ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Hindistan ve ABD'den kritik mineraller atağı! Çin'e bağımlılık azalıyor

Eren Çoşkundili - | Son Güncelleme Tarihi:
Hindistan ve ABD'den kritik mineraller atağı! Çin'e bağımlılık azalıyor

Hindistan ve ABD, kritik mineraller alanında tedarik zincirini güvence altına almak amacıyla kapsamlı bir anlaşmaya imza attı. Yeni Delhi'de gerçekleşen görüşmelerde, iki ülke Çin'e olan bağımlılığı azaltma hedefiyle işbirliğini derinleştiriyor. Anlaşma, küresel teknoloji ve savunma sektörleri açısından stratejik önem taşıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Hindistan ve Amerika Birleşik Devletleri, kritik mineraller ve nadir toprak elementlerinin tedarikini güvence altına almak için tarihi bir anlaşma imzaladı. Anlaşma, Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun katılımıyla, Rubio'nun dört günlük Yeni Delhi ziyareti sırasında tamamlandı. Salı günü gerçekleşen imza töreni, iki ülkenin kritik minerallerin madenciliği, işlenmesi ve tedarik zincirinin güçlendirilmesi konularında kapsamlı bir işbirliğine gideceğini ortaya koydu. ABD ve Hindistan, bu adımla özellikle teknoloji, savunma ve enerji sektörlerinin temel girdisi olan kritik minerallerde Çin'e olan bağımlılığı azaltmayı ve küresel tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirmeyi hedefliyor. Anlaşma, Hindistan Dışişleri Bakanlığı ve ABD'nin Hindistan Büyükelçiliği tarafından kamuoyuna duyuruldu.

Jaishankar ve Rubio'dan tedarik zinciri için stratejik işbirliği

Kritik mineraller anlaşması, ABD'nin son dönemde nadir topraklar ve kritik mineraller tedarikini çeşitlendirme hamlelerinin bir parçası olarak öne çıkıyor. ABD, bu mineralleri "ekonomik ve ulusal güvenlik açısından hayati" olarak nitelendiriyor. Nikel, kobalt, lityum, alüminyum ve çinko gibi mineraller, pillerden askeri donanıma, yarı iletkenlerden yenilenebilir enerji teknolojilerine birçok alanda kullanılıyor. ABD, 12 kritik mineralde tamamen ithalata bağımlı durumda ve 29 mineralde ihtiyaç duyduğu miktarın en az yarısını dışarıdan alıyor. Çin'in, bu minerallerin yüzde 60'ına ev sahipliği yapması ve küresel tedarikin yüzde 90'ını işlemesi, Washington'un tedarik zincirini çeşitlendirme çabalarını daha da acil hale getiriyor. Anlaşmanın, ABD'nin kritik minerallerde Çin'e olan bağımlılığını azaltma stratejisinde önemli bir dönüm noktası olduğu vurgulanıyor.

Hindistan'ın kritik mineraller potansiyeli ve yeni yatırım hamleleri

Hindistan, Temmuz 2023'te yayınladığı listede 30 kritik mineral belirledi. Bu mineraller arasında antimon, berilyum, kobalt, bakır, lityum ve nadir toprak elementleri öne çıkıyor. Hükümet kaynakları, Hindistan'ın 13,15 milyon ton monazit rezervine sahip olduğunu ve bunun 7,23 milyon ton nadir toprak oksidi içerdiğini bildiriyor. Ancak ABD Jeolojik Araştırma raporlarına göre, Çin'in rezervlerinde yaklaşık 44 milyon ton nadir toprak oksidi bulunuyor ve bu miktar, dünyanın bilinen rezervlerinin neredeyse yarısını oluşturuyor. ABD Uluslararası Ticaret İdaresi'ne göre, Hindistan şu anda yalnızca dört kritik mineral (bakır, grafit, fosfor ve titanyum) üretebiliyor. Bunun temel nedenleri arasında sınırlı keşif, işleme teknolojisi eksikliği ve altyapı yetersizliği gösteriliyor. Hindistan hükümeti, 2026-2027 mali yılı için Odisha, Kerala, Andhra Pradesh ve Tamil Nadu'da "nadir toprak koridorları" kurma kararı aldı. Bu koridorlar, madencilik ve işleme faaliyetlerinin merkezleri olacak ve elektrikli araçlar ile yenilenebilir enerji sektörlerine katkı sağlayacak.

