ANASAYFA
RAMAZAN
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

İşte su aygırlarının 'kanla terleme' efsanesinin ardındaki bilimsel gerçek

Duygu Göktürk - | Son Güncelleme Tarihi:
İşte su aygırlarının 'kanla terleme' efsanesinin ardındaki bilimsel gerçek

Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşayan su aygırları, yıllardır 'kanla terliyor' efsanesiyle anılıyor. Bilim insanları, bu kırmızı sıvının aslında güneşten koruyan ve antibiyotik özellik taşıyan özel bir pigment olduğunu açıkladı.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Afrika'nın Sahra altı bölgelerinde yaşayan su aygırları, uzun yıllardır 'kanla terleme' efsanesiyle dikkat çekiyor. Özellikle sıcak iklim koşullarında, derilerinin gözeneklerinden kırmızı renkte bir sıvı salgılayan bu hayvanlar, halk arasında yanlış bir biçimde kanla terledikleri düşüncesine yol açtı. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, su aygırlarının bu kırmızı sıvı sayesinde hem vücut sıcaklıklarını dengelediğini hem de güneşin zararlı etkilerine karşı kendilerini koruduğunu ortaya koydu.

Bilim insanları su aygırlarının pigmentini inceledi

2004 yılında bir grup bilim insanı, su aygırlarının derisinden salgılanan bu kırmızı sıvının yapısını araştırmak amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttü. Araştırmacılar, su aygırının yüzü ve sırtından topladıkları alkali sıvıyı analiz etti. Bu analizler sonucunda, kırmızı ve turuncu olmak üzere iki farklı pigmentin varlığını tespit ettiler. Kırmızı pigment "hipposudorik asit", turuncu pigment ise "norgipposudorik asit" olarak adlandırıldı. Her iki pigmentin de ultraviyole ışığı emerek su aygırlarına doğal bir güneş koruması sağladığı ve kırmızı pigmentin aynı zamanda antibiyotik özellik göstererek bakteri gelişimini engellediği belirlendi.

Su aygırlarının kalın derisine rağmen korumaya ihtiyaç duyuyor

Su aygırlarının derisi yaklaşık 5 santimetre kalınlığında ve genellikle kılsız. Bu nedenle hem kuruluğa hem de güneş yanıklarına karşı oldukça hassaslar. Afrika'nın zorlu ikliminde, su aygırlarının büyük kısmı zamanını suda geçiriyor ve su bitkileriyle besleniyor. Ancak sudan çıktıklarında, derileri doğrudan güneş ışığına maruz kalıyor. İşte bu noktada, gözeneklerinden salgıladıkları pigmentli sıvı devreye giriyor. Başlangıçta renksiz olan bu madde kısa sürede kırmızıya, ardından kahverengiye dönüyor ve deriye yapışarak etkili bir koruyucu tabaka oluşturuyor. Bilim insanları, bu pigmentlerin kimyasal yapısının oldukça kararsız ve asidik olduğunu, bu nedenle de benzer özellikte başka hayvanlarda rastlanmadığını vurguladı.

Sonuç olarak, su aygırlarının 'kanla terlediği' yönündeki yaygın inanışın bilimsel bir dayanağı bulunmuyor. Aslında bu hayvanlar, kendilerine özgü bir pigment salgılayarak hem güneşten hem de zararlı mikroorganizmalardan korunuyor. Yapılan araştırmalar, su aygırlarının doğadaki yaşam mücadelesinde ne kadar özel bir adaptasyona sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.


Etiketler:
su aygırı pigment güneş koruyucu Afrika bilimsel keşif