İstilacı Burma pitonları Florida'nın kirliliğini ortaya çıkaran canlı sensörlere dönüştü
Florida'nın Everglades bölgesinde istilacı Burma pitonları, bilim insanları tarafından çevre kirliliğini tespit etmek için benzersiz bir biyolojik sensör olarak kullanılıyor. Yapılan araştırmalar, bu yılanların dokularında tehlikeli düzeyde PFAS ve cıva biriktiğini ortaya koydu.

Florida'nın dünyaca ünlü sulak alanları olan Everglades, son yıllarda istilacı Burma pitonlarının hızla yayılmasıyla gündeme geldi. Şimdi ise bilim insanları, bu yırtıcı türü sadece bir tehdit değil, aynı zamanda çevre kirliliğinin izini sürebilecek bir biyolojik sensör olarak değerlendiriyor. Florida Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve 2026'da yayımlanan kapsamlı bir araştırma, 67 Burma pitonunun karaciğer dokularında insan yapımı kimyasal PFAS ile ağır metal cıvasının biriktiğini gösterdi. Bu bulgular, pitonların Florida'nın kirli sulak alanlarında nelerin gizli olduğunu ortaya çıkarmada kritik bir rol üstlenebileceğini gösteriyor.
Florida Üniversitesi araştırmacıları: Pitonlar çevre kirliliğini haritalıyor
Florida Üniversitesi'nden Lauren E Blackman ve meslektaşları tarafından yönetilen araştırma ekibi, Burma pitonlarının dokularını inceleyerek, çevre kirliliğinin boyutlarını tespit etti. Araştırmacılar, 2026 yılında Science of the Total Environment dergisinde yayımlanan çalışmada, Everglades ekosisteminde yakalanan 67 yılanın karaciğerlerinde PFAS olarak bilinen kalıcı kimyasalları analiz etti. Yüksek performanslı sıvı kromatografi-tandem kütle spektrometrisi ile yapılan analizlerde, 30 farklı PFAS bileşiği tarandı ve dokuz tanesi laboratuvarın belirleme limitinin üzerinde bulundu. Özellikle lineer PFOS, pitonların %93'ünde tespit edildi ve ortalama konsantrasyon kuru doku başına 89 nanogram olarak kaydedildi. Toplam PFAS miktarı ise kuru doku başına ortalama 111 nanograma ulaştı. Bu değerler, bölgedeki çevre kirliliğinin boyutunu gözler önüne seriyor ve Burma pitonlarının bu kirliliğin biyolojik göstergesi olarak kullanılabileceğini kanıtlıyor.
Pitonlar, Amerikan timsahlarını bile geride bıraktı
Araştırmanın çarpıcı bulguları arasında, Burma pitonlarının karaciğerlerinde biriken PFAS miktarının, aynı ekosistemde yaşayan Amerikan timsahlarınınkinden daha yüksek olması dikkat çekiyor. Bu karşılaştırma, pitonların çevre kirliliğini izleme açısından ne kadar değerli bir biyolojik sensör olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca, yılanlar arasında cinsiyete bağlı önemli bir fark tespit edildi. Erkek pitonların karaciğerlerinde dişilere göre anlamlı derecede daha yüksek PFAS biriktiği görüldü. Dişi yılanlarda ise vücut uzunluğu ve kütlesi arttıkça PFAS seviyelerinde azalma eğilimi gözlendi. Araştırmacılar, bu durumu anneden yavrulara kirletici transferiyle ilişkilendiriyor. Doğu ve batı Everglades bölgelerinde yakalanan yılanlar arasında ise anlamlı bir fark bulunmadı. Bu veriler, pitonların çevre kirliliğinin yayılımını ve biyolojik birikimini anlamada benzersiz bir kaynak sunduğunu gösteriyor.
PFAS ve cıva: Everglades'in kimyasal yükü ortaya çıkıyor
PFAS, yani per- ve polifluoroalkil maddeler, çevrede uzun süre bozulmadan kalabilen ve gıda zinciri boyunca hareket edebilen insan yapımı kimyasallar arasında yer alıyor. Burma pitonlarının dokularında bu maddelerin tespit edilmesi, Everglades'teki kirleticilerin yalnızca su ve tortu içinde kalmadığını, aynı zamanda ekosistemin en üstündeki avcılara kadar ulaştığını gösteriyor. Ayrıca, pitonlar üzerinde yapılan önceki araştırmalar, bu türün dokularında yüksek düzeyde cıva biriktiğini de ortaya koymuştu. 2019'da yayımlanan bir çalışmada, Florida Gulf Coast Üniversitesi'nden Darren G Rumbold ve Ian A Bartoszek, 2012-2018 yılları arasında yakalanan 227 pitonun dokularında cıva birikimini incelemişti. Özellikle 4,7 metre uzunluğundaki bir pitonun karaciğerinde kilogram başına 4,86 miligram cıva tespit edildi. Kuyruk ucu örneklerinde ise ortalama cıva konsantrasyonu kilogram başına 0,12 miligram olarak ölçüldü. Bu veriler, Burma pitonlarının çevre kirliliğini izleme konusunda ne kadar etkili bir biyolojik sensör olabileceğini bir kez daha gösterdi.
ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu: İki on yıllık veriyle pitonlar izleniyor
Çevre kirliliğinin boyutunu anlamak için yapılan çalışmalar, yalnızca tek bir araştırmayla sınırlı değil. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), 2001 ile 2022 yılları arasında Florida'daki Büyük Everglades Bölgesi'nde Burma pitonlarının kas dokularında cıva birikimini incelediği geniş kapsamlı bir veri seti yayımladı. Bu veri seti, pitonların sulak alan, ormanlık ve kentsel habitatlarda yakalandığı iki ana dönemi kapsıyor. Ayrıca, 2022'de toplanan altı dişi piton ve yavrularından alınan böbrek, karaciğer ve kas örnekleri de analiz edildi. Araştırmacılar, anneden yavrulara cıva geçişini de inceledi ve ekosistemdeki cıva döngüsüne dair önemli bilgiler elde etti. Bu bulgular, Burma pitonlarının yalnızca mevcut kirliliği değil, aynı zamanda kirleticilerin nesiller arası aktarımını da izlemek için kullanılabileceğini gösteriyor.
Burma pitonları: Ekosistemin biyolojik kaydı
Bilim insanları, Burma pitonlarının çevre kirliliğini izleme açısından sunduğu avantajlara dikkat çekiyor. Bu yılanlar, uzun ömürleri ve geniş av yelpazeleri sayesinde, ekosistemin farklı bölgelerinden avlanarak çeşitli kirleticileri bünyelerinde biriktiriyor. Gıda zincirinin en üstünde yer almaları, daha küçük organizmalarda biriken kimyasalların zamanla pitonların dokularında yoğunlaşmasına neden oluyor. Ayrıca, pitonlar avlarını bütün olarak yuttukları için, avlarının içindeki kirleticiler de doğrudan bedenlerine geçiyor. Bu özellikleri, onları çevresel izleme çalışmaları için ideal biyolojik sensörler haline getiriyor. Bilim insanları, pitonların dokularında biriken PFAS ve cıva gibi maddeleri analiz ederek, bölgedeki kirliliğin yayılımı ve biyolojik etkileri hakkında kapsamlı bilgi edinebiliyor.
İstilacı tür, araştırma için fırsata dönüşüyor
Burma pitonlarının çevre kirliliği izleme çalışmalarında kullanılmasının önemli bir pratik avantajı bulunuyor. Bu yılanlar, Everglades bölgesinde istilacı bir tür olarak zaten yakalanıp ortadan kaldırılıyor. Böylece, bilim insanları, tehdit altındaki veya koruma altındaki yerli türlerden ek örnekler almak zorunda kalmadan, mevcut yakalama programlarından elde edilen pitonları analiz edebiliyor. 2019 yılında yayımlanan cıva çalışması, piton kontrol programları ile kirletici izleme çalışmalarının entegre edilmesinin maliyet etkin olabileceğini ve yerli türlerin zarar görmesini önleyebileceğini vurguladı. 2026 PFAS araştırması da aynı şekilde, istilacı Burma pitonlarının çevresel kirliliği izlemek için benzersiz bir fırsat sunduğunu ortaya koydu.
Geleneksel yöntemlere alternatif değil, tamamlayıcı bir yaklaşım
Her ne kadar Burma pitonları "canlı sensörler" olarak tanımlansa da, bilim insanları bu yöntemin bazı sınırlarına dikkat çekiyor. Yılanların dokularında biriken kirleticiler, yalnızca çevredeki kirliliğin bir göstergesi olarak değerlendirilmeli. Çünkü pitonların diyetleri, hareketleri, yaşları, cinsiyetleri ve üreme durumları, dokularındaki kimyasal seviyeleri etkileyebiliyor. Özellikle PFAS araştırmasında cinsiyet farklılıklarının ve anneden yavruya geçişin önemli rol oynadığı tespit edildi. Bu nedenle, pitonlardan elde edilen veriler, su, tortu ve diğer yaban hayatı örneklemeleriyle birleştirildiğinde, çevre kirliliğinin daha bütüncül bir tablosu ortaya çıkıyor.
Her piton, Everglades'in kimyasal kaydını taşıyor
Florida'nın Burma pitonları, istilacı bir tür olarak ekosisteme zarar verirken, aynı zamanda bilim insanlarına kirlenmiş sulak alanların kimyasal geçmişini sunuyor. Uzun ömürleri, geniş diyetleri ve gıda zincirinin üstündeki konumları sayesinde, bu yılanlar çevre kirliliğinin biyolojik arşivleri haline geliyor. Araştırmacılar, her yakalanan pitonun yalnızca istilacı tür sorununa dair değil, aynı zamanda Everglades'in kimyasal yüküne dair de benzersiz bilgiler taşıdığını vurguluyor. PFAS ve cıva birikimiyle ilgili elde edilen veriler, bu türün çevre izleme çalışmalarında ne kadar değerli olduğunu gözler önüne seriyor. Sonuç olarak, Burma pitonları, Florida'nın doğal dengesini tehdit eden bir unsur olmaktan çıkıp, ekosistemin sağlığını gözlemlemek için kritik bir araç haline geliyor.
- Popüler Haberler -
BM üyesi ülkelerin liderleri, 81'inci Genel Kurul için bir araya gelecek
BM Genel Kurulu için New York'ta güvenlik önlemleri "en üst seviyeye" çıkarıldı
Yaklaşık 100 fanatik İsrailliden "Yom Kippur" öncesi Mescid-i Aksa'ya baskın
İran'dan ABD'ye net mesaj: Şartlarımız yerine getirilmediği sürece Hürmüz Boğazı açılmayacak
Washington hattında Netanyahu krizi derinleşiyor: ABD'li Yahudilerin büyük çoğunluğu lider değişikliği istiyor
Yemen'deki Husilerden Suudi Arabistan'a füze ve İHA'lı saldırı



