ANASAYFA
RAMAZAN
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Petrol fiyatlarında ani yükseliş! Hürmüz Boğazı'nda artan gerilim Türkiye'yi nasıl etkiler?

Talha Gül - | Son Güncelleme Tarihi:
Petrol fiyatlarında ani yükseliş! Hürmüz Boğazı'nda artan gerilim Türkiye'yi nasıl etkiler?

Ekonomi Gazetecisi Hakan Güldağ 24 TV'de katıldığı Analiz Sentez programında 20 Şubat 2026 tarihli değerlendirmesinde Hürmüz Boğazı'nda tırmanan gerilim, Türkiye'nin enerji maliyetlerini ve ekonomik dengelerini tehdit ediyor. Bölgedeki olası bir müdahalenin petrol fiyatlarını hızla yükseltmesi, hem iş dünyasını hem de vatandaşları endişelendiriyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Ekonomi Gazetecisi Hakan Güldağ 4 TV'de katıldığı Analiz Sentez programında Orta Doğu'da Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan son gelişmeler, Türkiye'de hem kamuoyunu hem de iş dünyasını tedirgin ediyor. Bölgedeki olası bir askeri müdahalenin, petrol fiyatlarını hızla yukarı çekebileceği ve Türkiye'nin enerji faturasında ciddi artışlara yol açabileceği belirtiliyor. Türkiye'nin yıllık petrol tüketimi 365 milyon varil seviyesinde bulunurken, bunun yalnızca yaklaşık yüzde 13'ü yurt içinde üretiliyor. Geri kalan büyük bölüm ise ithalat yoluyla karşılanıyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'ndaki herhangi bir krizin, ithal edilen petrolün fiyatını doğrudan etkileyeceğine dikkat çekiyor. Özellikle Brent petrol fiyatlarında son dönemde yaşanan yükseliş, Türkiye'nin enerji maliyetlerini şimdiden artırmaya başladı. Merkez Bankası'nın enflasyon raporunda öngörülen 61 dolar seviyesinin çok üzerinde seyreden petrol fiyatları, ekonomik dengeler üzerinde baskı oluşturuyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA ARTAN RİSKLER VE TÜRKİYE'YE ETKİLERİ

Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin en kritik noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Boğazın en dar yeri yalnızca 32 kilometre genişliğinde ve dünya petrolünün önemli bir kısmı bu noktadan geçiyor. İran'ın olası bir askeri müdahaleye karşılık, Hürmüz Boğazı'nı kapatabileceği ya da bölgeyi mayınlayabileceği yönündeki iddialar, küresel enerji piyasalarında ciddi bir tedirginliğe yol açıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgeye büyük bir askeri yığınak yapması, donanmanın üçte birini bu bölgeye yönlendirmesi ve Avrupa ülkelerinden mayın tarama gemileri talep etmesi, krizin ciddiyetini gösteriyor. Türkiye açısından bakıldığında, enerji ithalatının büyük ölçüde bu bölgeden sağlanması, Hürmüz Boğazı'ndaki her türlü aksaklığın doğrudan enerji maliyetlerine yansımasına neden oluyor. Uzmanlar, petrol fiyatlarının 120 dolar seviyelerine çıkmasının Türkiye'nin dış ticaret açığını artırabileceği ve enflasyonist baskıları güçlendirebileceği uyarısında bulunuyor.

PETROL FİYATLARINDAKİ DALGALANMANIN EKONOMİK SONUÇLARI

Petrol fiyatlarındaki ani yükselişler, Türkiye ekonomisi üzerinde zincirleme etkilere yol açıyor. Enerji ithalatına bağımlı olan Türkiye, küresel piyasalarda yaşanan her dalgalanmadan doğrudan etkileniyor. Merkez Bankası'nın enflasyon raporunda öngörülen petrol fiyatı beklentisinin çok üzerine çıkan mevcut fiyatlar, hem kamu maliyesini hem de özel sektörü zorluyor. Uzmanlar, petrol fiyatlarının yükselmesinin yalnızca enerji maliyetlerini değil, aynı zamanda taşımacılık, üretim ve hizmet sektörlerindeki maliyetleri de artıracağını vurguluyor. Bu durum, enflasyonun kontrol altında tutulmasını güçleştirirken, vatandaşların günlük yaşam maliyetlerine de olumsuz yansıyor. Özellikle döviz kurlarındaki hareketlilikle birleşen petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin ekonomik istikrarını tehdit eden önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Ekonomi Gazetecisi Hakan Güldağ: İçeride petrol fiyatlarını sürekli aşağı çekmeye çalışan, benzini ucuzlatıp, özellikle Amerika'nın bağımsızlık günü sonrasında, driving season dedikleri, milletin tatile çıktığı dönemde benzin fiyatlarını ucuz tutmaya çalışıyor. Onu hedefliyor, bu sözleri de verdi. 2026 kasımında yapılacak ara seçimler öncesinde vatandaşlarını memnun etme çabasında. Fakat böyle bir gelişme bunun tam tersi sonuçları gündeme getirebilir.

