Grönland'ın buzları altında gizli ABD askeri üssü! 60 yıl sonra ortaya çıkan sır

Grönland'ın buz tabakalarının altında 60 yılı aşkın süredir gömülü kalan ABD askeri üssü Camp Century, NASA'nın radar teknolojisi sayesinde yeniden gün yüzüne çıkıyor. Bu gelişme, Soğuk Savaş döneminin sırlarını ve iklim değişikliğinin yol açtığı çevresel riskleri bir arada ortaya koyuyor.
Grönland'ın kuzeybatısında, onlarca yıldır buzların altında saklı kalan Camp Century adlı ABD askeri üssü, NASA'nın gelişmiş radar sistemleriyle yapılan son ölçümler sonucu yeniden keşfedildi. Bu beklenmedik bulgu, yalnızca Soğuk Savaş'ın gölgede kalmış sırlarını değil, aynı zamanda iklim değişikliğiyle bağlantılı çevresel tehditleri de gündeme taşıyor. Artan sıcaklıklar nedeniyle Grönland'ın iç kesimlerindeki buz tabakası hızla erirken, geçmişte gömülü bırakılan askeri altyapı ve tehlikeli atıklar da yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. Bu gelişmeler, donmuş toprakta sonsuza dek saklı kalacağı düşünülen atıkların aslında iklim değişikliğine karşı ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne seriyor.
Soğuk Savaş'ın gömülü mirası: Camp Century'nin ortaya çıkışı
NASA'nın 2024 yılında yayımladığı radar görüntüleri, Grönland'ın kuzeybatısındaki buz tabakasının altında uzun süredir unutulmuş Camp Century üssünün yapısal kalıntılarını doğruladı. 1967'de terk edilen bu üs, Soğuk Savaş döneminde ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde, gizli bir füze konuşlandırma programı olan Proje Iceworm kapsamında inşa edilmişti. Askeri üs, nükleer silahların kutup buzlarının altına yerleştirilebilme ihtimalini test etmek amacıyla kuruldu. Ancak program iptal edildi ve tesis, biriken kar ve buzun altında terk edildi. Bugün ise, eriyen buzlar sayesinde Camp Century'nin kalıntıları ve içindeki tehlikeli atıklar tekrar gündeme geliyor.
Camp Century'nin keşfi, Grönland'ın buz örtüsünün altında nelerin saklı olduğuna dair uzun süredir devam eden soruları da beraberinde getirdi. NASA'nın radar verileri, üssün arşiv planlarıyla uyumlu şekilde yer altındaki paralel yapıları ortaya çıkardı. Bu gelişme, daha önce yalnızca belgelerden bilinen askeri altyapının gerçek konumunu ve kapsamını net bir şekilde gözler önüne serdi. Radar görüntülerinin sağladığı eğik perspektif, önceki araştırmalarda tespit edilemeyen tünel ve yapı desenlerinin de belirlenmesini sağladı. Böylece, Grönland'ın derinliklerinde yıllarca saklı kalan bu üs, iklim değişikliğinin etkisiyle yeniden gündemde yerini aldı.
İklim değişikliği ve çevresel riskler: Buzların çözülmesiyle ortaya çıkan tehlikeler
Grönland'daki buz tabakasının erimesi, yalnızca Camp Century'nin fiziksel varlığını değil, aynı zamanda içerdiği tehlikeli atıkları da ortaya çıkarıyor. Çevresel Bilimler Araştırma Kooperatif Enstitüsü (CIRES) tarafından yürütülen ve Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bölgedeki buzun 2090'lı yıllarda net erimeye geçmesi bekleniyor. Bu durum, üssün altında gömülü olan dizel yakıt, kimyasal kirleticiler ve radyoaktif maddelerin serbest kalmasına yol açabilir. Özellikle poliklorlu bifeniller (PCB'ler) ve radyoaktif soğutucu gibi maddelerin çevreye yayılması, deniz ekosistemleri üzerinde ciddi tehditler oluşturuyor.
2016 yılında yapılan bir başka CIRES çalışmasında, Camp Century'nin buz örtüsünün uzun vadeli istikrarı iklim modelleriyle değerlendirildi. Çalışmanın sonuçları, mevcut emisyon senaryoları devam ederse, 2090 yılına kadar bölgedeki kar birikiminin yerini net erimenin alacağını gösteriyor. Bu da, atıkların buz tabakasından sızarak çevreye yayılma sürecini hızlandıracak. Bilim insanları, atıkların şu anda 36 ila 93 metre derinlikte bulunduğunu ve NASA'nın IceBridge programı kapsamında yapılan radar ölçümlerinin bu derinlikleri doğruladığını belirtiyor. Eriyik suyun, kimyasal kirleticileri onlarca yıl boyunca buzul akıntılarına taşıyabileceği öngörülüyor.