Quad ülkelerinden 20 milyar dolarlık kritik mineraller hamlesi

Hindistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen Quad dışişleri bakanları toplantısı sırasında, Hindistan, ABD, Japonya ve Avustralya kritik mineraller tedarik zincirlerinde işbirliğini derinleştirmek için yeni bir çerçeve açıkladı. Quad ülkeleri, bu alanda 20 milyar dolara kadar yatırım ve finansman sağlamayı hedefliyor. Kredi, garanti, sübvansiyon ve uzun vadeli satın alma anlaşmalarının bir arada kullanılacağı bu girişimle, madencilik, işleme ve geri dönüşüm projelerine destek verilmesi planlanıyor. Amaç, kritik mineraller tedarik zincirlerini güçlendirmek ve birkaç tedarikçiye olan bağımlılığı azaltmak. Ayrıca, ülkeler arasında düzenleyici süreçler, izinler ve teknik bilgi paylaşımı gibi konularda işbirliği artırılacak. Quad ortakları, kritik minerallerin geri dönüşümü ve yeniden kazanımı için de ortak projeler yürütmeyi kabul etti.

ABD'nin küresel kritik mineraller diplomasisi hız kazandı

ABD, kritik mineraller alanında yalnızca Hindistan ile değil, farklı ülkelerle de benzer anlaşmalar imzalıyor. Aralık ayında Pakistan'ın Belucistan eyaletindeki Reko Diq projesi için 1,25 milyar dolarlık yatırım açıklandı. Şubat ayında ABD'nin ev sahipliğinde düzenlenen kritik mineraller toplantısında ise Arjantin, Cook Adaları, Ekvador, Gine, Fas, Paraguay, Peru, Filipinler, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık ve Özbekistan ile toplam 11 çerçeve anlaşması imzalandı. Nisan ayında ise Güney Afrika'daki Phalaborwa Nadir Topraklar Projesi'ne 50 milyon dolara kadar öz sermaye yatırımı duyuruldu. Bu girişimler, ABD'nin küresel tedarik zincirlerini çeşitlendirme ve kritik minerallerde Çin'e olan bağımlılığı azaltma stratejisinin önemli bir parçası olarak görülüyor.

Kritik mineraller anlaşmasının sektörel etkileri ve geleceği

Kritik mineraller anlaşması, yalnızca iki ülkenin ekonomik ve stratejik çıkarlarını değil, aynı zamanda küresel teknoloji, enerji ve savunma sektörlerinin geleceğini de yakından ilgilendiriyor. Nadir toprak elementleri, yarı iletkenler, yapay zeka donanımı, elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji sistemleri gibi alanların olmazsa olmazı olarak öne çıkıyor. Ancak bu minerallerin madenciliği ve işlenmesi, yüksek maliyetler ve çevresel riskler içeriyor. Çin'in mevcut hakimiyeti, Batılı ülkeler ve müttefikleri için tedarik güvenliğini tehdit ediyor. ABD ile Hindistan arasında imzalanan bu yeni çerçeve, teknolojik dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, anlaşmanın uygulama aşamasında karşılaşılacak zorluklara rağmen, tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve daha dayanıklı hale getirilmesi yönünde önemli bir fırsat sunduğuna dikkat çekiyor.

Sonuç olarak, Hindistan ve ABD arasında imzalanan kritik mineraller anlaşması, Çin'in küresel hakimiyetine karşı alternatif tedarik zincirleri oluşturma yolunda atılmış stratejik bir adım olarak öne çıkıyor. Anlaşmanın, önümüzdeki yıllarda hem iki ülke ilişkilerini hem de küresel teknoloji ve enerji piyasalarını şekillendirmesi bekleniyor. Kritik minerallerin önemi giderek artarken, bu alandaki uluslararası işbirliklerinin daha da derinleşeceği öngörülüyor.


Etiketler:
kritik mineraller Hindistan ABD nadir topraklar tedarik zinciri