BÖLGESEL GERİLİMLER VE ULUSLARARASI AKTÖRLERİN ROLÜ

Hürmüz Boğazı'ndaki krizin arka planında, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki artan gerilimler yer alıyor. ABD yönetiminin bölgeye askeri yığınak yapması ve İran'a yönelik sert söylemleri, tansiyonun daha da yükselmesine neden oluyor. İran'ın bölgedeki vekil güçleri olan Haşdi Şabi, Yemen'deki Husiler ve Hizbullah gibi gruplara verdiği destek, krizin daha geniş bir coğrafyaya yayılma riskini artırıyor. İsrail'in ise İran'ın nükleer programı ve balistik füze kapasitesine yönelik talepleri, ABD üzerindeki baskıyı artırıyor. İsrail, İran'ın yalnızca nükleer programından değil, aynı zamanda balistik füze programından da vazgeçmesini ve bu faaliyetlerin uluslararası denetime açılmasını istiyor. Ayrıca, İran'ın bölgedeki vekil güçlere desteğini tamamen kesmesi yönündeki talepler de masada bulunuyor. Tüm bu gelişmeler, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin yalnızca bölgesel değil, küresel bir enerji krizine dönüşme potansiyelini güçlendiriyor.

ABD'NİN STRATEJİSİ VE İÇ SİYASİ DENGELER

Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgedeki askeri varlığını artırmasının arkasında, hem ulusal güvenlik kaygıları hem de iç siyasi dengeler bulunuyor. ABD Başkanı'nın, ülkesinde benzin fiyatlarını düşük tutma hedefi ve yaklaşan seçimler öncesinde seçmen memnuniyetini sağlama çabası, enerji piyasalarındaki gelişmeleri yakından etkiliyor. ABD'nin son yayımladığı ulusal güvenlik belgesinde, Orta Doğu'da demokrasi ihracı gibi eski politikaların terk edildiği ve yeni stratejiler benimsendiği açıkça belirtiliyor. Uzmanlar, ABD'nin doğrudan bir kara savaşı başlatma olasılığını düşük görse de, bölgeye yapılan askeri yığınağın bir müdahaleye dönüşme riskini göz ardı etmiyor. Özellikle İsrail'in taleplerinin ABD üzerindeki etkisi ve bölgedeki vekil güçlerin devreye girmesi, krizin daha da derinleşebileceğine işaret ediyor. ABD'nin, İran'a karşı atacağı adımların hem bölgesel hem de küresel enerji piyasalarında belirleyici olacağı vurgulanıyor.

TÜRKİYE'NİN ENERJİ STRATEJİSİ VE OLASI SENARYOLAR

Türkiye, enerji arz güvenliğini sağlamak ve dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla son yıllarda çeşitli adımlar atıyor. Ancak mevcut durumda, petrol ithalatının büyük bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu nedenle, boğazda yaşanabilecek herhangi bir aksaklık ya da askeri müdahale, Türkiye'nin enerji tedarik zincirini ciddi şekilde zorlayabilir. Uzmanlar, kısa vadede alternatif tedarik yollarının sınırlı olduğunu, bu nedenle enerji maliyetlerindeki artışın kaçınılmaz olabileceğini belirtiyor. Türkiye'nin enerji politikalarında çeşitlilik ve yerli üretimin artırılması yönündeki çabaların önemi, bu tür kriz dönemlerinde bir kez daha ortaya çıkıyor. Ayrıca, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların ekonomik büyüme, enflasyon ve dış ticaret dengeleri üzerindeki etkileri de yakından takip ediliyor. Hükümetin, enerji maliyetlerini dengelemek ve vatandaşların üzerindeki yükü hafifletmek için çeşitli önlemler alması bekleniyor.

PİYASALARDA BELİRSİZLİK VE OLASI GELİŞMELER

Hürmüz Boğazı'ndaki krizin tırmanması, küresel piyasalarda büyük bir belirsizliğe yol açıyor. Amerikan basınında yer alan haberlere göre, olası bir askeri müdahalenin kısa süre içinde gerçekleşebileceği ve bunun enerji piyasalarında yeni bir dalgalanmaya neden olabileceği öngörülüyor. Türkiye'de ise iş dünyası ve ekonomi çevreleri, petrol fiyatlarındaki artışın ihracat ve üretim maliyetleri üzerindeki etkilerini yakından izliyor. Uzmanlar, krizin uzun sürmesi halinde, Türkiye'nin ekonomik göstergelerinde olumsuz bir tablonun ortaya çıkabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle enerjiye bağımlı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin, maliyet artışlarına karşı hazırlıklı olması gerektiği vurgulanıyor. Hükümetin ve ilgili kurumların, olası bir enerji krizine karşı proaktif önlemler alması, ekonomik istikrarın korunması açısından kritik önem taşıyor.

Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmeler, Türkiye'nin enerji güvenliği ve ekonomik istikrarı açısından yakından takip edilmesi gereken bir süreç olarak öne çıkıyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve bölgedeki siyasi gerilimler, Türkiye'nin enerji maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Yetkililer ve uzmanlar, hem kısa vadeli hem de uzun vadeli stratejilerin gözden geçirilmesi gerektiğini belirtiyor. Türkiye'nin enerji politikalarında atacağı adımlar, önümüzdeki dönemde ekonomik dengelerin korunmasında belirleyici olacak.


Etiketler:
petrol fiyatları Hürmüz Boğazı Türkiye ekonomisi enerji krizi Orta Doğu