ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

İngiltere Merkez Bankası'nda Venezuela'ya ait altınlar için büyük çekişme

Celal Musalli - | Son Güncelleme Tarihi:
İngiltere Merkez Bankası'nda Venezuela'ya ait altınlar için büyük çekişme

İngiltere merkez bankası'nın kasalarında tutulan Venezuela'ya ait 1.4 milyar sterlinlik altın rezervlerinin akıbeti, uluslararası siyasetin ve hukuk mücadelesinin gölgesinde belirsizliğini koruyor. Londra'daki bu devasa altın stoku, Venezuela'nın siyasi geleceği ve küresel finans düzeni açısından kritik bir öneme sahip.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Londra'nın finans merkezinde, İngiltere merkez bankası'nın kasalarında saklanan Venezuela'ya ait 1.4 milyar sterlin değerindeki altın rezervleri, uluslararası siyasetin ve hukuk savaşlarının odak noktası olmaya devam ediyor. Bu altınların kontrolü, son yıllarda Venezuela'daki siyasi değişimler ve küresel yaptırımlar nedeniyle büyük bir tartışma konusu haline geldi. Özellikle Nicolás Maduro'nun görevden alınmasının ardından, Venezuela'nın petrol zenginliği kadar, İngiltere'de dondurulan altın rezervlerinin de önemi arttı. Şu anda yaklaşık 31 ton altının Londra'da tutulduğu ve bu miktarın Venezuela'nın toplam döviz rezervlerinin yüzde 15'ine denk geldiği belirtiliyor. Altın rezervlerinin değeri, 2020'de 1.95 milyar dolar olarak kayıtlara geçerken, son yıllarda altın fiyatlarındaki artışla birlikte bu miktarın çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

Altın rezervlerinin Londra'daki serüveni ve jeopolitik etkileri

Venezuela'nın altın rezervlerinin İngiltere merkez bankası'nda tutulması, aslında yeni bir uygulama değil. 1980'li yıllardan bu yana, birçok ülke merkez bankası varlıklarını Londra'da saklamayı tercih ediyor. İngiltere merkez bankası, dünya genelindeki hükümetler ve finansal kurumlar adına yaklaşık 400.000 külçe altını kasalarında muhafaza ediyor. Bu anlamda, New York Federal Rezervi'nden sonra dünyanın en büyük ikinci altın depolama merkezi olarak öne çıkıyor. Ancak Venezuela'nın 2018'deki tartışmalı başkanlık seçimleri sonrasında, ABD'nin uyguladığı yaptırımlar ve uluslararası baskılar nedeniyle Caracas yönetimi bu altınları ülkesine geri getiremiyor. O dönemde, Birleşik Krallık da dahil olmak üzere birçok ülke, Maduro'yu Venezuela'nın meşru lideri olarak tanımamıştı. Muhalefet liderleri ise, İngiltere merkez bankası'nın altınları iade etmemesi için çağrıda bulunmuş ve Maduro yönetiminin bu varlıkları otoriter rejimini sürdürmek için kullanabileceği iddiasını gündeme getirmişti.

Bu süreçte, Trump yönetiminin ABD'de başlattığı yaptırımlar ve İngiltere'nin bu yaptırımlara uyumu, altın rezervlerinin dondurulmasında belirleyici oldu. John Bolton'un anı kitabında yer alan bilgilere göre, İngiltere Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin talebiyle altın transferinin engellenmesini kabul etmişti. Böylece, Venezuela'nın İngiltere'deki altın rezervleri üzerindeki kontrolü tamamen askıya alındı ve konu, Londra mahkemelerinde uzun soluklu bir hukuk mücadelesine dönüştü.

Hukuki mücadele ve siyasi belirsizlik

Venezuela hükümeti, 2020 yılında İngiltere merkez bankası'na karşı Londra'da dava açarak, altın rezervlerinin ülkeye iadesini talep etti. Maduro yönetimi, özellikle COVID-19 pandemisi sırasında bu varlıklara acil ihtiyaç duyulduğunu savundu. Ancak, aynı dönemde muhalefet lideri Juan Guaidó da altınlar üzerinde hak iddia etti. Birleşik Krallık hükümeti, Guaidó'yu geçici devlet başkanı olarak tanıdığını açıklayınca, hukuki süreç daha da karmaşık bir hal aldı. Mahkemeler, altınların kime teslim edileceği konusunda kesin bir karar veremedi ve dava halen sonuçlanmış değil. Guaidó'nun artık tanınmamasına rağmen, Venezuela'nın altın rezervleri üzerindeki düğüm çözülemiyor.

