Çinli ihracatçılardan Orta Doğu uyarısı! İran savaşı tedarik zincirini tehdit ediyor

Çinli ihracatçılar, ABD Başkanı Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in buluşmasına günler kala, Orta Doğu'daki İran savaşı nedeniyle tedarik zincirlerinde ciddi aksamalar yaşandığını vurguluyor. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kriz, Çin mallarının dünya pazarlarındaki akışını zorlaştırırken, ihracatçılar gümrük tarifelerinden çok bölgedeki çatışmaların etkisinden endişeli.
Çinli ihracatçılar, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in bu hafta gerçekleşecek kritik zirvesi öncesinde, Orta Doğu'daki İran savaşı nedeniyle ciddi bir kaygı yaşıyor. Son dönemde ABD'nin uyguladığı yüksek gümrük tarifeleri nedeniyle iş modellerini değiştiren ve tedarik zincirlerini yurtdışına kaydıran Çinli şirketler, şimdi de Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmalar ve deniz yolundaki tıkanıklıklar nedeniyle küresel ticarette yeni bir belirsizlikle karşı karşıya. Çin'den yapılan ihracat, özellikle Orta Doğu ve Avrupa pazarlarına ulaşımda yaşanan gecikmeler ve artan maliyetler nedeniyle sekteye uğruyor. Ekonomistler ve sektör temsilcileri, bu gelişmelerin Çin'in küresel ticaretteki rolünü ve ticaretin sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini belirtiyor.
Eurasia Group: Çinli ihracatçılar için ana risk artık İran savaşı
Çin genelinde faaliyet gösteren ihracatçılar, Donald Trump ve Xi Jinping'in bir araya geleceği zirveden önce, gümrük tarifelerinden ziyade Orta Doğu'daki çatışmaların süresine odaklanıyor. Eurasia Group'un Çin direktörü Wang Dan, ülke genelinde görüştüğü ihracatçıların artık en büyük endişesinin İran savaşı olduğunu, gümrük tarifelerinin ise ikinci planda kaldığını aktarıyor. Wang, birçok işletmenin yurtdışı siparişlerinde belirsizlik nedeniyle yılın ikinci yarısına yönelik acil durum planları hazırladığını, bazı şirketlerin ise olası bir çatışma uzaması halinde küçülmeye gitmeyi değerlendirdiğini vurguluyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki deniz yollarının kapanması, Çin mallarının Avrupa ve diğer pazarlara ulaşmasında ciddi sorunlar yaratıyor. Bu durum, Çinli ihracatçılar için sadece finansal değil, aynı zamanda operasyonel anlamda da büyük bir risk oluşturuyor.
Livall Tech CEO'su Bryan Zheng: Hürmüz Boğazı'ndaki kriz lojistiği kilitledi
Shenzhen merkezli bisiklet kaskı üreticisi Livall Tech'in kurucusu ve CEO'su Bryan Zheng, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan deniz gecikmeleri nedeniyle ürün sevkiyat sürelerinin 30-40 günden yaklaşık 50 güne çıktığını belirtiyor. Zheng, bu nedenle Avrupa'ya gönderilecek ürünler için maliyetli hava kargo taşımacılığına yönelmek zorunda kaldıklarını ifade ediyor. Ayrıca, Asya'nın önemli limanlarında yaşanan yoğunluk ve iş gücü eksikliği, konteyner hareketlerinde ciddi yavaşlamalara yol açıyor. Şanghay ve Ningbo limanlarında kapasite kısıtlamaları, navlun fiyatlarını artırıyor ve Çinli ihracatçılar için ek maliyetler doğuruyor. Demiryolu taşımacılığı ise, güzergah boyunca çatışma bölgeleri bulunduğundan ve akıllı kask gibi hassas ürünler çift kullanımlı olarak sınıflandırıldığından, uygulanabilir bir seçenek olmaktan çıkıyor. Zheng, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için sağlanacak bir barış anlaşmasının tüm sektörlere olumlu yansıyacağını, ancak Trump ve Xi arasındaki olası bir ateşkesin kısa süreli olabileceği uyarısında bulunuyor. Zheng'e göre, daha yüksek gümrük tarifeleri ise maliyetlerin tüketicilere yansıtılması yoluyla yönetilebilirken, tedarik zincirindeki bu tür aksamalar çok daha yıkıcı sonuçlar doğuruyor.
