ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Büyük piramitteki gizli şaftlar ve taşların sırrı ortaya mı çıkıyor?

Ayşegül Gedik - | Son Güncelleme Tarihi:
Büyük piramitteki gizli şaftlar ve taşların sırrı ortaya mı çıkıyor?

Giza'daki Büyük Piramit'in inşasında gizli bir makara ve iç kaldırma sistemi kullanıldığı iddiası, piramidin nasıl inşa edildiğine dair uzun yıllardır süren tartışmalara yeni bir boyut kazandırıyor. New York'ta yürütülen son araştırma, dev taş blokların piramidin iç geçitlerinden hareket ettirilmiş olabileceğini öne sürüyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Giza'daki Büyük Piramit'in inşasında devasa taş blokların nasıl yerleştirildiği, yıllardır bilim dünyasında tartışma konusu olmaya devam ediyor. Son olarak New York'ta bulunan Weill Cornell Medicine'dan bir araştırma ekibi, piramidin inşasında gizli bir makara ve iç kaldırma sistemi kullanılmış olabileceğini öne süren yeni bir model geliştirdi. Bu iddia, piramidin yalnızca bir mezar değil, aynı zamanda kendi kendini inşa eden bir mühendislik harikası olabileceği fikrini gündeme getiriyor. Araştırmanın merkezinde, piramidin iç geçitlerinin ve şaftlarının, iki milyondan fazla kireçtaşı ve granit bloğun yukarı taşınmasında aktif bir rol oynadığı görüşü yer alıyor. Eğer bu model doğrulanırsa, Büyük Piramit'in inşasına dair bugüne kadar kabul gören pek çok teori yeniden gözden geçirilecek.

Yeni modelin kökeni ve bilimsel dayanakları

Büyük Piramit'in inşasında gizli makara sistemi iddiası, Weill Cornell Medicine'da görev yapan Prof. Dr. Simon Andreas Scheuring'in yürüttüğü araştırmaya dayanıyor. Dr. Scheuring, normalde hücre zarlarında proteinlerin nasıl tutulduğunu inceleyen bir bilim insanı olsa da, bu kez piramidin iç düzenini ve taş blokların olası hareket yollarını analiz etti. Araştırmada, arkeologlar tarafından uzun süredir bilinen iç geçitlerin, inşaat sırasında taş blokların yukarı taşınmasında birlikte kullanıldığı öne sürülüyor. Modelde, piramidin içindeki dik koridorlar boyunca taşların makaralı bir sistemle hareket ettirildiği, karşı ağırlıklar sayesinde blokların yukarı çekildiği belirtiliyor. Bu yaklaşım, geleneksel dış rampaların pratikte yaşadığı zaman ve işgücü sorunlarını aşmayı hedefliyor. Özellikle, her bir bloğun 1 ila 3 dakika arayla yerleştirilmesi gerektiği hesaplandığında, eğimli rampaların bu hızda çalışmasının neredeyse imkânsız olduğu vurgulanıyor. Makara sistemi ise, taşların piramidin içinden, geçici toprak rampalar inşa etmeye gerek kalmadan yukarı taşınmasını mümkün kılacak bir çözüm olarak sunuluyor.

Gizli makara sisteminin işleyişi ve mimari ipuçları

Modelin temelinde, ağır taş blokların piramidin içindeki dik şaftlar ve koridorlar boyunca makaralı bir sistemle yukarı taşınması fikri yatıyor. Bu sistemde, taşlar karşı ağırlıkların yardımıyla yukarı çekiliyor; ipler, kirişlerin üzerinden geçirilerek makaralarla yönlendiriliyor. Karşı ağırlık aşağı inerken, ipteki gerilim artıyor ve bu sayede işçiler bloğu yukarıya doğru hareket ettirebiliyor. Ancak, ahşap, ip ve taş gibi malzemelerin tekrar eden yüksek gerilmelere dayanıklılığı sınırlı olduğundan, sistemin sürekli kontrol edilmesi ve sık sık sıfırlanması gerektiği belirtiliyor. Piramidin iç mimarisinde, ana odaların bir eksen etrafında kümelenip merkezden kayması gibi sıra dışı hizalamalar, bu modelin inşaat sırasında uygulandığına dair ipuçları olarak gösteriliyor. Ayrıca, ahşap desteklerin zamanla aşınmış yüzeylerde ve oyulmuş oluklarda bıraktığı izler de, taşların iç geçitlerden hareket ettirildiği tezini destekleyen bulgular arasında yer alıyor. Bu tür mimari detaylar, modelin doğruluğunun test edilebileceği somut noktalar sunuyor.

