CHP'de "Hayvan Çiftliği" sendromu

“Mutlak butlan” kararı sonrası Genel Merkez'de yaşananlar değişimci kadro ile CHP seçmeni arasında duygusal bir kopuş yaşandığını ortaya koydu.
George Orwell'in "Hayvan Çiftliği" eserinde hayvanlar isyan ederek çiftliği ele geçirir. Eşitlik ve özgürlük vadeden domuzlar başa geçer. Ancak çok geçmeden, ilkeleri çarpıtıp kişisel çıkarlarına uydururlar.
Diğer hayvanlar zamanla duyarsızlaşır, duygusal bir kopuş yaşar. Domuzlarla aralarındaki coşku, umut ve güven bağı yok olur. Tıpkı mutlak butlan kararı sonrasında değişimci kadronun genel merkez çağrısına riayet etmeyen CHP kamuoyu gibi.
Özgür Çelik, "Canımızı veririz, Bakın canımızı veririz partinin genel merkezini Özgür Özel'in mücadelesini hiç kimseye vermeyiz." dedi.
Yolsuzluktan tutuklu Ekrem İmamoğlu da "İstinaf onaylasın, millet ayağa kalkar, bu iktidar Yargıtay'ı bile göremez'' demişti.
DİRENİŞ SADECE 30 DAKİKA SÜRDÜ
Canımızı veririz, hayatı durdururuz, Parti Genel Merkezi'ni vermeyiz dedikleri direniş sadece 30 dakika sürdü. CHP'liler çağrılara riayet etmedi, genel merkezin önü bir grup marjinale ve aşırı solcu kliğe kaldı. Partiyi ilk terekeden de Özgür Özel oldu. Kendini "Meclise gidiyorum geri döneceğim" diyerek sokağa attı ama kimse dönmedi. Yağmur altında ıslak gömleğiyle kameralara poz vermeyi tercih etti.
Yolda bir TOMA bulup üstüne çıktı. Kameralara yansıyan görüntüsü yapmacıktı. Hatta tebligat yırtma görüntüsü bile kurgulanmış bir senaryoydu. Performatif ama sahicilikten uzak bir gösteri sergiledi.
Peki değişimci kadro neden seçmenlerini konsolide edemedi. Bu anlık bir tepkisizlikten ziyade, yılların birikimi olan yapısal bir çözülmenin sonucu.
CHP'LİLERİN DEĞİL, CHP'DEKİ RANTIN PEŞİNDE OLANLARIN KAVGASI
Kitleler, siyasi kurumların kendi çıkarlarına, taleplerine veya ideallerine hizmet etmediğini, aksine kendi içine kapalı bir elit grubunun mülkü haline geldiğini hissettiklerinde sisteme ve kurumlara yabancılaşırlar.
CHP de işte tam da bu yaşadı. Mutlak butlan kavgası CHP'lilerin değil, CHP'deki rantın peşinde olanların kavgasıydı.
Oysa CHP seçmeni, genel merkez binasını artık "baba ocağı" gibi görmüyordu. Elitlerin, kurultay delegelerinin ve kliklerin iktidar savaşı yürüttüğü fildişi bir kule olarak kodlamaya başlamıştı.
Seçmen kavganın, iktidara karşı toplumsal bir hak arama mücadelesi olmadığını klikler arası bir meşruiyet savaşı olduğunu anladı. "Bu kavga benim kavgam değil, kliklerin kavgası; o halde neden ben bedel ödeyeyim?" dedi.
Yerel yönetimlere sirayet eden rüşvet ve yolsuzluk odaklı suç örgütü soruşturması CHP'li seçmenle yönetici elitin arasını açmış görünüyor. Seçmen partiye sadakatini korusu da esnaflaşan yöneticilere yabancılaşmış durumda. George Orwell'in hayvan çiftliği eseri şu cümleyle son bulur.
"Dışarıdaki hayvanlar, bir insanlara, bir domuzlara bakıyordu; ama artık hangisinin hangisi olduğunu söylemek imkânsızdı."
- Popüler Haberler -
Kubur sanatı Rami Kütüphanesi'nde yeniden hayat buldu
Kadir Ezildi, geçmişten bugüne hayat hikayesini “Zamanı Geldi” programında anlattı
Sosyal medyada DEAŞ yalanı! DMM o iddialara açıklık getirdi: Kamuoyunu provoke etmeye dönük çarpıtılmış içerik
MHP'de bayramlaşma programı belli oldu
Erzurum'da acı haber: Dereye düşen küçük kız hayatını kaybetti
İstanbul'da bayram hazırlığı... Vatandaşlar Eminönü'ne akın etti



