ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Yaban kedisi Avrupa'da yeniden mi çoğalıyor? Uzmanlardan dikkat çeken açıklamalar

Hüseyin Cihad Önal - | Son Güncelleme Tarihi:
Yaban kedisi Avrupa'da yeniden mi çoğalıyor? Uzmanlardan dikkat çeken açıklamalar

Avrupa'nın birçok bölgesinde neslinin tükendiği düşünülen yaban kedisi, Çekya ve İtalya başta olmak üzere yeniden görüntülenmeye başladı. Bilim insanları ve fotoğrafçılar, bu gizemli türün ormanlara dönüşünü belgeleyerek biyolojik çeşitlilik açısından önemli bulgulara ulaşıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Avrupa'nın ormanlarında uzun yıllardır izine rastlanmayan yaban kedisi, son dönemde Çekya ve İtalya'da yeniden görüntülenerek bilim dünyasında heyecan yarattı. Bir zamanlar neslinin tükendiği düşünülen bu gizemli tür, tuzak kameralar ve doğa fotoğrafçılarının çabaları sayesinde tekrar gündeme geldi. Yaban kedisinin Avrupa'ya dönüşü, ekosistemdeki değişimleri ve biyolojik çeşitlilik açısından taşıdığı önemi bir kez daha gözler önüne seriyor.

Avrupa'nın kayıp yaban kedisi: Ormanların hayaleti geri mi dönüyor?

Yaban kedisi, Avrupa'nın birçok bölgesinde onlarca yıl boyunca kayıp olarak kabul edilmiş, hatta bazı alanlarda tamamen yok olduğu düşünülmüştü. Ancak son yıllarda, özellikle Çek Cumhuriyeti ve İtalya'da elde edilen yeni görüntüler, bu türün sessizce ormanlara geri döndüğünü gösteriyor. Çekya'nın Doupov Dağları'nda 2020 yılında vahşi yaşam fotoğrafçısı Vladimír Čech Jr'ın çektiği kareler, yaban kedisinin varlığını yüksek kalitede belgeleyen ilk örnekler arasında yer alıyor. Yaban kedisi, evcil kedilere benzerliğiyle dikkat çekse de, daha iri yapısı ve kendine özgü tüy desenleriyle ayırt edilebiliyor. Bilim insanları, bu türün gizli ve utangaç doğası nedeniyle gözlemlenmesinin son derece güç olduğunu, bu yüzden de 'ormanların hayaleti' olarak anıldığını belirtiyor.

Yaban kedisinin Avrupa'daki toplam popülasyonunun yaklaşık 140.000 civarında olduğu tahmin ediliyor ve bu sayı yirmiden fazla ülkeye yayılmış durumda. Ancak, türün doğası gereği güvenilir sayısal verilere ulaşmak oldukça zor. Yaban kedisinin varlığı, çoğunlukla tuzak kameralar ve nadir rastlanan gözlemlerle doğrulanabiliyor. Avusturya gibi bazı ülkelerde, bu türün tamamen kaybolduğu sanılırken, tuzak kameralar sayesinde yeniden tespit edilmesi, doğanın kendini yenileme kapasitesine dair umut veriyor.

Çekya'da yaban kedisinin izinde: Bilimsel çalışmalar ve yeni bulgular

Çek Cumhuriyeti'nde yaban kedisinin izini süren bilim insanları, türün geçmişte bu bölgede yaygın olduğunu ancak 20. yüzyılda yoğun avlanma ve habitat kaybı nedeniyle hızla azaldığını aktarıyor. Çek Bilimler Akademisi'nden zoolog Jarmila Krojerová, 18. yüzyıla kadar yaban kedisinin neredeyse tüm bölgede bulunduğunu, fakat peyzaj değişiklikleri ve avcılığın etkisiyle önce alçak, sonra da dağlık alanlardan silindiğini ifade ediyor. 1952'de kayıtlara geçen son bireyin vurulmasının ardından, bu türün ülkede yok olduğu düşünülüyordu. Ancak 2011 yılında Šumava Dağları'nda vaşakları izlemek için kurulan bir tuzak kamerada yaban kedisinin görüntülenmesi, bilim insanlarını yeniden harekete geçirdi.

