ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Bal arısı kovanlarında katmanlı doğal savunma sistemi bulundu

Avustralya'da 24 bal arısı kolonisi üzerinde yapılan araştırma, kovan girişinden arıların bağırsaklarına kadar uzanan savunma katmanlarını ortaya koydu. Bulgular, kolonilerin patojenlere karşı çevre ve davranışla birlikte mücadele ettiğini gösterdi.

Mehmet Can Çoban - | Son Güncelleme Tarihi:
Bal arısı kovanlarında katmanlı doğal savunma sistemi bulundu

Bal arısı kolonileri, bireysel bağışıklığın ötesine geçen ve kovanın farklı bölümlerine yayılan doğal bir savunma sistemi kullanıyor. Yeni araştırma, bu sistemin kovan girişinden yavru peteklerine ve arıların bağırsaklarına kadar uzandığını ortaya koydu.

University of Sydney ile New South Wales Department of Primary Industries'den mikrobiyolog Kenya Fernandes ve çalışma arkadaşları, sosyal böceklerin yoğun koloni yaşamı sayesinde başarı sağladığını ancak aynı koşulların patojenlerin yayılmasını da kolaylaştırdığını belirtti. Araştırmacılara göre koloniler bu riski davranışsal, kimyasal ve bağışıklık savunmalarını bir araya getiren sosyal bağışıklık sistemiyle azaltıyor.

Bal, balmumu ve arıların ürettiği özel bir reçine olan propolisin antimikrobiyal özellikleri biliniyor. Ancak bu maddelerin kovandaki konumlarının, diğer savunma stratejileriyle birlikte mantar ve bakterilere karşı koloniyi nasıl koruduğu şimdiye kadar tam olarak açıklanamamıştı.

Kovanın farklı bölümleri farklı savunmalar kullanıyor

Fernandes ve ekibi, Avustralya'nın New South Wales bölgesindeki beş arılıkta bulunan 24 Avrupa bal arısı (Apis mellifera) kolonisinden örnekler aldı. Bilim insanları bal, propolis, balmumu ve polenin antimikrobiyal ve kimyasal içeriğini inceledi. Ayrıca kovan girişi, polen, yavru petekleri ve nektar toplayan arıların bağırsaklarındaki mikrobiyomları analiz etti.

Sonuçlar, mikrobiyal toplulukların, antimikrobiyal etkinliğin ve kimyasal bileşimin kovanın bölümleri arasında düzenli biçimde değiştiğini gösterdi. Bu değişim, arıların iç dokularından çevreye açık kovan yüzeylerine uzanan bir gradyan oluşturdu.

Arılarla ilişkili dokular gibi yoğun patojen baskısına maruz kalan bölümler, bakteriyel kovan patojenlerine karşı daha hedefli bir etkinlik gösterdi. Propolis gibi çevreye açık malzemeler ise daha geniş kapsamlı ancak daha dağınık antimikrobiyal profiller sergiledi.

Kovanlar, Paenibacillus larvae ve Paenibacillus alvei adlı bakteriyel patojenlere karşı en güçlü savunmayı geliştirmişti. Bu bakterilerle oluşan enfeksiyonlar bir koloniyi tamamen yok edebiliyor.

Çiçek çeşitliliği kimyasal savunmayı etkiliyor

Yerel olarak bulunan çiçek türleri, kolonilerin sahip olduğu kimyasal savunmalar üzerinde özellikle etkiliydi. Buna karşılık mantar enfeksiyonlarına yönelik savunmalar genel olarak daha düzensiz ve daha zayıf çıktı.

Araştırmacılar, bunun nedeninin mantarların çoğunun arılar için ölümcül olmaması olabileceğini belirtti. Mantarların büyük bölümü yararlı özellik taşıyor; patojenik suşların bazıları da arılar tarafından oldukça iyi tolere edilebiliyor.

Arılar çiçeklerden sürekli mikrop taşıyor olsa da koloninin her katmanıyla ilişkili bakteriler birbirinden farklıydı. Bu durum, kovanın hangi mikropların hangi bölümlere yerleşeceğini aktif biçimde filtrelediğini düşündürdü.

Stres altındaki kolonilerde bu düzen daha zayıf görünüyordu. Her koloninin bağışıklık gücü; arılığın bulunduğu bölgeye, kovanın sağlığına ve küçük kovan böcekleri gibi zararlılara maruz kalma düzeyine göre değişti. Bulgular, savunma sistemlerinin çevresel farklılıklara duyarlı olduğunu gösterdi.

NSW Department of Primary Industries'de arı uzmanı ve çalışmanın ortak yazarı Elizabeth Frost, sağlıklı kovanların sağlıklı ekosistemlere bağlı olduğunu ve bu ekosistemlerden etkilendiğini belirtti.

Frost, arazi temizliği ve yoğun tarımın arıların doğal savunmalarını fark edilmeden zayıflatabileceğini söyledi. Çeşitli çiçekli yaşam alanlarının korunmasının sağlıklı kovanları desteklemek için önemli olduğunu vurguladı.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
bal arıları arı kolonileri sosyal bağışıklık propolis arı hastalıkları mikrobiyom biyolojik çeşitlilik