananlar Türkiye Cumhuriyeti'nin ne kadar büyük bir devlet olduğunu herkese göstermiştir. Yine bu süreç, Türkiye'nin tecrübeli, güvenilir ve ehil kadrolar tarafından yönetildiğini bir kez daha teyit etmiştir. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, kriz yönetiminde ülkemize sağladığı asimetrik avantajlar berraklaşmıştır."

- "ŞİMDİ DAHA HASSAS YÜRÜTÜLMESİ GEREKEN BİR SÜRECİN İÇİNDEYİZ"

Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki en riskli çatışmalardan birinin, partisinin ve ittifaklarının basiretli siyaseti sayesinde başarıyla idare edildiğini vurgulayarak, bu zor süreçte başta dışişleri ve güvenlik bürokrasisi olmak üzere tüm kurumların büyük bir gayret ve emek ortaya koyduklarını dile getirdi.

Kimi zaman arka kapı diplomasisiyle, kimi zaman doğrudan tavır alarak, kimi zaman anlaşmazlıklar büyümeden müdahale ederek, çok dikkatli bir şekilde müzakere sürecine katkı sunduklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Şimdi daha hassas yürütülmesi gereken bir sürecin içindeyiz. İsrail'in en küçük bir barış ihtimaline bile tahammül edemediğini biliyoruz. Son 10 gündür yaptıkları açıklamalara bakıldığında, aslında karşımızda bir devlet aklından ziyade, çıldırmış bir grup radikalin olduğu görülecektir. Durum öyle vahim ki, herkes birbirini daha az insan öldürmekle, daha az kan dökmekle suçluyor. İktidarı ve muhalefetiyle herkes soykırımcılıkta sürekli el yükseltiyor. Gözü dönmüşlükle birbiriyle yarışan azgın bir güruh, bölgemizde silahların susmasını asla istemiyor. Ulusal güvenliğini, komşuları dahil kendisi dışındaki herkesin istikrarsızlık içinde olmasında gören, terörü ve işgali bir devlet politikası haline getiren bu katliam şebekesi, tüm tarafların büyük emeğiyle varılan mutabakatı dinamitlemek için son 10 gündür elinden geleni yapmaktadır. Amaçlarına ulaşana kadar her türlü şirretliği yapmaya devam edeceklerdir.

Bölgemizde barış eğer gelecekse, İsrail'e rağmen gelecek. Bölgemizde huzur olacaksa, İsrail'in fitnelerine rağmen olacak. Katliam şebekesi ne yaparsa yapsın, bölgemizde sulhu sükunun, adaletin, istikrarın, refahın egemen olmasını, Allah'ın izniyle, engelleyemeyecek. Türkiye olarak iğne ucu kadar bile olsa, barış şansının değerlendirilmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız. Önümüzdeki dönemde İran krizinin kalıcı çözümüne yönelik çabalara her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz."

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, "Örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra fazla da uzatmadan söz konusu düzenlemeyi sorunların çözüm adresi olan Meclis'in takdirine sunacağız." dedi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Cumhur İttifakı ortakları MHP ile birlikte başlattıkları, akabinde devlet politikasına dönüştürerek bugünlere getirdikleri Terörsüz Türkiye sürecinde önemli merhaleler katettiklerini belirtti.

23 Ekim 2024 tarihinde yaşanan TUSAŞ saldırısı başta olmak üzere, süreç boyunca karşılaşılan sabotajlara rağmen sabır ve sağduyuyla çalışmaları yönettiklerini ifade eden Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinde geride bırakılan zamanda ciddi direnç testlerinden başarıyla geçtiklerini vurguladı.

Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sürecin önündeki en önemli engellerden biri olan Suriye'nin kuzeyindeki sorun, Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara'nın kuşatıcı yaklaşımıyla büyük ölçüde çözüme kavuştu. Entegrasyon süreci çeşitli güçlerle karşılaşmasına rağmen, hamdolsun, başarıyla hayata geçiriliyor. Biz de süreci yakından takip ediyor, gerekli katkıyı sunuyoruz. 13,5 yıllık iç savaşın ardından Suriyeli kardeşlerimizin ülkelerine yeniden sahip çıkmalarını memnuniyetle karşılıyoruz. Bunun korunarak devam ettirilmesi samimi temennimizdir. İran krizi, sürecin, sadece ülkemiz ve bölgemiz için değil, Kürt kardeşlerimiz için de hayati önemde olduğunu tescil etmiştir. Sürecin sağladığı müspet atmosfer ve diyalog kanalları sayesinde, Kürt kardeşlerimizin de zarar göreceği daha büyük fitnelerin önüne geçilmiştir. Burada sadece şunu söylemekle iktifa ediyorum: Türkler, Kürtler, Araplar, Farslar olarak ne kadar kanlı, ne kadar sinsi bir oyunu bozduğumuz ilerde daha net görülecektir. Bölgemizin nasıl bir uçurumun kıyısından döndüğü daha iyi anlaşılacak. Şunu bir defa artık herkes kabul etmeli: Terör çıkmaz yoldur ve miadını doldurmuştur."

