ANASAYFA
RAMAZAN
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Bakan Tekin, Ramazan genelgesini ve bildiriyi değerlendirdi! "Eleştiriye açığım, hakarete değil"

AKŞAM GAZETESİ - | Son Güncelleme Tarihi:
Bakan Tekin, Ramazan genelgesini ve bildiriyi değerlendirdi! "Eleştiriye açığım, hakarete değil"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Star Ankara Temsilcisi Fadime Özkan'a, Ramazan genelgesini ve bildiriyi değerlendirerek, "Eleştiriden kaçan biri değilim. Attığımız adımları tartışan her değerlendirme, demokrasinin parçası. Ama bu (bildiri) eleştiri değil, hedef gösterme, tahkir ve toplumun geniş bir kesimini aşağılıyor." dedi. Bakan Tekin, “Ramazan iklimini tanıyan çocuk profilinden ‘rejim krizi' üreten yaklaşımın bilimsel ve toplumsal karşılığı yok." ifadelerini kullandı.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Fadime Özkan'ın sorularını yanıtladı. Okullardaki Ramazan etkinlikleriyle ilgili eleştirilere yanıt veren Tekin, 'Maarifin Kalbinde Ramazan' genelgesinin gönüllülük, kapsayıcılık ve pedagojik hassasiyet esaslı olduğunu vurguladı. Öğrencilerin herhangi bir baskıya maruz bırakılmadığını belirten Bakan Tekin, şöyle konuştu:

ZORUNLULUK VE BASKI YOK

"Genelgeyi hazırlarken gönüllülüğü ve mahremiyetin korunmasını temel ilke olarak belirledik. Ne katılımı zorunlu kılan, ne de herhangi bir öğrenciyi inancı ya da tercihi sebebiyle baskı altında hissettiren bir anlayışa kapı aralamayız. Eğitim ortamında kapsayıcılık, karşılıklı hürmet ve çocukların psikolojik güvenliği bizim için asla pazarlık konusu olmaz."

"Ramazan Genelgesi'ne baktığınızda ortada ne bir zorunluluk hükmü var ne de herhangi bir öğrenciyi inancı ya da tercihi sebebiyle dışlayan bir yaklaşım. Tam aksine, gönüllülük, kapsayıcılık ve pedagojik hassasiyet metnin omurgasını oluşturuyor."

"Bugün okul bahçesinde Ramazan süslemesi yapan, arkadaşlarıyla birlikte iyilik kampanyasına katılan, paylaşmayı ve sabretmeyi öğrenen çocuklar üzerinden 'Talibanlaşma' senaryosu yazmak bu milletin itibarına olduğu kadar anne-babaların yüreğine de haksızlık. Çünkü o çocuk, iftarda lokmasını bölüşen annenin sofrasından, sabah helal rızkı için yola çıkan babanın emeğinden, mahallesinde komşusunun kapısını çalmayı bilen bir kültürden geliyor."

Pedagojik temeli olan, hukuki zemin soran, uygulama ayrıntılarına dair katkı sunan her değerlendirmeyi ciddiyetle okuyoruz. Fakat Ramazan iklimini tanıyan çocuk profilinden 'rejim krizi' üreten yaklaşımın ne bilimsel ne de toplumsal bir karşılığı var. Bu tür çıkışlar, Ramazan'ın eğitim değeriyle değil, bu toplumun inançla kurduğu derin bağla hesaplaşma arzusuyla ilgilidir."

ELEŞTİRİ DEĞİL HAKARET

Bakan Tekin, 'Laikliği birlikte savunuyoruz' bildirisini imzalayan akademisyen, gazeteci, yazar ve sendika temsilcilerinden oluşan 168 kişiden neden davacı olduklarını şu sözlerle anlattı: "Eleştiriden kaçan biri değilim. Sert de olsa, benim kararlarımı, Bakanlığın politikalarını, attığımız adımları tartışan her değerlendirme, demokrasinin tabii parçası. Burada konuştuğumuz şey, eleştiri değil doğrudan hedef gösterme, tahkir ve toplumun geniş bir kesimini aşağılayıcı bir dilden bahsediyoruz."

