ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Saniyede 12 Hiroşima bombası gücünde ısı emiyorlar! Dünyanın okyanuslarında rekor kıran tehlikeli ısınma

Copernicus Okyanus Durumu Raporu, dünya okyanuslarının alarm verici hızda ısındığını ve bu değişimin küresel ekosistemler ile kıyı toplulukları üzerinde ciddi tehditler oluşturduğunu ortaya koydu. Bilim insanları, okyanusların artık geri dönüşü zor bir eşiğe yaklaştığı konusunda uyarıyor.

Ayşegül Gedik - | Son Güncelleme Tarihi:
Saniyede 12 Hiroşima bombası gücünde ısı emiyorlar! Dünyanın okyanuslarında rekor kıran tehlikeli ısınma

Copernicus Okyanus Durumu Raporu'nun son bulguları, dünya okyanuslarının son yıllarda eşi benzeri görülmemiş bir hızda ısındığını ve bu değişimin gezegenin geleceği açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu gözler önüne serdi. 100'den fazla uluslararası bilim insanının katkısıyla hazırlanan rapor, 40 yılı aşkın uydu, sensör ve ölçüm verilerini inceleyerek, okyanuslarda yaşanan derin dönüşümleri detaylandırdı. Bilim insanları, bu yıl yayımlanan raporda okyanusların mevcut gidişatı için 'şimdiye kadarki en sert uyarıyı' yaptı. Okyanuslardaki sıcaklık artışı, deniz seviyesinin yükselmesi ve ekosistemlerdeki bozulma, insanlığın hazırlıksız yakalandığı geniş çaplı sonuçlara yol açıyor. Özellikle 2023 ve 2024 yıllarında deniz yüzeyi sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaşması, okyanusların iklim krizinin merkezinde olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Pierre Bahurel: 'Okyanus gözlerimizin önünde dönüşüyor'

Mercator Ocean International Genel Müdürü Pierre Bahurel, okyanusların son yıllarda yaşadığı değişimleri 'gözlerimizin önünde dönüşüm' olarak nitelendirdi. Bahurel, ısınma, deniz seviyesindeki yükselme ve ekosistemlerdeki bozulmanın birbirine bağlı olduğunu ve bu değişimlerin uzun vadeli etkilerinin henüz tam anlamıyla anlaşılamadığını vurguladı. Rapor, okyanusların 2023, 2024 ve 2026 yıllarında rekor sıcaklıklara ulaştığını, bu durumun El Niño gibi doğal iklim olaylarıyla birleşerek baskıyı daha da artırdığını belirtiyor. Özellikle Pasifik Okyanusu'ndaki El Niño'nun, bugüne kadar kaydedilen en yoğun El Niño olma yolunda ilerlediğine dikkat çekildi. Bahurel, bu dönüşümün öngörülebilmesi için kalıcı izleme kapasitesinin inşa edilmesinin tüm toplumların sorumluluğu olduğunu ifade etti.

Küresel ısınma okyanuslarda zincirleme etki yaratıyor

Bilim insanlarının tespitlerine göre, okyanuslar insanların fosil yakıt kullanımıyla ortaya çıkan fazla ısının yaklaşık %90'ını emiyor. Son 20 yılda okyanuslardaki ısınma hızı iki katına çıktı ve deniz yüzeyi sıcaklıkları üst üste rekorlar kırdı. 2023 yılında okyanuslar 23 zettajoule ısıyı emdi ve bu, dokuz yıl üst üste yeni bir rekor anlamına geliyor. Bu miktar, her saniye 12 Hiroşima tipi nükleer bomba patlamasına eş değer bir enerjiye ya da 2025 yılında tüm dünyanın tüketeceği enerjinin yaklaşık 40 katına denk geliyor. Bu devasa ısı artışı, denizlerde sıcak hava dalgalarının oluşmasına, daha güçlü ve yıkıcı fırtınaların meydana gelmesine, deniz yaşamının zarar görmesine ve deniz seviyesinin yükselmesine neden oluyor. Özellikle buzulların erimesi ve ısınan suyun daha fazla alan kaplaması, kıyı bölgelerinde yaşayan yüz milyonlarca insan için ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Deniz seviyesi yükseliyor, asidifikasyon artıyor

Küresel ortalama deniz seviyesi, 1999'dan bu yana yılda yaklaşık 3,8 milimetre yükseldi ve toplamda neredeyse 10 santimetrelik bir artış kaydedildi. 2012'den bu yana ise bu yükseliş daha da hızlandı. Bu durum, başta kıyı kentleri olmak üzere, deniz seviyesinin yükselmesinden en çok etkilenecek bölgelerde yaşayan yüz milyonlarca insanı doğrudan tehdit ediyor. Okyanusların asit oranı ise 1985'ten bu yana yaklaşık %17 arttı. Bilim insanları, artan karbon kirliliğinin okyanuslarda asidifikasyona yol açtığını ve bunun 'iklim değişikliğinin kötü ikizi' olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Okyanus asidifikasyonu, istiridye, ıstakoz ve mercan gibi türlerin kabuk ve iskelet oluşturmasını zorlaştırıyor; bu da su altı ekosistemlerinde zincirleme tahribata yol açıyor.