Bundan sonraki süreçte, özellikle Doupov Dağları'nda sistematik izleme çalışmaları başlatıldı. Vladimír Čech Jr ve yaban kedisi uzmanı Jiri Sochor, askeri bölgede izin alarak daha kaliteli görüntüler elde etmek için kendi kamera tuzaklarını geliştirdi. Ormanın derinliklerine kurulan bu özel sistemler sayesinde, yaban kedisinin yaşam alanı ve davranışları hakkında daha fazla bilgi toplanmaya başlandı. Krojerová, elde edilen fotoğrafların türün varlığını kamuoyuna duyurmak ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sağlamak açısından büyük değer taşıdığını vurguluyor.

Çekya'daki araştırma ekipleri, yaban kedilerinin bireysel olarak tüy desenleri ve genetik yapılarıyla tanımlanabileceğini belirtiyor. Ancak, bu türün evcil kedilere olan benzerliği zaman zaman yanlış tanımlamalara yol açabiliyor. Ayrıca, yaban kedisinin son derece çekingen ve gizli bir yaşam sürmesi, bilim insanlarının işini daha da zorlaştırıyor. Araştırmalarda, valerian tentürüyle işlenmiş yem çubukları gibi yöntemler kullanılarak türün tüy örnekleri toplanmaya çalışılıyor. Fakat her yaban kedisinin bu çubuklara ilgi göstermemesi, örnek toplama sürecini güçleştiriyor.

İtalya'da terkedilmiş köylerde yaban kedisi: Hayalet köylerde yeni yaşam

İtalya'nın kuzeyindeki Apennin Dağları'nda, terkedilmiş Chiapporato köyünde gerçekleştirilen gözlemler, yaban kedisinin insanlardan uzak, sessiz alanlarda kendine yeni yaşam alanları bulduğunu gösteriyor. İtalyan biyolog ve vahşi yaşam fotoğrafçısı Andrea De Giovanni, bu köyde kurduğu gizli kamera tuzağıyla yaban kedisinin nadir görüntülerini kaydetmeyi başardı. De Giovanni, başlangıçta köyde kurt veya geyik görüntülemeyi amaçlarken, yaban kedisinin kamerasına yakalanmasıyla büyük bir sürpriz yaşadı. Elde edilen görüntüler, bölgedeki yaban kedisi varlığının ilk net kanıtları arasında yer aldı.

Chiapporato köyü, yalnızca yürüyerek ulaşılabilen, harabeler ve eski insan eşyalarıyla dolu bir yer. De Giovanni, köyde yaptığı keşifler sırasında 1950'lerden kalma bir defter buldu ve kış aylarında karla kaplı sokaklarda kurt ve geyik izlerine rastladı. Ancak asıl dikkat çekici olan, köydeki terkedilmiş evlerin arasında dolaşan yaban kedisinin görüntülenmesiydi. Bu hayvanın yaban kedisi olup olmadığından emin olamayan De Giovanni, kaydı bilim insanlarına iletti ve yapılan incelemeler sonucunda türün doğrulaması sağlandı.

İtalya'da yaban kedisi üzerine çalışan uzmanlar, türün bazı bölgelerde yayılım gösterdiğini ve özellikle koruma yasalarının etkisiyle popülasyonun toparlanmaya başladığını belirtiyor. Maremma Doğa Tarihi Müzesi'nin direktörü Andrea Sforzi, bilim insanları ve halktan gelen yaklaşık 1.600 yaban kedisi fotoğrafı ve videosunu içeren bir veritabanı oluşturduklarını aktarıyor. Sforzi, yaban kedisinin belirgin çizgili tüy desenleriyle evcil kedilerden ayrıldığını, ancak iki tür arasındaki melezleşmenin yaban kedileri için ciddi bir tehdit oluşturduğunu da ekliyor. Melezleşme, genetik saflığın bozulmasına ve evcil kedilerden bulaşabilecek hastalıkların yayılmasına yol açabiliyor.

