Tabaklarımızda yabani balık bulunması yakında imkansız mı olacak?

Dünya çapında balık üretiminde akuakültür son on yıldır geleneksel balıkçılığı geride bırakmış, bu durum tabaklarımızda yabani balık bulunma olasılığını giderek azaltmaktadır. Özellikle somon çiftlikleri, deniz kirliliği ve yabani balık popülasyonunun tükenmesi konusunda ciddi endişeler yaratmaktadır.
Son on yıldan bu yana, dünya genelinde su ürünleri üretiminde köklü bir değişim yaşanmaktadır. Geleneksel balıkçılık yöntemleri yerini, kontrollü ortamlarda yapılan balık yetiştiriciliğine bırakmıştır. Bu dönüşüm, tabaklarımızda yer alan yabani balık türlerinin giderek daha az görülmesi anlamına gelmektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) Haziran 2024'te yayınladığı raporunda, ilk kez akuakültür üretiminin geleneksel avcılık balıkçılığını geride bıraktığı resmi olarak duyurulmuştur. Bu gelişme, gelecek nesillerin yabani balık tüketme şansının ne kadar sınırlı olacağı konusunda ciddi sorular ortaya koymaktadır.
2022 yılında dünya akuakültür üretimi 130,9 milyon tona ulaşmış, bunun 94,4 milyon tonu su ürünleri hayvanlarından oluşmuştur. Bu rakam, toplam su ürünleri hayvanları üretiminin yüzde 51'ine karşılık gelmektedir. Söz konusu istatistikler, akuakültürün sadece bir üretim yöntemi olmaktan öte, gıda endüstrisinin temel yapısını değiştiren bir güç haline geldiğini göstermektedir. Norveç, İskoçya ve Avustralya gibi ülkeler bu alanda öncü konumdadır ve üretim kapasitelerini her geçen yıl artırmaktadırlar.
Somon çiftlikleri ve çevre sorunları
Aralık 2025'te uluslararası medya kuruluşları, okyanusta yer alan büyük ağ kafeslere benzeyen somon çiftlikleri hakkında detaylı incelemeler yayınlamıştır. Bu çiftlikler, özellikle Norveç'in soğuk sularında ve İskoçya kıyılarında yoğun biçimde faaliyet göstermektedir. Norveç, dünya çapında somon üretiminde birinci sırada yer almakta ve bu konumunu korumak için üretim kapasitesini sürekli artırmaktadır. Güney yarımkürede ise Avustralya, Tazmanya'daki büyük işletmeleriyle lider konumdadır ve yılda 75.000 tondan fazla somon üretmektedir. Bu miktar, Avustralya'nın toplam su ürünleri üretiminin yüzde 90'ını temsil etmektedir.
2025 yılının başında Tazmanya'nın Verona Sands bölgesinde yaşanan olay, akuakültür yönteminin ne kadar sorunlu olduğunu gözler önüne sermiştir. Yüzlerce ölü somon parçasının plajlara karaya vurması, yerel halk arasında büyük endişe yaratmış ve bu olayın ardından siyasi düzeyde tartışmalar alevlenmiştir. Bu tür olaylar, endüstrinin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin ne kadar ciddi olduğunu ortaya koymaktadır.
Akuakültürün çevre ve doğa üzerindeki olumsuz etkileri
Akuakültür endüstrisine yöneltilen eleştiriler çok yönlüdür ve ciddi çevre sorunlarını kapsamaktadır. Su kirliliği, akuakültür çiftliklerinin en belirgin sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Çiftliklerde yoğun nüfus nedeniyle ortaya çıkan atıklar, çevredeki su kaynaklarını kirletmekte ve ekosisteme zarar vermektedir. Ayrıca, hastalıkların ve parazitlerin çiftliklerden doğal ortama yayılması, yabani balık popülasyonlarını tehdit etmektedir. Çiftlik balıklarının kitlesel kaçışları, doğal ortamda yaşayan yabani türlerle rekabete girmesine ve genetik değişikliklere neden olmaktadır. Bu durum, milyonlarca yıl boyunca doğal seçilim yoluyla oluşan genetik çeşitliliği tehlikeye atmaktadır.
