ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Petrol ve gıda fiyatlarında küresel arz şokları enflasyonu yukarı yönlü baskılıyor

Jeopolitik çatışmalar, lojistik krizler, Orta Doğu'daki savaş ve El Nino kaynaklı kuraklığın eş zamanlı vurduğu küresel ekonomide, petrol ve gıda arzında yaşanan kırılmalar çoklu bir şoka dönüşerek enflasyonu kalıcı şekilde yüksek tutuyor.

AA - | Son Güncelleme Tarihi:
Petrol ve gıda fiyatlarında küresel arz şokları enflasyonu yukarı yönlü baskılıyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Dünya Bankası ve uluslararası finans kuruluşlarının verilerinden derlenen bilgilere göre, azalan stoklar ile artan enerji ve navlun maliyetleri nedeniyle enflasyonun sebep olduğu kriz ortamının 2027 yılına kadar sürmesi bekleniyor.

Brent petrolün varil fiyatının 114 dolar sınırını aşması ve ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün 101 doların üzerine tırmanması, küresel enflasyonu doğrudan ve dolaylı yollardan tetikleyen en büyük unsurlar arasında görülüyor.

Gıda ve enerji harcamalarının hane halkı bütçesinde büyük yer kapladığı kırılgan piyasalar bu durumdan en fazla etkilenirken, ekonomilerde resesyona girmeden enflasyonu düşürmeyi hedefleyen "yumuşak iniş" senaryoları da yerini kalıcı fiyat baskısına bırakıyor.

KÜRESEL GIDA FİYATLARI YAKLAŞIK 4 YILIN ZİRVESİNDE

Lojistik aksamalar ve olumsuz hava koşullarının arz endişelerini artırmasıyla küresel gıda fiyatları eylülde yaklaşık 4 yılın zirvesine çıktı.

FAO verilerine göre, gıda ürünlerinin uluslararası fiyat değişimlerini izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi, eylülde bir önceki aya göre yüzde 1,5 artışla 136 puana yükselerek Kasım 2022'den bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.

Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,8 artış gösteren endeks, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından Mart 2022'de kırılan tarihi rekorun ise yüzde 14,3 altında kalmayı sürdürdü.

Nakliye hatlarındaki tıkanıklıklar, olumsuz hava şartları ve tarımsal üretim girdilerinin pahalanması, küresel çapta fiyat artışlarını körükleyen ana nedenler olarak öne çıktı.

Küresel piyasalarda doğal gaz fiyatlarının Orta Doğu'daki savaş öncesi seviyenin iki katını aşması ve enerji enflasyonunun çift hanelere yükselmesi merkez bankalarını harekete geçirdi.

Gelişmiş ülkelerde genel fiyat sepeti yeniden tırmanışa geçerken çoklu arz şokları üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor.

Karadeniz'deki tahıl altyapısına yönelik saldırılar sevkiyatları aksatıyor. Kızıldeniz'deki güvensizlik ortamı gemileri Afrika çevresindeki daha uzun rotalara zorluyor ve Karadeniz ile Güneydoğu Asya arasındaki navlun fiyatlarını yüzde 50 artırıyor.

Orta Doğu'daki gerilimler ise akaryakıt fiyatlarını yükseltirken, Hürmüz Boğazı üzerindeki abluka gübre ihracatını aksatarak tarımsal üretim maliyetlerini zirvede tutuyor. Bu durumun etkisiyle buğday fiyatları 2026'da yüzde 30'dan fazla yükselirken şeker fiyatları tarihi zirveleri gördü, ekmek fiyatları da yukarı yönlü baskılandı.

AVRUPA'DA "ENERJİ VE İKLİM" KAYNAKLI İKİZ ŞOK

Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından 20 Ekim'de yayımlanan "Gıda enflasyonu etkisini kaybetti mi?" başlıklı analiz, gelişmiş ekonomilerde küresel gıda enflasyonu tehlikesinin kapıda olduğunu ortaya koydu.

Avro Bölgesi'nde yıllık enflasyon eylül ayında yüzde 3,8 ile son 3 yılın zirvesine çıkarken, gelişmiş ülkelerde yıllık ortalama çekirdek enflasyonun yüzde 2,7'den yüzde 2,9'a yükselmesi fiyat baskısının genele yayıldığını gösteriyor.

ECB uzmanları, fiyatlarda yeni bir yükseliş trendini tetikleyebilecek iki büyük risk faktörüne dikkati çekiyor.

Enerji ve gübre fiyatlarındaki artışın tüketiciye yansıması zaman alırken, nakliye, paketleme ve işleme maliyetlerine yayılan bu dolaylı etkilerin gelecek aylarda özellikle buğday, mısır, ekmek ve makarna gibi enerji yoğun ürünlerde fiyatları yukarı çekmesi bekleniyor.

