Beynin karar mekanizmasına ışık tutan çarpıcı keşif
MIT'de yürütülen bir araştırmada, farelerin beyinlerinde karar verme sürecini etkileyen yeni bir devre tespit edildi. Özellikle pulvinar bölgesinin, mevcut ve önceki görsel bilgileri karşılaştırarak kararların şekillenmesinde önemli rol oynadığı ortaya çıktı. Bu bulgular, otizm gibi nörolojik durumların anlaşılması açısından da umut vadediyor.

ABD'nin önde gelen bilim merkezlerinden MIT'de gerçekleştirilen son araştırma, fare beyinlerinde karar verme süreçlerinde etkili olan yeni bir devrenin keşfedildiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, beynin pulvinar adı verilen bölgesinin, hayvanların mevcut gördükleriyle birkaç saniye önceki görsel deneyimlerini karşılaştırarak, bir sonraki adımlarına karar vermelerini sağladığını gösterdi. Bu bulgu, özellikle kararların yalnızca anlık verilere değil, geçmiş deneyimlerin değerlendirilmesine de dayandığını vurguluyor.
Prof. Sur ve ekibi: Pulvinar, karar sürecinin anahtarı
MIT'nin Picower Öğrenme ve Hafıza Enstitüsü ile Beyin ve Bilişsel Bilimler Departmanı'ndan Prof. Mriganka Sur liderliğinde yürütülen çalışmada, beynin derinliklerinde yer alan pulvinar bölgesinin, mevcut görsel sahneyi öncekiyle karşılaştırarak kararları şekillendirdiği tespit edildi. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, araştırmacılar, beynin ön kısmına (frontal korteks) sürekli olarak "sahnedeki değişim" raporu ileten bir devreyi izledi. Bu rapor, hayvanların önceki cevaplarını sürdürüp sürdürmeyeceklerine veya yanıtlarını değiştirip değiştirmeyeceklerine karar vermelerinde belirleyici oldu. Prof. Sur, "Bu devre, yeni duyusal dünyada olanlarla az önce olanlar arasında bir karşılaştırma düzenliyor ve bu karşılaştırmayı eyleme geçmek için kullanılabilir hale getiriyor" diyerek, pulvinarın karar mekanizmasındaki kritik rolünü özetledi.
Deneyler: Fareler görsel değişiklikleri kararlarına yansıttı
Çalışmada, 24 fareye özel olarak tasarlanmış bir video oyunu oynatıldı. Ekranda hareket eden noktaların yönünü doğru tahmin eden fareler ödüllendirilirken, yanlış yanıtlar cezalandırıldı. Denemeler sırasında araştırmacılar, noktaların hareketinin belirginliğini değiştirerek, farelerin görsel değişiklikleri ne kadar iyi ayırt edebildiklerini inceledi. Sonuçlar, ardışık denemelerde sahneler birbirine benzer olduğunda farelerin önceki yanıtlarını tekrarlama eğiliminde olduğunu; sahneler belirgin şekilde farklılaştığında ise kararlarını değiştirdiklerini gösterdi. Araştırma ekibi, pulvinar bölgesinin bu karşılaştırma sürecinde anahtar rol oynadığını, böylece beyin devresinin yalnızca bilgiyi taşımakla kalmayıp, mevcut kanıtların yorumlanmasını da etkilediğini vurguladı.
Işık uyarımıyla pulvinar devresinin rolü kanıtlandı
Deneyin bir sonraki aşamasında, araştırmacılar pulvinar bölgesinden frontal kortekse giden hücrelere ışığa duyarlı proteinler yerleştirdi. Fareler görev sırasında, bu hücre uçlarına ışık gönderildiğinde, hayvanların kararlarında belirgin bir değişim gözlendi. Sol taraf uyarıldığında farelerin sağa hareket eden noktaları seçme olasılığı azalırken, sağ taraf uyarıldığında ise tam tersi oldu. Her iki durumda da, denemeler arasındaki görsel değişikliğin büyüklüğü, mevcut kararın bir öncekiyle ne kadar farklı olduğunu yansıtıyordu. Sadece bir tarafın uyarılması, hayvanı tek bir yöne yönlendirmedi; her iki tarafın aynı anda uyarılması ise bu etkiyi ortadan kaldırdı. Bu bulgular, pulvinar devresinin karar sürecinde aktif olarak karşılaştırma ve yönlendirme işlevi üstlendiğini gösterdi.
