ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: Yatırımlar Türkiye'yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacak

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 2030 yılına dek 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirmeyi hedefledikleri yatırımların Türkiye'yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacağını belirtti.

AA - | Son Güncelleme Tarihi:
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: Yatırımlar Türkiye'yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacak

Bacacı Yatırım Holding tarafından İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda düzenlenen "Yatırımın Yeni Odağı: Geleceğe Değer Üretmek Zirvesi", Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan'ın katılımıyla başladı.

Zirvenin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, küresel ekonominin jeopolitik ve stratejik kırılmalar sebebiyle yön arayışına girdiği bir süreçte olunduğunu belirterek, uzun yıllar küresel refahın temeli olarak görülen serbest ticaret anlayışının yerini giderek korumacılığın ön plana çıktığı bir ekonomi yaklaşımına bıraktığını ifade etti.

Ülkelerin üretim ve teknoloji geliştirme kabiliyetlerini milli egemenliklerinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü aktaran Kacır, "Üretimin ve yatırımın küresel haritasını baştan başa yeniden çizen bu dönemle birlikte küresel ekonominin ağırlık merkezi batıdan doğuya kayıyor." diye konuştu.

Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde tesis ettikleri siyasi ve ekonomik istikrarla, AR-GE ve yüksek katma değerli üretimi önceleyen politikalarla ve nitelikli insan kaynağına yaptıkları yatırımlarla Türkiye'yi bugünlere kuvvetli şekilde hazırladıklarını kaydetti.

Üretim kapasitesiyle, teknoloji geliştirme kabiliyetiyle ve dünya pazarlarına erişimiyle 2000'li yılların başından çok daha farklı bir Türkiye tablosunun olduğunu bildiren Kacır, son 23 yılda yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı kalkınma modelimizle milli gelirimizi 238 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara taşıdık." ifadelerini kullandı.

"ÜRETİM ALTYAPIMIZIN İKİZ DÖNÜŞÜMÜNÜ VE BÖLGESEL KALKINMAYI HIZLANDIRACAK YATIRIMLARA EN GÜÇLÜ DESTEKLERİ SUNUYORUZ"

Bakan Kacır, Avrupa'dan Afrika'ya, Orta Doğu'dan Asya'ya dünyanın dört bir yanında kurdukları güçlü ticaret ağlarıyla 2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan yıllık ürün ihracatını 283 milyar dolara yükselttiklerini belirtti.

Türkiye'nin bugün, Çin'den sonra Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçı ülke olduğunu ifade eden Kacır, "Bizler, 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da istihdam sağlayan, üreten, ihraç eden ve bu ülke için elini taşın altına koymaktan çekinmeyenin yanında, yakınında olmayı sürdüreceğiz." diye konuştu.

Kacır, Türkiye Yüzyılı'nda katma değerli üretim altyapısıyla, teknoloji geliştirme ve üretmede oluşturdukları muazzam kapasiteyle Türkiye'yi dünyada hak ettiği konuma taşıyacaklarını aktararak, "Geçen yıl Cumhurbaşkanı'mızın onayıyla yürürlüğe aldığımız yeni teşvik sistemimizle Milli Teknoloji Hamlemizi, üretim altyapımızın ikiz dönüşümünü ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak yatırımlara en güçlü destekleri sunuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Geçen hafta Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı'nda yeni bir pencere açtıklarını anımsatan Kacır, "Teşvik belgeli imalat sanayi yatırımlarını hızlandırmaya dönük yeni uygulamada stratejik nitelik taşıyan tüm projelere doğrudan, 100 milyon liranın üzerinde yatırımla hayata geçen diğer projelere ise yatırımın ilerleme seviyesi, OSB ve endüstri bölgelerinde gerçekleşme, yatırımcının AR-GE faaliyetleri gibi unsurları önceliklendirerek 1 yılı anapara ödemesiz 5 yıl vadeli, Merkez Bankası politika faiz oranının 10'da 7'si finansman maliyeti ile kaynak sunacağız." şeklinde konuştu.

"KAYNAKLARI VERİMLİ KULLANAN VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ÜRETİM YAPISINI DA ÜLKEMİZDE TESİS EDİYORUZ"

Bakan Kacır, Türkiye'yi daha fazla yeni teknoloji yatırımının adresi haline getirmek üzere attıkları diğer önemli bir adımın ise HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı olduğunu belirterek, programda ülkeye teknoloji geliştirme ve üretme kabiliyetinde önemli kazanımlar sağlayacak yatırımlar için cazip koşullarda finansman ve uygun yatırım alanları sunduklarını belirtti.