Geçici lider Delcy Rodríguez, İngiltere merkez bankası'nın altınları serbest bırakmamasını "açıkça korsanlık" olarak nitelendirmiş ve bu konuda oldukça sert açıklamalarda bulunmuştu. Rodríguez, aynı zamanda Avrupa Birliği'nin seyahat yasağına rağmen Madrid'e gizlice giderek "Delcygate" olarak adlandırılan bir skandala da karıştı. Bu olayda, 68 milyon dolarlık altın külçelerinin satışı iddiası gündeme gelmişti. Maduro'nun görevden alınmasından sonra ise Rodríguez, daha uzlaşmacı bir tutum sergileyerek ABD ile işbirliği teklifinde bulundu. Ancak, İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Avam Kamarası'nda yaptığı açıklamada, Birleşik Krallık'ın Venezuela yönetimini resmi olarak tanımamaya devam ettiğini ve demokrasiye geçiş için baskının sürdürülmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Küresel finans düzeni ve altın rezervlerinin önemi

Venezuela'nın İngiltere merkez bankası'ndaki altın rezervleri üzerindeki bu belirsizlik, yalnızca bu iki ülkeyi değil, küresel finans düzenini de yakından ilgilendiriyor. Son yıllarda, merkez bankası varlıklarının dondurulması uygulaması giderek daha fazla tartışma konusu haline geldi. Özellikle, ABD'nin Rusya'ya uyguladığı yaptırımlar kapsamında, Rusya merkez bankası'nın yaklaşık 300 milyar dolarlık varlığı dondurulmuş durumda. Bu varlıkların büyük bölümü Brüksel'deki Euroclear'da tutuluyor ve Moskova, Belçika hükümetine baskı yapıyor. Tarihsel olarak bakıldığında ise, merkez bankası varlıklarına yönelik ilk uluslararası yaptırım örneği 1918'de Romanya'nın Moskova'ya gönderdiği altınların Sovyetler tarafından el konulmasıyla yaşandı. İkinci Dünya Savaşı sırasında Mihver Devletleri'nin varlıkları da Washington tarafından bloke edilmişti. 1950'lerde Kuzey Kore ve Mısır, 1970'lerde ise Vietnam, Kamboçya ve İran benzer uygulamalara maruz kaldı.

Analistler, son dönemde altının değerindeki hızlı yükselişin arkasında, merkez bankası varlıklarının dondurulması ve uluslararası finans sistemine duyulan güvenin azalmasının etkili olduğunu belirtiyor. Özellikle Trump döneminde artan küresel güvensizlik ve kurallara dayalı düzenin sorgulanması, ülkelerin altın rezervlerini yurtdışından geri getirme eğilimini güçlendirdi. Venezuela örneğinde olduğu gibi, jeopolitik krizler ve siyasi belirsizlikler, altın rezervlerinin uluslararası arenada bir koz olarak kullanılmasına yol açıyor.

İngiltere merkez bankası'nın tutumu ve sürecin geleceği

İngiltere merkez bankası, Venezuela'nın altın rezervleriyle ilgili olarak kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmaktan kaçınıyor. Banka, bu tür konularda bağımsız kararlar alabileceğini belirtse de, Birleşik Krallık hükümetinin siyasi tutumu ve uluslararası baskılar, sürecin seyrini doğrudan etkiliyor. Dışişleri Bakanı Yvette Cooper'ın açıklamalarında da vurgulandığı üzere, Birleşik Krallık yönetimi, Venezuela'da demokrasiye geçişin desteklenmesi gerektiğini savunuyor ve bu nedenle mevcut hükümeti tanımıyor. Bu durum, altın rezervlerinin serbest bırakılması önünde ciddi bir engel oluşturuyor.

Venezuela'nın altın rezervleri üzerindeki bu düğüm, sadece iki ülke arasındaki bir anlaşmazlık olarak kalmıyor. Aynı zamanda, uluslararası finans sisteminin işleyişi, merkez bankalarının bağımsızlığı ve küresel düzenin geleceği açısından da önemli bir test niteliği taşıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, benzer bir durumla karşılaşmamak için varlıklarını yurtdışında tutma konusunda daha temkinli davranmaya başladı. Altın rezervlerinin kontrolü, hem ekonomik güvenlik hem de siyasi bağımsızlık açısından kritik bir öneme sahip.

Sonuç olarak, İngiltere merkez bankası'nda tutulan Venezuela'ya ait altın rezervlerinin akıbeti, uluslararası hukuk, siyaset ve finans dünyasının gündeminde kalmaya devam edecek gibi görünüyor. Bu süreçte, hem Venezuela'nın siyasi geleceği hem de küresel finansal düzenin istikrarı açısından alınacak kararlar, önümüzdeki dönemde de yakından takip edilecek.


Etiketler:
Venezuela altın rezervleri İngiltere merkez bankası uluslararası yaptırımlar jeopolitik kriz dondurulan varlıklar