ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

İklim krizi yalnızca türleri değil, geleneksel bilgiyi de tehdit ediyor

Amazon'un eşsiz bitki mirası, iklim değişikliği ve yerli dillerin yok olması nedeniyle ciddi bir tehdit altında. Araştırmacılar, bölgedeki biyokültürel çeşitliliğin korunması için acil önlem alınması gerektiğini vurguluyor.

Kubilay Dikmen - | Son Güncelleme Tarihi:
İklim krizi yalnızca türleri değil, geleneksel bilgiyi de tehdit ediyor

Amazon Havzası'nda iklim değişikliği ve yerli dillerin yok olması, bölgenin zengin bitki mirasını ciddi şekilde tehdit ediyor. Son araştırmalar, Amazon'da yaşayan toplulukların günlük yaşamlarında en az 5796 farklı yerel bitki türünü kullandığını ortaya koydu. Ancak artan sıcaklıklar, bu bitkilerin yetişme koşullarını değiştirirken, dil çeşitliliğinin azalması da yüzyıllardır biriken geleneksel bilgilerin kaybolmasına yol açıyor. Bilim insanları, 1504 ile 2023 yılları arasında yayımlanan 700'den fazla bilimsel ve tarihi kaynaktan derlenen 90.536 bitki kullanımını analiz etti. Elde edilen veriler, Amazon'un tohumlu bitki florasının yaklaşık yüzde 36'sının yerel halk tarafından kullanıldığını gösterdi.

Amazon'da palmiyeler ve şifalı bitkiler öne çıkıyor

Amazon'un yerli toplulukları arasında en çok kullanılan bitki grupları arasında palmiyeler dikkat çekiyor. Araştırmada en sık karşılaşılan beş bitki türü, şeftali palmiyesi ve yabani açaí gibi palmiyelerden oluşuyor. Bu bitkilerin meyveleri gıda olarak tüketilirken, diğer kısımları ise lif üretimi ve yapı inşasında kullanılıyor. Ayrıca, bitkilerin şifalı özellikleri gıda amaçlı kullanımlarından üç kat daha fazla belgelenmiş durumda. Özellikle geleneksel tıpta kullanılan türler, hem kültürel hem de pratik açıdan büyük önem taşıyor. Yerli halklara adanmış kaynaklarda, bölgedeki yerli olmayan nüfusa göre yaklaşık dört kat daha fazla faydalı bitki türü tespit edildi. Bu durum, Amazon'daki biyokültürel çeşitliliğin korunmasının, yerli toplulukların yaşam biçimleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor.

İklim değişikliği ve dil kaybı biyokültürel çeşitliliği tehdit ediyor

Uzmanlar, 8400'den fazla bitki türünün yayılım modellerini inceleyerek, 2060-2080 yılları arasındaki üç farklı ısınma senaryosunu değerlendirdi. Sonuçlar, pratik ve kültürel anlamda değerli bitki türlerinin, insan müdahalesi olmayan türlere göre daha fazla zarar görebileceğini ortaya koydu. Özellikle belirli yerli kültürlerin topraklarında, kullanılan bitkilerin yüzde 28 ila 34'ü yerel düzeyde yok olma riskiyle karşı karşıya. Ayrıca topluluklar, ilaç ve gıda üretiminden inşaat malzemesi elde etmeye kadar bitkilerle ilgili bilgi ve fırsatların yüzde 18-23'ünü kaybetme tehlikesiyle karşılaşıyor. Dil kaybı da biyokültürel miras için ayrı bir tehdit oluşturuyor. Araştırmada 156 yerli dilin yarısından fazlasının tehlike altında olduğu belirlendi. Bir bitkinin kullanımıyla ilgili birçok bilgi yalnızca belirli bir kültüre veya dil topluluğuna özgü. Bilim insanları, savunmasız dillerin yok olması halinde, belgelenmiş geleneksel bilgi miktarının yüzde 26 oranında azalabileceğini, daha olumsuz senaryolarda ise bu kaybın yüzde 61'e ulaşabileceğini hesapladı.

İklim değişikliği ve dil kaybının aynı bölgeleri etkilemesi, Amazon'un biyokültürel mirasını koruma çabalarını daha da zorlaştırıyor. Topluluklar, hem ihtiyaç duydukları bitkilere hem de bu bitkileri kullanma bilgisine aynı anda erişimlerini kaybedebilir. Araştırmacılar, 76 binin üzerinde kaydı içeren bir veritabanını açık erişime sunarak, Amazon'un biyokültürel çeşitliliğinin korunmasının yalnızca orman ekosistemlerinin değil, aynı zamanda yerli dillerin ve geleneklerin yaşatılmasıyla mümkün olabileceğini vurguluyor. Amazon'un benzersiz bitki mirasının gelecek nesillere aktarılması için acil ve bütüncül koruma önlemlerinin alınması gerektiği belirtiliyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
Amazon bitki mirası iklim değişikliği yerli diller biyokültürel çeşitlilik