Pulvinar ve frontal korteks: Bilgi iletimi ve kararın şekillenmesi
Araştırmacılar, pulvinar bölgesinin karar verme sürecindeki gerçek rolünü anlamak için, fareler oyunu oynarken frontal korteksteki 1.035 pulvinar ucu ve 126 nöronun aktivitesini mikroskopla izledi. Pulvinar uçlarının, görsel kanıtı rapor ettiği ve hareketin yönü ile şiddetini belirlediği tespit edildi. Özellikle mevcut deneme, bir öncekinden belirgin şekilde farklı olduğunda, pulvinar uçlarının aktivitesi iki denemeyi daha net ayırdı. Buna karşın, bu uçlar farenin hangi seçimi yapacağını doğrudan tahmin etmedi. Sinyali alan frontal korteks nöronları ise farenin kararını öngörebiliyordu. Bu durum, pulvinarın karar vermediğini, sadece tarih referanslı karşılaştırma bilgisini frontal kortekse ilettiğini gösterdi. Ayrıca, devrenin bir simülasyonunu oluşturan ekip, iki yarım kürenin rekabet halinde olduğunu ve yalnızca bir tarafın uyarılmasının dengesizliğe yol açtığını, her iki tarafın aynı anda uyarılmasının ise dengeyi sağladığını ortaya koydu.
Otizm araştırmalarında yeni ufuklar
Prof. Sur, elde edilen bulguların otizm araştırmalarında da önemli çıkarımlar sağlayabileceğini belirtti. Otizmde, beynin önceki deneyimleri nasıl kullandığına ilişkin farklılıkların durumun bir parçası olduğu öne sürülüyor. Çalışmadaki tüm deneyler, sabit başlı fareler üzerinde yürütülürken, farelerdeki pulvinar bölgesinin insanlardakine karşılık geldiği ancak aynı yapı olmadığı vurgulandı. Ayrıca, frontal korteksin bu karşılaştırmayı nasıl bir eyleme dönüştürdüğünün henüz netleşmediği belirtildi. Araştırmacılar, pulvinar uçlarının çoğunlukla korteksin üst katmanına ulaştığını ve diğer bağlam taşıyan girdilerle birlikte geldiğini, ancak orada hangi hücrelerin bu sinyalleri okuduğunun henüz test edilmediğini ifade etti.
Karar kalitesine etkisi henüz bilinmiyor
Çalışmanın son bölümünde, araştırmacılar bu karşılaştırma devresinin daha iyi seçimlere yol açıp açmadığını veya yalnızca devre bağlantılarını yansıtıp yansıtmadığını henüz söyleyemediklerini dile getirdi. Ekip, gelecekte yakın geçmişin güvenilir bir rehber olmadığı koşullarda aynı görevi tekrar ederek, devrenin fareleri aynı şekilde etkileyip etkilemediğini araştırmayı planlıyor. Bu tür çalışmalar, beynin karar verme süreçlerinin temelini anlamak ve nörolojik hastalıkların tedavisi için yeni yollar açmak açısından büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak, MIT'de yapılan bu araştırma, pulvinar bölgesinin yalnızca dikkat ve filtreleme değil, aynı zamanda karar verme süreçlerinde geçmiş ve mevcut bilgileri karşılaştırarak önemli bir rol oynadığını gözler önüne serdi. Elde edilen veriler, hem temel nörobilimsel anlayışa katkı sağlıyor hem de otizm gibi karmaşık nörolojik durumların çözümüne dair umut vadediyor.
- Popüler Haberler -
Ankara ile Ottawa hattında kapsamlı STA dönemi! Uçuş sayıları artıyor, 2027'de dev heyet geliyor
İran "enerji kozu"nu masaya koydu: Hesapları altüst edeceğiz
Ürdün'de kiliseye terör saldırısı! Bilanço açıklandı: Çok sayıda ölü ve yaralı var
Yemen Dışişleri Bakanı Al-Zuba Türkiye'ye geliyor
Trump'tan seçim öncesi nefret söylemi: Müslüman adayı hedef aldı
Romanya'da ticari gemiye İHA ile saldırı düzenlendi: 1 kişi hayatını kaybetti