"Türkiye'de hiç kimse Anayasa'yı, temel hak ve özgürlükleri, laiklik ilkesini 'benim yorumum esastır' diyerek kendi tekelinde göremez. Ramazan etkinliklerine emek veren öğretmenleri, idarecileri, velileri ve çocukları 'gerici, azgın azınlık' şeklinde yaftalayan bir üslup, eleştiri sınırını aşan, toplumsal barışı zedeleyen bir hakaret dilidir. Ramazan vesilesiyle çocuklarına paylaşmayı, infakı, yardımlaşmayı hatırlatmaya çalışan insanlara bu tonla seslenmek; laiklik ilkesini koruma gayretinden çok, kendi ideolojik konfor alanını muhafaza etme arzusunu gösteriyor. Bu nedenle dava ettim. Burada mesele, şahsımdan önce çocuklarımızın, öğretmenlerimizin ve velilerimizin hukukunu koruma mesuliyetidir."

"Suç duyurusunda bulunurken kişisel bir alınganlıktan değil, temsil ettiğim camianın itibarını, onurunu ve güvenlik duygusunu koruma sorumluluğundan hareket ettim."

28 ŞUBAT'LA AYNI DİL!

'Laiklik elden gidiyor' başlığıyla bildiriler yayımlayan çevrelerin, ısrarla laikliği toplumun inancına baskı aracı hâline dönüştürmeye çalıştığını belirten Tekin, "Başörtüsü yasağı, katsayı duvarı ve 28 Şubat'taki dilin aynısını Ramazan etkinlikleri üzerinden tekrar üretiyorlar" dedi.

ÇOCUKLARIN DÜNYASINA KÖK SALIYOR DİYE RAHATSIZLAR

Bazı kesimlerin keskin kavramlarla toplumsal uzlaşıyı tartışmalı göstermeye çalıştığını söyleyen Bakan Tekin, "Onların öfkesini büyüten şey, Ramazan'ın çocukların dünyasında yeniden kök salması, ailelerin bunu sahiplenmesi ve kamusal hayatta normalleşmesi" dedi.

'TALİBANLAŞMA' YAKIŞTIRMASI BU MİLLETE HAKSIZLIK

Tekin "Bildirideki 'Talibanlaşma' iddiası bu ülkenin insanına, milletimizin ferasetine yönelmiş bir haksızlıktır. Darbeler görmüş, vesayet girişimlerini püskürtmüş bir milletten bahsediyoruz. Bu toplum, dinle ilişkisini de demokrasiyle ilişkisini de bedel ödeyerek kurdu. İmanın da hürriyetin de kıymetini, kaybetme tehdidiyle yüzleşerek öğrendi "ifadelerini kullandı.

MUHALEFET, EĞİTİMİ İDEOLOJİK MEVZİ ALANI GİBİ GÖRÜYOR

Bakan Tekin, tartışmaların siyasi boyutunu da değerlendirdi: "Sayın Özgür Özel'in sözleri muhalefet hakkını aşan, sorumsuz ithamlar içeriyor. 'Çocukları sadece aile ilgilendirebilir' cümlesini sanki MEB aileye karşı bir odakmış gibi kurmak başlı başına çarpıtma. CHP, eğitim alanını hâlâ ideolojik mevzi savaşı olarak görüyor. Çocukların iyilik kampanyasına katılmasını tartışmak yerine 'iktidarı sıkıştırma' hesabı yapıyor."

LAİKLİK, DİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KORUYAN BİR İLKE

Laiklik tartışmalarına karşı da net mesajlar veren Bakan Tekin, şöyle konuştu: "Bizim açımızdan laiklik, din ve vicdan özgürlüğünü, inananın da inanmayanın da hukukunu koruyan bir ilke. Devletin belli bir inanç yorumunun propaganda aygıtı hâline gelmesini engellediği kadar, toplumun inançla kurduğu tabiî bağı sürekli baskı altında tutan vesayetçi anlayışlara da sınır çizer."

Röportajın tamamı https://www.star.com.tr/'de


Etiketler:
milli eğitim bakanı yusuf tekin ramazan ramazan genelgesi bildiri chp özgür özel