Yüzey işaretleri ve dış katmanlarda gözlenen izler

Büyük Piramit'in dış yüzeylerinde yapılan incelemeler, her bir yüzeyde hafif içe doğru eğrilikler ve ortada ince bir dik yarık bulunduğunu ortaya koyuyor. Araştırmacılara göre, bu izler, dış taş katmanlarının kalınlığıyla ve inşaat sırasında birden fazla kaldırma noktasının aynı anda kullanılmasıyla ilişkili olabilir. Eğer inşaatçılar, belirli bir yükseklik bandını tamamladıktan sonra daha kalın bir taban katmanına geçiyorlarsa, bu süreç dış yüzeyde izler bırakmış olabilir. Zamanla kaplama taşlarının bu izleri gizlemiş olması muhtemel; ancak dış yüzeyin erozyona uğraması, bu pürüzlü desenlerin günümüzde görülebilmesini sağlıyor. Bu gözlemler, makara sistemiyle taşların yukarı taşındığı modelin öngörüleriyle örtüşüyor ve inşaat sürecinde kullanılan tekniklerin izlerini günümüze taşıyor.

Taşların taşınması ve modern teknolojilerle elde edilen bulgular

Arkeolojik bulgular, devasa taş blokların Giza'ya nasıl ulaştırıldığı konusunda daha fazla bilgi sunarken, bu blokların piramit üzerine nasıl yerleştirildiği konusunda belirsizlikler devam ediyor. Antik dönemden kalma günlükler, taşların Kızıldeniz limanından nehir yoluyla piramit alanına taşındığını gösteriyor ve bu süreçte büyük ölçekli taşımacılığın tekneyle gerçekleştirildiği doğrulanıyor. Modern deneyler ise, hafif ıslak kumun ağır yüklü kızakların çekilmesinde gereken kuvveti önemli ölçüde azalttığını ortaya koyuyor. Bu durum, kum tanecikleri arasındaki ince su tabakasının yüzeyi sertleştirmesiyle açıklanıyor. Son yıllarda uygulanan invaziv olmayan tarama teknikleri de piramidin iç yapısına dair yeni bilgiler sunuyor. Özellikle 2017 yılında yapılan bir çalışmada, Grand Gallery'nin üzerinde büyük bir boşluk tespit edilmişti. Kozmik ışınlardan gelen parçacıklarla yapılan muon radyografisi sayesinde, piramidin içindeki yoğunluk değişiklikleri haritalanabiliyor. Ayrıca, kuzey yüzeyine yakın bir koridorun ölçülmesiyle, modellerin test edilebileceği yeni sabit hedefler elde edildi. Gizli makara sistemi modeli, bu tür boşluk ve şaftların varlığını öngörüyor; ancak bu bulgular henüz kesin bir kanıt olarak değerlendirilmiyor.

Modelin test edilmesi ve bilimsel tartışmalar

Gizli makara sistemi modelinin doğruluğunu kanıtlamak için, öngörülen şaftların mevcut koridorlarla uyumlu olup olmadığı ve bu bölgelerdeki dolgu maddelerinin yoğunluklarının farklılık gösterip göstermediği incelenmeli. Araştırma ekipleri, yerçekimi haritalaması (mikrogravimetri) ve yapısal taramalar gibi modern teknikleri bir arada kullanarak, farklı inşaat planlarını karşılaştırabiliyor. Ayrıca, günümüzde mevcut olan ip ve ahşap malzemelerin, modelde öngörülen yükleri taşıyıp taşıyamayacağını görmek için tam ölçekli çekme testleri yapılması öneriliyor. Ancak, en hassas ölçümler bile tartışmayı tamamen çözmeyebilir; çünkü bilim insanları, piramit inşaatçılarının farklı görevler için geçitleri ve şaftları ne sıklıkla yeniden kullandığını da değerlendirmek zorunda. Sonuç olarak, gizli makara sistemi modeli, piramidin iç mimarisini, yüzeydeki izleri ve modern tarama bulgularını tek bir mekanik hikayede birleştiriyor. Ana şaftların doğruluğu bilimsel testlerle kanıtlanırsa, bu modelin değeri artacak; ancak daha basit açıklamalar kanıtlarla örtüşürse, modelin önemi azalacaktır.

Giza'daki Büyük Piramit'in inşasında gizli makara sistemi iddiası, piramidin nasıl inşa edildiğine dair tartışmalara yeni bir soluk getiriyor. Bilimsel araştırmalar ve modern teknolojinin sunduğu veriler, bu gizemin çözülmesine katkı sağlasa da, kesin yanıtlar için daha fazla çalışma gerektiği anlaşılıyor. Yine de, piramidin mühendislik dehası ve insanlık tarihindeki yeri, bu tür iddialarla daha da ilgi çekici bir hal alıyor.


Etiketler:
büyük piramit gizli makara sistemi piramit inşaatı giza arkeoloji