ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Trump'tan İngiltere ve Çin ilişkilerine sert uyarı

Özkan Özger - | Son Güncelleme Tarihi:
Trump'tan İngiltere ve Çin ilişkilerine sert uyarı

ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere'nin Çin ile ekonomik ilişkilerini derinleştirme adımlarını 'çok tehlikeli' olarak nitelendirdi. İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise Pekin ile yeni bir diplomatik sayfa açmakta kararlı görünüyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere'nin Çin ile ilişkilerini geliştirme yönünde attığı adımların ciddi riskler barındırdığı uyarısında bulundu. Trump'ın bu açıklaması, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın Çin'e yaptığı dört günlük ziyaretin ardından geldi. Starmer, sekiz yıl aradan sonra Çin'e giden ilk İngiliz başbakanı olarak, iki ülke arasındaki ekonomik ve diplomatik bağları yeniden canlandırmayı hedeflediğini açıkça ortaya koydu. Bu gelişmeler, küresel dengeleri ve ticaret ilişkilerini yakından takip eden Türkiye açısından da dikkatle izleniyor.

Trump'tan 'çok tehlikeli' uyarısı

Donald Trump, İngiltere ve Çin arasındaki yakınlaşmanın tehlikelerine dikkat çekerek, özellikle ekonomik iş birliğinin ileride ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Trump, Washington'da düzenlenen bir etkinlikte yaptığı açıklamada, "İngiltere'nin Çin ile iş yapması çok tehlikeli" ifadelerini kullandı. Bu sözler, Starmer'ın Çin ile ilişkileri güçlendirme çabalarına doğrudan bir eleştiri olarak yorumlandı. Trump, Kanada'nın da Çin ile ticaret anlaşmasına yönelmesini daha da riskli bulduğunu dile getirdi ve Ottawa yönetimini Çin ile iş birliği konusunda uyardı. Trump'ın bu çıkışı, Batı dünyasında Çin ile yakınlaşma eğiliminin artması karşısında ABD'nin endişelerini bir kez daha gündeme taşıdı. Özellikle anahtar kelime olan "İngiltere-Çin ilişkileri" bu tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Starmer'dan diplomatik yeniden başlatma hamlesi

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Çin'e gerçekleştirdiği dört günlük ziyarette, iki ülke arasındaki ilişkileri yeniden başlatma arzusunu net bir şekilde ortaya koydu. Starmer, beraberinde yaklaşık 60 İngiliz iş insanı ve sektör temsilcisini de Çin'e götürdü. Ziyaret sırasında Çin, İngiliz viskisi üzerindeki ithalat vergisini yüzde 10'dan yüzde 5'e indirmeyi kabul etti ve İngiliz vatandaşlarına 30 günden kısa süreli seyahatlerde vizesiz giriş hakkı tanıdı. Ayrıca İngiliz ilaç devi AstraZeneca, 2030 yılına kadar Çin'de 15 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıkladı. Starmer, bu anlaşmaları "ilişkilerimizde yeni bir dönemin sembolü" olarak değerlendirdi. İngiltere-Çin ilişkileri açısından bu adımlar, iki ülke arasında ekonomik iş birliğinin derinleştiğinin göstergesi olarak öne çıktı.

Küresel dengelerde yeni arayışlar

İngiltere'nin Çin ile ilişkilerde attığı bu adımlar, Kanada'nın da benzer şekilde Çin ile ticaret anlaşması imzalamasının ardından geldi. Kanada, ABD ile yaşadığı gerginlikler nedeniyle ticaret ve yatırım ortaklarını çeşitlendirme yoluna gitmişti. Trump ise Kanada'nın Çin ile iş birliğini "daha da tehlikeli" olarak nitelendirdi ve Kanada mallarına yüzde 100 gümrük vergisi uygulama tehdidinde bulundu. Bu gelişmeler, Batı ülkelerinin ABD'nin geleneksel dış politika çizgisinden kısmen uzaklaşarak Çin ile daha yakın ilişkiler kurma arayışında olduğunu gösteriyor. İngiltere-Çin ilişkileri bu bağlamda sadece iki ülkeyi değil, küresel güç dengesini de etkileyen bir unsur haline geliyor.

ABD-Çin arasında denge arayışı

Başbakan Starmer, Çin ziyareti öncesinde yaptığı açıklamalarda, İngiltere'nin ABD ile olan yakın ilişkilerini koruyarak Çin ile ekonomik bağlarını geliştirmeye devam edeceğini vurguladı. Starmer, "ABD ile çok yakın ilişkilerimiz var ve bunu sürdürmek istiyoruz. Güvenlik ve savunma alanlarında iş birliğimiz devam edecek" dedi. Ancak İngiltere'nin iki süper güç arasında sıkışmış bir pozisyonda olduğu ve bu durumun Trump yönetimiyle sınırlı olmadığı, yapısal bir gerçeklik olduğu da uzmanlar tarafından dile getiriliyor. İngiltere-Çin ilişkileri bu denge arayışının merkezinde yer alıyor.

Batılı ülkelerde Çin ile yakınlaşma eğilimi

Son dönemde Fransa, Güney Kore, Finlandiya, Almanya ve İrlanda gibi ülkelerin liderleri de Çin'i ziyaret ederek ekonomik ve diplomatik ilişkileri güçlendirme yolunda adımlar attı. Bu ziyaretler, Batı dünyasında Çin ile ilişkilerin yeniden şekillendiğini ve ABD'ye olan bağımlılığın azaltılmaya çalışıldığını gösteriyor. Siyasi danışman Gabriel Wildau'ya göre, İngiltere ve diğer "orta güç" ülkeler, geniş kapsamlı bir yeniden başlatma yerine, daha temkinli ve dengeleyici bir dış politika izliyor. İngiltere-Çin ilişkileri bu yeni yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Sonuç olarak, İngiltere'nin Çin ile ilişkilerini güçlendirme çabaları ve Trump'ın bu sürece yönelik sert uyarıları, küresel siyasette yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor. İngiltere-Çin ilişkileri, sadece iki ülke açısından değil, dünya genelinde güç dengelerinin yeniden şekillenmesinde de belirleyici rol oynayacak gibi görünüyor. Türkiye'nin de bu gelişmeleri yakından takip etmesi, ulusal çıkarlar açısından önem taşıyor.


Etiketler:
Trump İngiltere-Çin ilişkileri Starmer dış politika ticaret