ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Avrupa'da barajlar yıkılıyor! Nehir restorasyonunda tarihi dönüşüm

Hasan Köseoğlu - | Son Güncelleme Tarihi:
Avrupa'da barajlar yıkılıyor! Nehir restorasyonunda tarihi dönüşüm

Avrupa genelinde yaşlanan barajlar birer birer kaldırılıyor. 2025'te 21 ülkede rekor sayıda, tam 603 engel ortadan kaldırıldı. Uzmanlara göre bu adımlar, nehirlerin doğal akışını yeniden sağlayarak hem ekosistemleri hem de biyolojik çeşitliliği koruma yolunda tarihi bir dönüşüm başlatıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Avrupa kıtasında nehirlerin doğal akışını engelleyen barajlar ve bentler tarih oluyor. 2025 yılı itibarıyla, Finlandiya'dan İspanya'ya kadar 21 ülkede toplam 603 engel kaldırıldı ve bu sayı, kıta genelinde şimdiye kadar kaydedilen en yüksek rakam olarak kayıtlara geçti. Nehir restorasyonu alanında faaliyet gösteren Dam Removal Europe'un son raporuna göre, bu gelişmelerle birlikte 3.740 kilometrelik nehir bağlantısı yeniden sağlandı. Çevre örgütleri ve bilim insanları, barajların kaldırılması sayesinde yalnızca somon ve yılanbalığı gibi göçmen balıkların değil, tüm sucul ekosistemlerin canlandığını vurguluyor. Avrupa Birliği'nin 2030 yılına kadar 25 bin kilometre serbest akan nehir hedefi, alınan bu hızlı aksiyonlarla birlikte her geçen gün daha da gerçekçi bir hedef haline geliyor.

Dam Removal Europe: 2025'te rekor seviyede baraj kaldırıldı

Nehir restorasyonu alanında çalışan Dam Removal Europe'un yayımladığı yıllık rapor, 2025 yılında Avrupa genelinde baraj kaldırma çalışmalarının ivme kazandığını ortaya koydu. Rapora göre, 21 ülkede toplam 603 engel ortadan kaldırıldı ve bu sayı, bir önceki yılın rekorunu yüzde 11 oranında aştı. 2020 yılında yapılan ilk sayımla karşılaştırıldığında ise, baraj kaldırma projelerinin altı kat arttığı dikkat çekiyor. Bu gelişmeler, Avrupa Birliği'nin 2030 yılına kadar 25 bin kilometrelik serbest akan nehir hedefinin ulaşılabilirliğini güçlendiriyor. Uzmanlar, nehir restorasyonu sayesinde yalnızca suyun doğal akışının değil, aynı zamanda biyolojik çeşitliliğin ve ekosistem sağlığının da hızla iyileştiğini belirtiyor. Özellikle Finlandiya'daki Hiitolanjoki Nehri üzerinde gerçekleştirilen baraj kaldırma projeleri, somonların ve diğer göçmen balıkların üreme alanlarına yeniden ulaşmasını sağladı. Bu dönüşüm, hem yerel hem de kıta genelinde ekosistemlerin yeniden canlanmasına öncülük ediyor.

Avrupa'nın parçalanmış nehirleri: 1,2 milyon engel ekosistemi tehdit ediyor

Avrupa genelinde, AMBER projesinin araştırmalarına göre yaklaşık 1,2 milyon baraj, bent, boru ve kapak gibi engel, nehirlerin doğal akışını kesintiye uğratıyor. Bu yapılar, geçmişte hidroelektrik üretimi, tarım ve endüstriyel ihtiyaçlar için inşa edildi. Ancak günümüzde binlercesi işlevsiz durumda ve çoğu zaman çevresel risk oluşturuyor. Bilim insanları, nehirlerin barajlarla bölünmesinin su sıcaklığını artırdığını, rezervuarlarda organik maddenin çürümesiyle metan gibi güçlü sera gazlarının açığa çıktığını ve bu durumun küresel ısınmaya katkıda bulunduğunu belirtiyor. Ayrıca, nehirlerin doğal bağlantısının kesilmesi, sel ve kuraklık gibi iklim aşırılıklarına karşı dirençsiz hale gelmelerine yol açıyor. Avrupa Çevre Ajansı'na göre, son on yılda kıtada yaşanan doğal afetlerin büyük çoğunluğu suyla ilgili felaketlerden oluştu. Ajans, sulak alanların yüzde 80'inin kaybedildiğini ve bu kaybın sel ve kuraklık risklerini ciddi biçimde artırdığını vurguluyor.

