ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Bakan Fidan'dan Körfez'de “barış turu”: Bu savaşın ardından Türkiye'ye güven arttı

Hasan Köseoğlu - | Son Güncelleme Tarihi:
Bakan Fidan'dan Körfez'de “barış turu”: Bu savaşın ardından Türkiye'ye güven arttı

Türkiye, Orta Doğu'daki savaşı durdurmak için diplomasi trafiğini hızlandırdı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 'bölgesel kalıcı barış' için çıktığı Körfez ülkeleri turu dönüşünde önemli açıklamalarda bulundu.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Türkiye, Orta Doğu'daki diplomasi trafiğini hız kesmeden sürdürüyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "bölgesel kalıcı barış" için çıktığı Körfez ülkeleri turunda önemli temaslarda bulundu.

Bakan Fidan, ziyaretler sonrası aralarında Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak'ın da bulunduğu gazetecilerin sorularını cevapladı, değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Fidan'ın açıklamaları şöyle:

NE KADAR DAHA SÜREBİLİR?

Körfez ülkelerinde savaşın iki üç hafta daha süreceği değerlendirmesi yapılıyor. Tabii burada belirleyici olan ABD'nin tutumu olacak. İsrail, ABD üzerinde etkili olmaya çalışacak ve ateşkes veya kısa sürede bir barışa ulaşılmasını engellemek isteyecektir.

ABD ve İsrail'in başlangıç pozisyonlarının birbirinden uzaklaştığı yönündeki değerlendirmeler arttı. Bu da savaşın daha uzaması sonucunu doğurabilir.

"TÜM İHTİMALLERİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMALIYIZ"

Savaş varken müzakere edilmesi seçeneği pek olası görünmüyor. Ama kısa süreli ateşkes ilan edip bu süre zarfında müzakereye başlayıp "müzakereden sonuç alamazsam tekrar savaşa başlarım" denilmesi ihtimalini de göz önünde bulundurmalıyız.

"SORUN İSRAİL'İN BARIŞ İSTEMEMESİ"

İsrail, savaş mümkün olduğunca uzasın, İran'a daha fazla zarar verelim gibi bir politika da izleyebilir. Bu yaklaşım karşısında ABD'nin alacağı tutum önem kazanacak.

İsrail kendileri için önemli olan askeri ve sanayi hedeflerini ortadan kaldırmadan durdurmayacağı izlenimini veriyor. Suikastler devam ediyor.

Bu savaşı İsrail başlattı. Sorun, savaşı bitirmeye yönelik planlar olmaması değil. Sorun İsrail'in barış istememesi. Bu gerçeği her yerde, her fırsatta vurguluyoruz.

KÖRFEZ ÜLKELERİ BAKIMINDAN SAVAŞ SONRASI DURUM NASIL OLUR?

Körfez'de bundan sonra pek çok şey değişebilir. Savunma sanayii alanında yeni arayışlara girebilirler.

Savaşın sona ermesinin ardından Körfez ülkeleri İran'dan beklentilerini açıkça ortaya koyup, bazı şartlar yerine getirildiği takdirde ekonomik işbirliği üzerine yoğunlaşılabilir. İran da Körfez'deki ABD üsleri konusunda bazı taleplerle ortaya çıkabilir.

HÜRMÜZ BOĞAZI MESELESİ

Şu da önemli bir nokta: Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol ve LNG Çin'e AB ülkelerine, Güney Kore, Japonya, Hindistan'a gidiyor. Bu ülkelerin beklentileri neler olacak?

"TÜRKİYE'YE GÜVEN ARTTI"

Bu savaşın ardından Türkiye'ye olan güvenin arttığını görüyoruz. Başından beri ikircikli bir tavır takınmadık. Yapılan yanlışları tüm taraflara açıkça söylediğimizi herkes görüyor. İran'a yapılanın da Körfez ülkelerine yapılanın da yanlış olduğunu en güçlü ve net şekilde gündeme getiriyoruz.

RİYAD'DA TÜRKİYE – SUUDİ ARABİSTAN – PAKİSTAN VE MISIR ARASINDA YAPILAN GÖRÜŞME

Bölgede belli bir güce sahip olan ülkeler olarak sorunları çözme konusunda güçlerimizi nasıl birleştirebiliriz, bunun arayışı içindeyiz.

Her şeyden önce bölge ülkelerinin bir araya gelip tartışması, fikirler geliştirmesi bizim bir süredir söylediğimiz bir şey. Bölgesel sahiplenmeyi öne çıkarıyoruz.

"ORTAK TAVIR ALABİLMEMİZ LAZIM"

Bu ülkelerle güncel durumu ele alıyoruz. Bizlerin ortak çabası nasıl bir fayda sağlar bunu görüşüyoruz.

İlkesel olarak şunu görmemiz lazım: Bizler ya bir araya gelip kendi sorunlarımızı kendimiz çözmeyi öğrenmeliyiz ya da dışarıdan bir hegemon gelecek kendisi için yararlı olan çözümleri dikte edecek veya hiçbir şey yapmayacak ve yapılmasına engel olacak.

Birbirimize güvenmeyi öğrenmemiz lazım. Belli konularda beraber hareket etmemiz lazım. Ortak tavır alabilmemiz lazım.

Türkiye'nin uluslararası ilişkilerde kurumsal ve toplu çabaların ortaya konması konusunda çok büyük tecrübesi var. Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye gibi ülkelerin kendi güçlü milli duruşları ve farklı yetenekleri var.

Bütün dünyada bölgesel düzeyde ülkeler biraraya gelerek dayanışma sergileme arayışı içerinde bulunuyor.

AB İLE İLİŞKİLER KONUSUNDA SON DURUM NEDİR?

AB üyeliği konusunda Cumhurbaşkanımızın tutumu çok net. Hedefimiz değişmedi. Ancak Avrupa'da bizimle üyelik sürecini yürütecek siyasi bir iradenin ortaya çıkmasını da bekliyoruz.

Her halükarda AB ile iyi ilişkiler yürütmemiz her bakımdan çok önemli. Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi meseleleri önemli. Bunlarla ilgili görüşmeye devam ediyoruz. İlişkilerde belli bir istikrarı koruyoruz, kötüye gitmiyor, daha iyiye de gidebilir.

Yasadışı göç, terörle mücadele gibi bize ihtiyaç duydukları çeşitli alanlar var. Gerek vatandaşlarının İran'dan, Orta Doğu'dan vesaire tahliye olması gibi konularda da sürekli kapımızı çalıyorlar. Bu konularda da gerekli desteği veriyoruz. Zaten askeri imkanlarımız da ortada.

Vize serbestisi konusunda geriye kalan altı madde üzerinde de ilgili kurumların çalışmaları sürüyor.


Etiketler:
hızlandırılmış diplomasi barışçıl çözüm güven artışı