ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Dünya genelinde orman yangınları düşündüğünüzden daha fazla kirlilik yayıyor

Celal Musalli - | Son Güncelleme Tarihi:
Dünya genelinde orman yangınları düşündüğünüzden daha fazla kirlilik yayıyor

Orman yangını dumanı, hem şehirlerde hem de kırsal alanlarda hava kirliliğinin beklenenden çok daha büyük bir bölümünü oluşturuyor. Pekin merkezli araştırmacılar, bu dumanın içerdiği organik bileşenlerin insan sağlığı ve iklim üzerindeki etkilerini ayrıntılı biçimde ortaya koydu.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Orman yangını dumanının yol açtığı hava kirliliği, bugüne dek tahmin edilenden çok daha ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Çin'in başkenti Pekin'deki Tsinghua Üniversitesi'nden bilim insanları, orman yangınları ve kontrollü yakmalar sonucu atmosfere salınan organik bileşenlerin miktarını ve etkilerini detaylı biçimde inceledi. Araştırmaya göre, her yıl yaklaşık 158 milyon ton organik hava kirleticisi doğrudan bu yangınlardan kaynaklanıyor. Bu miktar, hem şehirlerde hem de doğal alanlarda yaşayan milyonlarca insanın soluduğu havanın kalitesini doğrudan etkiliyor. Özellikle orman yangını dumanı, içerdiği karmaşık kimyasal bileşenlerle sağlık risklerini artırırken, iklim üzerinde de belirleyici rol oynuyor.

Orman yangını dumanının kimyasal yapısı ve ölçümü

Orman yangını dumanı, yalnızca gözle görülen is ve külle sınırlı değil; aynı zamanda çok sayıda organik gaz ve mikroskobik parçacık içeriyor. Pekin'deki araştırma ekibi, bu dumanın hangi kimyasallardan oluştuğunu ve atmosferde nasıl davrandığını anlamak için kapsamlı bir emisyon envanteri oluşturdu. Bu envanter, dumanın yer ve zamana göre dağılımını haritalandırarak, hangi organik bileşenlerin en fazla kirliliğe yol açtığını belirlemeye yardımcı oldu. Özellikle volatiliteli organik bileşenler (VOC), ara volatilite organik bileşenler (IVOC) ve yarı volatiliteli organik bileşenler (SVOC) gibi farklı gaz türleri, dumanın atmosferdeki davranışını ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini belirliyor. Araştırmacılar, bu bileşenlerin güneş ışığıyla etkileşime girerek zamanla nasıl değiştiğini ve daha zararlı partiküllere dönüştüğünü de takip etti.

Gözden kaçan bileşenler ve hava kirliliği tahminleri

Geleneksel küresel yangın envanterlerinde genellikle yalnızca en hafif organik gazlar dikkate alınıyor. Ancak, bu yaklaşım daha büyük ve ağır moleküllerin göz ardı edilmesine yol açıyor. Pekinli bilim insanlarının çalışması, özellikle IVOC ve SVOC gibi daha ağır gazların da hesaba katılması gerektiğini gösterdi. Bu bileşenler, duman içinde yavaşça buharlaşan ve genellikle yeniden yoğunlaşarak mikroskobik partiküllere dönüşen maddelerden oluşuyor. Rutin hava kalitesi izleme sistemleri bu tür gazları nadiren ölçtüğü için, mevcut modellerde hava kirliliği seviyeleri olduğundan düşük görünebiliyor. Araştırmaya göre, her yıl yaklaşık 27,7 milyon ton IVOC ve SVOC atmosfere karışıyor ve bu miktar, önceki tahminlerin önemli ölçüde üzerinde. Bu durum, özellikle yangın sezonlarında hava kirliliğinin nedenlerini ve etkilerini anlamada yeni bir bakış açısı sunuyor.

Küresel duman haritası ve sıcak noktalar

Bilim insanları, 1997'den 2023'e kadar olan dönemi kapsayan küresel bir yanmış arazi kaydını analiz etti. Uydu görüntülerinden elde edilen bu veri seti, ormanlar, otlaklar ve turbalıklar gibi farklı yakıt türlerinin yanma davranışlarını ayırt etmeye olanak tanıdı. Yıllık ortalamalar, kuraklık ve arazi kullanımı değişikliklerine bağlı olarak dalgalanırken, bazı bölgeler sürekli olarak yüksek duman emisyonlarıyla öne çıkıyor. Özellikle Güney Yarımküre Afrika, yılda kilometrekare başına 12,6 ton organik duman salınımıyla lider konumda. Bu tür sıcak noktalar, yalnızca bölgesel hava kalitesini değil, aynı zamanda rüzgarlarla taşınan dumanın uzak bölgelere yayılması nedeniyle küresel ölçekte de hava kirliliğini artırıyor.