Batarya, elektrikli araç, güneş hücresi, rüzgar türbinleri, çip, savunma teknolojileri, veri merkezleri, yapay zeka, endüstriyel robotik üretimine ve büyük ölçekli AR-GE merkezi kurulumuna yönelik çağrılarıyla Türkiye'nin ileri teknoloji üretim gücünü yükselttiklerini kaydeden Kacır, şunları aktardı:

"2030 yılına dek 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirmeyi hedeflediğimiz yatırımlar, Türkiye'yi küresel inovasyon liginde üst sıralara taşıyacak. Sanayimizi yüksek katma değerli üretimle büyütürken, çevreye duyarlı, kaynakları verimli kullanan ve sürdürülebilir bir üretim yapısını da ülkemizde tesis ediyoruz. Türk sanayisi ile uluslararası finans kuruluşlarının net sıfır emisyon hedefine yönelik çabalarını birleştirmeyi ve bu kuruluşların finansal kaynakları, uzmanlığı ve bilgi birikiminden istifade eden çalışma modellerini hayata geçirmeyi sanayimizin yeşil dönüşümü başarıyla gerçekleştirmesinin anahtarı olarak görüyoruz."

"İMALAT SANAYİ, MADENCİLİK, TARIM, TURİZM, SAĞLIK YATIRIMLARI İLE YEREL POTANSİYELİ HAREKETE GEÇİRİYORUZ"

Mehmet Fatih Kacır, Dünya Bankası işbirliği ile yürüttükleri "Türkiye Yeşil Sanayi Projesi", "Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi" ve "Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi" ile 1 milyar doların üzerinde finansmanı sanayicilere, KOBİ'lere ve yeşil teknoloji girişimlerine sunduklarını hatırlattı.

Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu ile sanayinin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030'a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlama yolunda önemli bir adım attıklarını kaydeden Kacır, "Yerel Kalkınma Hamlesi Programı'nda ise her şehrimizde 4 öncelikli alan belirliyor, imalat sanayi, madencilik, tarım, turizm, sağlık yatırımları ile yerel potansiyeli harekete geçiriyoruz." ifadelerini kullandı.

Kacır, teknoloji, üretimden ticarete, güvenlikten sosyal yaşama kadar hayatın hemen her alanını yeniden şekillendirirken girişimlerin çeviklikleri, yeniliği hızla hayata geçirme ve teknolojiyi ekonomik değere dönüştürme kabiliyetleriyle değişimin ön saflarında yer aldığını dile getirdi.

Türkiye'den küresel ölçekte iddia sahibi teknoloji girişimlerinin doğmasını, büyümesini ve dünyaya açılmasını sağlayacak güçlü bir girişimcilik ekosistemi inşa etmeyi, daha müreffeh ve daha güçlü bir Türkiye'nin anahtarı olarak gördüklerini kaydeden Kacır, "Bilhassa nitelikli insan kaynağımızın ve girişimcilerimizin fikirlerini geliştirebilecekleri, projelerini somutlaştırabilecekleri imkanları sunuyor, ihtiyaç duydukları destek mekanizmalarını devreye alıyoruz." dedi.

"86 MİLYONU AŞAN NÜFUSUMUZLA BÜYÜK, GENÇ VE DİNAMİK BİR İÇ PAZARA SAHİBİZ"

Bakan Kacır, küresel ölçekte büyüme potansiyeline sahip girişimlerin önünü açan Turcorn 100 Programı kapsamında, yüksek potansiyelli girişimlere, yatırımcı erişiminden uluslararasılaşmaya, mentorluktan stratejik işbirliklerine uzanan çok boyutlu destekler sunduklarını kaydetti.

Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de açacaklarını ifade eden Kacır, "Terminal İstanbul, şimdiden uluslararası ilginin odağı haline geldi. Bugüne kadar 14 farklı ülkeden onlarca uluslararası paydaşımız, Terminal İstanbul ekosistemine dahil oldular." ifadelerini kullandı.

Kacır, "Dijital Şirket" uygulamasıyla, teknoloji girişimlerinin kuruluş süreçlerinin tümüyle dijital platform üzerinden yönetilmesini sağlayacaklarını ve şirketleşme süreçlerini kolaylaştırdıklarını aktararak, sanal ofis hizmeti ile kuluçka aşamasındaki girişimcilerin üzerindeki mali yükleri hafifleteceklerini ve girişimcilik ekosisteminin tabana yayılmasını sağladıklarını söyledi.

