ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Avrupa kavruluyor! Evlerde klima neden hala bu kadar az?

Eren Çoşkundili - | Son Güncelleme Tarihi:
Avrupa kavruluyor! Evlerde klima neden hala bu kadar az?

Avrupa genelinde etkisini artıran sıcak hava dalgaları, düşük klima kullanım oranı nedeniyle milyonlarca insanı zorluyor. Tarihi ve kültürel nedenlerle yaygınlaşmayan klima, iklim değişikliğinin etkisiyle tartışmaların odağına yerleşti. Enerji maliyetleri, eski mimari yapılar ve çevre kaygıları, Avrupa'nın klima ile imtihanını daha da karmaşık hale getiriyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Avrupa şehirleri, son yıllarda art arda yaşanan sıcak hava dalgalarıyla mücadele ediyor. Kıta genelinde sıcaklık rekorları kırılırken, evlerde klima kullanım oranı yalnızca yüzde 20 seviyesinde kalıyor. Özellikle kuzey ülkelerinde tarihsel olarak serin iklim koşulları nedeniyle klima ihtiyacı uzun süre gündeme gelmedi. Ancak iklim değişikliğinin etkisiyle sıcaklıkların yükselmesi ve dalgaların daha erken başlaması, milyonlarca Avrupalıyı bunaltıcı koşullarla baş başa bırakıyor. ABD'de evlerin neredeyse yüzde 90'ında klima bulunurken, Avrupa'da bu oran oldukça düşük seyrediyor. Elektrikli fanlar, buz torbaları ve soğuk duşlar, birçok Avrupalının sıcakla baş etme yöntemleri arasında yer alıyor. Fakat uzmanlar, bu geleneksel çözümlerin yetersiz kaldığını ve klima ihtiyacının her geçen yıl arttığını vurguluyor.

IEA: 'Avrupa'da klima kültürü yok, ihtiyaç yeni gelişiyor'

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Enerji Verimliliği ve Kapsayıcı Geçişler Ofisi Başkanı Brian Motherway, Avrupa'da klimanın uzun yıllar bir lüks olarak görüldüğünü belirtiyor. Motherway'e göre, özellikle kuzey ülkelerinde soğutma ihtiyacı geçmişte çok azdı. Bu nedenle, Avrupa genelinde klima kültürü gelişmedi ve evlerin büyük kısmı klima teknolojisinin yaygınlaşmasından önce inşa edildi. Örneğin İngiltere'de her altı evden biri 1900'den önce yapıldı. Eski yapıların merkezi soğutma sistemleriyle donatılması ise hem teknik hem de mali açıdan zorluklar içeriyor. Motherway, "Yazın serin kalma alışkanlığımız yoktu. Bu, Avrupa için yeni bir mesele" diyerek, iklim değişikliğiyle birlikte klimanın artık bir ihtiyaç haline geldiğine dikkat çekiyor. Ayrıca, enerji maliyetlerinin ABD'ye kıyasla yüksek olması ve gelirlerin daha düşük seyretmesi, klimanın yaygınlaşmasını yavaşlatan başlıca etkenler arasında yer alıyor.

Eski mimari ve bürokrasi klima kullanımını engelliyor

Avrupa'nın birçok bölgesinde binalar, sıcak hava koşulları düşünülmeden inşa edildi. Güneydeki bazı ülkelerde, kalın duvarlar ve küçük pencereler gibi geleneksel mimari unsurlar sıcaklığı azaltmaya yardımcı olurken, kuzeyde bu tür önlemler neredeyse hiç yok. Özellikle koruma altındaki tarihi binalarda klima kurulumuna izin verilmemesi, bürokratik engellerin başında geliyor. Birleşik Krallık merkezli Hava Koşullandırma Şirketi'nin direktörü Richard Salmon, yetkililerin çoğu zaman "dışarıdaki yoğuşma ünitesinin görsel etkisi" gerekçesiyle klima başvurularını reddettiğini belirtiyor. Bu durum, özellikle eski şehir merkezlerinde yaşayanların sıcak hava dalgalarına karşı savunmasız kalmasına yol açıyor. Salmon, "Son beş yılda konutlarda klima talebi üç kat arttı. Sıcak hava dalgası işleri adeta patlattı" diyerek, talepteki artışın boyutuna dikkat çekiyor.

