Nazca Çölü'nde yapay zeka devrimi! 303 yeni figür bulundu

Peru'nun Nazca Çölü'nde, Yamagata Üniversitesi ve IBM Araştırma işbirliğiyle yürütülen projede, yapay zeka destekli analiz sayesinde 303 yeni figüratif Nazca jeoglifi ve 42 geometrik tasarım tespit edildi. Bu gelişme, arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı ve yapay zekanın arkeolojik keşiflerdeki rolünü bir kez daha öne çıkardı.
Peru'nun güneyindeki Nazca Çölü'nde, arkeolog Masato Sakai liderliğindeki Yamagata Üniversitesi ekibi ve IBM Araştırma'nın veri bilimcileri, Eylül 2022 ile Şubat 2023 arasında yürüttükleri projede yapay zeka teknolojisini kullanarak arkeolojinin en büyük sırlarından birini çözdü. Nazca Pampa'nın 629 kilometrekarelik alanında gerçekleştirilen bu kapsamlı araştırmada, yapay zeka destekli analizle 303 yeni figüratif Nazca jeoglifi ve 42 ek geometrik tasarım keşfedildi. Bu bulgular, antik Nazca uygarlığının izlerini ve kültürel mirasını anlamada önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.
Yamagata Üniversitesi ve IBM, Nazca Çölü'nü yapay zeka ile taradı
Projede görev alan ekip, geleneksel yöntemlerin sınırlı kaldığı noktada, derin öğrenme tabanlı bir yapay zeka modelini devreye soktu. Araştırmacılar, öncelikle bilinen Nazca figürlerini birçok küçük parçaya bölerek eğitim setini genişletti ve modelin hassasiyetini artırdı. Geliştirilen sistem, çölün tamamında beş metre çözünürlükle olasılık haritaları oluşturdu ve toplamda 47.410 potansiyel jeoglif adayı belirledi. Her aday, kesin coğrafi koordinatlarla saha ekiplerine iletildi. İnsan uzmanlar, bu adayları yüksek çözünürlüklü uçak ve drone görüntüleriyle inceledi ve 1.309 yüksek potansiyelli alanı seçti. Bu alanlar üzerinde yapılan detaylı saha çalışmaları sonucunda, 303 yeni figüratif Nazca jeoglifi ve 42 yeni geometrik tasarım doğrulandı. Yapay zeka sayesinde, daha önce yılda ortalama bir veya iki yeni figür keşfedilirken, bu sezon tek başına 303 yeni figürün bulunması, arkeolojik keşif hızında devrim yarattı.
Yapay zeka ile Nazca çizgilerinin haritası hızla büyüdü
Yapay zeka destekli analiz, Nazca Çölü'ndeki jeogliflerin dağılımı ve çeşitliliği konusunda önemli veriler sundu. Kabartma tarzı figürlerin çoğunluğu, taşların yığılması veya çıkarılmasıyla oluşturulmuş ve ortalama dokuz metre uzunluğunda. Bu küçük figürler, genellikle insanların görebileceği eğimli veya alçak yükseltilere yerleştirildi. Dev çizgi tarzı jeoglifler ise ortalama 90 metre uzunluğa sahip ve daha düz zeminlerde yer alıyor. Motifler arasında insanlar, başsız kafalar, lama gibi evcilleştirilmiş hayvanlar, kuşlar ve balinalar dikkat çekiyor. Özellikle yeni keşfedilen bir kabartma tarzı figürde, 22 metre uzunluğunda bir katil balina ve elinde bıçak tutan bir figür yer alıyor. Bu motifin, Nazca seramiklerinde görülen sahnelerle benzerlik taşıdığı belirtildi. Araştırmanın sonuçları, Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlandı ve bu teknik, dünya genelinde yapay zeka ile arkeolojik araştırmalar için yeni bir standart olarak gösterildi.
Masato Sakai: 'Yapay zeka saha çalışmalarını hızlandırdı'
Yamagata Üniversitesi'nden arkeolog Masato Sakai, yapay zekanın arkeolojik saha çalışmalarında devrim yarattığını vurguladı. Sakai, "Yapay zeka kullanımı, jeogliflerin dağılımını daha hızlı ve doğru bir şekilde haritalamamıza olanak tanıdı" dedi. Model, henüz keşfedilmemiş 968 yüksek potansiyelli alanı daha işaret ediyor. İstatistiksel tahminler, en az 248 ek figürün var olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Sakai ve ekibi, yapay zekanın saha ekiplerinin yönlendirilmesinde etkili bir araç olduğunu, ancak insan uzmanların nihai doğrulama için vazgeçilmez olduğunu belirtti. Proje kapsamında saha ekipleri, toplamda yaklaşık 1.200 saatlik dijital tarama ve 1.440 saatlik zemin kontrolü gerçekleştirdi. Bu yoğun emek, Nazca Çölü'nde şimdiye kadar kaydedilen figür sayısını 683'e çıkardı ve bölgenin arkeolojik haritasının hızla büyümesini sağladı.
Yapay zeka arkeolojide yeni bir çağ başlattı
Nazca Çölü'nde elde edilen bu başarı, yapay zekanın arkeolojik keşiflerdeki potansiyelini tüm dünyaya gösterdi. Projede kullanılan yöntemler ve teknolojiler, farklı coğrafyalarda ve arkeolojik alanlarda da uygulanabilecek bir referans modeli oluşturdu. Araştırmacılar, jeoglif olasılık haritalarını, aday sıralama sistemini ve saha doğrulama stratejilerini ayrıntılı biçimde belgeledi. Bu sayede, başka ekiplerin de soluk arkeolojik izleri tespit etmek için benzer yapay zeka tabanlı yaklaşımları uyarlayabileceği bir yol haritası sunuldu. Yapay zeka, yalnızca Nazca Çölü'nün gizemini çözmekle kalmadı, aynı zamanda arkeoloji bilimine yeni bir bakış açısı kazandırdı. Elde edilen sonuçlar, antik uygarlıkların izlerinin daha hızlı, doğru ve kapsamlı biçimde haritalanmasına imkan verdi.
Sonuç olarak, Nazca Çölü'nde yürütülen bu proje, yapay zekanın arkeolojik araştırmalarda sadece hız ve doğruluk kazandırmakla kalmayıp, insanlığın geçmişine dair sırların çözülmesinde de kilit bir rol üstlendiğini gösterdi. Gelecek yıllarda, bu yaklaşımın dünya genelinde benzer arkeolojik keşiflere ilham vereceği ve geçmişin izlerinin daha geniş ölçekte gün yüzüne çıkarılacağı öngörülüyor.
- Popüler Haberler -
"İran'ın yeni liderinin Trump'ı dinlemesi akıllıca olur" Hegseth: Bu savaş sonsuza kadar sürmeyecek
Hindistan'da filler için acil yardım kamyonu hizmete girdi
Rusya: Orta Doğu ile ilgili arabuluculuk tekliflerimiz masada
Orta Doğu alev alev! Trump'tan açıklama: İran ile görüşebilirim
Soykırımcı İsrail'in Gazze saldırılarında can kaybı 72 bin 134'e ulaştı
WP: ABD, THAAD sistemi parçalarını Güney Kore'den Orta Doğu'ya kaydırıyor



