ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Rus dronu, Avrupa güvenlik yetkililerinin geçtiği hattaki treni vurdu

Boris Johnson, üst düzey Avrupa güvenlik danışmanları ve eski CIA şefi David Petraeus'un da bulunduğu bir grup, Ukrayna-Polonya sınırında Rusya'nın demiryolu saldırısından dakikalarla kurtuldu. Ukrayna yetkilileri, saldırının diplomatik treni hedef almış olabileceğini belirtti ve olay, Avrupa'da güvenlik endişelerini yeniden gündeme taşıdı.

Deniz Zeybek - | Son Güncelleme Tarihi:
Rus dronu, Avrupa güvenlik yetkililerinin geçtiği hattaki treni vurdu

Boris Johnson ve beraberindeki üst düzey Avrupa güvenlik yetkilileri, Ukrayna-Polonya sınırında yaşanan Rus saldırısından sadece dakikalarla kurtuldu. Johnson, eski CIA şefi David Petraeus ve aralarında Birleşik Krallık'tan Jonathan Powell'ın da yer aldığı Avrupalı danışmanlar, Kyiv'de düzenlenen Yalta Avrupa Stratejisi konferansının ardından dönüş yolunda diplomatik trenle seyahat etti. Kafile, Yahodyn istasyonundan ayrıldıktan kısa bir süre sonra Rusya'ya ait bir dronun, aynı demiryolu hattındaki başka bir trene saldırdığı bildirildi. Ukrayna yetkilileri, saldırının trenin lokomotifine isabet ettiğini ve olayda can kaybı yaşanmadığını açıkladı. Tüm yolcuların hızlı şekilde tahliye edildiği, saldırıdan sadece 15 dakika önce tahliye emrinin verildiği belirtildi. Ukrayna'nın devlet demiryolu şirketi Ukrzaliznytsia, saldırının hedefinin muhtemelen diplomatik tren olabileceğini vurguladı.

Petraeus: 'Putin'in barbarlığı AB ve NATO kapısında'

Saldırı sırasında Yahodyn istasyonunda başka bir trende bulunan eski CIA Direktörü David Petraeus, yaşananları "dehşet verici" olarak nitelendirdi. New York Times'a konuşan Petraeus, "Bu, Ukraynalı sivilleri terörize etmeye çalışan gerçekten barbar bir liderin eylemi" ifadesini kullandı. Olayın hemen ardından, trenlerdeki yolculara tahliye hazırlığı talimatı verildiği, ancak kısa süre sonra yolculuğa devam edilebileceği bildirildi. Eski İsveç Başbakanı Carl Bildt de, BBC'ye yaptığı açıklamada, bulunduğu trende benzer şekilde tahliye hazırlığı yapıldığını, ancak durumun güvenli olduğu anlaşılınca Polonya'nın Dorohusk sınır istasyonuna güvenli şekilde ulaşıldığını aktardı. Bildt'in Johnson ile aynı trende olup olmadığı kesinlik kazanmamış olsa da, Avrupa'nın üst düzey isimlerinin hedef alınma riski taşıdığına dikkat çekildi.

Ukrayna'dan müttefiklere hava savunması çağrısı

Boris Johnson, saldırı sonrası X platformunda yaptığı paylaşımda, "Putin'in Polonya sınırında sabit bir Ukraynalı lokomotifi havaya uçurmak için ne tür bir çarpık mantıkla hareket ettiğini bilmiyorum" dedi. Johnson, bu tür saldırıların Ukraynalıların her gün, hatta sivil demiryollarında dahi rastgele ve anlamsız saldırılara maruz kaldığını belirterek, Kyiv'in müttefiklerine Ukrayna'ya acilen ihtiyaç duyulan hava savunma sistemlerini sağlamaları çağrısında bulundu. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ise Yahodyn'deki saldırıların "Putin'in terörünün doğrudan AB ve NATO kapılarına dayandığı" anlamına geldiğini vurguladı ve Moskova'ya yönelik daha fazla yaptırım talebini yineledi. Sybiha, "Putin, barbarlığının karşılık bulacağını ve savaşın maliyetinin kendisi için kabul edilemez bir seviyeye yükseleceğini anlamalı. Onu durdurmanın tek yolu bu" açıklamasını yaptı.

Rusya, Ukrayna'nın demiryolu ağını hedef almaya devam ediyor

Rusya, saldırının ardından yaptığı açıklamada, batı Ukrayna'daki demiryolu altyapısını hedef aldığını duyurdu. Ukrayna'nın geniş demiryolu ağı, 2022'de başlayan tam ölçekli işgalin ardından ülke içi ulaşımda ana arter haline geldi. Savaş nedeniyle hava trafiği askıya alınırken, milyonlarca Ukraynalı için demiryolu en güvenli ulaşım yolu olarak önemini koruyor. Ancak son dönemde Rusya'nın demiryolu hatlarına, depolara ve sınır geçişlerine yönelik saldırıları arttı. Bu hafta başında, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky, Rus dronlarının Ukrayna ile Moldova arasındaki bir sınır geçişini vurduğunu ve iki kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ayrıca, güney Ukrayna'da bir yolcu trenine düzenlenen benzer bir saldırıda bir kadın makinist yaşamını yitirdi. Ayın başında ise Kyiv'de bir deponun hedef alınması sonucu altı Ukrzaliznytsia çalışanı hayatını kaybetti. Ocak ayında ise beş kişinin öldüğü kalabalık bir yolcu trenine yapılan saldırı, Ukrayna yönetimi tarafından terörizm olarak kınandı.

Avrupa'da Rusya'ya yönelik güvenlik endişeleri artıyor

Rusya'nın Ukrayna'daki demiryolu altyapısına yönelik saldırıları, Avrupa genelinde güvenlik endişelerini tırmandırdı. Polonya Başbakanı Donald Tusk, olay sonrasında acil bir toplantı düzenleyerek, "Rus tarafındaki eylemlerin tırmanışı bir gerçek haline geliyor ve sınırımıza her geçen gün daha da yaklaşıyorlar" dedi. Avrupa ülkeleri, kendi topraklarında da benzer tehditlerle karşı karşıya. Geçen hafta Almanya, Rusya'nın Leipzig havaalanındaki Ağustos ayındaki dron saldırısından sorumlu olduğunu açıkladı. Moskova ise bu iddiayı reddetti. İtalya'dan Estonya'ya kadar birçok Avrupa ülkesinde savunma tesislerinde meydana gelen şüpheli yangınlar ve olaylar, Rusya'nın Avrupa'daki etkisinin ve tehditlerinin boyutunu artırıyor. Diplomatik tren saldırısı, Avrupa'nın güvenliğinin doğrudan sınanmasına yol açtı ve bölgedeki risk algısını önemli ölçüde yükseltti.

Son yaşanan saldırı, Ukrayna'nın demiryolu altyapısının savaşın başından bu yana sürekli hedef alındığını ve sivil yolcuların dahi tehlike altında olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Boris Johnson ve Avrupa'nın üst düzey güvenlik danışmanlarının saldırıdan dakikalarla kurtulmuş olması, Rusya'nın saldırılarının boyutunu ve Avrupa'nın güvenlik sınırlarına ne kadar yaklaştığını gösterdi. Ukrayna yönetimi, müttefiklerinden hava savunma desteği talebini yineledi. Olay, hem Ukrayna hem de Avrupa için güvenlik politikalarının yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kıldı.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
Ukrayna Rusya Boris Johnson diplomatik tren sınır saldırısı