Çiftliklerin içindeki aşırı nüfus, muazzam miktarda kayba ve israfa yol açmaktadır. Ek olarak, fok balıkları gibi bazı deniz memelilerinin yaşam alanları, akuakültür işletmeleri tarafından yok edilmektedir. Bu hayvanlar, çiftliklerdeki balıkları avlamaya çalıştıkları için endüstri tarafından tehdit edilmektedir. Söz konusu tüm bu faktörler birlikte, deniz ekosisteminin dengesini ciddi biçimde bozmaktadır.
Yabani balık kaynakları ve akuakültürün gizli maliyeti
Akuakültür endüstrisinin en az tartışılan ancak en önemli sorunlarından biri, somon yetiştiriciliğinin büyük miktarda yabani balık kaynağı gerektirmesidir. Çiftlik somonları, kısmen denizde avlanan yabani balıklarla, özellikle sardalya ve hamsi gibi türlerle beslenmektedir. Bu durum, yabani balık popülasyonlarına doğrudan baskı oluşturmaktadır. Başka bir deyişle, bir kilogram çiftlik somonunu üretmek için birden fazla kilogram yabani balık tüketilmektedir. Bu döngü, yabani balık kaynaklarının hızla tükenmesine neden olmaktadır.
Yakın gelecekte yabani balığın giderek daha erişilemez hale gelip gelmeyeceği sorusu, tamamen meşru bir endişedir. Mevcut fiyatlar göz önüne alındığında, yabani balık yemek zaten birçok insan için bir lükstür. Ancak akuakültürden gelen sürekli artan üretim, bu durumu daha da kötüleştirmektedir. Özellikle uzun vadede yerleşen bu eğilim, yabani balık türlerinin tamamen tükenme riskini artırmaktadır.
Gelecek için karamsar beklentiler
Norveç, 2050 yılına kadar somon üretimini üçe katlamak istemektedir. Ülke, şu anda her yıl 1 ile 1,5 milyon ton arasında üretim yapmaktadır. Bu hedef, akuakültür endüstrisinin ne kadar agresif bir biçimde genişlemeyi planladığını göstermektedir. Üretim artışı bağlamında, akuakültürle bağlantılı sapkınlıklar, yabani balıkçılık kaynaklarını her zaman daha fazla tehlikeye atacaktır. Kirlilik, çiftlik balıklarının kaçışları ve yabani balıkçılıktan gelen balıkların tüketimi, bu tehlikenin ana bileşenleridir.
Ne yazık ki, önümüzdeki yıllar muhtemelen tabaklarımızda yabani balık bulunma olasılığının artan bir düşüşünün eş anlamlısı olacaktır. Yabani balık kesinlikle tamamen kaybolmayacak, ancak fiyatları fırlayacaktır. Bu durum, sadece belirli bir tüketici kategorisinin yabani balık tüketebilmesi anlamına gelecektir. Orta ve düşük gelirli kesimler, giderek daha fazla akuakültür ürünlerine bağımlı hale gelecektir. Böylece, yabani balık tüketimi zamanla bir ayrıcalık haline dönüşecek ve çoğu insan için erişilemez olacaktır.
- Popüler Haberler -
“Barış istiyorum” diyen Trump ile kaos planı: İsrail'den bölgeyi ateşe atacak senaryo
Suriye ordusu Halep'te PKK/YPG'nin saldırılarına karşı sınırlı askeri operasyon başlatacak
İsrail işgal altındaki Batı Şeria'da "ırk ayrımcılığı" yapmakla suçlandı
ABD'nin Grönland planı: Perde arkasında neler var?
Bir saatten fazla ışık depolayan Çinli bilim insanları dünyayı şaşırttı
Avrupa'da bir ilk! Sıcaktan korumak için sığınak ağı inşa ediliyor



