ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

İkili ilişkilerde yeni dönemin kapıları aralandı: Türkiye için ''stratejik üs'' vurgusu

AA - | Son Güncelleme Tarihi:
İkili ilişkilerde yeni dönemin kapıları aralandı: Türkiye için ''stratejik üs'' vurgusu

Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası (AHK Türkiye) Başkanı Bige Yücel, Alman şirketlerinin Türkiye'yi yalnızca büyük bir iç pazar olarak değil, aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya'ya açılan stratejik bir üretim ve tedarik üssü olarak gördüğünü söyledi.

Kapat

HABERİN DEVAMI

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Yücel, AHK Türkiye olarak Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkileri yalnızca mevcut ticaret hacmi üzerinden değil, orta ve uzun vadeli bir dönüşüm perspektifiyle ele aldıklarını ifade etti.

Yücel, Sanayi Bakanlığı'nın verilerine göre, Türkiye'de bugün yaklaşık 8 bin 250 Alman sermayeli şirket faaliyet gösterdiğini belirterek, "Almanya, Türkiye'de en fazla şirketi bulunan yabancı yatırımcı ülkelerden biri. Bu şirketler ağırlıklı olarak sanayi, otomotiv yan sanayi, makine, enerji, lojistik ve dijital altyapı alanlarında faaliyet gösteriyor." dedi.

Yücel, Alman şirketlerinin Türkiye'yi yalnızca büyük bir iç pazar olarak değil, aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya'ya açılan stratejik bir üretim ve tedarik üssü olarak değerlendirdiğini belirterek, genç ve nitelikli iş gücü ile güçlü sanayi altyapısının bu ilgiyi destekleyen temel unsurlar arasında yer aldığını vurguladı.

Türk yatırımcılarının Almanya pazarında karşılaştığı finansmana erişim zorluklarının da gündemlerinde önemli bir yer tuttuğunu belirten Yücel, "Bu kapsamda, Alman kredi kuruluşları ile iş birliklerini artırarak Türk şirketlerinin Almanya'daki yatırım ve büyüme süreçlerini daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyoruz." diye konuştu.

Yücel, son aylarda Türkiye ve Almanya arasında artan üst düzey diplomatik ziyaret trafiğini, ekonomik ilişkiler açısından da önemli bir olumlu sinyal olarak değerlendirdiklerini belirterek, şunları söyledi:

"Bu doğrultuda, 2026 vizyonumuz kapsamında özellikle yeşil dönüşüm ve enerji, dijitalleşme ve sanayi politikaları, rekabetçilik ve üretim maliyetleri, nitelikli iş gücü ve mesleki eğitim ile yatırım ortamının güçlendirilmesi başlıklarını önceliklendiriyoruz. Son aylarda Türkiye ve Almanya arasında artan üst düzey diplomatik ziyaret trafiğini ekonomik ilişkiler açısından da önemli bir olumlu sinyal olarak değerlendiriyoruz. Bu temas yoğunluğu, yalnızca siyasi diyaloğun değil, aynı zamanda ticaret, yatırım ve sanayi iş birliklerinin derinleştirilmesi yönünde güçlü bir iradeye işaret ediyor. Türkiye-AB ilişkileri kapsamında da Türkiye'de aktif olarak faaliyet gösteren diğer ikili ticaret odalarıyla yakın çalışmalar yürütüyoruz. Gümrük Birliği'nin modernizasyonu konusu yıllardır gündemimizde. Geçtiğimiz dönemde bu konuda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı ile ortak bir pozisyon belgesi yayımlamıştık, bu başlık altındaki çalışmalarımız halen devam ediyor."

AB'nin son dönemde hız kazanan sanayi politikalarının Türk sanayisi ve Türkiye-AB tedarik zincirleri üzerindeki etkilerine ilişkin avantaj ve dezavantaj analizlerine yoğunlaştıklarını dile getiren Yücel, Türkiye'nin bu yeni sanayi mimarisinde tamamlayıcı bir ortak olarak konumlanması için yapıcı katkı sunmayı hedeflediklerini belirtti.