Ekosistemler ve biyolojik çeşitlilik için baraj kaldırmanın önemi artıyor

Dam Removal Europe ve Avrupa Komisyonu'nun verilerine göre, Avrupa'daki tatlı su balık türlerinin yüzde 42'sinden fazlası tehdit altında bulunuyor. Neredeyse üçte ikisi ise risk sınırında veya bu duruma yakın. Atlantik somonu, Avrupa yılanbalığı ve bazı alabalık türleri, barajlar nedeniyle üreme alanlarına ulaşamıyor. Balık geçitleri inşa edilse bile, çoğu zaman zayıf yüzücü türler bu geçitlerden faydalanamıyor ve ekosistemlerin bağlantısı tam anlamıyla sağlanamıyor. Ayrıca, nehir bağlantısının sağlanması yalnızca balıklar için değil; böceklerden kuşlara, memelilerden mikroorganizmalara kadar tüm sucul yaşam için kritik öneme sahip. Barajlar tortu akışını da engelleyerek nehir yataklarının basitleşmesine, habitat çeşitliliğinin ve üreme alanlarının azalmasına neden oluyor. Avrupa'daki yaşlanan su altyapısı, bakım eksikliği nedeniyle aşırı hava olaylarında ciddi güvenlik riski yaratıyor. Uzmanlar, doğayla işbirliği yapmanın, ona karşı mücadele etmekten hem daha güvenli hem de ekonomik olduğunu belirtiyor.

AB'nin doğa restorasyon politikası: 2030 ve 2050 hedefleri

Avrupa Birliği, 2024 yılında yürürlüğe giren Doğa Restorasyon Yönetmeliği ile doğa koruma ve nehir restorasyonu alanında bağlayıcı hedefler belirledi. Yönetmelik, 2030 yılına kadar kara ve deniz alanlarının en az yüzde 20'sinin restore edilmesini, ayrıca en az 25 bin kilometrelik nehrin serbest akışına kavuşturulmasını öngörüyor. 2050 yılına kadar ise neredeyse tüm ekosistemlerin eski haline getirilmesi hedefleniyor. Bu mevzuat, engel kaldırma ve nehir bağlantısının AB yasalarına ilk kez entegre edilmesini sağladı. Avrupa Çevre Ajansı, bu yeni yönetmeliğin yalnızca kalan doğal alanların korunmasıyla sınırlı olmadığını; aynı zamanda doğanın ve nehirlerin geri kazanılmasını da amaçladığını vurguluyor. Ancak, bazı tarım grupları ve politika yapıcılar, arazi kullanımı ve kırsal geçim kaynakları üzerindeki olası etkiler nedeniyle bu politikaya eleştiriler yöneltiyor. Yine de, uzmanlar nehir restorasyonunun uzun vadeli çevresel, ekonomik ve toplumsal faydalarını ön plana çıkarıyor.