- "ÜZERİMİZE DÜŞENLERİ FAZLASIYLA YAPTIK, YAPIYORUZ, BUNDAN SONRA DA YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörün her türlü gelişmenin, ekonomik kalkınmanın, refahın, siyasi ve demokratik atılımın önündeki en büyük engel olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

"Terörün gölgesi çekildikçe, turizmden istihdama, güvenlikten tarıma her alanda nasıl bir bahar havasının estiğini hep birlikte görüyoruz ve göreceğiz. Diyarbakır'ın sokakları, kahvehaneleri bugün cıvıl cıvıl. Hakkari'nin dağlarında ülkemizin dört bir yanından turistler geziyor. Dicle'nin kenarında serinlemek için herkes sıraya giriyor. Kars'tan Van'a, Batman'dan Ağrı'ya, Mardin'den Şırnak'a her tarafta esnafımızın yüzü gülüyor, bölgeye gelen yeni yatırımlarla özellikle gençlerimizin umudu güçleniyor. İnşallah çok daha iyi olacak. Terör defteri tamamen kapanınca, 86 milyonun tamamı yaklaşık yarım asır sonra derin bir nefes alacak. Terörle mücadele için ayrılan kaynaklar yatırıma harcandıkça, milletimizin her bir ferdinin refahı artacak. Türkiye, artık yeni bir kulvarda ilerlemeye başlayacak."

Milletin artık bu sorundan kalıcı biçimde kurtulma isteğinin ortada olduğunu kaydeden Erdoğan, Cumhur İttifakı olarak milletin bu beklentisini karşılamak istediklerini dile getirdi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gönül ister ki, 50 yıllık bu sorunu süratle çözelim ve geride bırakalım. Maalesef bölgemizin içinden geçtiği dinamik jeopolitik, hem aynı anda pek çok krize vaziyet etmemizi hem de çok hassas olmamızı elzem kılıyor. Gelinen noktada, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra, fazla da uzatmadan, söz konusu düzenlemeyi sorunların çözüm adresi olan Meclis'in takdirine sunacağız.

Devletimizin niteliklerinden, milletimizin değerlerinden taviz vermeden bu meseleyi çözecek kapasiteye ziyadesiyle sahip olduğumuza inanıyorum. Cumhur İttifakı olarak Meclisimizin de desteğiyle inşallah bu hayırlı süreci tamama erdirecek, tarihe, gururla anacağımız bir kayıt düşeceğiz. Tekrar bir 'Yenikapı Ruhu' aranıyorsa, bunun vücut bulması gereken zemin, Terörsüz Türkiye sürecidir. Siyaset kurumu, tıpkı Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarında olduğu gibi farklılıklarını bir yana koymalı, sürece destek olmalı, bu meselenin milletin gündeminden çıkması için yük almalıdır. Biz, İttifak ve iktidar olarak, iradeyse irade, kararlılıksa kararlılık, uzlaşıysa uzlaşı, cesaretse cesaret, üzerimize düşenleri fazlasıyla yaptık, yapıyoruz, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, geçen hafta CHP'den istifa eden Bağımsız İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir'e AK Parti rozeti taktı.

- "YETİŞTİREBİLDİĞİMİZ KADAR İNŞALLAH YETİŞTİRECEĞİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, "Terörsüz Türkiye'ye ilişkin yasal düzenlemeler Meclis kapanmadan gelir mi?" sorusu üzerine, "Yetiştirebildiğimiz kadar inşallah yetiştireceğiz." dedi.

"NATO Liderler Zirvesi'nde, ABD Başkanı Donald Trump ile özel bir görüşmeniz olacak mı?" sorusuna Erdoğan, "Büyük ihtimalle olur." yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce sigarayı bırakması tavsiyesinde bulunduğu İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin sigarayı bırakmasına ilişkin değerlendirilmesinin sorulmasına karşılık, "Ne kadar güzel. Keşke ülkemdekilere de sigarayı bıraktırsam." ifadesini kullandı.


Etiketler:
Recep Tayyip Erdoğan Muhalefet AK Parti AK Parti Grup Toplantısı