ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

James Webb teleskopu tarafından keşfedilen gizemli kozmik nesneler bilim insanlarını şaşırttı

Büşra Mutlu - | Son Güncelleme Tarihi:
James Webb teleskopu tarafından keşfedilen gizemli kozmik nesneler bilim insanlarını şaşırttı

NASA'nın James Webb Uzay Teleskopu, hem yıldız hem de galaksi özelliklerini taşıyan dokuz tuhaf kozmik nesneyi tespit etti. Araştırmacılar bu nesneleri, karmakarışık yapıları nedeniyle 'ornitorenk galaksiler' olarak adlandırıyor ve bunların evrenin ilk dönemindeki galaksi oluşumuna dair önemli ipuçları sunabileceğini düşünüyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

NASA'nın James Webb Uzay Teleskopu tarafından yakın zamanda tespit edilen tuhaf kozmik nesneler, dünya çapındaki astronomları derinden şaşırtmış durumda. Bu ilginç gözlemler, hem yıldızların hem de galaksilerin karakteristik özelliklerini aynı anda göstermektedir. Bu çelişkili yapıları nedeniyle araştırmacılar, doğada karmaşık ve tutarsız özellikleriyle bilinen ornitorenkten esinlenerek bu nesnelere 'ornitorenk galaksiler' adını vermişlerdir. Söz konusu keşifler, milyarlarca yıl öncesinde evrenin ilk çağlarında galaksilerin nasıl şekillendiğine dair değerli bilgiler sağlayabilecek nitelikte bulunmaktadır.

James Webb teleskopu ile başlayan keşif süreci

James Webb Uzay Teleskopu, 2021 yılında ilk ışığını gördükten kısa bir süre sonra, kökenine dair hiçbir bilgi bulunmayan bir dizi olağandışı nesneyi ortaya çıkarmaya başlamıştır. Bu ilk bulgulardan ilham alan Missouri Üniversitesi'nden astronom Haojing Yan ve onun iki öğrencisi, benzer tuhaf nesnelerin gözden kaçıp kaçmadığını belirlemek amacıyla kapsamlı bir araştırma başlatmışlardır. Araştırma ekibi, yaklaşık 2.000 kozmik nesneyi inceleyerek her birini detaylı biçimde görsel olarak analiz etmiştir. Bu yoğun çalışma sonucunda, verilerde tek bir ışık noktasından biraz daha büyük olan dokuz tuhaf ve küçük nesne belirlenmiştir. Genellikle bu tür kompakt nesneler nokta kaynaklar olarak sınıflandırılmakta ve çoğunlukla yıldız olma eğilimi göstermektedir. Ancak daha derinlemesine inceleme yapıldığında, araştırmacılar bu nesnelerin bir nokta kaynağından daha büyük ve daha dağınık bir yapı sergilediğini fark etmiş ve onları 'nokta benzeri' olarak yeniden sınıflandırmışlardır.

Yan, bu bulguları Phoenix'teki Amerikan Astronomi Derneği'nin yıllık toplantısında Salı günü (6 Ocak) düzenlenen bir basın toplantısında kamuoyuyla paylaşmıştır. Araştırma ekibi ayrıca bulgularını çevrimiçi ön baskı sunucusu arXiv'de bir akademik makalesi olarak yayınlamıştır. Yan, bu nesnelerin garip görünümünü açıklarken şöyle demiştir: 'Özelliklerden herhangi birine ayrı ayrı bakarsanız, sadece onları bir araya getirmek bir ornitorenkin çok garip görünmesini sağlar. Nesnelerimiz tam olarak öyle.'

Kozmik nesnelerin çelişkili özellikleri ve sınıflandırma zorlukları

Bu kozmik nesnelerin sınıflandırılması, bilim insanlarını oldukça zor bir durumla karşı karşıya bırakmıştır. İlk bakışta, James Webb teleskopu verilerinde bu nesneler yıldızlara benzeyen küçük ışık noktaları olarak görünmektedir. Ancak daha kapsamlı gözlemler yapıldığında, galaksilere özgü birçok özelliğin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Yan, bu çelişkili durumu açıklarken 'Bir nokta kaynağına çok yakın, ama tam olarak değil' ifadesini kullanmıştır. Yıldızlarla bağlantılı geniş emisyon çizgileri yerine, araştırmacılar genellikle galaksilerde bulunan aktif yıldız oluşumunu gösteren dar çizgiler bulmuşlardır. Bu bulgular, nesnelerin gerçek kimliğinin belirlenmesini karmaşıklaştırmıştır.