Yaban kedisinin ekosisteme dönüşü: İnsan etkisi ve doğanın yenilenmesi

İtalya'da dağ köylerinin terk edilmesiyle birlikte, doğanın bu alanları yeniden ele geçirdiği gözlemleniyor. De Giovanni, Chiapporato'nun bu sürecin sembolik bir örneği olduğunu, insanların dağları terk ettikçe kurt ve yaban kedisi gibi türlerin geri döndüğünü ifade ediyor. Geleneksel faaliyetlerin azalması ve şehirleşmenin artması, dağlarda yaşamı zorlaştırırken, yaban kedisi gibi türler için yeni fırsatlar doğuruyor. Bu durum, biyolojik çeşitlilik açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Yaban kedisinin insan yerleşimlerinden uzak durma eğilimi, onun hayatta kalma stratejilerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak, terkedilmiş köyler ve ormanlık alanlar, bu tür için adeta bir sığınak haline gelmiş durumda. Bilim insanları, yaban kedisinin bu yeni yaşam alanlarında nasıl davrandığını, hangi kaynakları kullandığını ve popülasyonun nasıl geliştiğini anlamak için genetik analizler ve tüy örnekleriyle detaylı çalışmalar yürütüyor. Ancak, türün çekingenliği ve gizli yaşamı, bu araştırmaları oldukça karmaşık hale getiriyor.

Çekya'da yürütülen son araştırmalarda ise GPS telemetri teknolojisi kullanılarak yaban kedilerinin hareketleri izleniyor. Araştırma ekibi, 2025 yılı Şubat ayı sonunda Doupov Dağları'ndaki Hradiště askeri bölgesinde ilk erkek yaban kedisini yakalayıp radyo boyunluğu takarak serbest bıraktı. Elde edilen veriler, yaban kedisinin yaşam alanlarının daha önce düşünüldüğünden çok daha geniş olduğunu ortaya koydu. Krojerová, bu alanların onlarca kilometrekareyi kapsayabildiğini ve yaban kedisinin yalnızca ormanlarda değil, meralar, otlaklar ve açıklıklarla mozaikleşmiş peyzajlarda da yaşayabildiğini belirtiyor.

Yaban kedisinin geleceği: Koruma çalışmaları ve biyolojik çeşitliliğe katkısı

Yaban kedisinin Avrupa'da yeniden ortaya çıkışı, doğa koruma çalışmaları açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu türün varlığının ekosistemdeki dengeyi sağlamada önemli bir rol oynadığını ve biyolojik çeşitliliğin korunması için etkili bir sembol olduğunu vurguluyor. Yaban kedisinin izlenmesi ve korunması için geliştirilen yeni teknolojiler, türün davranışları ve yaşam alanları hakkında daha fazla bilgi edinilmesini sağlıyor. Bu bilgiler, gelecekteki koruma stratejilerinin oluşturulmasında temel bir rol oynayacak.

Ancak, yaban kedisinin karşı karşıya olduğu tehditler de göz ardı edilmemeli. Melezleşme, hastalıklar ve habitat kaybı, türün uzun vadeli varlığını tehdit eden başlıca faktörler arasında yer alıyor. Bilim insanları, yaban kedisinin genetik saflığını korumak ve yaşam alanlarını güvence altına almak için uluslararası işbirliği ve etkin koruma politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, kamuoyunun bilinçlendirilmesi ve yaban kedisinin doğal yaşam alanlarının korunması için farkındalık çalışmaları büyük önem taşıyor.

Sonuç: Ormanların hayalet kedisi yeniden aramızda

Avrupa'nın kayıp yaban kedisi, uzun yıllar sonra ormanlara geri dönerek doğanın kendini yenileme gücünü bir kez daha gösteriyor. Çekya ve İtalya'da elde edilen yeni görüntüler ve bilimsel bulgular, bu gizemli türün varlığını ve ekosistemdeki önemini ortaya koyuyor. Yaban kedisinin Avrupa'ya dönüşü, yalnızca bir türün hayatta kalış hikayesi değil, aynı zamanda doğa ve insan arasındaki hassas dengenin de bir göstergesi. Doğanın sessiz sakinlerinden biri olan yaban kedisinin izini sürmek, biyolojik çeşitliliğin korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük bir anlam taşıyor.


Etiketler:
yaban kedisi Avrupa vahşi yaşam doğa biyolojik çeşitlilik