Türkiye'nin yatırımlar, girişimler ve yetenekler için gelecekte çok daha güçlü bir merkez haline geleceğini ifade eden Kacır, "Türkiye coğrafi konumuyla, istikrarlı büyüyen ekonomisiyle, lojistik avantajlarıyla, nitelikli insan kaynağıyla eşsiz bir merkezdir. 86 milyonu aşan nüfusumuzla büyük, genç ve dinamik bir iç pazara sahibiz." açıklamasını yaptı.

Zirvenin açılışında konuşan Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu da Türkiye'nin 2003'ten bu yana yapılan yatırımlarla ve uygulanan politikalarla bölgesel bir merkez haline geldiğini kaydederek, son 23 yılda ülkeye gelen uluslararası doğrudan yatırımlardan bahsetti.

Türkiye'yi Asya ile Avrupa arasında bir köprü olarak sınırlayan anlayıştan Asya'nın, Afrika'nın ve Avrupa'nın kesişim noktasında olduğu bir vizyona geçtiklerini anlatan Dağlıoğlu, ülkeyi bölgesel bir merkez haline getirdiklerini söyledi.

Dağlıoğlu, Türkiye'nin düşük orta gelirli ülke sınıfından yüksek orta gelirli ülke sınıfına çıktığını belirterek, "Yakın zamanda yüksek gelir grubuna da çıkmış olduk, inşallah orada kalıcı olacağız. Aslında 2003'ten bu yana yüzde 5,3'lük yıllık ortalama büyüme verisiyle dünyanın en hızlı büyüyen ülkelerinden olduk. Ve yine 2003 yılında dünya ticaretinden aldığımız pay yüzde 0,6'nın altındayken artık yüzde 1,1'lik pay alıyoruz. Bunların hepsini artırmak istiyoruz." diye konuştu.

Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'na ilişkin bilgi veren ve dünyadan daha fazla sermaye çekmek istediklerini anlatan Dağlıoğlu, "Türkiye, yatırımcının kendisini buraya çekmek istiyor. Teknoloji girişimciliği ekosisteminde daha aktif olmak istiyor. Çünkü rekabetçiliği korumanın ve artırmanın yolu aslında buradan geçiyor. Tabii ki Türkiye dünyadaki ekonomik faaliyetlerden ve ticaretten daha fazla pay almak istiyor." ifadelerini kullandı.

Dağlıoğlu, ülkenin bu yıl birçok uluslararası etkinliğin merkezi olduğunu anımsatarak, COP31'de Türkiye'nin gelecek yüzyıl vizyonunu da anlatacaklarını sözlerine ekledi.

"TÜRKİYE'NİN HEDEFLERİNE DAHA FAZLA KATKI SAĞLAMAYI HEDEFLEDİK"

Türkiye Varlık Fonu (TVF) Genel Müdürü Salim Arda Ermut da TVF'ye ilişkin güncel bilgileri paylaşarak, "Türkiye Varlık Fonu olarak finansal hizmetlerden enerjiye, telekomünikasyondan ulaştırma ve lojistiğe, madencilikten teknolojiye kadar 7 farklı sektörde faaliyet gösteren 36 şirketten oluşan büyük bir portföyü bünyemizde barındırıyoruz." dedi.

Bu ölçekteki bir portföyü yönetirken işletmelerin sahip oldukları varlıkların değerini artırmayı, geleceğe değer üretmeyi, şirketlerin rekabet gücünü geliştirmeyi ve Türkiye'nin hedeflerine daha fazla katkı sağlamayı hedeflediklerini anlatan Ermut, TVF olarak bu yönde attıkları adımlardan bahsetti.