Araştırma ekibi, bu nesnelerin kuazarlar olabileceğini de dikkate almıştır. Kuazarlar, galaktik merkezlerdeki süper kütleli kara delikler tarafından güçlendirilen yarı-yıldızsal nesnelerdir ve bir tür aktif galaktik çekirdek (AGN) olarak bilinir. Kuazarlar, yaydıkları ışıkla sınıflandırılmaktadırlar. Ancak bu nesneler, dar çizgili AGN olarak bilinen bir nesne sınıfı içinde yer alabilir. Yan, bu olasılığı değerlendirerek 'Nesnelerimiz dar çizgili AGN sınıflandırması içinde kalırsa, yeni bir tür olmalılar' açıklamasında bulunmuştur. Bilinen dar çizgili AGN'ler tipik olarak nokta benzeri yerine nokta kaynaklar olarak ortaya çıkma eğilimi göstermektedir, bu da bu nesneleri daha da gizemli kılmaktadır.

Yıldız oluşturan galaksiler hipotezi ve evrenin erken dönemi

Araştırma ekibinin değerlendirdiği bir başka önemli olasılık, bu olağandışı nesnelerin yıldız oluşturan galaksiler olmasıdır. Tüm galaksiler yıldız oluştururken, yıldız oluşturan galaksiler bunu hızlandırılmış bir hızda gerçekleştirmektedir. Ayrıca bu tür galaksiler dar emisyon çizgileri üretmektedir. Missouri Üniversitesi'nden Bangzheng Sun, bu özellikleri 'ördek gagaları normalde ördeklerde görüldüğü gibi' benzetmesiyle açıklamıştır. Eğer bu nesneler gerçekten yıldız oluşturan galaksiler ise, Sun'a göre bunlar çok genç olmalıdırlar ve en fazla 200 milyon yaşında olabilirler. Sun, bu durumu vurgulayarak 'Hala bebeklik dönemlerindeler' demiştir.

Eğer bu garip nesneler galaksiler ise, onların biraz genişlemiş boyutları bilim insanlarını oldukça şaşırtmıştır. Sun, bu durumu açıklarken 'Bu galaksiler orada oturmuş, içten dışa yıldız oluşturuyor olmalı. Bu daha önce görmediğimiz bir süreç' ifadesini kullanmıştır. Bu içten dışa yıldız oluşturma süreci, birden fazla galakside gerçekleşiyor olabilir. Yan, Space.com'a verdiği açıklamada, çoğu yıldızsal üretim şiddetli ve kaotik hareketi tetiklerken, 'nesnelerimiz bu tür süreçlerin onlarda çok barışçıl bir şekilde gerçekleşebileceğini ima ediyor, böylece nokta benzeri görünümleri bozulmadan kalıyor' demiştir. Bu barışçıl süreç, olağan galaksi birleşme süreçlerinden oldukça farklı bir mekanizmayı işaret etmektedir.

Gelecekteki araştırmalar ve bilim insanlarının beklentileri

Araştırma ekibi, tespit ettikleri bu dokuz nesnenin yeni bir popülasyonu tanımladıklarını düşünmektedir. Ancak bu nesnelerin tam olarak ne olduğu sorusu hala cevapsız kalmıştır. Bunlar yeni bir AGN biçimi mi, yoksa garip genç galaksiler mi olduğu belirlenmesi gereken önemli bir meseledir. Yan, bu nesnelerin özel niteliğini vurgulayarak 'Bu dokuz nesne özel. Onlar bizim ornitorenklerimiz' demiştir. Araştırmacılar, gelecekteki James Webb Uzay Teleskopu gözlemlerinde benzer nesnelerin daha fazla örneğini bulmayı umut etmektedir. Bu ek örnekler, bu gizemli nesnelerin gerçek doğasını anlamaya ve evrenin ilk dönemindeki galaksi oluşum mekanizmalarını çözmeye yardımcı olabilecektir. Yapılacak ileri araştırmalar, kozmik nesnelerin sınıflandırılması konusunda yeni ufuklar açabilir ve evrenin en temel soruları hakkında daha derin bilgiler sağlayabilir.


Etiketler:
James Webb teleskopu kozmik nesneler galaksiler astronomi evren araştırması