Çin'de hammadde maliyetleri ve navlun fiyatları hızla yükseldi
Orta Doğu'daki çatışmalar sadece lojistikte değil, hammadde ve enerji maliyetlerinde de dalgalanmalara yol açtı. Çin'deki hammadde, yakıt ve enerji için girdi maliyetlerini ölçen endeks, Nisan ayında geçen yılın aynı dönemine göre %3,5 artış gösterdi. Bu oran, Mart ayında kaydedilen %0,8'lik artışın oldukça üzerinde ve uzun bir durgunluk döneminin ardından ciddi bir yükselişe işaret ediyor. Özellikle petrol türevleri ve Orta Doğu'dan gelen gübre gibi kritik girdilerdeki fiyat artışları, Çinli ihracatçıların rekabetçiliğini zorluyor. Tidalwave Solutions'tan Şanghay merkezli kıdemli ortak Cameron Johnson, şirketlerin İran savaşı nedeniyle tüm tedarik zincirlerinin, hammadde ve enerji kaynaklarının altüst olduğunu belirtiyor. Johnson, bu krizin sadece Çin'i değil, küresel ticaretin tamamını tehdit ettiğini ve gümrük tarifelerinden çok daha büyük bir mesele haline geldiğini vurguluyor.
Çin'in ihracat rotası değişti: Orta Doğu ve Afrika'da büyük artış
Geçen yıl ABD-Çin ticaret savaşı nedeniyle ihracatçılar, ABD'den uzaklaşarak Güneydoğu Asya, Orta Doğu ve Afrika gibi yeni pazarlara yöneldi. Çin'in ABD'ye ihracatı %20 azalırken, Afrika'ya %25,8, Güneydoğu Asya'ya %13,4, Avrupa Birliği'ne %8,4 ve Latin Amerika'ya %7,4 artış kaydedildi. Özellikle İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt gibi Körfez ülkelerine yapılan ihracat %9 yükselerek 144,9 milyar dolara ulaştı ve böylece 2019 seviyesinin neredeyse iki katına çıktı. Bu değişim, Çinli ihracatçıların ABD pazarına olan bağımlılığını azaltırken, Orta Doğu'daki krizlerin etkisini daha da belirgin hale getirdi. Artık Çinli şirketler, gümrük tarifelerinden ziyade, tedarik zincirlerinin sürekliliğini sağlayacak barış ve istikrar ortamını öncelikli olarak talep ediyor.
Trump ve Xi zirvesi: Gümrük tarifeleri yerine barış gündemi öne çıktı
ABD Başkanı Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında gerçekleşecek zirve, ticaret politikaları ve gümrük tarifeleri açısından önemli bir dönemeç olarak görülüyor. Ancak uzmanlar, bu yıl ihracatçılar için asıl gündemin Orta Doğu'daki savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki kriz olduğunu belirtiyor. Economist Intelligence Unit'in Çin baş ekonomisti Yue Su, Pekin ve Washington'un Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak ve bölgede istikrar sağlamak için ortak bir irade sergilemelerinin beklendiğini aktarıyor. Ancak deniz yollarındaki duraksama ve müzakerelerdeki belirsizlik, tedarik zincirinin geleceği konusunda soru işaretleri yaratıyor. ABD mahkemelerinin Trump'ın tarifeleri uygulama yetkisiyle ilgili aldığı kararlar, gümrük tehdidinin devam edeceğini gösteriyor. Buna rağmen, Çinli ihracatçılar artık gümrük tarifelerinin öncesindeki döneme dönüşü beklemiyor ve yeni ticaret ortamına uyum sağlamak için alternatif çözümler geliştiriyor. Guangdong'daki IMEX tedarik hizmetleri CEO'su Ash Monga, ihracatçıların artık tek bir pazara bağımlı olmamanın önemini öğrendiğini ve ticaret sürtüşmesini normal bir durum olarak gördüklerini ifade ediyor.
Sonuç olarak, Çinli ihracatçılar için Orta Doğu'da süren İran savaşı, tedarik zincirlerini ve küresel ticareti tehdit eden en önemli unsur haline geldi. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kriz, Çin mallarının dünya pazarlarına ulaşmasında ciddi sorunlar yaratırken, sektör temsilcileri ve ekonomistler barışın sağlanmasının tüm taraflar için büyük bir kazanım olacağını vurguluyor. Çin'in yeni ihracat rotaları ve değişen ticaret dengeleri, önümüzdeki dönemde küresel ekonominin seyrini belirleyecek.
- Popüler Haberler -
Ziraat Bankası'ndan Türkiye Ekonomisine Rekor Destek
Alışveriş sitelerinden kadınlar ve erkekler en çok ne aldı?
Orta Doğu gerilimi Almanya'da fiyatları tırmandırdı
Altın fiyatları 13 Mayıs 2026 Çarşamba: Beklenmedik düşüşle dikkat çekiyor!
Tarım ve Orman Bakanlığından dijital tarım hamlesi
Ödemeler Dengesi verileri açıklandı