Orman yangını dumanı ve şehir havası

Orman yangını dumanı, sadece kırsal alanlarda değil, şehirlerde de ciddi bir tehdit oluşturuyor. Araştırmaya göre, dünya genelinde kırsal yangınlardan kaynaklanan organik emisyonlar, insan kaynaklı toplam emisyonların yaklaşık yüzde 79'una ulaşabiliyor. Fabrikalar ve araçlar gibi diğer kirlilik kaynakları baskın olsa da, yangınlardan yayılan IVOC ve SVOC'lar şehir havasında önemli bir paya sahip. Özellikle Ekvatoral Asya, Kuzey Yarımküre Afrika ve Güneydoğu Asya gibi bölgelerde, yangın ve kent kaynaklı kirlilik birbirine karışıyor. Bu durum, hava kalitesi düzenlemelerini ve kaynak takibini daha karmaşık hale getiriyor. Temiz hava planları hazırlanırken, hem doğal hem de insan kaynaklı emisyonların birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Sağlık üzerindeki etkiler ve risk grupları

Orman yangını dumanı, taşıdığı ince partiküller nedeniyle insan sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bu mikroskobik parçacıklar, solunum yoluyla akciğerlerin derinliklerine kadar ulaşabiliyor ve dokularda iltihaplanmaya yol açabiliyor. 2016 yılında yapılan kapsamlı bir inceleme, orman yangını dumanına maruz kalmanın solunum hastalıkları riskini artırdığını ve ölüm oranlarında yükselmeye neden olabileceğini ortaya koydu. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve kalp ya da akciğer hastalığı bulunan bireyler, yoğun dumanın günlerce sürdüğü dönemlerde daha yüksek risk altında. Bu nedenle, yangın sezonlarında hava kalitesi uyarılarının dikkate alınması ve hassas grupların korunması büyük önem taşıyor.

Hava kalitesi modellemesi ve iklim üzerindeki etkiler

Daha kapsamlı bir duman kimyası anlayışı, hava kalitesi modellemelerinde önemli iyileştirmeler sağlıyor. Bilgisayar tabanlı simülasyonlar, yangın sezonları boyunca saatlik kirlilik seviyelerini tahmin ederek, sağlık risklerinin ve iklim etkilerinin önceden öngörülmesine yardımcı oluyor. Araştırmanın başyazarı Lyuyin Huang, oluşturulan emisyon envanterinin hava kalitesi modellemesi, sağlık riski değerlendirmesi ve iklim politikalarının geliştirilmesi için sağlam bir temel sunduğunu belirtiyor. Ancak, bu tür modellerin yerel düzeydeki değişkenliği tam olarak yansıtamayacağı ve sokak bazında yapılan ölçümlerin hâlâ vazgeçilmez olduğu da vurgulanıyor. Duman parçacıkları, güneş ışığının atmosferdeki hareketini değiştirerek yüzey sıcaklıklarını etkileyebiliyor; organik parçacıklar ışığı dağıtırken, siyah karbon gibi bileşenler güneş ışığını emerek atmosferin ısınmasına neden olabiliyor. Bu karmaşık etkiler, iklim planlamasında belirsizliklere yol açıyor.

Orman yangını dumanının önemi ve alınacak önlemler

Sonuç olarak, orman yangını dumanı yalnızca yerel hava kalitesini değil, küresel ölçekte insan sağlığını ve iklimi etkileyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Pekin'deki araştırmacıların oluşturduğu kapsamlı envanter, daha ağır duman organik bileşenlerinin hesaba katılmasının, kirlilik tahminlerini ve bölgesel kaynak haritalarını önemli ölçüde iyileştirebileceğini gösteriyor. Bu bulgular, yangın yönetimi ve hava kalitesi politikalarının yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor. Gerçek ilerleme ise, daha temiz teknolojilerin kullanılması ve orman yangınlarının daha etkin şekilde yönetilmesiyle mümkün olabilir. Sağlık planlamacıları ve karar vericiler, bu yeni verileri dikkate alarak, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde daha etkili önlemler geliştirebilir.


Etiketler:
orman yangını dumanı hava kirliliği organik bileşenler sağlık riski iklim değişikliği