Diğer taraftan, 2026 yazında Avrupa genelinde yaşanan aşırı sıcaklar ve kuraklık, tarımsal arz beklentilerini ciddi şekilde olumsuz etkiliyor.

Banka tahminlerine göre, bu iklim şokunun gelecek yıl Avro Bölgesi'nin gıda enflasyonuna tek başına 0,3 ila 0,8 puanlık ek yük getireceği öngörülüyor. Eylülde işlenmemiş gıda enflasyonunun yüzde 4'e çıkması da hava şartlarına duyarlı sebze fiyatlarındaki artışın şimdiden başladığını kanıtlıyor.

KIŞ DÖNEMİNDE AVRO BÖLGESİ ENFLASYONU İÇİN YÜZDE 5 SENARYOSU

Uluslararası finans kuruluşu ING analistlerinin değerlendirmelerine göre, Avrupa'da tırmanan doğal gaz fiyatları kış aylarında enflasyon baskısını derinleştirme riski taşıyor.

Doğal gaz fiyatlarında görülen büyük artışların, geçmişteki Ukrayna şokunun eşdeğer dönemine kıyasla daha fazla olması nedeniyle Avro Bölgesi genelinde kış aylarında yüzde 4'lük bir enflasyonun şimdiden garantilendiği aktarılıyor.

ING'nin senaryo analizlerine göre, petrolün varil fiyatının 130 dolara ulaşması ve doğal gaz fiyatlarının mevcut yüksek seviyelerini koruması durumunda, Avrupa'da genel enflasyonun kış aylarında yüzde 5 seviyesini aşabileceği öngörülüyor.

Birleşik Krallık'ta 2027'nin ocak ayında hane halkı enerji faturalarında yüzde 25'lik sert bir artış öngörülürken benzer bir maliyet baskısının Avro Bölgesi'nde de görülmesi bekleniyor.

Orta Doğu'da süregelen gerilimlerin petrol ve doğal gaz fiyatlarını yukarı itmesi gelişmiş ekonomilerde çekirdek enflasyon baskısını canlı tutarken maliyet artışları stagflasyon endişelerini de beraberinde getiriyor.

Analistler, enerji şokunun üretim zincirine gecikmeli yansıdığına dikkati çekerek, bu durumun enflasyonu yeniden hızlandırabileceğini ve merkez bankalarını faizleri beklenenden daha uzun süre yüksek tutmaya zorlayabileceğini belirtiyor.

Fransa'da yükselen tahvil faizlerinin borçlanma maliyetlerini artırma riski ve yerel para birimlerinin dolar karşısındaki değer kayıpları küresel enflasyonu körüklemeye devam ederken üç büyük bankanın bu haftaki yönlendirmelerinin küresel tahvil getirileri ve piyasalardaki risk iştahı üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

MERKEZ BANKALARINDAN ART ARDA FAİZ ARTIŞLARI

Enflasyon dalgasına geçmişte geç müdahale etmekle eleştirilen merkez bankalarının, bu kez risk almayarak yeni bir sıkılaşma döngüsü başlatmaları dikkati çekiyor.

Küresel ekonomide artan enflasyonist baskılara karşı son dönemde peş peşe adımlar atan para otoriteleri, faiz patikasında agresif bir sıkılaşma süreci yürütüyor.

Bu kapsamda ECB, politika faizini bu yıl toplamda 50 baz puan artırarak mevduat faiz oranını yüzde 2,50'ye yükseltti. ABD Merkez Bankası (Fed) ise enflasyonist baskılara yanıt vererek politika faizini 25 baz puan artışla yüzde 3,75-yüzde 4 aralığına çekti ve 2023'ten bu yana ilk faiz artışını yaptı.

Japonya Merkez Bankası (BoJ) bu yılki faiz artışını haziran ayında yaptı. Eylül ayı toplantısında ise yeniden faiz artırarak politika faizini yüzde 1,25 seviyesine çıkardı.

Küresel sıkılaşma dalgasına Yeni Zelanda, Pakistan, Avustralya ve Güney Kore de faiz artırarak katılırken İsveç ve İsviçre'nin de yakın dönemde faiz artışına gidebileceği tahmin ediliyor.

Gelişen bu risklerin gölgesinde hareket eden üç büyük merkez bankası, bu hafta yeni para politikası kararlarını ilan edecek.

Yüksek seyreden enerji fiyatlarının küresel enflasyon görünümüne etkileri ve yapay zeka yatırımlarının sürdürülebilirliğine ilişkin endişeler yakından takip edilirken, Fed'in faiz kararı 28 Ekim Çarşamba günü, ECB'nin kararı 29 Ekim Perşembe günü ve BoJ'un kararı 30 Ekim Cuma günü açıklanacak.

Üç büyük merkez bankasının bu haftaki toplantılarda politika faizlerini sabit tutması, ancak aralık ayındaki yılın son toplantılarında yeniden faiz artırımına gitmesi bekleniyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
petrol gıda merkez bankaları faiz enflasyon