Avrupa denizleri ve Arktik'te rekor sıcaklıklar

Mercator Ocean International kıdemli danışmanı Karina von Schuckmann, Avrupa denizlerinin 2024 yılında yoğun baskı altında olduğunu ve Akdeniz ile Karadeniz'de rekor deniz sıcak hava dalgaları yaşandığını açıkladı. Bu dalgalar bazı bölgelerde 30 günden uzun sürdü ve su sıcaklıkları ortalamanın 4,6 derece Celsius üzerine çıktı. Araştırmacı Blanca Fernández-Álvarez, bu sıcak dalgalarının izole olaylar olmadığını, sürekli okyanus ısınmasının bir sonucu olarak ortaya çıktığını vurguladı. Okyanuslardaki aşırı koşullar, deniz ekosistemlerinde kalıcı değişikliklere yol açıyor. 2024 yılında İspanya kıyılarını vuran Louis Fırtınası, 26 fit yüksekliğinde dalgalar oluşturdu, bir kişinin ölümüne ve geniş çaplı altyapı hasarına neden oldu. Aynı yıl, İsveç ile Finlandiya arasındaki Botniya Körfezi'nde şiddetli rüzgarlar deniz seviyesini 1,5 metre düşürdü ve feribot seferleri 18 saat boyunca durdu.

Arktik ve Antarktika'da hızlı erime ve kitlesel kayıplar

Okyanuslardaki en dramatik değişikliklerin başında Arktik bölgesindeki hızlı ısınma geliyor. Son 40 yılda Arktik deniz yüzeyi sıcaklıkları 4,2 derece Celsius arttı. 1979'dan 2025'e kadar her on yılda yaklaşık 190 bin mil kare deniz buzu kaybedildi; bu, her on yılda İspanya büyüklüğünde bir alanın yok olması anlamına geliyor. Antarktika'da ise 2022 yılında kaydedilen rekor düşük deniz buzu, imparator penguenlerinin kitlesel üreme başarısızlığıyla çakıştı. Bilim insanları, bu gelişmenin iklim değişikliğinin buz bağımlı türlerin yaşam alanlarını yeniden şekillendirdiğinin açık bir göstergesi olduğunu belirtti.

Küçük ada devletleri ve kıyı toplulukları tehdit altında

Okyanuslardaki değişimlerden en fazla etkilenenler arasında küçük ada devletleri ve kıyı toplulukları bulunuyor. Deniz seviyesinin yükselmesi, şiddetlenen siklonlar, fırtına dalgaları ve mercan resiflerinin yok olması, bu ülkelerde yaşayan milyonlarca insan için ciddi ekonomik, kalkınma ve güvenlik sorunları yaratıyor. Karina von Schuckmann, okyanus değişikliğinin ada devletleri için uzak bir çevresel mesele olmadığını, aksine acil bir sorun olduğunu vurguladı. Bu değişimlerin, gelecekte diğer kıyı bölgelerinde de benzer tehditlere yol açacağı öngörülüyor.

Bilim insanlarından hükümetlere sürekli izleme çağrısı

Copernicus Okyanus Durumu Raporu, hükümetlere ve topluluklara okyanusların sürekli ve kapsamlı biçimde izlenmesi çağrısında bulundu. Bilim insanları, okyanuslardaki değişimlerin yakından takip edilmesinin, gelecekte karşılaşılabilecek risklere karşı hazırlıklı olunması açısından kritik önem taşıdığını belirtiyor. Mercator Ocean International Genel Müdürü Pierre Bahurel, bu dönüşümün öngörülebilmesi ve etkilerinin azaltılabilmesi için kalıcı izleme kapasitesinin inşa edilmesinin tüm insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Rapor, okyanusların gezegenin iklim sistemi üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekerek, alınacak önlemlerin geciktirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Sonuç olarak, Copernicus Okyanus Durumu Raporu'nun ortaya koyduğu veriler, okyanusların karşı karşıya olduğu hızlı ve tehlikeli değişimin boyutunu gözler önüne seriyor. Bilim insanları, okyanusların ısınması, deniz seviyesinin yükselmesi ve ekosistemlerin bozulmasının, yalnızca deniz yaşamını değil, kıyı kentleri ve ada devletleri başta olmak üzere tüm insan topluluklarını tehdit ettiğini vurguluyor. Uzmanlar, okyanusların sürekli izlenmesi ve iklim değişikliğiyle mücadelede daha kararlı adımlar atılması gerektiği konusunda birleşiyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
okyanus iklim değişikliği ısı artışı deniz seviyesi Copernicus raporu