ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Sismologlardan yeni tehlike uyarısı! Çekirdek-manto sınırında beklenmedik hareket

Fatih Coşgun - | Son Güncelleme Tarihi:
Sismologlardan yeni tehlike uyarısı! Çekirdek-manto sınırında beklenmedik hareket

2011 yılında Japonya'yı sarsan Tōhoku depremi, yalnızca yıkıcı bir tsunamiyle değil, bilim dünyasında da büyük bir şaşkınlıkla karşılandı. Chicago Üniversitesi'nden uzmanlar, çekirdek-manto sınırından yansıyan dev bir sismik dalganın Japonya'nın yüzeyinde milimetre düzeyinde kalıcı bir kaymaya yol açtığını ortaya koydu.

Kapat

HABERİN DEVAMI

2011 yılında Japonya'nın kuzeydoğusunda yaşanan Tōhoku depremi, sadece ülkeyi sarsmakla kalmadı; gezegenin derinliklerinde de daha önce kaydedilmemiş bir olaya yol açtı. Chicago Üniversitesi'nden sismolog Sunyoung Park liderliğindeki araştırma ekibi, depremin ardından Dünya'nın sıvı dış çekirdeği ve manto sınırına ulaşan dev bir sismik dalganın geri yansıyıp Japonya'nın yüzeyinde ölçülebilir bir kaymaya neden olduğunu tespit etti. Yapılan analizler, bu olağanüstü dalganın Japonya'nın bazı bölgelerini doğuya doğru 5 ila 6 milimetre kaydırdığını gösterdi. Bilim insanları, bu hareketin sıradan bir sarsıntıdan öte, çekirdek-manto sınırından yansıyan bir sismik dalganın tetiklediği yeni bir fay kayması türüne işaret ettiğini belirtiyor.

Chicago Üniversitesi ekibi: 'Çekirdekten yansıyan dalga Japonya'yı kaydırdı'

Tōhoku depremi, 9.0 büyüklüğüyle tarihin en yıkıcı depremlerinden biri olarak kayda geçti ve ardından gelen tsunami, Fukushima Daiichi nükleer felaketini tetikledi. Ancak depremin etkileri bununla sınırlı kalmadı. Araştırmacılar, Japonya'nın GNSS Yer Gözlem Ağı Sistemi (GEONET) verilerini inceleyerek, çekirdek-manto sınırında yansıyan ve ScS olarak adlandırılan güçlü bir sismik dalga tespit etti. Bu dalga, Çin'de dahi algılanacak kadar güçlüydü ve Japonya'daki GPS istasyonlarının bir kısmında doğuya doğru milimetre seviyesinde kalıcı bir kaymaya yol açtı. Ekip, geleneksel sismometrelerin aksine, GNSS sisteminin doğrudan yer hareketini ölçmesi sayesinde bu olağanüstü olguyu anlamlandırabildi. Sismik dalganın, iki tektonik plaka arasındaki arayüzde geniş çaplı, ince bir fay kaymasını tetiklediği sonucuna varıldı. Bu süreç, büyük bir kırılmadan ziyade, plaka sınırında milimetreler ile santimetreler arasında bir hareketin yüzeye yansımasıyla sonuçlandı.

Bilim insanları: 'Yaklaşık 7.5 büyüklüğünde bir enerji açığa çıktı'

Yapılan modellemeler, geri dönen ScS dalgasının, zaten büyük bir stres altında bulunan fay hatlarına nazik bir itki uygulayarak, normalde gözlemlenmeyen bir hareketi başlattığını ortaya koydu. Araştırmacılar, bu hareketin toplamda yaklaşık 7.5 büyüklüğünde bir depremin enerjisine eşdeğer olduğunu belirtiyor. Ancak bu enerji, tek bir kırılma yerine, plaka sınırının geniş bir kesimine yayıldığı için yüzeyde yalnızca milimetreler düzeyinde bir kayma ve çok az ek sarsıntı olarak hissedildi. Bu bulgu, büyük depremlerden sonra bile, çekirdek-manto sınırından yansıyan sismik dalgaların yer kabuğunda beklenmedik değişimlere yol açabileceğini gösteriyor. Chicago Üniversitesi ekibinin çalışması, bu tür sismik dalgaların, gezegenin iç yapısındaki karmaşık etkileşimlerin anlaşılması açısından kritik öneme sahip olduğunu ortaya koydu.

Japonya'da kalıcı yer değişimi: Sismik tehlike yeniden gündemde

Tōhoku depremi sonrasında Japonya'nın bazı bölgelerinde gözlemlenen bu küçük ama kalıcı kayma, bilim dünyasında yeni soruları gündeme taşıdı. Araştırmacılar, GPS istasyonlarının başlangıç pozisyonlarına dönmemesinin veri işleme hatasından kaynaklandığına dair ilk şüpheleri ortadan kaldırdıktan sonra, olayın gerçek ve kalıcı olduğunu doğruladı. Büyük bir su altı heyelanı veya ana şok kırılması gibi alternatif açıklamalar da yetersiz kaldı. Özellikle, gözlemlenen kaymanın, ScS dalgasının çekirdek-manto sınırından yansıyıp Japonya'ya ulaştığı anda gerçekleşmesi, bu olgunun doğrudan sismik dalga ile bağlantılı olduğunu gösterdi. Bilim insanları, bu tür sismik dalgaların, ana şoktan dakikalar sonra bile fay hatlarını yeniden harekete geçirebileceğine dikkat çekiyor.

Çekirdek-manto sınırındaki dalga, depremlerin gizli karmaşıklığını ortaya koydu

Çalışmada öne çıkan bir diğer önemli nokta ise, çekirdek-manto sınırından yansıyan sismik dalganın, fay hatlarında daha önce göz ardı edilen bir aktivasyonu tetiklemiş olması. Araştırmacılar, bu olayın, çekirdek-manto sınırından yansıyan bir dalga tarafından tetiklenen ilk fay kayması örneği olabileceğini vurguluyor. Bu bulgu, büyük depremlerden sonra bile yer kabuğunda beklenmedik ve kalıcı değişimlerin yaşanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları, bu tür olayların gözden kaçan bir sismik tehlike kaynağı olabileceğini ve gelecekteki büyük depremlerde benzer etkilerin gözlemlenebileceğini belirtiyor. Araştırmacılar, bu yeni sismik tehlikenin, deprem riski değerlendirmelerinde mutlaka dikkate alınması gerektiğinin altını çiziyor.

Sonuç olarak, Tōhoku depremiyle ortaya çıkan bu sıra dışı sismik dalga olgusu, depremlerin gezegenin iç yapısındaki karmaşıklığı ve yer kabuğuna etkileri hakkında yeni bir bakış açısı kazandırdı. Bilim dünyası, çekirdek-manto sınırından yansıyan dalgaların yer kabuğunda yarattığı bu tür kalıcı değişimlerin, gelecekteki sismik risk analizlerinde önemli bir faktör olabileceğini vurguluyor. Araştırmacılar, benzer olayların izlenmesi ve modellenmesi için daha fazla gözleme ihtiyaç olduğunu belirterek, deprem sonrası süreçlerin sanılandan daha karmaşık ve öngörülemez olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.


Etiketler:
Tōhoku depremi sismik dalga Japonya çekirdek-manto sınırı fay kayması