Hukuki belirsizlikler ve uluslararası sorumluluk tartışmaları
Camp Century'nin yeniden gündeme gelmesi, yalnızca çevresel değil, aynı zamanda hukuki ve diplomatik sorunları da beraberinde getiriyor. Üs, 1951 yılında Danimarka'nın onayıyla ABD tarafından inşa edilmişti. Ancak, Proje Iceworm'un gerçek amacı olan füze konuşlandırma programı Danimarka makamlarından gizlenmişti. 1990'larda gizliliği kaldırılan belgeler, bu konuda ABD'nin şeffaflığı ve hesap verebilirliğiyle ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bugün Grönland, Danimarka Krallığı içinde özerk bir bölge olarak yönetiliyor. Fakat tehlikeli atıkların uzun vadeli terk edilmesi konusunda resmi bir onay alınıp alınmadığı halen belirsizliğini koruyor.
1951 tarihli Grönland Savunma Anlaşması'nın XI. maddesi, ABD'nin Grönland'daki mülklerinin ABD'ye ait olacağını ve bertaraf işlemlerinde Danimarka makamlarıyla istişare edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak bu hükmün pratikte nasıl uygulandığı net değil. Buzun onlarca metre altında bulunan atıkların temizlenmesi ise teknik olarak neredeyse imkânsız kabul ediliyor. Uzmanlar, aktif temizlik çalışmalarının ancak buzların önemli ölçüde erimesinin ardından başlayabileceğini ifade ediyor. Bu süreçte, sorumluluk, maliyet ve risk yönetimi gibi konular ise hâlâ çözüm bekliyor.
Arktik'te benzer askeri miraslar ve yönetim boşluğu
Camp Century, Grönland'da buzların altında unutulmuş tek askeri üs değil. NASA Dünya Gözlemevi'nin verilerine göre, Soğuk Savaş dönemine ait ve halen iyileştirilmemiş en az dört ABD askeri üssü daha bulunuyor. Özellikle eski Uzak Erken Uyarı (DEW) hattı tesisleri, Arktik bölgesinde benzer çevresel riskler barındırıyor ve son yıllarda bu alanlarda büyük ölçekli temizlik çalışmaları gerekmiştir. Grönland Buz Tabakası ve daha geniş Arktik bölgesindeki permafrostun hızla erimesi, askeri ve endüstriyel atıkların gelecekte daha da fazla gün yüzüne çıkabileceğine işaret ediyor.
Bu gelişmeler, donmuş altyapının yönetiminde ciddi bir yönetişim eksikliğini de ortaya koyuyor. Her ne kadar Camp Century'nin atıkları henüz tamamen yüzeye çıkmamış olsa da, elde edilen veriler, uluslararası toplumun koordineli bir politika geliştirmesi için zamanın daraldığını gösteriyor. Ocak 2026 itibarıyla ne ABD ne de Danimarka, bu konuda resmi bir iyileştirme planı açıklamış değil. Ayrıca, iklim değişikliği nedeniyle eriyen ve tehlikeli atık barındıran terk edilmiş askeri alanlar için çok taraflı bir sorumluluk çerçevesi de henüz oluşturulmuş değil.
Sonuç: İklim değişikliği ve askeri mirasın kesişiminde yeni riskler
Grönland'ın buzları altında yıllarca saklı kalan Camp Century üssünün yeniden ortaya çıkışı, iklim değişikliğinin yalnızca doğal çevreyi değil, insanlığın geçmişte bıraktığı mirası da nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor. NASA'nın radar teknolojisiyle yapılan bu keşif, Soğuk Savaş'ın gömülü sırlarını ve çevresel tehditleri bir arada gün yüzüne çıkarırken, uluslararası toplumun bu tür miras alanlarına yönelik sorumluluklarını da yeniden tartışmaya açıyor. Önümüzdeki yıllarda, Grönland ve benzeri bölgelerdeki buzların erimesiyle birlikte, unutulmuş askeri ve endüstriyel atıkların çevreye ve insan sağlığına etkileri daha da belirginleşecek. Bu nedenle, hem bilimsel hem de hukuki açıdan kapsamlı ve iş birliğine dayalı çözümler geliştirilmesi, iklim değişikliği çağında giderek daha fazla önem kazanıyor.
- Popüler Haberler -
Gazze'deki katliamın baş suçlusu! Soykırımcı Netanyahu, Barış Kurulu'na katılacak
Normalleşme süreci hızlanıyor! Ermenistan Cumhurbaşkanı'ndan Türkiye mesajı
İşgal senaryosu! Kanada'da ordunun gizli planı ortaya çıktı
NATO'dan Kuzey Kore mesajı: Rusya-Ukrayna Savaşı'nda askerler Batı'nın silahlarını tanıyor
Eski Güney Kore başbakanı Han Duck-soo 23 yıl hapis cezasına çarptırıldı
Meksika, uyuşturucu kartellerini ABD'ye gönderdi: Güvenlikte tehdit oluşturuyor