Ermut, Türk Telekom'un satın alınması, sigorta şirketlerinin birleşmesi ve şu anda gündem olan katılım bankalarının birleşmesi gibi adımları anlatarak, TVF olarak finansal piyasaların derinleşmesi, yeni finansal araçların geliştirilmesi ve katılım bankacılığının potansiyelinin değerlendirilmesine katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

Finansal piyasaların derinleşmesine katkı sağlamak amacıyla şirketlerdeki payların bir bölümünü uluslararası ve kurumsal yatırımcılara arz ederek halka açıklık ve likiditeyi artırmayı hedeflediklerini dile getiren Ermut, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Buradaki amacımız portföyümüzde oluşan değeri sermaye piyasaları üzerinden yatırımcılarımızla buluştururken Türkiye'ye uzun vadeli uluslararası sermaye girişini desteklemek ve sermaye piyasalarımızın derinleşmesine katkıda bulunmak. Türkiye Varlık Fonu olarak ülkemizin değerlerine yatırım yaparak bu değerlerin halka arz gibi sermaye piyasası araçlarıyla halkımız ile paylaşılmasına önem veriyoruz. Bu sayede hem finansal piyasalarımızın derinleşmesine hem vatandaşlarımızın finansal sisteme güvenilir yatırım imkanlarıyla ki şu anda daha da önemli bir gündem malumunuz, daha fazla katılım göstermesini sağlamayı ve bu alanda TVF olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmeyi hedefliyoruz."

"TÜRKİYE, ULUSLARARASI YATIRIMCILAR İÇİN BÖLGESEL FIRSATLAR SUNUYOR"

Salim Arda Ermut, son dönemde küresel ekonomide yaşanan değişimlerden ve olumsuzluklardan bahsederek şu ifadeleri kullandı:

"Özellikle Türkiye'nin bölgesel normali olan bazı şartların ya da durumların artık global normal olduğunu gözlemlemeye başladığımız bir dönemde uluslararası yatırımcıların hem Türkiye'deki yatırımcıların bölgesel tecrübesinden hem de bunun globaldeki açılımlarından daha iyi faydalanabilecekleri ve Türkiye'nin bu noktada kendini fırsatlarla aynı zamanda dolu olan bu enteresan bölgede daha iyi konumlayabileceği bir zaman diliminden geçtiğimizi düşünüyoruz. Güçlü bir yönetim altyapımız, girişimci bir özel sektörümüz ve değişen şartlara hızlı uyum sağlayabilen insan kaynağımız var. Coğrafi konumumuz sayesinde de malumunuz Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika gibi bütün pazarlara aynı anda erişebiliyoruz."

Ermut, uluslararası yatırımcıların kararlarında dayanıklılık, tedarik güvenliği, farklı pazarlara erişim gibi konular daha fazla önem kazandıkça Türkiye'nin sağladığı avantajların daha görünür hale geleceğini söyledi.

Salim Arda Ermut, "Portföy şirketlerimizin değerini artırmak, ülkemizin ihtiyaç duyduğu stratejik yatırımları gerçekleştirmek ve uluslararası yatırımcılarla ilişkilerimizi geliştirmeye çalışmak, sermaye piyasalarımızın da aynı zamanda derinleşmesine yönelik çalışmaları yapmaya devam etmek önemli önceliklerimiz." diye konuştu.

"TÜRKİYE GEÇEN YIL 21,1 MİLYAR DOLAR DOĞRUDAN YATIRIM ÇEKTİ"

Bacacı Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ayla Tanıl ise Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımlardan bahsederek, şu bilgileri verdi:

"Ülkemiz 2025 yılında uluslararası doğrudan yatırım kapsamında, 475 adet sıfırdan yatırım projesi çekti. Toplam yatırım tutarı 21,1 milyar dolara ulaşan bu projeler kapsamında, 47 binden fazla kişiye istihdam sağlanması bekleniyor. Bir önceki yıla kıyasla proje sayısı yüzde 27, yatırım tutarı ise yüzde 62 artmış durumda. Uluslararası yatırımcıların Türkiye'de gerçekleştirdiği birleşme ve satın alma işlemlerinde de önemli hareketlilik yaşandı. 2024'te 93 olan işlem sayısı, 2025'te 124'e yükselirken, açıklanan işlem hacmi de 5,7 milyar dolardan 6,7 milyar dolara çıktı."

Tanıl, bu rakamların çok değerli olduğunu kaydederek, "Küresel ölçekte yatırım kararlarının daha temkinli seyrettiği bir dönemde ortaya konulan bu performans Türkiye'nin uluslararası yatırımcılar açısından önemini koruduğunu gösteriyor." diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından zirve kapsamında "Küresel Doğrudan Yatırımlar ve Ülke Perspektifleri" ile "Değişen Yatırım Kimliği: Geleneksel Finanstan Girişim Sermayesi ve Dijital Varlıklara Dönüşüm" başlıklı iki oturum düzenlenecek.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
sanayi ve teknoloji bakanı mehmet fatih kacır türkiye devlet desteği yatırım inovasyon