ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Grönland tehdidi ve Venezuela krizi Macron'u harekete geçirdi

Ayşegül Gedik - | Son Güncelleme Tarihi:
Grönland tehdidi ve Venezuela krizi Macron'u harekete geçirdi

Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Trump yönetiminin Venezuela'daki müdahalesi ve Grönland'ı ilhak etme tehditleri sonrasında, Amerika Birleşik Devletleri'ni kurallara dayalı küresel düzene meydan okumakla suçladı. Macron, dünyada büyük güçlerin etki alanlarını bölüştüğü bir döneme girildiğini belirtti.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yıllık dış politika konuşmasında Amerika Birleşik Devletleri'ne yönelik sert bir eleştiri yöneltti. Macron, ABD'nin bir zamanlar desteklediği uluslararası kurallardan kurtulmaya çalışan ve bazı müttefiklerinden kademeli olarak uzaklaşan yerleşik bir güç haline geldiğini ifade etti. Konuşmasında, Macron'un vurguladığı ana tema, dünya siyasetinde yeni bir dönemin başladığı ve büyük güçlerin kendi etki alanlarını oluşturmaya çalıştığı yönündeydi.

Macron, Trump yönetiminin Venezuela'daki Nicolás Maduro'yu devirme operasyonundan sonra ve Grönland'ı ilhak etme tehdidini yeniledikten sonra bu konuşmasını gerçekleştirdi. Fransız lider, bu gelişmelerin uluslararası hukuk ve kurallara dayalı düzen açısından ciddi endişeler yarattığını dile getirdi. Konuşmasında, sözde Monro Doktrini altında Amerika Birleşik Devletleri'nin Batı Yarımküre'ye hakim olma geleneğine atıfta bulunarak, günümüzde benzer bir bölüşüm mantığının yeniden ortaya çıktığını vurguladı.

Avrupa'nın stratejik özerkliğine yatırım çağrısı

Macron, Avrupa'nın bu yeni küresel ortamda kendini korumak için kıtanın stratejik özerkliğine daha fazla yatırım yapması gerektiğini söyledi. Fransız cumhurbaşkanı, Avrupa'nın Amerika Birleşik Devletleri ve Çin'e olan bağımlılığını azaltması gerektiğini uzun süredir savunuyor ve bu son konuşmasında bu mesajını yineledi. Macron'a göre, Avrupa'nın sınırlarını daha güçlü koruma maddeleri ve ayna maddeleri içeren ticaret anlaşmalarıyla koruması zorunlu hale gelmiştir.

Macron, Grönland'ın işgal edilip edilmeyeceği veya Kanada'nın 51. ABD eyaleti olma tehdidiyle karşı karşıya kalıp kalmayacağı konusunda halkın endişe duyduğunu belirtti. Bu ifadeleri, Trump yönetiminin tehditlerine karşı Avrupa'nın ne kadar savunmasız olduğunu göstermek için kullandı. Macron, Avrupa'nın bu tür baskılara karşı direniş gösterebilmesi için ekonomik ve siyasi gücünü artırması gerektiğini vurguladı.

Konuşmasında Macron, Avrupa'nın üreticilerine kurallar dayattığı halde kendisinin bu kurallara saygı göstermeyen pazarlara açılmasının çelişkili olduğunu söyledi. Üreticilerin destek ve güvenini kazanabilmek için, Avrupa'nın kendi kurallarına da uyması gerektiğini belirten Macron, sağduyunun bu gerçeği dinlemeyi gerektirdiğini ekledi.

İç siyasette zayıflayan konum

Macron, cumhurbaşkanlığının son tam takvim yılına askıda bir parlamento ve zayıf anket rakamlarıyla giriyor. Bu durum, Avrupa'nın stratejik bağımsızlığı konusundaki çağrılarının içi boş görülme riskini artırıyor. Fransa'daki çiftçilerin Avrupa Birliği'nin Mercosur bloğuyla yapılması planlanan ticaret anlaşmasına yönelik protestoları, Macron'un liderliğini daha da zayıflatma tehdidinde bulunuyor.

Latin Amerika ticaret anlaşması Fransa'da son derece popüler değil ve halk tarafından muhalefet görmektedir. Ancak Paris'in Cuma günü Avrupa Birliği üye ülkeleri tarafından yapılacak kritik oylamadan önce bunu engelleyebilmesi pek olası görünmüyor. Bu durum, Macron'un uluslararası arenada güçlü bir konumdan konuşma imkanını sınırlandırıyor.

Macron'un dış politika konuşması, Avrupa'nın Amerika Birleşik Devletleri'nin artan baskılarına karşı nasıl bir strateji geliştireceği sorusunu gündeme getirmiştir. Avrupa'nın stratejik özerkliğini sağlamak için yapması gereken adımlar, sadece ekonomik değil aynı zamanda siyasi ve askeri alanlarda da kapsamlı bir dönüşüm gerektirmektedir. Macron'un bu çağrısı, Avrupa Birliği'nin gelecekteki konumlandırması açısından önemli bir işaret olarak değerlendirilmektedir.


Etiketler:
Macron ABD dış politikası Avrupa stratejisi Trump yönetimi uluslararası ilişkiler