Baraj kaldırma projelerinde karşılaşılan zorluklar ve başarı örnekleri

Barajların kaldırılması, çoğu zaman beton yapıları yıkmaktan çok daha karmaşık süreçler içeriyor. Projeler, kapsamlı çevresel değerlendirmeler, mühendislik çalışmaları ve baraj sahipleri ile yerel otoritelerle yapılan uzun müzakereler gerektiriyor. Tortu yönetimi, nehir kenarlarının stabilize edilmesi ve ekosistemlerin izlenmesi, başarılı bir restorasyon için büyük önem taşıyor. Ancak, engeller kaldırıldığında nehirlerdeki dönüşüm şaşırtıcı derecede hızlı gerçekleşebiliyor. Finlandiya'daki Hiitolanjoki Nehri'nde 2021-2023 yılları arasında üç hidroelektrik barajın kaldırılması, kara somonlarının 1900'lerin başından beri ilk kez üreme alanlarına ulaşmasını sağladı. Benzer şekilde, Fransa'da Sélune Nehri üzerindeki Vezins ve La Roche-Qui-Boit barajlarının kaldırılması, 90 kilometrelik serbest akan nehir ekosisteminin yeniden doğmasını sağladı. İngiltere, Belçika, İspanya, Danimarka, İsveç, Almanya ve Estonya gibi ülkelerde de son yıllarda baraj kaldırma projeleri artış gösterdi. 2025'te İsveç 173, Finlandiya 143, İspanya ise 109 engel kaldırarak ön plana çıktı.

Amerika Birleşik Devletleri'nden alınan dersler ve Avrupa'da toplu etki

Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleştirilen büyük baraj kaldırma projeleri, engeller ortadan kaldırıldığında nehirlerin ne kadar hızlı iyileşebileceğini gösteriyor. Kaliforniya'daki Klamath Nehri'nde 2024'te tamamlanan ABD tarihinin en büyük baraj kaldırma projesi, göçmen balıklar için yüzlerce mil yeni habitat açtı. Washington'daki Elwha Nehri'nde ise tortu akışının yeniden sağlanması, bir asırdan fazla süren ekosistem kesintisini sona erdirdi. Avrupa'da ise daha çok küçük ölçekli bentler, borular ve yaşlanan hidroelektrik engeller kaldırılıyor. Ancak uzmanlar, bu küçük ölçekli projelerin toplu etkisinin giderek arttığını ve nehir restorasyonunun kalıcı başarıya ulaşabilmesi için tüm nehir kesimlerinin ve drenaj havzalarının bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini vurguluyor. Yerel topluluklarla işbirliği ve bağlantının sağlanmasının ardından uzun vadeli koruma stratejileri, başarının anahtarı olarak görülüyor.

Avrupa'da nehirlerin sesi yeniden duyuluyor: Doğal yaşam geri dönüyor

Uzmanlar, nehirlerin doğal akışına kavuşmasının yalnızca ekosistemler için değil, insanlar için de büyük faydalar sağladığını belirtiyor. Angela Ortigara, "Bir nehir canlı olduğunda, bir sesi vardır. Kayaların arasından süzülen suyun sesini ve etrafındaki bitki örtüsünü yeniden görebiliyoruz. Bu, yaşamın akışının geri dönmesi demek," diyor. Avrupa genelinde barajların kaldırılmasıyla birlikte, nehirlerin sesi ve canlılığı adeta yeniden doğuyor. Doğa restorasyonu politikaları, uygulama zorluklarına rağmen, Avrupa'nın su ekosistemlerinde tarihi bir dönüşüm başlatıyor. Nehir restorasyonu çalışmaları, kıtanın çevresel geleceği için umut verici bir yol haritası sunuyor.

Avrupa'da baraj kaldırma ve nehir restorasyonu çalışmaları, ekosistemlerin yeniden canlanması, biyolojik çeşitliliğin korunması ve iklim değişikliğine karşı dirençli su sistemlerinin oluşturulması açısından kritik öneme sahip. Uzmanlar, nehirlerin doğal akışının sağlanmasının yalnızca çevre için değil, toplumların ve ekonomilerin sürdürülebilirliği için de vazgeçilmez olduğunu vurguluyor. Bu dönüşümün başarısı, hem siyasi iradeye hem de yerel toplulukların desteğine bağlı olarak şekillenecek. Avrupa'da nehirlerin sesi, uzun yıllar sonra yeniden yankılanıyor ve bu, doğal yaşamın geri dönüşünün en güçlü göstergesi olarak öne çıkıyor.


Etiketler:
nehir baraj kaldırma Avrupa ekosistem doğa restorasyonu