Enerji maliyetleri ve çevresel kaygılar ikilemi derinleştiriyor

Klima kullanımının yaygınlaşmasının önündeki bir diğer büyük engel ise enerji maliyetleri ve çevresel etkiler. Avrupa Birliği, 2050 yılına kadar "iklim nötr" olmayı hedefliyor. Ancak klimaların yaygınlaşması, enerji tüketimini ve karbon emisyonlarını artırıyor. Paris'te yapılan bir araştırma, klimaların şehirdeki dış ortam sıcaklığını 2 ila 4 derece arasında yükseltebileceğini gösteriyor. Bu, özellikle yoğun nüfuslu Avrupa şehirlerinde ciddi bir sorun haline geliyor. İspanya, 2022 yılında kamu alanlarındaki klimaların 27 derece altında çalıştırılmasını zorunlu kılan bir düzenleme getirdi. Uzmanlar, klima ile sağlanan hızlı rahatlamanın, fosil yakıt tüketimini artırarak iklim değişikliğini daha da kötüleştirdiği konusunda uyarıyor. Oxford Üniversitesi'nden Doç. Dr. Radhika Khosla, "Fosil yakıtla çalışan klimalar, gezegeni ısıtan kirliliği büyütüyor ve bu, iklim değişikliğinin kısır döngüsünü besliyor" diyor.

IEA: '2050'de Avrupa'da 275 milyon klima olabilir'

IEA'nın son raporu, Avrupa Birliği'nde klima ünitelerinin sayısının 2050'ye kadar 275 milyona çıkabileceğini öngörüyor. Bu, 2019'daki rakamın iki katından fazla bir artış anlamına geliyor. Talepteki bu patlama, enerji altyapısı ve çevre üzerindeki baskıyı artıracak. Motherway, "Bugün satılan her klima, önümüzdeki yıllarda enerji kullanımı ve emisyonları belirleyecek. Bu yüzden ilk seferde doğru adımlar atılmalı" uyarısında bulunuyor. Avrupa Yeşil Bina Konseyi Direktörü Yetunde Abdul ise, "Evlerimiz sadece soğuk için değil, artan sıcaklıklar için de dayanıklı olmalı" diyerek, yapıların iklim değişikliğine uyumlu şekilde tasarlanması gerektiğini savunuyor. Avrupa'nın karşı karşıya olduğu ikilem, enerji yoğun klimaları yaygınlaştırmak mı, yoksa alternatif serinleme yöntemleri mi geliştirmek gerektiği sorusunu gündeme getiriyor.

Avrupa'da klima zihniyeti değişiyor, yeni politikalar gündemde

Avrupa'da klima konusundaki toplumsal ve politik tutumlar hızla değişiyor. Sıcak hava dalgalarının daha sık ve şiddetli yaşanması, klima kullanımına yönelik bakış açısını dönüştürüyor. Birçok uzman, ülkelerin soğutma sistemlerinde verimlilik standartlarını artırması ve enerji kaynaklarını çeşitlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, şehirlerde yeşil alanların artırılması, binaların yalıtımının güçlendirilmesi ve pasif soğutma yöntemlerinin teşvik edilmesi, uzun vadeli çözümler arasında gösteriliyor. Ancak kısa vadede, klima talebinin artışına bağlı olarak enerji tüketimi ve karbon emisyonları da yükseliyor. Bu nedenle, Avrupa'nın hem insan sağlığını koruyacak hem de iklim hedeflerine ulaşmasını sağlayacak dengeli politikalar üretmesi gerekiyor.

Sonuç olarak, Avrupa'da klima eksikliği, iklim değişikliğinin hızla etkisini hissettirdiği bir dönemde, milyonlarca insanı sıcak hava dalgalarına karşı savunmasız bırakıyor. Eski mimari, yüksek enerji maliyetleri ve çevresel kaygılar, kıtanın bu sorunu çözmesini zorlaştırıyor. Uzmanlar, verimli ve sürdürülebilir soğutma çözümlerine geçişin, hem sağlık hem de iklim açısından hayati önemde olduğunu belirtiyor. Avrupa'nın önünde, sıcaklık artışlarıyla mücadele ederken çevreyi koruma ve enerji verimliliğini sağlama gibi zorlu bir denge bulunuyor.


Etiketler:
klima Avrupa sıcak hava dalgası iklim değişikliği enerji verimliliği