TÜRKİYE-ALMANYA İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM VE YEŞİL DÖNÜŞÜM

AHK Türkiye Başkanı Yücel, Türkiye ile Almanya arasındaki ticari ilişkilerin küresel ekonomik belirsizliklere ve jeopolitik gelişmelere rağmen istikrarlı bir seyir izlemeye devam ettiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Almanya, uzun yıllardır Türkiye'nin en önemli ticaret ortaklarından biri konumunda yer almakta; iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler güçlü sanayi bağları ve karşılıklı yatırımlarla desteklenmektedir. 2024 yılında Türkiye ile Almanya arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 50 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Geçen yılın ilk 7 aylık verileri itibarıyla bu yıl toplam ticaret hacmi yaklaşık 30 milyar dolara ulaşmış olup, 2025 yıl sonu itibarıyla toplam hacmin 48-52 milyar dolar bandında gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu görünüm, ticaret hacminin 2024 yılına kıyasla benzer bir seviyede ya da sınırlı bir artışla gerçekleşeceğine işaret etmektedir. Ancak burada yalnızca rakamsal artıştan ziyade, ticaretin niteliğindeki dönüşümün altını çizmek isterim. Yeşil ve dijital dönüşüm odaklı ürün ve hizmetlerin ticaretteki payının artması, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri daha sürdürülebilir ve dayanıklı bir yapıya kavuşturmaktadır."

Yücel, otomotiv ve otomotiv yan sanayi, makine ve üretim teknolojileri, enerji ve kimya sektörleri bu ticaret hacminin ana taşıyıcıları olmayı sürdürdüğünü, raylı sistemler ve ulaştırma altyapısının da son dönemde öne çıkan stratejik iş birliği alanları arasında yer aldığını açıkladı.

Türkiye'de artan raylı altyapı yatırımlarının, Alman firmalarının güçlü olduğu mühendislik, teknoloji ve sistem çözümleriyle önemli ölçüde örtüştüğünü kaydeden Yücel, bu alanda Türk ve Alman şirketleri arasında uzun vadeli, katma değeri yüksek ortaklıklar için güçlü bir zemin oluşturduğunu belirtti.

- "COP31'İN TÜRKİYE'DE DÜZENLENECEK OLMASI, İŞ DÜNYASININ GÜNDEMİNDE ÇOK DAHA MERKEZİ BİR NOKTAYA TAŞIYACAK"

AHK Türkiye Başkanı Yücel, şunları kaydetti:

"Önümüzdeki döneme ilişkin özellikle COP31 sürecinin altını çizmek isterim. COP31'in Türkiye'de düzenlenecek olması, yeşil dönüşüm, enerji ve sürdürülebilir sanayi politikalarını iş dünyasının gündeminde çok daha merkezi bir noktaya taşıyacak. Özellikle iklim politikalarının ticaret üzerindeki etkileri artık çok daha belirleyici hale geldi. Karbon fiyatlandırması, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM), yeşil finansman ve uyum maliyetleri, şirketlerin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Bu nedenle biz yeşil dönüşümü yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, ticaretin ve sanayinin geleceğini şekillendiren temel bir rekabet unsuru olarak görüyoruz. AHK Türkiye olarak biz bu süreci yalnızca bir iklim zirvesi olarak değil, ticaret, yatırım ve sanayi politikalarının yeniden şekilleneceği stratejik bir eşik olarak görüyoruz."

Yücel, "COP31'e paralel olarak enerji ve yeşil dönüşüm odaklı etkinlikler, iş dünyası buluşmaları ve somut iş birliği modelleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra, Türk iş insanlarının Almanya'ya iş seyahatlerinde karşılaştıkları vize ve süreç sorunlarının farkındayız." açıklamasında bulundu.

AHK Türkiye olarak, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleriyle iş birliği içinde yürüttükleri Business Fast Track uygulamasıyla şirket çalışanlarının iş seyahatlerini kolaylaştırmayı amaçladıklarını belirten Yücel, "Bu tür pratik çözümler, iş dünyası açısından zaman ve güven kaybını azaltan somut kazanımlar sağlıyor." diye konuştu.

Yücel, Türkiye ve Almanya'nın yalnızca ticaret hacmini artıran değil, aynı zamanda yeşil ve dijital ekonomide birlikte yön belirleyen iki güçlü ortak olarak konumlanmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini belirtti.


Etiketler:
ticaret odası stratejik üretim tedarik üssü